Hatırlı Divan: Bir Vefa Armonisi, Edebiyat, Bilal CAN

Hatırlı Divan: Bir Vefa Armonisi yazısını ve Bilal CAN yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Hatırlı Divan: Bir Vefa Armonisi

11.01.2024 12:18 - Bilal CAN
Hatırlı Divan: Bir Vefa Armonisi

Zamanın aşındırıcı gücü, kimi zaman insana dair hasletlerin yitimini de gözler önüne serer. Aşınma; zaman içinde bir vazgeçiş, bir kopuş, bir bulanıklaşmayla birlikte kendini gösterir. Yitirdiğimiz değerler yahut esamesini artık eskiye nazar azca andığımız olgulardan bazıları bizleri zaman içinde değişime uğradığımız sonucuna ulaştırır. Zamanın bu gücü zamanın kendisiyle birlikte ortaya çıkarttığı unsurlar dolayısıyladır. Zaman, bu bakımdan bir muammadır, neyi nasıl getireceği ile birlikte neyi nasıl silip götüreceği pek bilinmez. Bilinen bir şey varsa o da insanın bu değişim ve dönüşüme ayak uydurmasıyla gittikçe anlamsızlaştığıdır. Modern çağ bu bakımdan anlamsızlıklar arasında anlam bulma, kaos içerisinde düzen arama telaşı olarak pek çok sosyal bilimcinin odağı haline gelmiştir. Kapitalizm ile birlikte hızlı tüketim ve üretim döngüsüne giren insanoğlu, her unsuru tüketilen bir unsur olarak algılama yanlışlığına girdiği için, duyguların ve olguların da ona sunmuş olduğu imkânlarından uzaklaşmıştır. Modern çağ, kaotik yapısıyla birlikte profanlaşmayı, anlamsızlıklar içerisinde anlam uzlaşısını, ontolojik ve epistemolojik bir zeminde arayışını sürdürerek yolda olmayı temel odak noktası haline getirmiştir. Dolayısıyla bitmemiş bir proje olarak modernizm bir kopuşla birlikte bir yıkımı beraberinde getirmekte, yerine ise bir şey koyamamaktadır. Bu durumun yol açtığı yıkım birçok açıdan kendini insan üzerinden göstermiştir. İnsanoğlu modernizm ile kendisine, çevresine ve yaşadığı dünyaya yabancılaşmış, "ben" merkezli bir halet-i ruhiye içerisine bürünmüştür. Modernizmin zorunlu olarak ortaya çıkarttığı "birey" fikri, tüm kaotik yapısıyla kendisini insanlık üzerinden kurgulamıştır. Modernlik, Giddens'ın ifadesiyle 17. Yüzyılda Avrupa'da başlayan ve zamanla bütün dünyayı etkisi altına alan toplumsal yaşam ve örgütlenme biçimine verilen ad (Giddens, 2010) olarak yansıtılsa da zamanla modernite adı altında bir ideoloji haline getirildiği muhakkak. Bu ideolojiyi yerleşik bir biçime koyma girişimi de Berger'e göre ancak bilinç değişimi ile kendini göstermektedir. Bilinç değişimiyle insanlar, bilinç düzeylerini Batılılaşmış bilinç seviyesine çıkartabilecektiler. Peki böylesi bir şey gerekli/zorunlu muydu? Bu soru bütün yönleriyle tartışılmaya devam ederken, modernizmin açtığı yaralar tüm yaralarıyla Batılı olmayan insanların üzerinde birer kara bulut gibi çökerek etkisini kalıcı hale getiriyordu ve tüm bunlar insan iş ve işleyişlerinde etkisini gösteriyordu.

