Günümüzün Anlatıcıları: Recep Kayalı İle Konuştuk, Söyleşi, Müzeyyen ÇELİK K.

Günümüzün Anlatıcıları: Recep Kayalı İle Konuştuk yazısını ve Müzeyyen ÇELİK K. yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden oku

Günümüzün Anlatıcıları: Recep Kayalı İle Konuştuk

06.06.2024 09:00 - Müzeyyen ÇELİK K.
Günümüzün Anlatıcıları: Recep Kayalı İle Konuştuk

Kişiyi yazmaya yönelten temel etken hayaller mi yoksa gelişen şartlar mı? Ya da diğer bir etken... Sizde hangisi daha etkili oldu?

Bu biraz kendini keşfetmekle alakalı bir durum. Ben kendimi yazarak ifade edebileceğimi, kendi varoluşumu bu şekilde tanımlayabileceğimi bunu da en iyi öykü yazarak yapabileceğimi düşündüğüm için yazıyorum. Yazabilmek için elbette bir kurgu yeteneği, hayal gücü gerekiyor ayrıca insanız ve etkiye açığız. Ancak tüm bunlar üretime katkı ile açıklanabilirken yazıya, yazmaya yönelmek kişini kendini ifade ediş biçimi olarak tanımlanabilir.

Anlatmanın arkaik yanı düşünüldüğünde, anlatının kutsal yanı var gibi görünüyor. Sizce de öyle midir?

Kesinlikle öyle. Anlama, anlatma, yorumlama, değiştirme, yeniden biçimlendirme vb. bunların hepsi insana özgü eylemler. İnsanın diğer varlıklardan hatta kendi türündekilerden ayıran en kıymetli özelliklerin başında anlama ve anlatma kabiliyeti geliyor. Tanrı her insana kendisinde olan bazı özellikleri bahşetmiştir. Bunu taşımak da o insanın en büyük meselesi, problemi olur. Yazabilmek, bir kurgu, atmosfer oluşturmak, üretim, yaratım hazzı Tanrı'nın ikramlarıdır. Bunu işlemek sizin elinizde. Sanatı kişinin kendisini estetik bir biçimde ifşa etme eylemi olarak görürüm. İnsanı da mikrokozmos. İyi bir anlatı oluşturabilmek için özüne değmek ve buradan yeni, senden farklı bir öz çıkarmak gerçeğe çok yaklaşıp yeni bir gerçeklik üretmek gerekir. Bu çıldırtıcı bir güç ve büyük bir haz.

Post modern anlatım imkânları bağlamında metinlerarasılık yanında türlerarasılık da gündemde. Hatta aynı metinde hem modern hem de post modern imkânlar birlikte kullanılabiliyor. Bu konunun bir şablona oturması gerekir mi?

Şablonlara inanmam. Fabrikasyona, tek tipleşmeye sürükleyecek her eylemin, düşünce sisteminin karşısındayım. Eğer konu bir edebiyat üretimiyse yazarın kurduğu evrene hiçbir şüphe bırakmayacak biçimde inandırması benim için yeterli oluyor. Bunu nasıl yaptığının hiç önemi yok.

Edebiyat dergilerinde görünüyor musunuz? Görünmek de gerekir mi? Edebiyat dergileriyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

32 yaşındayım. 18 yaşından bugüne kadar İzdiham, Palto Öykü, Edebiyat Ortamı, Hece Öykü, Edebiyatist, Türk Edebiyatı başta olmak üzere irili ufaklı dergi ve bloglarda yaklaşık 80 öykü, inceleme yazısı, söyleşi, soruşturma, edebiyat yazısı yazdım. Edebiyat dergilerinin bir okul olduğunu düşünüyorum. Orada önce bir ekibin onayını alır sonra da okura sunulursunuz. Bir yapıya girip başarı yakalamış sayabilirsiniz kendinizi. Sonra da çalışmaya devam edersiniz. Bunu sıklıkla başarırsanız okurlarınız sizi tanır. Organik bir bağ kurduğunuz onlarca insan olur hayatınızda. Sonra da öykü ya da şiir ne yazıyorsanız birikir ve bir kitap kalınlığına ulaşır. O okurlar size sahip çıkar okur. Bir yazarın büyüyüp serpilmesinde dergilerin rolü çok büyüktür. Size konfor alanı sunar. Ancak bir noktadan sonra dergilerle yazarın ilişkisinin bitmesi ya da seyrelmesi gerekiyor. Yazarın bir yerden sonra kendine yeni bir yol çizmesi gerektiğine inanıyorum. Aksi takdirde en büyük başarısı bir dergide bir öyküsü yayımlanmak olan elli yaş üzeri adamlara dönme durumu ortaya çıkıyor. Dergi kısmında yer almak eskisi kadar cezbetmiyor beni. Belki yılda bir iki yere öykü yollamak keyifli olabilir.

Yazarken karşınıza birini alıyor musunuz? Okuyucu yahut hayali bir karakter de olabilir. Yoksa kendiniz mi kendi muhatabınızsınız?

Saydıklarınızın hepsini yapıyorum. Bunun dışında öyküyü defalarca sesli okurum. Ayna karşısına geçerek okur mimikleri seyrederim. Öyküyü canlandırırım. Gün içerisinde aklımın bir köşesinde yaşatır bulduğum, eklemlediğim yeni bölümleri metne geçirdikten sonra canlandırma, sesli okuma, ayna karşısında okuma eylemlerini yinelerim. Kendime bir dinleyici bulduğumda öyküyü bir de ona okur cümlelerin, kurgunun üzerinde ne gibi bir etkisi olduğunu yüzünden okumaya çalışırım.

