Kitap Raporu 2 : Yeni Çıkan Eserler (Aralık, 2021), Yeni Çıkanlar, Yeni Çıkanlar

Kitap Raporu 2 : Yeni Çıkan Eserler (Aralık, 2021) yazısını ve Yeni Çıkanlar yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Kitap Raporu 2 : Yeni Çıkan Eserler (Aralık, 2021)

01.01.2022 09:00 - Yeni Çıkanlar

Bir yılı daha eskiler arasında kattığımız şu günlerde, 2021 yılının son ayında okuyucularıyla buluşan kitapları sizler için derledik. Bu zahmetli işi bizim için kolaylaştıran babil.com sitesine çok teşekkür ederiz. Seçki tarafımızca yapılmış olsa da metinler alıntılanmıştır. Aynı şekilde yayın tarihleri olarak sitedeki bilgiler esas alınmıştır. Gözümüzden kaçan, tekrar baskı olmasına rağmen listede yer verilmiş olan veya daha önce yayınlanmış olmasına rağmen listeye girmiş kitaplar elbette olabilir. Sıralamanın belli bir anlamı yoktur, yine de elden geldiğince eserler sınıflandırılmaya çalışılmıştır.

Faydalı olması ümidiyle.

2021-12


Seslerin Seyyahı Evliya Çelebi'nin Kayıp Sazları / Gökçe Güneygül / Doğu Kütüphanesi

seslerin-seyyahi Dünyada kendi adıyla anılan ve bir eşi daha bulunmayan "Evliya Çelebi Seyahatname"si, ünlü seyyahımızın gezdiği yerlerle, neredeyse akla gelmeyecek bilgilerle kaleme alındığı dönem ve dünyası, aynı zamanda bir halk ansiklopedisi niteliğindedir.Bu ansiklopedi içinde envayi çeşit bilgilerle, olağanüstü zenginliğe sahip Türk mûsîkisi ve mûsîki ile ilgili eserler, bestekârlar, sazlar, sazendeler, saz yapım ustaları külliyetli bir yer tutar. Ne var ki, bu denli zengin "Seyahâtnâme"nin içinde, bu sazların envanteri ve muhtevaları hakkında ciddi bir çalışmanın olmayışı kültür ve sanat hayatımızda açık bir eksiklik taşımaktadır. Zira, bu eksikliğin bir yanı da Çelebi'nin yaşadığı 17.yy'da adından bahsettiği, fakat günümüze ulaşmayan neredeyse yarısından fazlası "kayıp sazlar" oluşturmaktadır.

Uzun soluklu literatür taramaları ve araştırmalar sonucu hazırlanan bu çalışmada "Seyahatnâme"nin birinci cildinde yer alan 1638 yılında Bağdat Seferi öncesinde düzenlenen geçit alayında üstad ve esnaf sazendelerin ellerinde çaldıkları sazların özelliklerinden başlamak üzere; Türk mûsikî tarihi içinde Âşık meclislerinde çalınan Dedem Korkut mirası kopuzdan, Şemsi Çelebi'nin icadı yonkar'a, Taptuk Emre ve Yunus Emre'nin meşk ettikleri çeşde'den, Pargalı İbrahim Paşa'nın sazende alayındaki şeştar'a, derviş meclislerinde zikir esnasında kayışla çalınan ve Osman Hamdi Bey'in Kaplumbağa Terbiyecisi tablosundaki nevbe'den elindeki neye, yiğitlerin ve cariyelerin gözde sazı çöğür'e, Saray meclislerinde çeng çalıp rakseden çengilerin çalparelerinden, dönemin sazendebaşı Ali Ufkî Bey'in yetmiş iki telli santurun'a, yüzyılın bestekârı Hafız Post'un tanbûrundan, Mevlevilerin rebabıyla, ney'ine kadar onlarca sazın teknik bilgileri yanında, tarihi gerçekler ve gizemli rivayetlerle dolu zengin ama yitik bir kültür hazinesinin hikayesi yeralmaktadır.

Kalbimdeki Uzak Doğu / Yaprak Gürdal / Atayurt Yayınevi

kalbimdeki-uzak-dogu Güneydoğu Asya'nın bende çok özel bir yeri var. Sanki tüm hücrelerim bana oraya ait olduğumu fısıldıyor. Nereye gidersem gideyim aklımın bir köşesi hep Güneydoğu Asya'da takılı kalıyor. Adeta kara sevdaya tutulmuş gibiyim.

Bu kitapta Uzak Doğu'da gittiğim Tayland, Kamboçya, Laos, Vietnam, Myanmar, Endonezya, Filipinler, Tayvan, Brunei, Singapur'u birlikte gezeceğiz. Haydi, siz de içinizdeki müziğin sesine kulak verin, adımlarınızı ritme bırakın, serüvenimde bana eşlik edin. "Dün çoktan gitti, gelecek henüz burada değil. Sahip olduğumuz tek şey bugün ve bu da yaşayabileceğimiz en güzel gün.

Bu kitapta gezmek kadar yazmayı ve gezip yazdıklarını çok sevdiği okurlarıyla paylaşmayı tutku haline getirmiş bir yazarın keyif, heyecan, mutluluk içinde yazılmış notlarını bulacaksınız.

Çin'deki Hui Müslümanları: Xi'an Örneği / Ya Fang Liu / Akademik Kitaplar

hui-muslumanlari Çin'de İslam'a inanan on etnik grup vardır, bu gruplardan bir tanesinin adı Hui'dir. Bugün, Hui halkı neredeyse tüm Çin şehirlerinde bulunur, fakat çoğu Xi'an şehri dahil olmak üzere Çin'in kuzeybatı bölgelerinde yaşamaktadır.