Bazı Şeylerin Yitimi ve Bazı Şeylerin Silinişi

Zaman içerisinde dönüşüm geçiren insanla birlikte iş ve işleyişleri, tek tek, kalem kalem ele alındığında bu büyük bir yekûn tutacaktır. Bununla ilgili çalışmalar gerek sosyoloji, gerek sosyal psikoloji ile birlikte irdelense de edebiyatta da bu durum gerek şiir gerekse de kurgusal eserlerde yoğun olarak işlenmiştir. Her halükârda bilimlerin ve sanatın temel alanı insan olduğu için insanın zaman içerisindeki durumunun irdelenmesi, yaşadığı çağa uyum ve uyumsuzluk bağlamında değerlendirilmesi, onun kendisini bilmesi açısından büyük öneme sahiptir. İnsanın zaman içerisinde yitirdiği veyahut aşınmaya başlayan bir değeri olan "vefa" olgusu da bu bağlamda ele alınabilir. Vefa, Kala'nın;

"Kutsal bir ebediyet tülüne sarılır vefa, gönüllere kaldırılır. Onu ancak gönüller sarabilir, sırrına gönüller vâkıf olabilir. Hem vefa gönül dışında nereye sığdırılabilir ki? Her şeyden önce vefa kendisine vefalı olunması gerektiğini ince zevk ve idrak sahiplerine hatırlatır. Vefaya vefa, vefayı israf etmemektir. Vefaya vefa göstermek, insanın sırrına, mekânın hatırasına ve tarihin ibretine hürmet etmek demektir" (Kala, 2024)

İfadesiyle şiirsel bir nefesle yer edinirken bunun duygudurumu ile birlikte davranış biçimlerinde çok çeşitli yansımaları mevcuttur. Vefa, TDK sözlüğüne göre "sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı" şeklinde anlam bulur. Vefa, birçok olgu ile kendini göstermekte, birbirine yakın unsurlarla anlamlı hale gelmektedir. Dostluk, bağlılık, güven, samimiyet gibi pek çok meziyeti bir arada taşıyan vefa, kanaatimce en çok "hatır" ile ilişkilidir. TDK sözlüğüne göre "hatır"; düşünme, akılda tutma, birine karşı duyulan saygı, sevgi şeklinde anlam bulmakta, bu da "vefa" ile yakın anlamlara geldiğini göstermektedir. Zaman içinde aşınmaya başlayan ve anlamını insanlar arasında yitiren "vefa" ve "hatır" olguları, üzerinde durulduğu taktirde tekrardan yaygınlık kazanabilir. Edebî eserler bu bağlamda büyük bir rol oynamaktadır. Ele aldığı unsurlar bakımından edebî eserler, topluma ayna tuttuğu gibi toplumda bir hareketlenme, bir yerleştirme, bir bağdaştırma ile temel değerlerin insanlarda tekrardan uyanışını sağlayabilir. Edebî eserlerin böylesi aslî bir rolü olmasa da okuyanın iç dünyasıyla harmanlanarak iyi ve güzel hasletlerin yerleşmesine katkılar sağlayabilir. Böylesi eserler toplumdaki değer yargılarının tekrardan uyanışını da sağlayabilir.

Hatırlı Divan: Hatır Divanı

Hatır Divanı, Mehmet Özger'in Hece Yayınları'ndan çıkan şiir kitabı. Eser, Yalın Ayak ve Düz Ayak bölümlerinde toplanan şiirlerden oluşmuş. İlk bölümde yirmi, ikinci bölümde yedi şiir vardır. Eserin en büyük özelliği ilk bölümdeki şiirlerin birer mektup hükmünde olup Özger'in hayatında yer edinen kişi, olgu ve unsurlara yönelik olması. Eserin ilk şiiri İblis'e Mektup başlığını taşımaktadır:

"sen bozdun ahdin bekâretini/senden geldi ilk teşvik primi/ocağın altında ters yazılmış muska/harlandıkça delirir bir genç kız/upuzun tırnakların boynunda" (Özger, 2023, s. 9)