Öykü yazmak için en haklı nedeniniz nedir? Yazmasanız ne olur?

Kendi varoluşumu en iyi öyküyle anlamlandırıyorum. Sahip olduğum her şeyi öykü sayesinde kazandım. Yazmasaydım kendimin farkına varamayacak, yaşamın kötülüğüyle arama beni koruyacak bir mesafe koyamayacak ve hayat denizinin akıntısına kapılıp nerede olduğumu, nereye gittiğimi, kim olduğumu önemsemeden kayıplara karışacaktım. Yazmadığımda huzursuz ve işe yaramaz hissediyorum kendimi. İş değişimi, evlilik gibi yoğunluklarımın yanında çeşitli rahatsızlıklarım beni uzun süredir yazmaktan alıkoydu. Bu da iç huzurumun bozulmasına sebebiyet verdi. Ama kökü bende. Yeniden çıkar: )

Yazdığınız kurgunun kaderinizi etkileyeceğine inanır mısınız? Böyle bir deneyim yaşadınız mı?

İnanmam. Yazdığım öyküyü en az elli altmış kere okurum. Yayınlatana kadar hayatımın odağına alırım. Yayınlandıktan sonra da unutmaya çalışırım. Çünkü bir sonraki metnin bir öncekinden iyi olması gerektiğine dair büyük bir takıntıya sahibim.

Öykücüler genelde birbirini sever ama bu eğer bir yarış olsaydı çağdaşlarınızdan kimi geçmek isterdiniz?

Herkesin kendi rengi ve sesi var. Öznel durumlar bunlar. Birine göre çok iyi bir öykücüyken bir başkasına göre zayıf bulunabilirsiniz. Çağdaşlarım arasında hayranlık duyduğum, geçmek isteyeceğim ya da önümde gördüğüm biri yok. Her yazarın alkışlanabilecek çok iyi özellikleri olduğu kadar zayıf noktaları da var.

0001892646001-1 Hikâye ile öykünün farklı türler olduğuna dair dergiler dosya hazırlıyor ve yazarlar bazen görüş ayrılığına düşüyor. Sizce böyle bir fark var mı? Bu iki kavramla ilgili sizin tanımınız nedir?

Güncel dilde ikisini de kullanıyorum. Ancak ikisi arasında köken, gelenek, biçim, düşünce sistemi gibi farklar var. Öncelikle hikâye dediğimiz şey Doğulu. Sözlü kültürden faydalanan eski ve kadim bir gelenekten geliyor. Tanrı'yı merkeze alan bir gelenek bu. Dolayısıyla bir sebep sonuç ilişkisi çerçevesinde oluşuyor. Öykü ise Batılı. İnsanı merkeze alıyor. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında gelişen ve günümüz edebiyatın atası kabul edebileceğimiz edebi eserlerden bugüne uzanan kronolojiye baktığınızda sebep sonuç ilişkisinin aranmadığı, yeni bir dünya yaratımının, mevcut gerçeklikten duyulan rahatsızlığın, insan- devlet, insan- toplum, insan- insan, insan- doğa çatışmasının yansımalarını görebilirsiniz. Öykü insanın merkezde olduğu asi bir yapıyken hikâye daha uysal kalabilir.

Öykü yazıyorsunuz ama iyi bir öykü okuru olduğunuzu düşünüyor musunuz? Dergileri takip eder misiniz? Yeni çıkan kitapları alır mısınız? Bir de son çıkanlardan bize önermek istediğiniz öykü kitabı var mı?

Evreka Çocuk Yayınları bütün zamanımı alıyor. Eskisi kadar çok dergi takip edemiyorum. Yeni çıkan kitapları fırsatım olduğunda almaya çalışırım. Öykü kitabı değil de bir roman önereyim. Fuat Sevimay'ın Aziz ile Nikola'sı çok keyifli bir eser.


Yazar: Müzeyyen ÇELİK K. - Yayın Tarihi: 06.06.2024 09:00 - Güncelleme Tarihi: 27.05.2024 11:52
173

Müzeyyen ÇELİK K. Hakkında

Müzeyyen ÇELİK K.

Müzeyyen ÇELİK KESMEGÜLÜ 1983 Kütahya doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Kütahya’da tamamladı. Trakya Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu. Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı’nda “Edebî Yönden Hazîne-i Evrak Dergisi” adlı teziyle yüksek lisansını tamamladı. Hayal Bilgisi, İzafi, Hece Öykü, Hece, İtibar, Mahalle Mektebi, Aşkar, Nordik, Türk Dili, Karagöz, Olağan Hikâye, Geçerken dergilerinde öyküleri yayınlandı. Halen Kütahya’da öğretmenlik yapıyor. Evli ve Ali Mahir’in annesi. 

Eserleri

Kamu Baş Rüyacısı, 2014, Ebabil Yayınları
Omzumda Biri, 2017, Hece Yayınları
Nasiruddin Tusi, 2020, Kaşif Çocuk Yayınları
Bütün Ağırlıklarım, 2021, Hece Yayınları
Akşemseddin, 2021, Diyanet Vakfı Yayınları
Kudüs’e Yolculuk, 2022, Mecaz Çocuk Yayınları
Mutlu Dinozor Tontinosoruz, 2023, Tulu Kitap

Müzeyyen ÇELİK K. ismine kayıtlı 89 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 7 kitap bulunmaktadır.

Twitter Instagram Kitap Satış Sitesi Kitapyurdu.com