Harfi Bil Sözü Al, Edebiyat, Ülker GÜNDOĞDU

Harfi Bil Sözü Al yazısını ve Ülker GÜNDOĞDU yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Harfi Bil Sözü Al

21.09.2022 09:00 - Ülker GÜNDOĞDU
Harfi Bil Sözü Al

Güzel Sözler O'na yükselir.

İbn Arabi

Sustur sözlerini, konuşmasınlar. Madem sessiz harfler, suskun kalsınlar. Son anlamı farz edelim ama söz küstü diyelim. Ses olurum sanmışlar alfabede ses bulamamışlar. Alfabemiz harflerden mahrum, harfler alfabede sessiz kalmış. Eski alfabemizin harfleri bütünüyle tarihin sayfalarına gömülerek sessizliğe mahkûm edilir. Yerine yeni harflerden oluşan yeni bir alfabe getirilir. Eskinin yerini yeni alır. Giden harfleri geri getirmezler. Geçmişin sırrının sessizliğe gömülmesine seyirci kalamayız. Geleceğin geçmişte olanları bilmesini sağlamanın önemini anlamak zorundayız. Geçmişi geleceğe aktarmak ancak dil aracılığıyla gerçekleşir. Atalarımızın okuyup yazdıkları dili öğrenerek gelecek nesillere aktarmak için gayrete girilmesi gerekmektedir. Bunun ne denli önemli olduğunu aktarmak isteyen Cemal Şakar, birçok yazar ile bir araya gelerek Sessiz Harfler eserini ortaya koymaktadırlar. Giden harfleri ve geçmişi geri getiremeseler de geçmişin sırrını dil aracılığıyla anlatma gayretine girmektedirler. Anlatabilecek her ayrıntı, öyküler aracılığıyla okura kazandırılmaktadır. Anılar, harflere ses vermese de bu güzel niyetin "tatlı bir hatıra" olarak geleceğe aktarılma düşüncesi için Cemal Şakar'ı ve bütün emeği geçen yazarları; okurlar adına buradan kutluyorum.

Sessiz harflerle tatlı tatlı anlatılan söz, öyküler ile ses bularak okura, sessiz harflere ait öyküleri kazandırmış. Cihan Aktaş, Sadık Yalsızuçanlar, Güray Süngü, Naime Erkovan, Aliye Akan ve Güzide Ertürk gibi birçok yazar bir araya gelerek oluşturdukları Sessiz Harfler, eseri ile okura sessiz harflerin sesi olduğunu duyurma gayreti ortaya çıkmış gibi. Yazarlar tarafından harflerden bir güz kurulmuş. Kurulan güz yine harflerle genişletilmiştir.

Harflerden Hikâyeler

Yazarlar, harf inkılâbı hakkında yazdıkları öyküleriyle sessiz harflerin anlam yükünü ortaya çıkarmışlar. Geride nelerin kaldığını, hangi feryat ve sevinçlerin sessizliğe düştüğünü dert edinen kalemler harfleri susturmak istemezler. Edebiyatın yenileyen gücünü bilen yazarlar, bu gücü geleceği kurmak için kullanmaktadırlar. Geleceği yeniden kurulan toplumların dili korunduğu sürece varlığını yenileyerek sürdürebilecektir. Dil, geçmişi diri tutarak toplumlara kat edilen gelişimi fark ettirecek ve bu durumun umut vereceği ortadadır. İnsan, diliyle araştırarak, hatırlatmak ve hatırlamak amacıyla harflere ses olur. Çünkü sessizliğin düşürdüğü gaflet sanatın yenileme gücüyle "dil" seslendirilebilir görüşündedirler.

Sanat ve edebiyat sessizliğin ifade edilme biçimlerinden biridir. Belirlenmiş olan konu, sessizleşen dünyayı yeniden seslendirmek için birlikten doğan ortak çalışmanın zenginliğine okuru, tanık tutar gibi bu eser. Yazarlarının ortak okuma, ortak düşünme, ortak yazmanın bereketli yeniliğini, okura kazandırma şevkleri okuma ve öğrenme zevki olarak okurun sesi olmaktadır.