İfadesiyle şeytanî ve şeytanîliğin de vasıflarını ve yol açtığı etkiyi irdelemektedir. Batı literatüründe bol yer edinen iblise doğudan bir yaklaşımla şiirle seslenmektedir Özger. Ona ve onun nezdindeki tüm kötülüklere. Özger bu şiiriyle iblise uyarılarda da bulunur, onun da bir gün son bulacağını, sesinin ve eylemlerinin ve de fısıltılarının biteceğini şiirle bildirir. İblis'e Mektup şiiri, çeşitli açılardan bir iç sorguyla kendini gösterir. İnsanlığı yoldan çıkartmaya ahdetmiş İblise uyarılar içerirken, onun fısıltılarına kulak asmakla ne gibi kötülüklerin ortaya çıkacağını düşündürür.

Eserin ikinci şiiri Kadim Mektup başlığını taşır. "sürekli bir yağmurdur merhamet, yalnız iyilerin gördüğü" (Özger, 2023, s. 13) ifadesiyle Meriç Ökten Hanımefendi'ye yazılmış şiir, vefayı, hatırı hatırlatır. Babama Mektup şiirinde "inanamazsın belki/bazen sahiden baba olasım geliyor sana" (Özger, 2023, s. 17) ifadesiyle insandaki baba imgesine en yüksek sesle sesleniyor. Anama Mektup şiirinde "ayaklarının altından azıcık bir yer ayır bana/gidecek başka yerim mi var darıdünyada" (Özger, 2023, s. 19) ifadesiyle anne imgesinin kutsallığına ve önemine, Ali'ye Mektup şiirinde "bir öte var mutlak, ötenin de ötesi/ben muhammed sen ali, dünya bir kapıydı hani" (Özger, 2023, s. 20) ile iki taraflı bir uyarıya, Üstad'a Mektup şiirinde Sezai Karakoç'a seslenirken "gündoğmadan gelir bir mehdi nefesi/yağmur duasından dönen ırmaklarla" (Özger, 2023, s. 24) mısralarıyla ona karşı hürmetini gösterir.

Özger'in çok renkli ve birbiriyle bağlantılı Mektup serisi olarak şiirle ifade ettiği düşünceleri, hatıralarla yoğrulmuş bir tarihi de gözler önüne sermektedir. Onun hayatında yer edinmiş, hayatındaki olay ve mekânları kişileştirerek kimi zaman da okura vefayı ve hatırı gösterirken hürmeti de gösterir. Farklı yapıdaki şiirlerle örülen Hatır Divanı, sonuç olarak hatırlı bir divan olarak okurların ilgisine sunulmuştur.

Kaynakça

Giddens, A. (2010). Modernliğin Sonu. İstanbul: Ayrıntı Yayınları.

Kala, M. E. (2024). Vefa: Her şey bittiğinde kalan. Muhit , 39-41.

Özger, M. (2023). Hatır Divanı. Ankara: Hece Yayınları.


Yazar: Bilal CAN - Yayın Tarihi: 11.01.2024 12:18 - Güncelleme Tarihi: 11.01.2024 13:45
509

Bilal CAN Hakkında

Bilal CAN

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı.

Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. Evli ve 2 çocuk sahibidir. 

Yayınlanmış Kitapları

Diriler Evinden Notlar, Ahenk Kitap, 2024.

Bir Kuşu Taşlarla Bu Çöle Bağladılar, Hece Yayınları, 2023.

Zaman İçinde Mekân, Hece Yayınları, 2021. (TYB 2021 Şehir Kitabı Ödülü)

İnsanlığın Ağlama Tarihine Bir Giriş, Hece Yayınları, 2021.

Kebikeç, İzdiham Yayınları, 2019.

Kentle Kavga: Mustafa Kutlu Öykücülüğünde Mekân, İzdiham Yayınları, 2017.

Bilal CAN ismine kayıtlı 344 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 6 kitap bulunmaktadır.

Twitter Kitap Satış Sitesi Kitapyurdu.com