Faruki’nin Görüşleri Ekseninde Tevhid İlkesi, İlahiyat, Yunus ÖZDEMİR

Faruki’nin Görüşleri Ekseninde Tevhid İlkesi yazısını ve Yunus ÖZDEMİR yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Faruki’nin Görüşleri Ekseninde Tevhid İlkesi

14.09.2022 09:00 - Yunus ÖZDEMİR
Faruki’nin Görüşleri Ekseninde Tevhid İlkesi

İnsanın karşılaştığı her türlü etki ve durumu anlamlandırma yeteneğine sahiptir. Şuurun güçlenmesi için anlamlandırdığı kavramları her zaman değişim/dönüşüm halinde tutar. Kabiliyetlerini keşfeder ve geliştirir. Tüm bu süreci kapsayan inanın merkezi haline gelen iyi/kötü değerler vardır. İslâm'ı benimseyen bir birey içinde "Tevhid" kavramı vardır. İslâm'ın en önemli değeridir.

Tevhid, "Allah'tan başka ilah yoktur" ifadesine inanmak ve tanıklık etmektir. Tevhid, genel bir geçerlilik, hakikat, dünya, zaman ve mekân, insan tarihi ve kader görüşüdür.

Yafa'lı İsmail Râci el-Farukî, "Tevhid" kitabında Müslüman ile Allah arasındaki bağın şehadet ile İslâm inancın ikrarıyla temellendirir. Müslümana ait her yerde, bütün hareket ve düşüncelerinde Allah'ın merkezî konumu olmalıdır. Benimseme ve kabul etme bir bütün halde bir ömrü tamamlamalıdır. Dini tecrübenin özünde Allah vardır, yaşayışta "Tevhid" olmalıdır. Farukî, İslam'ın Allah'ın birliği fikrini ve mutlak aşkınlığı üzerinde üç ilahi dinin karşılaştırması yapar. İslâm'ın Allah ile baba, aracı, kurtarıcı, oğul gibi kelimeleri asla kullanmadıklarını belirtir. Başka bir deyişle; insanların yaşamı için zorunlu ve yol gösterici olan tek Allah vardır.

Bilgi İlkesi

Farukî, bilginin kaynağını ilkesini sorgular. Tevhid boyutunda bilginin ilkesi, Allah'ın gerçek (El-Hakk) ve Tek olduğu şüphe götüremez olmasıdır. Her türlü tartışmanın ve şüphenin O'na havale edildiğini; hiçbir iddianın, sınama ve kesin yargılamanın dışında olmadığını gösterir. Bu görüşün farklı bir boyutu da "İman" ile kavramaktır. Farukî'ye göre şöyledir: bilginin ilkesine ihtimal, tahmin ve belirsizlik şüphesinden mutlak şekilde bağımsız olarak "inanmaktır". İman bir davranış, bir karar, doğruluğu bilinmeyen bir şeyi kabul etme veya ona güvenme önergesi; yani doğruluğu bilinmeyen, talihini şu veya bu sebeple bağlayacağı bir bahis değildir. İman; hakikat ya da bir nesnenin gerçekliği, yüzüne vurduğunda ve kendisini kesin bir biçimde ikna ettiğinde insanın kalbine gelen bir şeydir.

İslam'daki iman, Hıristiyanların inancından farklı olarak, insanın safiyetine değil de, aklına verilen hakikattir. Eleştirel, akla uygun şeyler İslam'daki iman doğruları ve önermelerini kapsar. Farukî, son olarak imanı İlmî bir kategoriye sığdırmaya çalışır. Şöyle: bilme ve idrak etmekle; bilgi ve önermenin doğruluğuyla bütünleştirir. Şöyle bir işlevle: teklifinin içeriğinin yapısı mantığın ve bilginin, metafiziğin, ahlâkın ve estetiğin ilkesi olduğu için insanın içinde her şeyi aydınlatan bir lamba gibi faaliyet gösterir. Gazalî'nin de tanımladığı gibi iman bütün diğer verileri ve gerçekleri doğru bir şekilde anlaşılmalarına uygun ve bunun için gerekli bir çerçeveye yerleştiren bir görüştür, der. Farukî, Gazâli ile desteklediği bu fikrini, iman evrenin akılcı bir şekilde yorumlanmasının temelini teşkil ettiğini vurgular. Gerçekte o aklîliğin ilk ilkesidir.

Farukî, dinler arası diyalog uzmanı olması hasebiyle, Dinler Tarihi ve İslâm Tarihi anlatırken belli konularında tarihsel süreç, manevi durum ve karşılaştırmalı analizlerde bulunur.

Tevhid, iki özle anlaşılması için bu kitapta bahsedilir. Dini tecrübenin özündeki Tevhid, tüm dini inançların konuları dâhilinde açıklamalarda bulunulur. Farukî, burada farklı inançlarda ki tevhidin anlam ve bakış açısını anlatır. İkincisinde İslam'ın özünde Tevhid nedir, sorusuna ve önemine değinirken, İslâm'ın dünya kültürüne özel katkısı olan tevhidi bu bağlamda da bilgi verir.

Sırasıyla tarih, bilgi, metafizik ve ahlâk ilkeleri konu ve bağlamlarında "Tevhid" anlayışını bu başlıklarla anlatır. Bu teorik kısmından sonra pratik kısmı olan; toplumsal düzen, ümmet, aile, siyasal ve ekonomik kısımlara değinir. Okuyucu insan ve toplumu ilgilendiren tüm bu konularda bilgi sahibi olurken, Farukî'nin Tevhid kaidesi ile ilişkilendirerek konuyu anlamlandırır. Tüm bu konuların sonunda "Dünya Düzeni İlkesi" başlığıyla evrensel kardeşlik düşüncesinin nasıl ortaya çıkacağını anlatır.

İsmail Râci el-Farukî, Tevhid, çev. Dilaver Yardım – Lâtif Boyacı, İnsan Yayınları 4. Baskı 2006 İstanbul.


Yazar: Yunus ÖZDEMİR - Yayın Tarihi: 14.09.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 07.09.2022 22:22
1024

Yunus ÖZDEMİR Hakkında

Yunus ÖZDEMİR

1992, Ağrı Taşlıçay Balık Göl doğumlu. İlkokul ve liseyi Ağrı'da tamamladı. Tarih lisans mezunu.

Tarih alanında İslam Bilim Tarihi, alan dışı Nörobilim ve İslam İktisat Düşüncesi konularında birikim yapmakta.

Yunus ÖZDEMİR ismine kayıtlı 50 yazı bulunmaktadır.