Eskiyi incelikle yeni harflere dökmek mümkün mü? Secde eden kıyama duran rükûa eğilen insicamla birbirine ulanan harfler başka bu yeni harfler başka. (s.47) Dededen kalan eski alfabe yazılı Kuran ve köstekli saatten başka ne olabilir miras. Tabi biz torunlarımıza dijital e-Kuran ve Akıllı saat bırakabiliriz. Ama alfabenin dijital sessizliğine gömülen sesi nasıl kurtulur? Osmanlıcanın Arapça olmadığını ve Osmanlıcanın Türkçe olduğunu anlamıştı. Babası, nasıl oluyor da Osmanlıcayı Türkçe okuyabiliyordu? Çünkü Osmanlıcanın, öğrenilmesi gereken yabancı bir dil olmadığını artık biliyordu. Türkçe olduğunu anladığında Osmanlıca olan kitabı okuyamıyordu. Cemal Şakar kitabı yüzünden, okumayı başarıyordu ama anlamak başka bir çaba gerektiriyordu. Alfabe değişimiyle bir gecede cahilleştirildiğimizi düşünüyordu. Değişimin doğru olması bazı zorlukları aşmasını kolaylaştırmıyordu. Dili bilmediğimizde atalarımızın gelenekleriyle aramıza duvar örülüyordu. Bu örülen duvarın öte tarafında kalan dilin bir dünyası vardı. O dilin simgeleri, mecazları, mazmunları, terk ettirilen hayat tarzıyla beraber sessizce yok olup gidiyordu. Dil öğrenilmediğinde harflerin sessizleşerek geçmişin kendini sadece öğrenen ehline açan bir yabancı hatta ölü dile dönüştüğü belirtiliyordu.

Kültürel Bir Hafızadır Harfler

Toplumsal hafızanın aktarılmasını sağlayan en etkili sanat; edebiyat olduğu vurgulanır. Alfabenin değişimi, harflerin değişimi olmamıştı. Medeniyetler arasında en radikal değişimin göstergesiydi. Hayat tarzının değişimi fehvalarını yitirmişti. Değişen kültür ile dil uzmanlık alanına dönüşür. Misali Fuzulî'nin "Mihrâbda şekl- i ham- ı ebrû- yı latifin / Vacip bu cihetten kamuya secde- i mihrâbı" hiç görmemiş biri için ne ifade edebilir ki? Alfabe bir gecede, kültürel kodlarımız da on yıllar boyunca değişmişti. Gittikçe sessizleşen bu dünyayı yeniden seslendirmek için verilen bu değerli emek; amacına erişmiştir. Alfabe İnkılabı, olması gerekiyordu ki oldu. Olduktan sonra harfleri bilmek, kelimeler türetmek, kullanılmayan kelimeleri çıkararak işlevselliği zenginleştirmek dil zenginliğidir. Bunun için güzel sözleri öne çıkaran sanatlar üzerinden sessiz harflerin kaybolmaması sağlanmalıdır. Edebiyata bu minvalde verilen önem ciddiyetle arttırılarak dil yenilenerek ve geliştirilerek korunmalıdır. İbni Arabi'nin Benim de okumuş olduğum Harflerin İlmi adlı eserin içindeki ilime değinilir. Sadık Yalsızuçanlar'ın Harflerden Bir Güz adlı öyküsünde harfin ve sözün önemine şöyle dikkat verilmektedir: İbn Arabi, harflerin ümmet olduğunu bildirmektedir. Harflerin h'si her şey olabilir evet harflerden her şey yapılabildiğine değinilir. Harflerin çizim hali değil söz halinin ebedi olduğu vurgulanır. İbn Arabi: "Güzel sözler O'na yükselir." (s.84) der. Harfleri iyi bilmekle doğru sözler söyleneceğini bildirir. Harfi bilen harfi zihnine alır ve zihnen ve kalben doğru söz olarak seslendirilir. Bu yüzden Harfi Bil Sözü Al ki; sesin Yaradan'a ulaşsın. İbn Arabi, kendisi harfleri bize şiirleri üzerinden bildirmektedir. Mesela Ba, Lâm, ve Zâl harfleri üzerinden mucize gibi harfleri güzel söz olarak bildirişine bir bakın: Ba harfinin küçücük noktasında kalb için bir hatırlama vesilesi vardır / … / "Onun hakikati „Bismi‟ ifadesinde hazf edilmemiş midir? / Çünkü o ondan bir bedeldir; bu bir kurtuluştur" / … / "Lâm harfi en kudsi en parlak ezel içindir / Ve onun en nefis en parlak makamı içindir." / "Zâl harfi kimi zaman kerhen iniyor bedenimin üzerine / Kimi zaman da gönlümün içine iniyor isteyerek" / 1

