Kitap Raporu 4 : Yeni Çıkan Eserler (Şubat, 2022), Yeni Çıkanlar, Yeni Çıkanlar

Kitap Raporu 4 : Yeni Çıkan Eserler (Şubat, 2022) yazısını ve Yeni Çıkanlar yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Kitap Raporu 4 : Yeni Çıkan Eserler (Şubat, 2022)

07.03.2022 09:00 - Yeni Çıkanlar

Fiyatlardaki dalgalanmalar yayınevlerini daha satış odaklı kitaplara yönelttiği için bu ayki seçkimiz çok az kitap içermektedir. Bu ayki seçkimiz babil.com sitesi ve kitapyurdu.com siteleri kullanılarak derlenmiştir.

subat-yatay

Doğu Akdeniz'de Osmanlılar ve Ruslar: 1768-1812 / Durmuş Akalın, Kamuran Şimşek / Kesit Yayınları

dogu-akdeniz Rus devleti ortaya çıktığı bölgenin koşulları nedeniyle denizlere ulaşmayı önemli bir hedef olarak belirlemiştir. Çar Petro'nun yönetimi sırasında bu hedefler sistemli bir politikaya dönüşmüştür. II. Katerina döneminde ise Rus deniz faaliyetleri Karadeniz ve Baltık Denizi'nin ötesinde Akdeniz'e kadar uzanmıştır. II. Katerina, 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında bir Rus filosunu Baltık Denizi'nden İngiltere'nin de desteği ile Akdeniz'e göndermiştir. Bu sefer sırasında Ruslar Mora Yarımadası, Adalar Denizi, Çanakkale Boğazı, Lübnan ve Mısır sahillerinde ciddi bir tehlike haline gelmiştir. Her ne kadar çok büyük masraflara mal olmuşsa da bu dönemde Akdeniz'de yürütülen faaliyetler Rusya'ya büyük bir şöhret kazandırmıştır. 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı, Küçük Kaynarca Antlaşması ile sona ermişse de gerek bu anlaşmanın Ruslara sağladığı avantajlar gerekse de uluslararası konjonktür ve Osmanlı Devleti'nin zayıflığından istifade ile bundan sonra Ruslar, Akdeniz'den ilgisini bir daha kesmemiştir.

Büyük bir hevesle Karadeniz ve Akdeniz'e ulaşmak isteyen Ruslar için en büyük engel Osmanlı Devleti olmuştur. Boğazlardan geçen Rus gemileri sıkı bir şekilde denetlenirken Akdeniz'deki Rus deniz faaliyetleri de yakından takip edilmiştir. Ancak III. Selim, 1798'de Fransızların Mısır'a çıkması üzerine Rusya ve İngiltere ile bir ittifak yapmıştır. 7 Ada'nın Fransızlardan alınması Osmanlılar ve Rusları daha da yakınlaştırmıştır. Ne var ki bu yakınlaşma sırasında dahi iki devlet arasında tam bir dostluk tesis edilememiştir. Çatışan Osmanlı ve Rus çıkarları çok geçmeden de iki devleti tekrar bir savaşa sürüklemiştir. Çatışan çıkarlar arasında 19. yüzyılda Doğu Akdeniz'de yeni bir denge oluşmuş ve bu denge içinde Kavalalı Mehmed Ali Paşa da kendine bir yer bulmuştur. Fransızların Doğu Akdeniz'de üstün konumunun yerini yavaş yavaş İngilizler almaya başlamıştır. Tüm bu gelişmeler arasında da Osmanlı Devleti topraklarını olağanüstü bir gayretle muhafaza etmeye çalışmıştır.

Çelik Kanatların Kırılışı / Muhittin Şimşek / Alfa Yayınları

celik-kanatlar Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren hava harp sanayiine büyük önem veren Türkiye'nin bu alandaki faaliyetleri İkinci Dünya Savaşında da devam etmiş ve 1941 yılında, savaşa girilmemiş olsa da, zor şartların yaşandığı ülkede ciddi bir altyapı gerektiren Türk Hava Kurumu Etimesgut Uçak Fabrikası kurulmuştu.

Avrupa'nın sayılı fabrikalarından biri olan Etimesgut Uçak Fabrikası'nı öncesi ve sonrasıyla anlatan bu kitap, Türkiye'de uçak ve uçak motoru üretimi sürecine ve bu süreçle birlikte ülkenin genel durumuna ve tarihsel olaylara ışık tutarken, "Uçak fabrikasının başarısızlığında rol oynayan faktörlerin telafisi mümkün müydü?" sorusuna cevap arıyor.

