Kitap Mektupları: Kapattım Çatlağını Kalbimin Büyüye, Edebiyat, Ülker GÜNDOĞDU

Kitap Mektupları: Kapattım Çatlağını Kalbimin Büyüyerek yazısını ve Ülker GÜNDOĞDU yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuy

Kitap Mektupları: Kapattım Çatlağını Kalbimin Büyüyerek

06.01.2023 09:00 - Ülker GÜNDOĞDU
Kitap Mektupları: Kapattım Çatlağını Kalbimin Büyüyerek

Sevgili Fuat Oskay,

"Bir insanda bütün insanlığın halleri vardır."

Eserinizde, ele aldığınız kavramlar üzerinde kesin hükümlere varmak yerine seçimler üzerinden, insanın kendi yaşamına ve düşüncelerinden hayatı en anlamlı kılmanın yollarındaki temel taşları aktarmaktasınız. Hayatı insana, insanı hayata tutundurma gayretinizle, seçimlerin nedenleri ve sonuçlarının öneminde neye tutunacağını bilen ellerin özgürlüğünü görmekteyim. Eskiler bu denemeleri okumuş olsa idi, hayat tecrübesi der idi.

Eserlerinizde genellikle; hayat, ölüm, aşk, gurbet, sanat, felsefe, din, ahlak, gelenek, değerler gibi konuların geçmişten geleceğe, çizdiği seyri üzerinden toplumun her kesimi ve bireyselliğin toplumu ilgilendiren her kavramlarını irdelemektesiniz. Kapattım Çatlağını Kalbimin bu ilk eserinizle özgünlüğünüzü ortaya koymayı başarmış bir kalemsiniz. Estetik bir edebi dil kullanmanız, aktarımınıza şiirsellik ve özgünlük olarak yansımaktadır. Evet, verdiğiniz misal gibi: Şirazlı Sadi, "Mum dili yüzünden yanar, Arif insan bunu bildiği için susar." Ya yan, ya sus. Seçiminiz; yaşamaktan yana. Bu yüzden konuşmak, bir nevi yazmak yaşamanın adı olmaktadır.

Eserinizi okumak huzuru bulmak için bir vesile. Eserinizde denemeleri yer yer şiir gibi aktardığınızı gözlemledim. Hatta neredeyse beyit okuyor gibi hissettiğim anlar oldu. Denemelerin beyit olarak devamı olsaydı dedim. Böyle bir anlatımda beyit üslubunu uzun uzun okuma isteği duydum. Kırk dört denemenize yer verdiğiniz Kapattım Çatlağını Kalbimin adlı eserinizi bu bağlamda zevk alarak okudum. Denemeleri şiirsel bir dil ve duyguları canlandıran lirik bir anlatının oluşturduğu hissiyat eşliğinde okurken duygu ve düşüncelerimde canlılık ön plandaydı. Bunun için edebi dilin akıcı ve doyurucu okunaklığını sezdiğim üslubunuzu keşfetmekten memnuniyet duydum. Deneme eserleri okumanın ayrı bir hazzı olduğunu okuyucularla paylaşmak gerek. Ben bu türü insanın insandan öğreneceği değerler adabını aktarmanın en güzel anlatı türü olarak tanımlamak istiyorum. Kitap dostu olduğumu gözlemleyerek, ilk eserinizi okuyup değerlendirmem için imzanızla bana ulaştırdığınız için teşekkür ediyorum. Titiz ve saygıdeğer emeğinizin değerini bulmasını diliyorum.

Musa Bin Umeyrler gibi doğruların, hakikatlerin elçisi mi olacağız yoksa Velid Bin Muğireler gibi şerrin sözcüsü mü?" (.68)

Sevgiyle anılanlardan mı yoksa nefretle yad edilenlerden mi? Hangisi olacağız, siz dersiniz ki: "İnsan ölür, ölmeyen insanlıktır." Ben derim ki, küçük bir yudum kahve olayım. Küçük Dediğin'iz adlı denemede, önemsiz gördüğümüz küçük şeyler nedir ki; küçük bir tebessüm, küçük bir tohum, küçük bir su birikintisi, küçük bir ışık pırıltısı, küçük bir bakış, küçük bir adım, küçük bir söz, küçük bir iyilik, küçük bir dokunuş, küçük bir çocuk dünyaları değiştirebilir... Küçüğün büyüğe, büyüğün küçüğe neden olan değişimlerinin nelere yol açacağı küçük görülmese neler değişirdi yaşamda bir düşünün.

Her şey zıddı ile kaimdir, misalince: Aynı sevginin aynası nefret olduğu gibi, küçüğün aynası büyüktür. Gel gör ki: İsyanın Anatomisi adlı denemenin anatomisinde ne var? Bana Ali Ural'ın Ateş Isırığı denemesinin devamı niteliğinde gibi gelmişti. Yine Ural'ın Acılarla Öpülen Ruh, Bebekler ve Kurşunlar denemelerini anımsattı. Öz benzerliğinden yola çıkarak; "Hayattan meyus olanlar, güzel güzel söz söyler. Görmez misin ki, kalemin ucu bıçak ile kesilince kalemin dili daha keskin olur." Sadi, ana fikrini bu sözüyle bildirmiştir. İmam-ı Azam ve İmam Gazali'nin dillerinde kılıçtan keskindir söz. İsyan sözdür, anatomisi dil.

