Halide Edib Adıvar’ın “Mor Salkımlı Ev”i, Edebiyat, Misafir Köşesi

Halide Edib Adıvar’ın “Mor Salkımlı Ev”i yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Halide Edib Adıvar’ın “Mor Salkımlı Ev”i

06.03.2024 09:00 - Misafir Köşesi
Halide Edib Adıvar’ın “Mor Salkımlı Ev”i

Nilüfer KUZU yazdı...

Hafızasında hayat, kendini kayda başladığı ilk devrin hiç unutamayacağı zemini, Beşiktaş'ta, doğduğu evde başlar. Evin kendisi, çocuğun hafızasında, Mor Salkımlı Ev yaftasını taşır. Bu ev, yarım asırdan ziyade, bazan da her gece, bu küçük kızın rüyalarına girmiştir. Arka taraftaki bahçeye nazır pencereleri, baştan sona mor salkımlıdır ve akşam güneşinde mor çiçekler arasında camlar birer ateş levhası gibi parlar.

Bahçe iki geniş dikdörtgen terastır. Küçük kızın bahçesinin terasında, başları göğe değer gibi görünen uzun fıstıklar, akasyalar, aralarında iki tane, rüzgâr estikçe kırıtır gibi ipek tüyleri hareket eden pembe – beyaz gülibrişimi, çiçek açmış yemiş ağaçları, ortalarından bir tane, alevli nar ağacı vardı. Bunların ortasında yuvarlak küçük bir havuz; karşı karşıya iki beyaz mermer aslanağzından durmadan havuza billur sular akar ve güvercin, kumru sesleri ile karışır, bazen de fıstıkların dallarını harekete getirerek harekete inleyen rüzgârın namesi ile birleşerek sabah ve tabiat musikisi dinlersiniz. Halide Edib, böyle bir evde dünyaya gelir. Bir süre sonra buradan Yıldız'daki eve taşınırlar. Burada annesi çok yaşamaz; Halide henüz üç ile dört yaşlarındayken annesini kaybeder. Verem olan genç kadın, bir erkek çocuk doğurmuş, ameliyattan sonra çocukla beraber ölmüştür. Annesini kaybettikten sonra Halide Edib için hayat, yarım bir ışık içinde geçmiş ve bir zaman için hafızası hiçbir sahne kaydetmemiş... "Annem nerede?" diye belki sormuş, fakat belirsiz bir işaretle ufukları göstermişler...

Annesinin adı Bedirfem idi. Küçük kız, o günlerde onun, siyah yeldirme ve beyaz başörtüsü ile sokaktan gelişini hiç unutmaz. Bu ananının en fazla hatırlattığı vak'a, çocuğa huzur veren dizlerinde oturduğu anlardır. Bu da kızın tırnaklarını kestiği zamana inhisar eder...

Bedrifem Hanım, ilk evliliğini ünlü Bedirhani ailesinden Ali Şamil Paşa ile yapmış ve evlilikten tek çocuğu Mahmure dünyaya gelmiştir. Bedirfem'in babası ile Ali Şamil Paşa ile arasında anlaşmazlık çıkınca, babasının isteğiyle boşanır. Annesi ve babası ayrıldığında Mahmure iki yaşındadır. Bedrifem Hanım'ı Ali Şamil Bey'den ayırıp, biraz sonra Edip Bey'le evlendirdikleri zaman, Edip Bey onu kendi çocuğu gibi bağrına basmış, çocuk da üvey babaya kendi babasından daha fazla muhabbetle bağlanmıştır. Fakat bir süre sonra Mahmure'yi babası almış, ancak, İstanbul'dan ayrılırken annesinin ailesine geri getirir. Halide Edib için Mahmure ablasının gelişi adeta bayram gibidir.

Anneleri bir, babaları ayrı bu iki kardeş, üvey kardeş sayılırlardı. Aralarında altı yedi yaş fark vardı. Anılarında sık sık ablası Mahmure ablası ile çocukluk yıllarında başlayan sıcak ilişkileri, yaşam boyu sürer. Halide Edib ablası Mahmure ve Ali Şamil Paşa vesilesiyle Kürtleri tanımaya başlar. Romanlarındaki Zeyno tiplemesinin Mahmura'nin yaşam öyküsünü çağrıştırabileceği öne sürülür. Mahmure'nin bir tarafı Kürt bir tarafı Türk olan Zeynep'e benzediğini söyleyen ipek Çalışlar örneğin Kalp Ağrısı romanına değinirken romanına değinirken şu belirlemede bulunur: "Bu kitabı sanki Mahmure ablasına bir teşekkür olarak kaleme almıştı." Yaşar Kemal ile dostluğu olan Halide Edib bir defasında kendisine 'Ben Kürtleri iyi bilirim' demiş. Yıllar geçtikten sonra Yaşar Kemal bu konuda, 'Be de o zaman sormadım nereden biliyorsun diye... Sonradan öğrendim babalığı Kürtmüş' der.

Halide Edib'in Bedirhan Paşa'dan, annesinin ilk evliğinden şöyle bahseder:

Bedirhan Paşa Kürdistan'dan İstanbul'a on karısı ve kırk oğlu ile idareten getirldiği zaman, oğullarının en küçüğü ve belki de en yakışıklısı olan o zaman on beş yaşında olan annemde evlenmişti. Ali Şamil Bey Mor Salkımlı Ev'e iç güveysi girmişti...

Ali Şamil Paşa ile Halide Edib'in babası Edib'in tanışıklığı ise, annesi Bedrifem Hanım ile evlenmelerinden biraz zaman geçtikten sonra, Mekke'de olur. Ali Şamil Bey burada koleraya tutulmuş, Edib Bey yanından ayrılmadan ona bakmıştır. Bu sırada Edib Bey, Ali Şamil Paşa'nın eşi Bedirfen Hanım'ın ilk eşi olduğunu biliyor, ancak Ali Şamil Paşa onun kim olduğunu bilmiyormuş...

Ali Şamil Paşa'nın Mahmure'den başka üçü beyaz, üçü renkli çocuğu vardı. Halide Edib, rengi biraz koyu olan büyük oğlunun garip şekilde babasına benzediğini ve onun kendisine cazip geldiğini söyler. Ali Şamil Paşa'nın konağına konuk olduğu anları şöyle anlatır: "Evini daima akraba ve dostları ile dolu bulurdum. Şimdi konağının yanında yaptırmış olduğu üç evden birinde Mahmure abla da üç çocuğu ile yaşıyordu.

Akşamları çok neşeli idi. Oğullarını Kürt kıyafetine sokar, Mahmure abla bir Kürt havası çalar, Paşa başta, bir Kürt oyunu oynarlarken bir taraftan ıslıkla havayı tekrar eder, aynı zamanda benim elimden yakalayarak oynayanların arasına alırdı. Hepimiz birden el ele sallanarak, 'Hey Zeyno, Zeyno'yu söyleyerek tavandaki avizeleri zangırdatarak, tepinerek döne döne sıçrar dururduk...

Paşa'nın kardeşleri birbirine zıt zümrelere ayrılır; hep birbirleriyle mücadele halinde idiler. Fakat hepsi memleketin hakiki ve vatansever evlatları, aynı zaman çok nazik tavırlı, asil insanlardı. Fakat maalesef, yıllar sonra vatanımızın istila günlerinde, istikbalimiz karanlık göründüğü anlarda, her ikisinin de memleketten ayrılmış olduklarını işittim. Hatta bir tanesi Mahmure ablaya: 'Sen de bizimle gel Kürdistan kraliçesi olursun' demiş, fakat ablam fena hiddetlenerek: 'Ben bu bayrağın altında doğmuş bir Türk kadınıyım. Burada yaşadım, burada öleceğim' demişti."

1934 yılında soyadı kanununu çıktıktan sonra llgın soyadını alan Mahmure zaman zaman dedesinin ve babasının adlarına ve geçmişine sahip çıkarak Bedirhani ve Bedirhanzade gibi unvanları kullanır.

Mor Salkımlı Ev'de saraylı bir hanım uzun müddet sarayda hocalık ettikten sonra, o zaman saraya bağlantısı olan Büyükbabanın evine çırak edilmişti. Zamanına göre okumuş yazmış, çok kültürlü, bir insandı. Onun zengin kütüphanesi, Halide Edip'in birikiminin bir kısmını hazırlamış, okuyabilecek bir yaşa geldikten sonra da kütüphaneye dört elle sarılmıştı. Gündüzleri uzun sedirin köşesinde oturan Haminne ve büyükbabasının ellerinde de birer kitap bulunurdu. Haminne yüksek sesle Fransızcadan tercime edilmiş kitaplar okur, yalnız okumakla da kalmaz, hikâye ve şiir yazardı. Büyükbabanın elinde ise mutlaka dini bir kitap olurdu.

Halide Edib'in doğduğu ve büyüdüğü Mor Salkımlı Ev sadece manzarası ile değil, kültür ve tarih bakımından da önemlidir.

Halide'nin babası ikinci kez evlenince Yıldız'da başka bir eve taşınmıştır. Halide'yi de yanına isteyince, Mor Salkım'lı evden ağlayarak ayrılmıştır. Ama yeni evinde de hayatı pek fena geçmemiştir. Buradan sonra babası onu, Yıldız civarında Saray'a mensup tanınmış Hristiyan küçük çocukların gittiği bir nevi çocuk yuvası olan Kiria Eleni'nin idaresindeki okula vermiştir. Tek Türk Halide idi. İhtiyar Eleni'nin varlığı ve huzuru ona sonsuz bir emniyet veriyordu. Şarkılar söylüyor, onu memnun edecek Rumca şiirler okuyordu. Mutluydu da... Ta ki hastalanıncaya kadar! Verilen ilaçlar fayda etmiyor, son çare olarak Haminne'nin evini tavsiye etmiş olacaklar ki, Mor Salkımlı Ev'e götürürler... Aralıklarla ayrılıp tekrar döndüğü Mor Salkımlı Ev'in kendisinde nasıl bir tesir bıraktığını şu sözleri ile anlatır: "Mor Salkımlı Ev'deki ilk devre sona erdikten sonra, kafa itibarıyla kendi yaşımdaki çocuklardan o kadar farklı idim ki adeta yaşıtlarımın normal ve tabiî hayatlarına yabancı kalmıştım".

Selim İleri'nin dediği gibi; "Mor Salkımlı Ev, yakın tarihimizin ruh iklimini anlamak, kavramak ve o iklimde yaşamak açısından eşsiz bir anı kitabıdır," der.


Kaynakça:

  • Mor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar, Özgür Yayınları, İstanbul, 1996
  • Rohat Alakom, Halide Edib'in Can Kardeşi Mahmure Bedirhan (1877-1939), Kürt Tarihi Dergisi

Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 06.03.2024 09:00 - Güncelleme Tarihi: 05.03.2024 03:08
470

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 1015 yazı bulunmaktadır.