Bin yıldan fazla bir süre önce, bazı Araplar, Persler ve Orta Asya'daki Müslümanlar, iş ve eğitim nedeniyle Kara İpek Yolu ve Deniz İpek Yolu ile Çin'e gelmişler ve Çin'de yaşamaya başlamışlardır. Bu batıdan gelen Müslümanlar, bazı Çinli kadınlarla evlenmişler ve nesiller boyu Çin'de yerleşmişlerdir. Zamanla, onlar ve çocukları Çin kültürünü öğrenmeye çalışmışlar ve böylece onların "Çinlileşme" süreci de başlamıştır.

Çin'deki Yuan (元 ) Hanedanlığı (MS 13. yüzyıl) döneminde, "Hui ataları" Çin hükümeti tarafından hanehalkı kayıt defterine kaydedilmiş ve Çin vatandaşı oldukları kabul edilmiştir. O zamandan itibaren, Hui ataları resmi olarak Çin vatandaşlığının bir parçası haline gelmiştir. Hui ataları, Çince ve geleneksel Çin Konfüçyüs kültürünü öğrenirken İslami inançlarından vazgeçmediler. Onun yerine, Hui halkının ataları, eğitim yoluyla İslami inançları ve kültürleri miras olarak aktarmaya çalıştılar.

Çin'deki Ming (明 ) Hanedanlığı (M.S. 14. yüzyıl) döneminde, Hui grubu, kendi özel kültürüyle bağımsız bir ulus oldu. Hui'lerin Müslüman ve Çinli vatandaş olarak ikili kimlikleri, Hui kültürünün ikili özelliklerini belirler. Hui kültürü, İslam ve Çin kültürünün kaynaşmasının sonucudur. Başka bir deyişle, Hui kültürü hem İslam kültürünün içeriğine hem de Çin kültürünün içeriğine sahiptir.

Peki, binlerce yıldır, Çin topraklarında hayatta kalan Hui halkı her zaman benzersiz kültürlerini ve kimliklerini nasıl koruyabilir? Bu kitap, Hui halkının tarihi, ekonomisi, eğitimi ve kültürü olmak üzere dört ana yönünü tanıtıp, aynı zamanda "On Faktör"ün Hui grubu ve Hui kimliği oluşturulmasındaki rolü üzerine derin bir analiz yaparak, Çin'deki Hui Müslümanlarının kimliğini ve bu özel kimliği koruyabilmelerinin nedenlerini açıklamaya çalışmıştır.

Siber Psikoloji: Kişilik ve Dindarlık / Sezai Korkmaz / Çamlıca Yayınları

siber-psikoloji İnsanlık, geçmişin devasa birikimi ve deneyimiyle günümüzde kendi tasarımı olan ve gittikçe daha fazla çeşitlilik arz eden akıllı cihazlarla kuşatılmış durumdadır. Bu cihazlara bir taraftan hayatı kolaylaştırdıkları, sınırsız bir konfor alanı sağladıkları, bilgiye ve diğer insanlara erişimi hızlandırdıkları ve pek çok alanda fayda sağladıkları için hayranlık duyulmakta, ancak diğer taraftan da bağımlılığa, pasif tüketimciliğe, işsizliğe, bireyselciliğe, ahlakî problemlere, gelenek, inanç ve değerlerden uzaklaşmaya yol açtığı için kuşkuyla yaklaşılmakta, endişe ve tedirginlik yaşanmaktadır. Bu bağlamda, insan ile teknoloji arasındaki ilişkiye odaklanan ve teknolojik fırtınanın ortasındaki insanı tanıyıp anlamayı ve esasen sağlıklı kalabilmesi ve insani özelliklerini kaybetmemesi için ona yardımcı olmayı amaçlayan siber psikoloji, hızla gelişen ve araştırma konuları her geçen gün artan yeni bir alandır.

Kıymetli meslektaşım Dr. Sezai Korkmaz'ın, hem kapsamlı bir literatür taraması ile siber psikoloji, kişilik ve dindarlık kavramlarını etraflıca analiz ettiği ve hem de ülkemiz insanının kişilik özellikleri ve dindarlık durumları ile siber alanın olumsuz/sağlıksız veya problemli yönüne dair tutum ve davranışları arasındaki ilişkiyi sorguladığı bu öncü ve önemli araştırması, gerek ilgili konulara dair pek çok noktayı gün ışığına çıkarması ve yeni bakış açıları kazandırması ve gerekse insanımızın genelde teknolojiyle özelde siber alemle ilişkili psikolojik özelliklerinin ve dinî, manevî ve ahlakî değerlerinin anlaşılması açısından uzun soluklu bir kaynak olma özelliği taşımaktadır.

Her Koşulda Ebeveynlik / Ayşe Bilge Selçuk / Epsilon Yayınevi

her-kosulda-ebeveynlik Hiç şüphesiz anne-babalar olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmek, çocuğumuzun gelişimini hakkıyla desteklemek isteriz. Ama bazen size de her şey biraz fazla karışık gelmiyor mu? Her Koşulda Ebeveynlik bilgi kirliliğinin çok olduğu bir konuda, çocuk yetiştirme konusunda merak edilenleri en yetkin ağızdan anlatıyor.

• Çocuğun gelişiminde mizacın nasıl bir yeri var?

• Okul başarısı nedir, nasıl desteklenir?

• Kaygılı mizaç ile kaygı bozukluğu arasındaki fark nedir?

• Duygu kontrol becerisi nedir?

• Otoriter ebeveynlik neden sakıncalı?

• Ebeveynlikte doğru bilinen yanlışlar neler?

• Dikkat dağınıklığında artış görülüyor mu?

• Özdenetim becerisi nasıl gelişir?

• Çocukluktan sonraki dönemlerde değişim ne kadar mümkün?

Çocuk psikolojisi ve gelişimi üzerine yaptığı bilimsel ve uygulamalı çalışmalarıyla tanınan psikolog Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk ile felsefe ve din bilimleri alanındaki çalışmaları ve Aklımdaki Sorular isimli televizyon programı ile bilinen Doç. Dr. Emre Dorman'ın keyifli sohbeti, çocuk yetiştirirken bilmeniz gereken önemli bilgilerin tek tek altını çiziyor. Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk güncel psikoloji bilgisi ile çocuk gelişimine dair merak edilen konulara sade ve anlaşılır bir dille ışık tutuyor.