Değindiğiniz konular üzerinden büyük resme baktığımızda; insan, yaşamı dokunuşlarıyla belirlemektedir. Bahar manzaralı bir hayat resmedeceğimizi düşününce fonu doğanın baharda büründüğü renklerden seçmekteyiz. Ruhu saran yalnızlıktan çekilen acıyı resmedecekse zemini; duman grisi, tunç kızılı, kuru yaprak sarısı, çöl kum beji ile eseri resmetmekteyiz. Sanatkâr, eserin estetiğini seçimleriyle belirlemektedir. Sartre'ın dediği gibi. İnsan, hayatını seçimleriyle belirlemektedir. Seçmemek de bir seçimdir. Evet, seçerek veya seçmeyerek yaptığı seçimlerle hayatı sevgi, merhamet, aşk ya da nefret, acımasızlık, kötülük ile resmetmektedir insan. Aslında durum biraz da eser zemin ilişkisini hayat seçim ilişkisine uyarlamak mümkün gibidir. Sizin de dediğiniz gibi her insan hayatının ressamıdır. İnsan, yaşamak istediği gibi bir hayat belirler. İradesi ve gücünün sınırlarını ruh ve fikir dünyasında harmonilendirerek tuvaline resmetmektedir insan. Hayat dediğimiz şeye ancak kendi verdiğimiz anlamlarla yaşama estetiğini buluyor insan...

Sonuç olarak eserinizi okudum cümle düzeniniz, betimlemeleriniz çok iyi, yeni eserinizi de aynı dert ve minval üzere bekleriz. Kaleminizin mürekkebi bol yüreğinizin ateşi gür olsun. Eserinizdeki denemeler, dil ve anlatım bakımından özgünlüğüyle kendini gösteriyor. Geçmişi alarak geleceğin modern yeniliklerini değerlerimizi yitirmeden erişerek yaşamı resmetmekteki gayretinizi okurunuza, yaşama tutundurarak kazandırmaktasınız. İnsanın yaşamına geliştireceği savı; hayata tutunmak için küçük şeylerden başlamak gerektiği olmalıdır. Eserinizle huzurun resminin çizilmesinde dilin kilidini çözerek katkı sağlamaktasınız.

Modern hayatın akışında karşılaşılan olaylara geleneksel değerlerle alternatif düşünce geliştirmektesiniz. Konu aldığınız kavramlara geleneksel ve modernin buluştuğu noktalardan perspektifler sunmaktasınız. Eserinizde, manevi gelişimimiz üzerinde değerlerin düşüncelerimizi anlamlandırdığı gerçeğiyle yüzleştirmektesiniz. Eseriniz, içtenlikle ve çoğu zaman sohbet ortamında açıklamaya özen gösterdiğinizi yansıtmaktadır. Anlatımınızda içtenlik, doğallık önde gelirken, umuttan, hayattan, değerlerden, dostluktan, yaşama arzusunda samimi bir şeylerin olabileceğini göstermek ister gibisiniz. Geniş bir kültür yelpazesinden konulara olan birikiminizle, olaylara duru bir görüş ve yeni düşüncelerin rol almasını sağlamaktadır.

Fuat Oskay

Kapattım Çatlağını Kalbimin

Klaros Yayınları

Mayıs 2022

134 sayfa


Yazar: Ülker GÜNDOĞDU - Yayın Tarihi: 06.01.2023 09:00 - Güncelleme Tarihi: 04.01.2023 12:13
913

Ülker GÜNDOĞDU Hakkında

Ülker GÜNDOĞDU

1977 yılının Ocak ayında Konya Ereğli’de dünyaya geldi.  Ereğli Lisesi’nde eğitimini tamamladıktan sonra iş hayatına; Ankara’da IBM Bilgisayar Satış Temsilcisi olarak atıldı. İstanbul’da kendi şirketlerini kurana dek çeşitli işlerde çalıştı. İstanbul’da yaşamakta. Kütüphanesini oluşturduğu yirmi üzeri alandaki, beş bini aşkın kitabının anlamını, canına okudu. 

Bilgisayar, dil, gitar, estetisyenlik alanlarında eğitimler aldı. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere yirmi şehri, kültürel gezme imkanı buldu. Kitaplara, yazmaya, tablolara, eski ve yeni objelere, tüm renklere ve dört sitil yüzmeye tutkun. “O kadar derinim ki” diyen okyanusu kıskanmakta.

18.08.2020 tarihinde Kitap Haber ailesine katıldı. Kitap Haber Kültür Sanat Editörü olarak biteviye yazmaya devam etmekte. Kitap Haber Dergisi, Yolcu Dergisi, Şehir ve Kültür Dergisi, Teferrüc Dergisi, Aydos Edebiyat Dergisi’nde yazdı ve yazmakta. İlk yazmaya amatör olarak bir roman ile başladı. Şu ana kadar bir roman, bir deneme, bir öykü, bir Kadıköy’ün Semtleri, iki değerlendirme dosyaları; en güzel haliyle gün yüzüne çıkmak için naçizane enikonu hazırlanmakta. 

1998’de evlendi. Bir oğul ve bir kız evladı var. Ailesi ve kitaplarıyla huzurlu bir yaşamın diğerkâm ve müptezel yolcusu. Bibliyomani değil sadece bir kitap daha okuyacak…

Ülker GÜNDOĞDU ismine kayıtlı 143 yazı bulunmaktadır.

Twitter Instagram LinkedIn Kişisel