Gökhan Akçiçekʼten Yıldızlara Koşan Şiirler, Edebiyat, Misafir Köşesi

Gökhan Akçiçekʼten Yıldızlara Koşan Şiirler yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Gökhan Akçiçekʼten Yıldızlara Koşan Şiirler

11.03.2024 09:00 - Misafir Köşesi
Gökhan Akçiçekʼten Yıldızlara Koşan Şiirler

Ayşe Altıntaş yazdı...

Upuzun bir şiiri yaşar çocuk; okunmayan, seyredilen, hissedilen bir şiiri. Yumuk avuçlarında sakladığı yıldızlar, gök annenin kundağında uyuyan gök çocuklardır. Melek duyguların resmidir çocuk.

Çocukluğun kendine özgü bir düşünüş tarzı vardır. Mantığı oluşum halindedir ve hep bütünlükten yanadır. Gömgök kristal bir fanustur çocuk. Çocukluktan uzaklaştıkça o bütünlüğü kaybederiz de yeniden onu aramaya başlarız. Ama o fanus kırılmıştır bir kere.

Gökyüzü hep aynı gökyüzüdür; çocuk için de mavi, büyük için de. Mavi olmasına mavidir de bazen uçsuz bucaksız bir denizdir, bazen de peri kızının boyadığı bir bulut. Çocukluk sınırını aşan için hiç de öyle değildir. Bu sınırı aşanlar yıldızlardan yıldızlara koşamaz, ellerini uzatarak ağaçların uçlarına dokunamaz. Ya çocuk; kirazları toplar dallarından, aydede ona masallar anlatırken. Yıldızdan yıldıza koşmak hem de yelesi tutuşmuş bir küheylan sırtında. Mırıl mırıl konuşur yıldızlarla. Bazen bir çocuğa dönüşür yıldızlar. Gül deyince gülen, ağla deyince ağlayan yıldızlar. Ne zaman gül deyince gülmez olurlar, işte o zaman ayağı yere değer çocuğun. Elveda çocukluğun sırça köşkü demek zorunda kalır. Yine de o sırça köşk bir yerdedir, durmadan ışıkları yanıp söner.

Çocukluğun o saflığını kaybetmeyenler görebilir ancak o ışıkları. Bunlardan biridir Gökhan Akçiçek. İçindeki çocuğu terk etmemiştir. Çocuklar için yazdığı şiirler delilidir bunun:

"Sesli harflerini evde unutan / Bir şair / Ne kuşlara / Ne de çiçeklere / Şiir yazabilir." (s. 31)

"Güvercinim Süt Beyaz" çocuklar için yazılmış yedinci şiir kitabıdır Akçiçek'in. Aralık 2023'te Vakıfbank Kültür Yayınları'ndan çıktı. Seksen sekiz sayfa olan kitapta altmış şiir var. Çizeri, Hande Özgeldi Büyüktopbaş'tır.

Çocuk aklından önce hayallerini kullanır. Eşyayı, onca bilinmezi kendi renkleriyle boyar. Kendi diliyle anlam verir dokunduğu, hissettiği her şeye. Bu yönüyle farklıdır büyüklerden:

"Kırıldığında kalbi yağmurun / Duyan var mı?" (s. 29)

Akçiçek'in şiirleri; olayların, insanların, cansız varlıkların duygulu, renkli ve etkili bir biçimde işlendiği şiirlerdir:

"Yardımın gerekiyor rüzgârgülü / Hiç üşenme / İhtiyacım var / Bir çiçeğin adresine." (s.17)

Onun şiirlerini okurken çocukluk ülkesinden çıkıp gelir çocukluğumuz. Yaşama sevinci doldurur içimize. Kaybettiğimiz birçok şeyi geri getirir sanki:

"Denizköpüğü / Mercan süsü / Saksısından / Taşan karanfil / Komşusunun çiçeğine / Su veren teyze / Büyümeyi unutan / Şiir." (s.66)

Aynı zamanda bu şiirler, çocukların duygusal ihtiyaçlarına cevap verir ve onlara duygusal zenginlik sağlar:

"Babamın atı / Huysuz yine / Sakinleşir belki / Sarılırsa bir ağaç / Yanındakine." (s. 21)

Dört bölüme ayrılan kitabın ilk bölümündeki şiirlerin çoğu anne konulu:

"Küçücük elleri vardı hem / Annemin / Ve daha o günden / Alfabesi / Öğretiyordu dilini / Sevginin." (s.13)

İkinci bölüm "Reçel Kavanozuna Düşen Harfler" adından da anlaşılacağı gibi harflere yazılmış şiirlerle dolu:

"Bak yine ayak ayak / Üstüne atmışsın / R harfi / Ne kadar ayıp / Çok üzüyorsun / Büyüklerini." (s. 46)

"Bir Denizin İki Kıyısı" isimli üçüncü bölümde ise anne, baba ve dede figürleri hakim şiirlere. Bunun yanı sıra doğanın tüm renklerinin nakış nakış işlendiğini görebilirsiniz Akçiçek'in şiirlerinde deniz köpüğüne, sayıklayan bir ağaca, kumlara yazılmış şiirlere, Kızılağaçlara, sümbülteberlere, yelkovankuşlarına vb. rastlayabilirsiniz.

"Arzum Ela'nın Şiir Defteri" isimli son bölüm ise Akçiçek'in torununa yazdığını düşündüğüm şiirlerle dolu. Minicik bir bebeğin cennetten getirdiği misk kokusunu duyabiliyorsunuz bu bölümde.

Gökhan Akçiçek'in kaleminin daim olması dileğiyle, bu yazıyı bir şiiriyle bitiriyorum:

ARZUM ELA'NIN DOKUZUNCU GÜN ŞİİRİ

Seni bir rüzgârın sesiyle
Seveceğim anne
Şaşırma lütfen
Senden geçti dilime
S e v g i
Diye okunan o kelime.

Babamın bir atı yok anne
Hiç sorun değil
Boyum yetişirse göğsüne
Tutamam sözcüklerimi
Gün döner karanfile.

Babamın bir atı olsa
Bir ırmağı geçerdim önce
Elma kokusu yaz uykusu
Ceketinin düğmesi
Olurdum anne
Kopmak üzere.

Sen yine teyellerdin beni
Gülibrişim sanırdı gören
Elindeki ipliği.

Güvercinim Süt Beyaz
Gökhan Akçiçek
Vakıfbank Kültür Yayınları
88 sayfa
Ocak 2024


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 11.03.2024 09:00 - Güncelleme Tarihi: 15.03.2024 00:03
355

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 1015 yazı bulunmaktadır.