Travma ve EMDR Terapisi / Abdullah Alpaslan / Pegasus Yayınları

travma-emdr Travmalardan Kurtulmak ve Daha Sağlıklı Bir Hayata Kavuşmak Mümkün.

EMDR terapisi her ne kadar travmatik yaşantıların izlerinin silinmesi amacıyla travma odaklı bir yaklaşım olarak ortaya çıkmış olsa da bugün birçok bozuklukta çözüm sağlayan bir terapi modeli sunmaktadır. Kaldı ki EMDR'nin temel öncüllerinden biri, çoğu psikopatolojinin yaşamın erken dönemindeki deneyimlere dayanmasıdır. Sayısız çalışma ve olgu bildirileri EMDR'nin panik bozukluğu, fobiler, yaygın anksiyete bozukluğu, performans kaygısı, davranım bozuklukları ve özgüven sorunları, komplike yas, beden dismorfik bozukluğu, kronik ağrı, migren ve fantom ağrı gibi birçok bozukluk üzerinde etkili olduğunu göstermektedir.

EMDR terapisi travmatik anılar ya da rahatsız edici deneyimlerle çalışır. EMDR teorisyenlerine göre kişide ortaya çıkan ruhsal sorunların kaynağı, işlevsel olmayan bir biçimde depolanan geçmiş travmatik anılardır.

EMDR tedavisinin amacı, geçmişten gelen işlevsel olmayan kalıntıları hızlıca metabolize etmek ve bunları faydalı şeylere dönüştürmektir. Bu açıdan bakıldığında EMDR, danışanların olumsuz yaşantılarını duygusal sağlıklarına katkıda bulunacak şekilde yeniden işlemelerine yardımcı olan bir terapi yaklaşımıdır.

EMDR terapisinin teorik altyapısı "Adaptif Bilgi İşleme Modeli"ne dayanır. EMDR ile erişilen hızlı klinik sonuçları ve alınan istikrarlı tepki örüntülerini açıklamak için Shapiro tarafından geliştirilen bu modele göre beyin, fizyolojik temelli bir sistemle kendisine ulaşan her bilgiyi işler ve işlevsel hale getirir. Bir deneyim sırasında, duyu organları aracılığıyla alınan her bilgi beynin ilgili alanlarına işlenerek var olan benzer anı ağlarıyla bağlantılar kurar ve bütünleşir. Böylece deneyim anı, hafızasında normal bir biçimde yerini almış olur.

Aşı: BioNTech Aşısına Giden Yol ve Geleceğin Tıbbı / Joe Miller / Kronik Kitap

asi Soğuk bir aralık sabahı, İngiltere'deki Coventry Üniversite Hastanesi'nde, doksan yaşındaki Maggie Keenan tişörtünün kolunu sıyırdı ve bir hemşire sol koluna şırınga yaparken bakışlarını kaçırdı. Maggie, bir düzine televizyon ışığının parıltısı altında, şimdiden beş milyon kişinin hayatına mâl olmuş bir virüse karşı, onay almış aşıyı olan dünyadaki ilk hastaydı.

Ocak 2020'nin ortalarında Uğur Şahin, eşi ve onlarca yıllık araştırma ortağı Özlem Türeci'ye bir salgının kapıda olduğunu söylerken henüz yalnızca birkaç koronavirüs vakası vardı. Otuz yıldır inatla sürdürdükleri kanser, HIV ve tüberküloz gibi birçok hastalığa karşı devrim yaratacak mRNA tabanlı tedaviler geliştirme azimleri, yakında Covid-19 olarak bilinecek bu virüse karşı geliştirilecek aşıya altyapı oluşturacak ve insan vücudu, kendi eczanesi hâline getirilecekti!

Şimdi, bilim direniyordu. İlk başta bilim camiasında yaygın bir şüphecilikle karşı karşıya kaldılar; ancak salgın patlak verdiğinde BioNTech, olası tüm senaryolara hazırdı.
• Saygın ilaç şirketlerini iddialı projelerini desteklemeye nasıl ikna ettiler?
• Trump yönetimi ve Avrupa Birliği'nden gelen siyasi müdahaleleri nasıl yönettiler?
• Dünyanın her köşesine rekor sürede iki milyardan fazla doz aşıyı sağlamayı nasıl başardılar?
• mRNA teknolojisinin Covid-19'u alt edişi, yakın gelecekte kanser tedavisinde olası bir başarının habercisi olabilir mi?

AŞI; Financial Times'ın Frankfurt muhabiri Joe Miller'ın, Şahin ve Türeci'nin katkılarının yanı sıra elliden fazla bilim insanı, politikacı, halk sağlığı yetkilisi ve BioNTech personeli ile yaptığı röportajlardan oluşuyor ve çağımızın en önemli atılımının arkasındaki bilimsel, ekonomik ve kişisel geçmişi açıklıyor. İki sıradışı kişinin etkileyici hikâyesi… Şüphesiz bu, tarihin ilk taslağı...

Boşanmanın Anatomisi / Ahmet Aslan / İnkılap Kitabevi

bosanma Şiddet, hayata kast, terk, zina… Türkiye'de her yıl on binlerce çift boşanıyor. Peki, davullu zurnalı düğünlerle başlayan evlilikler neden mahkeme salonlarında ayrılıkla sonlanıyor? Attilâ İlhan'ın meşhur "Ayrılık da sevdaya dahil" dizesinde vurgulandığı gibi, boşanma da evlilik sürecine dahil olan ve bu yüzden hukuki düzenlemeye konu olması gereken bir olgu. Ve en nihayetinde kaderiniz bir hâkimin ellerinde.

Eski Türklerden Cumhuriyet dönemine boşanmanın hukukumuzdaki yerini ele alan bu kitap, dünden bugüne yaşanmış örneklerle ayrılıkların sebeplerini de açıklıyor. Ultra cimri kocalar, eşi hakkında asılsız ihbarda bulunanlar, kocasına büyü yaptıran mistik kadınlar… Mahkeme salonlarının trajikomik hikâyelere sahne olduğu boşanma davaları evliler için "tedirgin" fakat bekârlar için "keyifli" bir okuma vaat ediyor.

Ve yazarları uyarıyor: Herhangi bir aile bünyesinde ortaya çıkıp boşanmaya neden olan bir olguyu tüm aileler açısından her şartta geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul etmek mümkün değildir. Bu yüzden de kitabımızın bir "boşanma rehberi" olarak algılanmamasını dileriz. Tabii ki okurun derlediğimiz olayları dikkate alarak sağlıklı bir evlilik bünyesinde hangi davranışlara yer olmadığını görmesi mümkün olduğundan, kitabımızın bir "mutlu evlilik rehberi" olarak algılanmasından da memnun oluruz.

Teistik Evrim Düşüncesinin Eleştirisi: Bilim, Felsefe ve İslam'ın Delilleriyle / Fatih Buğra Sarper / Aktaş Yayıncılık

teistik-evrim Evrim, kimi zaman bilimden uzak felsefî düşüncelerin bilim diye sunulduğu kimi zaman da bilimsel gerçeklerin evrimi reddetmek adına inkâr edildiği subjektif bir polemik düzlemi hâline gelmiştir. Bu kitap, evrimin İslam ve bilim ile örtüşen ve örtüşmeyen kısımlarının ayrımını titizlikle yapan; dolgun bilimsel içeriği ve ilmî delilleriyle teistik ve ateistik evrim düşüncelerini eleştiren, ezber bozucu, özgün bir eserdir.

Anadolu'nun Eski Çağlarında İnanç Olgusu ve Yönetim Anlayışı / Ercüment Yıldırım, Okay Pekşen, L. Gürkan Gökçek / Değişim Yayınları

anadoluda Anadolu, sahip olduğu inanç çeşitliliği ve gelişmiş yönetim anlayışı ile insanlığın ortak medeniyetine büyük katkılar sunan kadim coğrafyalardan biri olmuştur. Dünya tarihinin bilinen ilk tapınaklarından, Homeros'-un destanında anlatılan Truva'ya; Hititlerin yönetim merkezi Hattuşa'- dan Roma'nın kült merkezlerinden olan Pergamon'a kadar birçok idari merkezi ve kutsal alanı barındıran bu toprakların sahip olduğu kültürel birikim insanlık tarihinin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Eskiçağ tarihi alanında ülkemizin önde gelen kıymetli akademisyenlerinin bölüm yazarlığı yaptığı bu kitapta, Çatalhöyük'teki inanç olgusunun nasıl şekillendiğini, Anadolu'nun inanç sistemleri üzerindeki Mezopotamya izlerini, Erken Tunç Çağı'ndaki ölü gömme geleneğinin oluşumunu, bulaşıcı hastalıkların dini inanca yansımasını, Hitit kaya anıtlarının siyasi otoriteye etkisini, tanrılar üzerine yemin etmenin tarihsel kökenlerini, Frig tanrısı Matar Kubeleya'nın ana tanrıça olma aşamalarını, Demir Çağı'ndaki ahiret inancını, Anadolu'da Iuppiter Dolichenus'un nasıl tapınım gördüğünü ve Roma İmparatoru Traianus'un nasıl tanrılaştığını okuyabileceksiniz.

Ortaçağ'da Mantık El Kitabı / Catarina Dutilh Novaes, Stephen Read / Litera Yayıncılık

ortacagda-mantik Ortaçağ mantığına ayrılan ilk ve kapsamlı el kitabı olan bu kitap, her ikisi de Helenistik mirasın arka planında ortaya çıkmış ve yüzyıllar boyunca etkileşimde bulunmuş olan Latince ve Arapça geleneklerini ele almakta ve her ikisinin de aslında kardeş gelenekler olduğunu göstermektedir. Yetişmiş ve genç araştırmacılar tarafından ele alınan bölümler, erken ve geç gelişmeleri içeren tüm zaman dilimini kapsamakta ve mantık tarihinde oldukça zengin döneme dair yeni kavrayışlar önermektedir. Kitap, okuyucuyu hem târihî hem de sistematik açıdan konuya daha yakın olmasını sağlayacak şekilde iki bölüme ayrılmıştır: 'Dönemler ve Gelenekler' ve 'Temalar'. Ortaçağ felsefesi, mantık tarihi ve düşünce tarihi araştırmacıları ve öğrencileri için kesinlikle okunması gereken bir eser olmasını umuyoruz.

Şüphenin Tarihi - Felsefeye Giriş / Sadık Usta / Kafka Kitap

suphenin-tarihi Düşünce Dünyamızda "Daha Fazlasını Bilme" Kıvılcımının Parladığı İlk Andan Bugüne Felsefenin Öyküsü

İnsanı diğer türlerden ayıran en önemli özelliğin düşünme yetisi olduğunu bilsek de bu meziyeti temel alan "felsefe" kavramıyla daima mesafeli bir ilişkimiz olmuştur. Peki, esasen attığımız her adımda bir izi olan bu disiplini araştırma ya da hayatımıza uygulama gayretinden geri durmamıza sebep nedir?

Dünyayı Değiştiren Düşünürler adlı kapsamlı felsefe tarihi serisiyle tanıdığımız Sadık Usta, olabilecek en yalın dille insanlığın düşünce tarihini anlatmaya koyulduğu bu yeni seride akla takılan tüm soruları yanıtlıyor. Zihinde şüphe kıvılcımlarının ilk belirişinden bugüne, benzersiz bir öyküyü kaleme alırken felsefe kürsülerinin korkutucu dilinden fersah fersah uzakta durarak okurla müthiş bir sohbete koyuluyor.

