İki Okumalı Yazı: Çizgili Pijamalı Frankl

İki Okumalı Yazı: Çizgili Pijamalı Frankl

İki Okumalı Yazı: Çizgili Pijamalı Frankl

09.04.2021 - S. Çelebi
İki Okumalı Yazı: Çizgili Pijamalı Frankl

Kitapları pek çok açıdan insanlara benzetmek mümkün. Ve kitaplar arası ilişkileri de insan ilişkilerine. Birbirleriyle kuzen, arkadaş, uzaktan akraba olanı, komşu, düşman ya da meslektaş olanı var. Bazıları aynı burç, kimileri aynı partiye oy veriyor, farklı dinden olanı, birbirini örnek alan ya da yolda karşılaşıp yoldaş olanları var. Çeşit çeşit... Kitaplar arasında aleni ya da üstü kapalı bu bağları bulmak ya da kurmak ise her kitapsever için oldukça keyif verici bir keşif.

Geçtiğimiz günlerde konuları pek keyifli olmamakla birlikte bu bağlantıyı kurmak için malzeme sunuşları açısından tatmin edici iki kitap rastlaştı okuma serüvenimde. Viktor Frankl, her şeye rağmen hayatta var olan anlama dair fikirlerini ve daha önemlisi tecrübelerini anlatıyor idi. Bu anlatıya ara verdiğim zamanlarda ise aynı zamanda bahsi geçen anlatının önsözünü de yazmış olduğunu fark ettiğim John Boyne'un küçük Bruno’ ya anlattırdığı hikayeye kulak veriyordum. Derken Bruno eski bir teker lastiğinden yaptığı salıncakta sallanırken düşüvermişti. Küçük çocuğun yaralanması sonucu yardımına koşan, karşıdaki kamplardan gelip evlerinde onlara hizmet eden beyefendinin eski bir doktor olduğunu öğrenmemle zihnimde 3. bir kurgu akmaya başlamaya hazırlanmıştı bile. Her şey Bruno’nun tel örgü boyunca yürüyüp sonunda Çizgili Pijamalı biriyle karşılaşması ile daha da netleşti. Bu resmen bizim Doktor Frankl idi. Ve bu saatten sonra Çizgili Pijamalı Frankl, bir fırsat bulup yanına gelebildiği günlerde küçük Bruno'ya, İnsanın Anlam Arayışı'nı anlatıyordu.

Bruno'ya göre böyle bir hayat tahammül edilemezdi. Doktor'un yaşaması için hiçbir sebep yoktu. Üstelik Frankl, Bruno'ya tabi ki kendilerine yapılan eziyetlerden, günlerce yaşadıkları açlıklardan bahsetmiyordu bile. Bruno babasının görevi gereği (ki babasının görevi Frankl ve aynı topluluğa mensup insanlara hayatı zindan etmek, belli bir aşamada hayatlarına son vermek, bu aşamaya kadar da bedenlerini son haddine kadar sömürmek idi) taşındıkları ve özgürce dolaşabildiği, dilediği kadar uyuduğu, canının istediği yemeği yediği ve hiçbir zaman üşümediği bu evde yaşamayı bile hiç arkadaşı olmadığı için son derece sıkıcı buluyordu. Frankl ise asla Bruno’nun bu şikayetlerini şımarıkça bulmuyor “Büyük de olsa küçük de olsa çekilen ıstırap insan ruhuna ve bilincine tamamen yayılır. Bu nedenle insanın çektiği acının “büyüklüğü” tamamen görecelidir.”[1] gibi son derece hoşgörülü bir yaklaşımla dinliyordu onu. Bruno kendisini dinlediği zamanlarda ise “Fasılasız her zaman yapılabilecek seçimler vardır. Her gün, her saat, karar almak için fırsatlar sunar. Bu kararlar, senin şartların oyuncağı olup olmayacağını belirler.”[2] diyordu. Farnkl, ırkından dolayı insanlık dışı muamele gördüğü o şartlar altında “Bu dünyada iki insan ırkı olduğunu, bu iki ırkın da sadece erdemli insan ve erdemli olmayan insan ırkı olduğunu öğrenebiliriz. Her ikisi her yerde ve bütün toplumlarda bulunurlar.”[3] gibi bir yaklaşımı benimseyerek şartlara direnişin son derece başarılı ve insani bir örneğini sergiliyordu. Öte yandan bu arkadaşlık Frankl için de son derece hayati idi. Bruno'nun gelirken (yolda yarısını yese de) yanında getirdiği birkaç dilim ekmeği hediye edişi sadece açlıktan kurtarmıyordu Frankl'ı, hediyeye eşlik eden sözcük ve yüz ifadeleri, dışarıdaki hayata dair sıradan cümleler, insani ‘bir şeyler’ e muhatap olma hissine kavuşturuyordu onu. Ve hatta “kültürel bir kış uykus”[4] olarak nitelendirdiği bu dönemde, Bruno'nun okuduğu kitaplardan anlattığı hikâyeler tatlı bir rüya gibi rahatlatıcı tesir gösteriyordu Doktor üzerinde...

Boyne'un hikâyesi normal seyrinde ilerleyip sona geldiğinde ve küçük Bruno bir şekilde bulup giydiği çizgili pijamalar ile gaz odalarına doğru ilerlerken okur olmanın verdiği özgürlük ile akışı zihnimde değiştirdiğim için mutluydum. Bu tarafta akan hikayede Bruno büyümüş ve Viyana Üniversitesi’nde bu sefer arada tel örgüler olmadan Dr. Frankl'dan dersler almıştı. Hocasının 1988 yılında Hitler saldırısının 50.yılı anma törenlerinde yaptığı etkileyici konuşmada onu dinleyenler arasında en ön sırada da yine eski Nazi subayının oğlu tarih profesörü Bruno vardı.

“Hiç bir grubun tamamen edepli ve tamamen edepsiz insanlardan oluşmadığının”[5] birer kanıtı olarak oradaydı Bruno gibi Frankl da...

Frankl V. (2020) İnsanın Anlam Arayışı, Phoenix Yayınları, Ankara

Boyne J. (2015) Çizgili Pijamalı Çocuk, Tudem, Ankara

[1] Victor Frankl, İnsanın Anlam Arayışı, 1. Baskı, Ankara, Phoenix Yayınları, 2020, s. 56.

[2] A.g.e., s.75

[3] A.g.e., s.94

[4] A.g.e., s.47

[5] A.g.e., s.95

S. Çelebi - 09.04.2021

,

783

S. Çelebi Hakkında

S. Çelebi

1992 yılında Ankara'da doğdu. Lise eğitimini Özel Nenehatun Okulları'nda tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde lisansını tamamladı. Aynı üniversitede Sosyoloji bölümünde yandal eğitimi aldı. Açıköğretim Fakültesi İlahiyat Bölümü'ndeki eğitiminin de sonuna gelmiş bulunmakta. Yaygın eğitim faaliyetleri ve kitap değerlendirme yazıları ile meşgul. 

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin