İyi Günde Kötü Günde Evlilik, Kara Tahta, Yunus ÖZDEMİR

İyi Günde Kötü Günde Evlilik yazısını ve Yunus ÖZDEMİR yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

İyi Günde Kötü Günde Evlilik

24.12.2015 09:00 - Yunus ÖZDEMİR
İyi Günde Kötü Günde Evlilik

"Kulun ibadeti ancak evlenmekle kemal bulur." (Abdullah B. Abbas)

"Ben yarım insanım. Evlilikle bütünleşecek, güçlü ve üstün olacağım." Diye kitabın aralarında bir yerinde serpiştirilmiş bu cümlenin sözüne uymak gerekirsek. Evet, evlilikle bütünleşme nasibine ulaşmayan ve ulaşmayı bekleyen gençlerin birer yarım insandırlar. Her yarımın tamamlayıcısı vardır. Toprakla bütünleşen ağaç, geceyle bütünleşen gündüz, yeryüzüyle bütünleşen yağmur gibi kendi yarımımızın yolunu gözleriz. Bazen ararız bazen de bekleriz tek gaye bir bütün olup, engellere zorluklara karşı güçlü ve üstün olmaktır. Evlilikle bir şarkının besteleri tamamlanır, bir muhabbet sofrası kurulur; sevgiden, şefkatten...

Hekimoğlu İsmail, "Aile hakkında kitap yazmak zor... Yaşadıklarımı, bilgilerimi toplaya bildiğim kadar topladım. (...)" diye İyi Günde Kötü Günde Evlilik adlı kitabının ön sözünde açıklamalarıyla kendi bilgilerini, verdiği örnekleriyle de yaşadıkların duru ve saf bir dil şekliyle, akıcı ve rahat bir anlatım tarzıyla hem öğreten hem de yol gösteren bir eser yazmıştır. Hekimoğlu, kitabında on dört ayrı önemli konunun birer başlık altında hayatın gayesinden başlayarak evlilik, akraba komşu ilişkileri, çocuk terbiyesi gibi önemli başlıklarla ve son başlık olarak da çocuklarda iman eğitimi ile kitabını iki yüz yirmi dört sahifeyle tamamlamıştır.

Televizyon ve Aile

Hekimoğlu, televizyon ile aile kurumunu yazısında değerlendirirken, zamanın ne kadar kıymetli olduğunu ve biz bu kıymeti bilmediğimizden dolaysıda kıymetsiz leştiğimizden bahseder. Zamanın kendimize ayıracağımız en güzel bir o kadarda en değerli armağandır. Güzelleşmenin, tanımanın, bilmenin, olgunlaşmanın bir de sevmenin yolu zamanın değerini bilip ve zamanı en güzel şekilde değerlendirmekten, kullanmaktan geçiyor.

Televizyonu Hekimoğlu şöyle bahseder: "1970'li yıllarda dedim ki, televizyonlu odadan televizyonsuz odaya geçmek hicrettir. Şimdilerde de diyorum ki, zararlı programı kapatıp zararsız programı açmak kahramanlıktır." (s.124) İki kişilik bir mücadele vardır biri sizin düşünceleriniz, kararlarınız yani şuurlu kimliğiniz, diğeri de başkaları tarafından sizi esir alıp istediği gibi kullanmak isteyen kişilerdir. Televizyonda neyi niçin izlediğini ve ne yapmanız gerektiğinin bir sınavıdır. Bu sınavla kendini bilen şahıs kimliği ya da kendini bilmeyen kişilik kimliğiniz ortaya çıkar. Şuurlu iseniz o zaman siz başlı başına bir şahsiyetsiniz. Gelen gidenin sizi kullandığı kişi değilsiniz o zaman. Sürü değilsiniz kendini bilen birisiniz.

Hekimoğlu toplumun nabzını gösterme adına şunu söyler: "Kahvehaneler, kendisini başbakan zannedip, Türkiye'yi kurtarmaya çalışan adamlarla doludur." (s.124)

"İktisat Eden Geçim Sıkıntısı Çekmez." Hz. Muhammed (sav)

"Kendimizi insanlara değil, Allah'a beğendirmeye uğraşalım..." (s.137) Tüketimler üretimi geçtiği şu zamanlarda, "İktisat" kelimesi ne kadarda gözlerden uzak, görülmeyen duyulmayan bir kelime olmuş. İktisat, hâlbuki inandığımız dinin, inandığımız Peygamberin mesleğiydi. Hekimoğlu, kitabında evli çiftlere geçim sıkıntısı çekenlere bir yol, çözüm, çare olarak iktisatlı olmalarını önerir. Gelir ile giderin dengesini tutan ve bu dengeyi koruyan iktisattır.

İktisat, Allahtan gelen bir emirdir. Allah hem iktisattın tanımını yapar, hem de kesin net bir şekilde emir verir: "Yiyin, için, fakat israf etmeyin."(A'raf Süresi, 31)

Hekimoğlu: "İnsanın huzursuzluğu istekleri ölçüsündedir. İnsanlar istekleri kadar kavga eder. En yakınından en uzağına kadar, istekleri azaltmak. Allah'tan sadece tek bir şey istemek; Rıza..." (s.137)

Özet Olarak

Aileye dair televizyondan bahsettik lakin televizyonlar aile fertlerinin ruhuna giren beynini ele geçiren, model olan hükmeden en büyük etken olmuştur.

Aileye dair iktisattan bahsettik çünkü iktisat ailenin bel kemiğidir, ayakta kalmanın tek kaynağıdır, ailenin uzun bir ömrü, huzuru için nefesidir en büyük güçtür. Son olarak yazarın kalemine kulak verdiğimizde evliliğin gayesinden söz eder,ses verir. Ve "Evliliğin gayesi hayırlı evlat yetiştirmek, haramlardan korunmak, mesut olmak ve yalnızlığın ıstırabından kurtulmaktır."

İyi Günde Kötü Günde Evlilik
Hekimoğlu İSMAİL
Timaş Yayıları


Yazar: Yunus ÖZDEMİR - Yayın Tarihi: 24.12.2015 09:00 - Güncelleme Tarihi: 21.11.2021 03:13
3335

Yunus ÖZDEMİR Hakkında

Yunus ÖZDEMİR

1992, Ağrı Taşlıçay Balık Göl doğumlu. İlkokul ve liseyi Ağrı'da tamamladı. Tarih lisans mezunu.

Tarih alanında İslam Bilim Tarihi, alan dışı Nörobilim ve İslam İktisat Düşüncesi konularında birikim yapmakta.

Yunus ÖZDEMİR ismine kayıtlı 43 yazı bulunmaktadır.