Kitabın sayfaları arasında kaybolmadan önce, yazarın hepimizin bilmesini istediği önemli bir mesajı var, büyük bir zevkle iletiyoruz:

Herkes felsefe öğrenebilir; herkes felsefeci ve hatta bazılarımız filozof da olabilir. Bunun için çok şeye gerek yok; sadece sorgulamak, araştırmak, merak etmek, derinlemesine okumak, mevcut durumu eleştirmek ve her anlatılana kanmamayı öğrenmek yeterlidir. Bu yüzden bu kitap, en başta gençlere ve sonra da felsefeye ilgi duyan her yaştan insana yönelik yazılmıştır.

Eğer felsefenin günlük yaşamda ne işe yaradığını bilmek, felsefi-düşünsel merakınızı gidermek, düşünme yönteminin yasalarını kavramak istiyor ya da felsefe yapmanın ne olduğunu merak ediyorsanız bu kitap size göredir.

Ebeveynler için Konuşma Dersleri: Ne Söylemeli Nasıl Söylemeli ve Ne Zaman Dinlemeli / Wendy Mogel / Nova Kitap

ebeveynler-icin Çocuklarınızla tartışmaktan yoruldunuz mu? Kendinizi sürekli aynı şeyleri tekrar tekrar söylerken mi buluyorsunuz? Ya da belki çocuklarınızla iletişim kurmaya çabalamaktan tamamen vazgeçtiniz? Başarılı ebeveynliğin anahtarı iletişim kurma biçiminizdir. Ebeveynlerin çoğu çocuklarıyla konuşurken sık sık, sesleri yükselen ve yalvaran, öfkeli, yaralı kişiler olarak karşımıza çıkarlar. Ses tonları ve beden dilleriyle "çocuk gibi davrandığında bunu kaldıramıyorum" sinyali verirler. Ses tonu ve konuşma tarzındaki basit bir değişiklikse çocukların sakinleşmesini, daha dikkatli dinlemesini ve daha sıcak, saygılı ve içten iletişim kurmasını sağlar. Otuz yılı aşkın süredir ebeveynlik uzmanı olan Dr. Wendy Mogel, Ebeveynler için Konuşma Dersleri'nde nörobilim, peri masalları ve antropoloji gibi çeşitli kaynaklardan yararlanarak çocuğunuzla ilişkinizi dönüştürmek için atabileceğiniz adımları gösteren temel ve gerçekçi bir rehber sunuyor.

Dırdır ve bağırma döngüsünü nasıl kırarsınız? Çocuğunuzla ölüm ve cinsellik gibi zor konular hakkında nasıl konuşabilirsiniz? Çocuğunuzun size söylemeye çalıştığı şeyi nasıl dinlemelisiniz? Dijital cihazların hem sizin hem de çocuğunuz için neden olduğu dikkat dağınıklığının üstesinden nasıl gelirsiniz? Hayatınızın her aşamasının çocuklarınızla daha iyi bir ilişki kurmak için yeni fırsatlar getirdiğini ortaya koyan bu kitap çocuğunuzla nasıl konuşacağınız, ebeveynlik hayal kırıklıklarını nasıl yeneceğiniz ve anlamlı, kalıcı aile ilişkilerini nasıl şekillendireceğiniz konusunda size yol gösterecek.

New York Stiliyle Çocuk Yetiştirmek: Bir Klinik Psikoloğun New York'ta Annelik Serüveni / Mine Kayraklı Parlak / Tara Kitap

new-york-stiliyle-cocuk-yetistirmek Bir Klinik Psikoloğun New York'ta Annelik Serüveni

"Anne-baba olarak pozitif disiplin kurmanın ilk ve en önemli adımı kendi gücümüzü ele almak. Yani kendimize güvenmek ve hangi metodu uygularsak uygulayalım bunu sakin, özgüvenli bir duruşla yapmak."

Psikolog olman anneliğini nasıl etkiliyor? New York'ta çocuk büyütmek nasıl? Çocuklara tek başına nasıl bakıyorsun? Uyku eğitimini nasıl yaptın? İlk ne zaman seyahat ettin? Katı gıda olarak neler verdin?

New York Stiliyle Çocuk Yetiştirmek, uzun yıllar çocuk ve ergenlerle çalışan klinik psikolog Mine Kayraklı Parlak'ın New York'ta kendi doğum ve çocuk yetiştirme sürecindeki annelik yolculuğunu konu alıyor.

Mine Kayraklı Parlak bu kitabı ile New York'taki çocuk yetiştirme stillerine dair gözlemlerini, uzman önerileri ile birleştirerek okurlara sadece pratik bilgiler vermekle kalmıyor, kendi kişisel gelişim sürecimizin çocuk yetiştirmedeki etkisini de evrensel bir dille ortaya koyuyor.

İsimsiz Çocuk: Bir Çocuğun Hayatta Kalabilmek İçin Verdiği Mücadelenin Gerçek Öyküsü / Dave Pelzer / Koridor Yayıncılık

isimsiz-cocukBu kitap sizi Kaliforniya tarihindeki en ciddi çocuk istismarı vakalarından biriyle ve anne kavramının en şeytani boyutuyla yüz yüze getiriyor.

Alkolik ve duygusal olarak dengesiz annesi tarafından vahşice dövülen ve ölesiye aç bırakılan Dave Pelzer'in bir çırpıda okunan ama akıllardan kolayca çıkmayan hikâyesi bu. Öyle bir anne düşünün ki öngörülemez ve dolambaçlı oyunlar oynuyor, çocuğuna türlü türlü işkenceler yapıyor ve onu her gün ölümle burun buruna getiriyor. Dave hayatta kalmak için annesinin bu oyunlarını kazanmak zorunda. Ne yazık ki annesi onu oğlu olarak değil, bir köle olarak görüyor. İsmiyle çağırmaya bile tenezzül etmediği bir köle...

Dave evlerinin bodrum katında eski bir yatakta yatıyor, giysileri kirli ve yırtık pırtık. Annesi güzel bir şeyler yemesine izin verdiğinde de bu ancak bir köpeğin burun kıvıracağı türden şeyler oluyor. Dave'in yaşadığı kâbustan kimsenin haberi yok. Sevgisiz, çaresiz ve yapayalnız. Sahip olduğu tek şey hayalleri, onlar sayesinde ayakta kalabiliyor. Aslında tek isteği diğer çocuklar gibi olmak; doymak, sıcak bir yatakta uyumak ve sevilmek...

Endülüs Medeniyetinin Zirvesi: Halife 2. Hakem Dönemi Endülüs Tarihi (350-366/961-976) / Furkan Erbaş / Fecr Yayınları

endulus-medeniyetin-zirvesi Yaklaşık bir asra yakın İslâm dünyasının idaresini ellerinde bulunduran Emevî- ler devrinde, kısa bir süre içerisinde siyâsî, askerî ve sosyal alanlarda pek çok önemli hadise meydana gelmiştir. Bu olaylardan birisi de şüphesiz Avrupayı siyâsî, askerî ve kültürel olarak etkisi altına alan Endülüs'ün fethi olmuştur. Müslümanlar burada sekiz asır gibi uzun bir süre hüküm sürmüşler ve Avrupa'nın daha sonraki dönemlerde gelişmesine ve kalkınmasına direkt etki etmişlerdir.

Endülüs Emevî Halifesi Hakem b. Abdurrahmân, Endülüs Emevî hükümdarları arasında idârî dehâsı ve entelektüel şahsiyetiyle temâyüz etmiş birisidir. 15 yıl gibi bir süre tahtta kalan II. Hakem dış siyasette hem Endülüs'te hem de kuzey Afrika'da son derece önemli adımlar atarak devletin sınırlarını güçlendirmiştir. Öte yandan kendisi ilme, bilginlere ve kitaplara düşkün bir kimse olarak tarih kitaplarında yer almakla birlikte eğitim-öğretim faaliyetlerine gerekli desteği sağlamış ve ülkesinde adeta okuma-yazma bilmeyen kalmaması için özel gayret sarfetmiştir.

Elinizdeki bu çalışmada II. Hakem'in hayatı, şahsiyeti, siyaseti ve İlmî kişiliği ile birlikte döneminde başkent Kurtuba ve Endülüs'ün durumu ele alınmıştır.

Anılarımda Demokrasi Şehidi Adnan Menderes / Adnan Gülerman / Yüzleşme Yayınları

anilarimla-adnan-menderes Türk milletine mal olmuş eserlerin ve şahsiyetlerin omuzlarında yükselen Türk demokrasi tarihi, ne üzücüdür ki; darbelerin, muhtıraların ve egemenlik haklarını deruhte etmek isteyen karanlık güçlerin izlerini taşımaktadır. Birçok acı hadisenin yaşandığı ve kimi zaman da milli siyasetin silah zoruyla dizayn edildiği Türkiye, çok partili hayatın kazanımlarına rağmen cunta rejiminin muhatabı olmaktan yıllarca kurtulamamıştır. Bu noktada milli iradenin tam ve serbest tecellisini sağlamak; güven, huzur ve istikrar ortamını yeniden tesis etmek gayesiyle 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti (DP), 27 Mayıs 1960 darbesi ile millet iradesini yok sayanlarla yüzleşmek zorunda kalmıştır.

Memleketin dört yanında millet ile kucakladığı iktidarı, bir günde darbe ile elinden alınan partinin geleceği ise askeri vesayeti yüceltenlerin hazırladığı darağacında son bulmuştur. Konuşmalarında Türk milletinin yüksek vasıflarına mütenasip gayretlerin hayat bulmasına her zaman vurgu yapan DP'nin kurucusu ve dönemin Başbakanı merhum Adnan Menderes'in idamı da Türk demokrasisine kara leke olarak geçmiştir.

Tercih hakkının ortadan kaldırıldığı ve demokratik toplum düzeninin gasp edildiği o yılları bilimsel yaklaşımla ele almak, günümüzde Türkiye'nin geleceğini tehdit etmek isteyen girişimlerin önlenmesi açısından önemlidir. Dokuz Eylül Üniversitesi'ne uzun yıllar emek veren Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Gülerman'ın 'Anılarımda Demokrasi Şehidi Adnan Menderes' isimli bu eseri, sadece Menderes'in içinde bulunduğu şartlara değil aynı zamanda DP döneminde yaşanan hadiselere de ışık tutmaktadır.

Menderes'in siyasete girişinden yönetimdeki hedeflerine 6-7 Eylül olaylarından Yassıada davalarına kadar; içeriği kapsamlı şekilde hazırlanan bu kitap, Gülerman'ın derin bilgisi ve kendine has üslubu ile başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır. Menderes ile tanışmasını da sayfalarına taşıyan yazarın geçerliliğini günümüzde dahi koruyan siyasetin sinir uçlarına yönelik tespitleri ise Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi olmak isteyenlerin dikkatle üzerinde durması gereken değerlendirmeleri taşımaktadır. Tablo, resim ve kaynakları ile özenle hazırlanan bu kitabın yeni çalışmalara ilham kaynağı olacağına inanıyorum.

Şehit Gün Sazak / Oğuzhan Cengiz / Bilgeoğuz Yayınları

gun-sazak Göreve geldikten kısa bir süre sonra, kurduğu kontrol mekanizmalarıyla yurt dışından Türkiye'ye kaçak yollarla sokulmak istenen mallar engelledi. Rüşvetçi, rantiyeci memurlar yerine, görevinin bilincinde olan memurlar iş başı yaptırıldı. Bu yolla, milyarca lira kaybın önüne geçildi.

Siyasî muarızlarının bile saygı duyduğu bir kişi olan Gün Sazak, beraber yürüdüğü arkadaşları için umulmaz bir dava adamıydı. Soğukkanlılığı, güler yüzü, merhameti onu tanıyanlarda hayranlık uyandırdı. Onun için yılgınlık, duraksama, acizlik yoktu. Emek harcandıktan sonra bütün olmazlar "olur"du. Zaten başarısı da bunun ürünü değil miydi?

Bu eserde. Gün Sazak'ın kişiliği, siyasî hayatı, bakanlık döneminde yaptığı icraatlar incelenmiş, şehit edilişinin sebep ve sonuçları üzerinde durulmuş ve ardından yazılanlar incelenmiştir. Gün Sazak dönemini yaşayanları o günlere götürecek olan bu kitapta, Türkiye'nin yakın tarihinde ayrı bir yer tutan sıkıntılar ve bu sıkıntılardan kurtulmak için verilen mücadele yeniden hatırlatacaktır.

Gün Sazak'ın siyasî hayatı Türk siyasetinin özetidir. Kitap, unutma hastalığına karşı hatırlamayı ve bir daha hafızalardan çıkmasını amaçlamaktadır. Okuyan herkeste derin yaralar bırakacağından şüphe duymadığımız Gün Sazak'ın mücadelesinin, herkes için bir siyaset modeli olması ümidiyle...

Uygarlık Tarihinde Renk / Adnan Tepecik / Sistem Ofset Yayıncılık

renk Kitabın ana konusu olan RENK insanlığın var olmasıyla birlikte sosyal, psikolojik, kültürel tasarım ve sanat açısından, insanın ürettikleriyle birlikte, sürekli hayatın içinde olan bir kavram halindedir. Renk, ışıkla var olmakla birlikte, çeşitli görüşler maddenin molekül yapısının, rengin ortaya çıkmasında önemli bir eken olduğu yönündedir. Işık ve renk, herkesin algıladığı, farklı yorumlarda bulunduğu ve tartıştığı insani konulardır.

Günümüzde, rengin fizik ve kimya bilimiyle çok yakın ilişkisi olduğu bilinmektedir, ancak rengin bilimsel açıklamaları insan algısı ve sezgileri için yeterli olmamakta, toplumsal ve kültürel davranışlar açısından önemli sembolik imge ve anlamlar haline gelmektedir.

Renkle ilgili her insan farklı bir yorum ve algı ortaya koyabildiği gibi, her toplum jendi kültürel yapısına göre, renge anlam yükleyebilir ve milli bir sembol olarak kullanabilir.

Sakızlı İsa Efendi ve Nizamü'l-Edviyesi Üzerine İncelemeler / Komisyon / DBY Yayınları

sakizli-isa Eski zamanlardan beri hayvansal, bitkisel ve mineral kökenli devaları tanımak; özelliklerini, kullanım miktarlarını, yan etkilerini ve bu etkileri ortadan kaldırmak için alınacak tedbirleri bilmek tıpla uğraşan herkes için önemli olmuştur. Bu sebeple diğer bütün tıp gelenekleri içinde olduğu gibi Osmanlı tıp külliyatı içinde de devaları tanıtan eserler önemli bir yere sahiptir.

Hekimbaşı Sakızlı İsa Efendi tarafından 17. yüzyılda kaleme alınmış olan Nizâmü'l-Edviye, tıpta kullanılan "müfred deva"ları tanıtan bir "müfredât" kitabıdır. Nizâmü'l-Edviye gerek hacmi gerekse kullandığı kaynak çeşitliliği bakımından müfredât kitapları içinde önemli bir yere sahiptir. Eserde, deva isimlerinin Arapça, Süryanice, İbranice gibi doğu dillerindeki adlarının yanı sıra Latince, Fransızca, İtalyanca gibi batı dillerindeki adlarına da yer verilir.

Nizâmü'l-Edviye, başta sözlükbilim, etimoloji gibi konular olmak üzere Türk dilinin çeşitli alt başlıkları, divan edebiyatı, halk edebiyatı, tarım tarihi, botanik, zooloji ve mineroloji tarihi, kültür tarihi, folklor gibi birçok alana katkı sağlayacak malzeme içermektedir. Bu da eseri sadece tıp/eczacılık tarihi araştırmacılarının yararlanacağı bir metin olmaktan çıkarmakta ve esere, birçok alana katkı sağlayacak bir metin özelliği kazandırmaktadır.

Nizâmü'l-Edviye'nin bu zenginliği, farklı alanlardan araştırmacıları, temel kaynağı Sakızlı İsa Efendi ve Nizâmü'l-Edviye olan çalışmalarıyla bu kitapta bir araya getirerek okuyuculara sunulmuştur.

Michel Foucault / Frederic Gros / İletişim Yayınları

michel-foucault Michel Foucault, kuşkusuz 20. yüzyılın en önemli figürlerinden biri. Sadece felsefeye değil sosyal bilimlerin bütün alanlarına sızan yeni kavramlar ve yeni bakışlar sunmuş bir düşünür, ayrıca çağının siyasal olaylarına kayıtsız kalmamış bir entelektüel.

Foucault'nun Collège de France derslerini yayına hazırlayan Frédéric Gros, onun yaşam güzergâhını takip ederek, döneminde olduğu kadar bugün de tartışılmaya devam eden eserlerini birbirine bağlayan halkaları ortaya koyuyor.

Michel Foucault, dışlanan delilikten kapatma mekânı olarak hapishaneye, cinselliğin tarihinden öznelleştirme pratiklerine, biyopolitikadan yönetimselliğe kadar Foucaultcu "arkeoloji"nin temel izleklerini, kavramlarının gelişimini ve geçirdiği değişimleri aktarıyor. Düşünürü tanımak ve eserlerini anlamak için açık ve anlaşılır bir rehber...

Türkistan'ın Milli Uyanışında Özbek Cedidciler Abdurrauf Fıtrat Örneği / Seyfettin Erşahin / Mamer

turkistan Kadim medeniyet coğrafyası Türklerin atayurdu Türkistan uzun yüzyıllar siyasi, fikri, dini, ekonomik ve kültürel yönlerden insanlığa ışık tutmuştur. Ancak 16. Yüzyılla birlikte başlayan durgunluk 19. Yüzyılda sömürgeleşme ile sonuçlanmıştır. Bu son süreçte Türkistan'ın uyandırılması ve ayağa kaldırılması için içeriden ve dışarıdan cedidcilik, maarifetperverlik, terakkiperverlik, ıslahçılık gibi bazı girişimler olmuştur. İslam dünyasının genelinde de yaşanan bu sorunun çözümüne dair Osmanlı, Mısır, Hindistan, Kuzey Afrika hatta Uzakdoğu Müslümanlarının yaklaşımları epeyce bir zamandır akademik çalışmalara konu olmakta, Batı ve Doğu dünyasında bilinmektedir. Ancak Türkistanlıların konu hakkındaki fikirleri ve girişimleri ile ilgili hala yeterli ilgi ve bilgiden yoksunuz. Oysa krizi en derinden yaşayan bu coğrafya insanlarının da çözüm önerileri vardı. Bu hususta öncülük eden topluluklardan biri de bölgenin ana unsurlarından Özbeklerdir. Biz burada yerel, yeni ve milli zihniyet sahibi Özbek cedidcilerden Buharalı Abdurrauf Fıtrat'ın genelde İslam dünyası özelde Türkistan için öngördüğü yenileşme veya modernleşmeye dair fikirlerini gündeme taşımak istedik.

80 Trenle Dünya Turu / Monisha Rajesh / The Kitap

80-trenle-dunya-turuTrenle Dünya Turu kitabı okuyucusunu günün karmaşasından ve yoğunluğundan alıp 80 farklı trenin içerisinde yaşanan keyifli hikayelerin anlatıldığı bir yolculuğa çıkarıyor. Dünyanın etrafında 72 bin kilometre ve 7 ay süren bir yolculuğa davetlisiniz.

Hint asıllı İngiliz gazeteci Monisha Rajesh 80 tren yolculuğuyla dünyanın çevresini dolaşacağını söylediğinde kimse yapabileceğine inanmamıştı. Ancak nişanlısı Jem ile sırt çantalarını toplayıp Londra'dan bilinmeze doğru yola çıkmaları çok uzun sürmedi. Rusya'dan Moğolistan'a, Çin'den Vietnam'a, Kuzey Kore'den Malezya'ya ve çok daha ötesine uzanan çılgın bir maceraya atıldılar.

Bu maceraya büyüleyici manzaralar, sıra dışı coğrafyalar, istasyonlarda tanışılan çeşit çeşit insanla kurulan dostluklar ve paylaşılan hikâyeler eşlik ediyor. Dünya vatandaşı olmanın ne anlama geldiğini yansıtan bu

Kitap; hayat, tarih ve kültür hakkında canlı bir anlatım sunuyor. Rajesh'in sürükleyici sayfalarında dolaşırken hem yeni dünyalar keşfedecek hem de çok eğleneceksiniz.

Trenimiz kalkmak üzere, lütfen yerlerinizi alınız!

TÜBİTAK MAM'ın Doğuşu Enstitünün Kuruluşu / Ebubekir Ayan / TÜBİTAK Yayınları

tubitak-mam TÜBİTAK'ın 1963 yılında faaliyete başlamasından kısa bir süre sonra TÜBİTAK çatısı altında kurulan ve ilerleyen yıllarda aşamalı bir şekilde faaliyete geçen Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsü (bugünkü adıyla TÜBİTAK MAM), Türkiye'de bilimsel ve endüstriyel araştırma faaliyetlerinin tarihî gelişiminde önemli bir dönüm noktasını teşkil etmektedir.

TÜBİTAK'ın araştırma işlevinin nüvesini oluşturan Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsü ve Enstitü çatısı altında kurularak sonraki yıllarda müstakil araştırma birimlerine dönüşen diğer kuruluşlar, Ar-Ge faaliyetlerinin Türkiye sanayisi tarafından benimsenmesinde ve Türkiye'de Ar-Ge kültürünün tesisinde belirleyici bir rol oynamıştır. TÜBİTAK MAM'ın kuruluş ve ilk faaliyet yıllarındaki tarihî gelişiminin incelendiği bu çalışma, Türkiye sanayisinin o dönemdeki genel vaziyetine ve Türkiye Ar-Ge tarihinin kritik bir dönemine de ışık tutmaktadır.

Akıncılar Hareketi: 1975 – 1980 / Ersönmez Yarbay / Ekin Basım Yayın

akincilar-hareketi 1920-1980 Türkiye'si. Akıncılar Derneği. Genel Başkanlıklar Dönemi. Akıncı Gençler Derneği (07.03.1980-12.09.1980). Şube Çalışmaları. Akıncı Kuruluşlar. Akıncıların İrtibatta Olduğu Dernek Ve Kuruluşlar. Akıncıların Yürüyüş Ve Mitingleri. Akıncı Kampları. Akıncılarla Çatışma. Akıncı Yayınları. Akıncıların Ümmetçilik Faaliyetleri. Akıncıların Okul Ve Yurt Çalışmaları. Akıncıların Avrupa Çalışmaları. Akıncıların Finans Kaynakları. Akıncı-Msp İlişkileri. Dernek Genel Merkez Binaları. İtaat. Akıncı Şehitler. Akıncılar Ve Silahlı Örgüt İddiası.


Yazar: Yeni Çıkanlar - Yayın Tarihi: 01.01.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 05.12.2023 11:22
1241

Yeni Çıkanlar Hakkında

Yeni Çıkanlar

Yeni Çıkan kitaplar hakkındaki kimi içerikleri bu profil altında yayımlıyoruz. Bu içerikler tanıtım bülteninden derlenmiş olabileceği gibi alıntı da olabilir. Nadiren kendi yazdığımız içerikler de olabilir.

Yeni çıkan kitaplarınızın tanıtım bültenlerini [email protected] adresine gönderebilirsiniz.

Yeni Çıkanlar ismine kayıtlı 204 yazı bulunmaktadır.