Manayı destekler niteliğiyle; Recep Şükrü Güngör, İnsan Dilinin Altında Gizli adlı öyküsüyle Harf devriminin doğru olduğunu düşündürmektedir. Yeni harflerin köksüz kalmakla bir ilgisi olmadığını da düşünür. Milleti var eden dil yok edildi diye düşünenlere inat. Dönüşümün geriliğe mâni olduğunu savunur. Harf devrimiyle modernleştik. Çökmüş doğu yerine diri batıyı savunur. Her zaman yeniliğe açık olur. O bütün dünyayı kavramaya çalıştığını savunuyordu. Mühendislik öğrencisine sorar: Bilimin ışığına solcu mu inanır, sağcı mı? Cevap: Ne sağcı ne solcu. Bilim adamı inanır. Olur. Sosyoloji öğrencisi aynı soruya şöyle bir soruyla karşılık verir: Bilim ışık mıdır? Sıra edebiyat öğrencisinin cevabı: Sanat adamı inanır, olur. Onların meselesi harf devrimi değildi. Hayatını idame ettirme meselesiydi. Harf, hayat demekti, bunun farkına varmışlar ama varmamış gibi yaşamaya devam ediyorlardı. Yakılan binlerce kitap, okunamaz, anlaşılamaz hale getirilen mazinin rafında kalsındı. İnsan dilinin altında gizliydi. Konuşursa anlaşılır, konuşmazsa şairin dediği gibi dili kesilmiş bir halk meydana gelirdi. (s.138)

Sonuç olarak dilin yükü çok. Harflerin eski ya da yeni olmasından ziyade güzel sözün sessizleşmemesi yazarların çabasıydı. Dil gelişiminin devamı edebiyat üzerinden eski korunarak ve yenilikler bağrına alınarak güzel sözü devam ettirme kararı verilidir. Eğer insan kaybeder haldeyse dilini kaybediyordur. Eğer insan var oluşunu anlamıyor ise güzel sözünü kaybediyordur. Eğer insan kaybeder durumdayken ariften geleni bilip almıyor ise kendini kaybediyordur. Bu durum harflerin bilinmesi, güzel sözün ufki oluşu ve inen manayı almasıyla sınırlandırdığımızda söyleyeceklerimiz tükenir.

Sessiz Harfler

Yay. Haz. Cemal Şakar

Ocak 2013

Okur Kitaplığı

224 sayfa


Yazar: Ülker GÜNDOĞDU - Yayın Tarihi: 21.09.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 16.09.2022 22:52
884

Ülker GÜNDOĞDU Hakkında

Ülker GÜNDOĞDU

1977 yılının Ocak ayında Konya Ereğli’de dünyaya geldi. 18.08.2020 tarihinde Kitap Haber’e katıldı. 1998’den beri İstanbul’da yaşamakta.

Ülker GÜNDOĞDU ismine kayıtlı 143 yazı bulunmaktadır.

Twitter Instagram LinkedIn Kişisel