Jack London’ın Martin Eden’i, Edebiyat, Faik ÖCAL

Jack London’ın Martin Eden’i yazısını ve Faik ÖCAL yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Jack London’ın Martin Eden’i

08.12.2023 09:00 - Faik ÖCAL
Jack London’ın Martin Eden’i

İçimde kök salmış metal canavara yenildim, Demir Ökçe'nin altında, Adem'den Önce, John Barleycorn ile birlikte, Uçurum İnsanları'dan öte. Başkasına değil, başkası yüzünden değil. Elimde sadece kelimelerim vardı. Kelimelerimle içimdeki metal canavarı yok edebileceğimi, hiç olmazsa durduracağımı zannettim; ama olmadı. Kelimelerim çoğaldıkça iradem zayıfladı, yaşama arzum tersinden dönmeye başladı, hayat acımasız dişlerini ruhuma geçirdi. İçimdeki metal canavar güçlendi. Her geçen gün hayatımın kontrolü onun eline geçti. O konuşuyordu, ben dinliyordum. O söylüyordu, ben yazıyordum. Benliğimin gördüğü hayaller bana ait değildi.

Beni koruyacak bir ailem olmamıştı. Beni uğruna ölüme götürecek bir aşka rastlamamıştım. Ben, Martin Eden. Kendini yanlış yerlerde, yanlış kişilerle arayan bedbaht adam… Yazacağım kitaplarla hayatımı kurtarabileceğimi, dünyayı değiştirebileceğimi, insanlara örnek olacağımı düşünüyordum. Gençlik hayali işte… Meğer ne safmışım. Deniz, duyuyor musun? Yoksa benim ölümümü de kanıksıyor musun? Toprak bir kez olsun geçti mi hiç sözüm sana? Söyle bana! Ulaşabildi mi adımlarım kalbine? Taşa yazsaydım belki daha kalıcı, daha tesirli, daha yankılı olurdu sözlerim. Olmadı.

Kör bir kurşunun ağzında durdum hep. Kör kuyularda bekledim arkadaşlarımı. Bu yüzden hep yanlıştım, yanmıştım, içime kök salmış metal canavarı küçümsedim, görmezlikten geldim. Oyun oynadım, oyna geldim. Hayatı bir oyun sanmak yanılgısına düştüm. Fena çuvalladım. Ben kaybettim, metal canavar kazandı. Ben kaybetmeye mahkumdum; çünkü kelimelerim metal canavarın suyuyla yıkanmıştı. Gözyaşlarım yoktu, göz pınarlarım kurumuştu. Birilerinden ödünç gözyaşı alamazdım. Kanım deniz suyundan daha tatsız tuzluydu. Metal canavarın çizdiği yolda yürüdüm, onu alt edeceğimi sandım.

Aşk hiç ummadığım bir zamanda karşıma çıkmıştı. Ruth'a "Aşk Şiirleri"ni okumakla hayatımın en büyük yanlışını yaptım, dönüş olmayan o yola girdim. Ruth ile içeriden vurulmuştum. Kalbimi söküp atmıştım. Kalbimin yerinde ağır bir metal parçası duruyordu. Beni ölümün dibine götürecek, son darbeyi indirecek olan ağır metal parçası.

Asıl kendi zehirli kelimelerimle aşkı ben zehirlemiştim. İçim çürümüştü, kelimelerim paslanmıştı, metal canavar görünmez çelik ağlarını içimde örmüştü. Aşk kuşum tuzağa düşmüştü. İçimdeki tehlikeyi görmemiştim. Aklım başımda değildi. Aklım yazacağım kitaplardaydı. Hayali kahramanlarım aklımı başımdan almışlardı. İçimdeki kurgusal ormanlarda kaybolmuştum. Gelen giden yoktu. Aşk hiç olmamıştı. Ruth hiç kalbime dokunmamıştı, sadece ben dokunduğu sanmıştım.

Yine ölümcül bir yanılgının kurbanı olmuştum. Çünkü Ruth ile kalbimin arasına zehirli kelimelerim girmişti. Kitaplarım ömrümü yiyip bitirmişti. Her hayali kahramanım benden bir şeyler alıp götürmüştü. Ben başkası olmuştum. Hayali kahramanlarda kendimi yitirmiştim. Hiç kendim için yaşamamıştım. Metal canavar hayatımın tek efendisi olmuştu. Onun zavallı hizmetkarı ve kölesiydim.

Aşağılık bir insandım. Kendimden çok büyük hayali kahramanlar yaratmıştım. En büyük hatam bu olmuştu. Sonra sihirli kelimeleriyle metal canavar geldi, sinsice içime kök saldı, beni ele geçirdi. Beni benden aldı. John Barleycorn'un İntihar tohumlarını iç topraklarıma ektiğinde artık çok geçti, her şey olacağına varacaktı; zira yaşam ağacımın köküne kastetmişti metal canavar metal adamlarıyla. Hayali kahramanlarım ağır bir yenilgi almıştı metal adamlardan. Anlamıştım: Bir daha belimi doğrultamayacaktım. Yeni bir başlangıç için hiç şansım olmayacaktı.

Benimki bir yanılsamaydı sadece. İnsan yanılsaması. Hayali kahramanlarıma kandım, zehirli kelimelerim yüzünden. Metal canavar karşıma çıktı, metal adamlarıyla. Nerden geldiğimi hatırlattı. "Sen aşka inanan, insana umut bağlayan, hayali kahramanlarına umut bağlayan müntehir bir suretsin, hep de öyle kalacaksın" dedi ve gitti. Bitmişti hikayem.

Martin Eden

Jack London

Çev. Levent Cinemre

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

517 sayfa

İstanbul, 2022


Yazar: Faik ÖCAL - Yayın Tarihi: 08.12.2023 09:00 - Güncelleme Tarihi: 13.11.2023 22:32
616

Faik ÖCAL Hakkında

Faik ÖCAL

2000’de Cumhuriyet Üniversitesi Sosyoloji mezunu... 2004 yılında Franz Kafka’nın Romanlarında Birey ve Devlet İlişkisi üzerine yaptığı tez ile yüksek lisansını yaptı.

Çeşitli sitelerde ve dergilerde yazıları çıkmakla birlikte 2008’den beri düzenli olarak Yolcu Dergisi’nde yazılar yazmaktadır.

Yayımlanmış Kitapları:

Yitik Anılar Şehri, Erguvan Yayınları, 2008.
Aziz ve Aciz Emanetçi, Erguvan Yayınları, 2008.
Dört Mevsim Beş Vakit Hüzün, Roza Yayınları, 2012.
Uzaktaki, Az Kitap, 2021.
101 Kürtçe Roman 1. Cild, Sitav Yayınları, 2022.
Beyaz Hüzün, Az Kitap, 2022
Yeni Bir Aydınlanma Felsefesi, Zilan Akademi, 2023
Deprem Günlüğü, KDY, 2023 

Faik ÖCAL ismine kayıtlı 89 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 8 kitap bulunmaktadır.

Twitter Instagram Kitapyurdu.com