Gazetecilik Neden Önemli? / Michael Schudson / um:ag Yayınları

gazetecilik Son yıllarda haber kuruluşlarına yöneltilen eleştirilere ve bu kuruluşların karşılaştıkları birçok zorluğa rağmen gazetecilik önemlidir. Schudson; gazetecilik önemlidir, çünkü her gün içinde yaşadıkları karmaşık ve değişen dünyada insanların yönlerini bulmalarını sağlar, diyor. Gazetecilik önemlidir, çünkü mevcut kamusal sorunlara olgu-merkezli, kanıtlara dayanan bir yaklaşım tarzı önerir. Önemlidir; çünkü güç sahiplerini, özellikle de hükümettekileri düzenli olarak takip eder ve bu kişileri, sorumlusu oldukları tatsız gerçeklerle ilgili yanıt vermeye zorlayabilir. Gazetecilerin yaptığı iş sayesinde yolsuzluk önlenir, akılcı olmayan girişimler durdurulur, kamusal tehlikelerin önüne geçilir.

Bu kitap; gazetecileri, aslında tam olarak ne yaptıkları konusunda derin şekilde düşünmeye davet ediyor. Şüpheci haber izleyicilerini yalnızca medyanın tarafgirliğine değil, aynı zamanda kendi önyargılarına ve bu önyargıların bakış açılarını nasıl çarpıtabileceğine dikkat etmeye de zorluyor. Bu kitap aynı zamanda gazeteciliğin; kelimeleri, resimleri veya sayıları seven hırslı, meraklı genç insanlar için mesleki bir seçenek olması umudunu taşıyor. Kelimeleri, resimleri ve sayıları; kamusal tartışmayı bildik yöntemlerle veya henüz hayal edilemeyen yollarla geliştirmek için kullanmak istiyor.

Paçayı Kaptırmama Sanatı / Eray Efe / Destek Yayınları

pacayi "Bu dünyada bize sunulan şeyler bir seyyahın handa bir geceliğine konaklamasına benzer." – Epiktetos

Bir filmde rastlasak amma da klişe deyip kanalı değiştireceğimiz tuhaf zamanlardan geçiyoruz. Ekolojik felaketler, salgınlar, ekonomik krizlerle birlikte dünya paçamıza yapışmış "Vallahi hayatta bırakmam!" diyor. Güya modern dünyada yaşıyoruz. Atalarımızdan daha iyi durumda falan değiliz, mağarada yaşayan o adam bugün hâlâ aramızda ve aynı tepkileri veriyor. O mağara adamı biziz ve hâlâ çaresiziz.

Bu kitabın konusu karamsar düşüncelere odaklanmak değil, aksine dünyanın gelip geçiciliğinde, çok da kendimizi hırpalamadan bazı şeylere göz atmak, mucizevi değil daha insani dengede kalma yollarını keşfetmek. Çeşit çeşit insan profili, davranış şekli ve düşünce bulutları arasında gezinmek, bazen gülmek bazen de yüzleşmek.

Psikolog Eray Efe, Paçayı Kaptırmama Sanatı'nda insanın trajikomik yazgısının geçmişten bugüne serüvenini özetliyor. Kibirden hasede, mutluluk arayışından depresyona, arzulamadan yıkıcılığa insan duygularının ve davranışlarının doğasına bakıyor. Paçayı kaptırmadan merkezde kalmanın ve hafiflemenin kısa yollarını anlatıyor.

İstanbul'un Deniz Canlıları / Mert Gökalp / Kültür A.Ş.

istanbul-deniz İstanbul'un Deniz Canlıları, "Nasıl bir kaynak kitaba sahip olmak isteriz?" sorusundan yola çıkılarak, eşsiz sualtı canlılarının inanılmaz öyküleriyle büyülenmiş bir yazar ve fotoğrafçı tarafından hazırlandı. Kitapta, İstanbul denizlerindeki tüm canlıları temsil eden balıklar, kıkırdaklılar, algler ve süngerler gibi 13 farklı guruptan 331 tür sualtı canlısı yer alıyor. Bu haliyle, İstanbul'un bin yıllardır denizle olan ilişkisini detaylarıyla anlatan bir belgesel eser olma özelliği taşıyor.

Kitabın içerisindeki deniz canlılarına ait fotoğraflar İstanbul'un Karadeniz, Avrupa ve Anadolu kıyıları, İstanbul Boğazı, Prens Adaları, İzmit Körfezi, Güney Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı kıyılarına ait. Toplamda 15 senelik gözlemler, bilimsel okumalar, belgesel çalışmalar, video röportajlar ve 250'nin üzerinde dalışın ürünü olan bu fotoğraflar, deniz yüzeyinden 55 metreye varan bir derinlik aralığında, deniz canlılarının mümkün olan her anına tanık olabilmek adına, gün ve gecenin farklı saatlerinde çekildi.

İstanbul'daki yaşamı besleyen tüm canlıları tanıdığımız ve koruduğumuz sürece bu şehirde var olacağız. Çünkü iklim krizi, istilacı canlılar, insan kaynaklı kirlilik korkutuyor. Sanayi ve tarımsal atıklarla baskı altında olan Karadeniz ve Marmara Denizi'yle ilgili eğer yakın zamanda acilen önlem almazsak İstanbul elimizden kayıp gidecek. Bu nedenle sadece Marmara'ya değil tüm denizlerimize bakışımızı değiştirmemiz; denizleri tanımaya, sevmeye ve korumaya başlamamız gerekiyor. Titizlikle hazırlanan İstanbul'un Deniz Canlıları, denizlerimize ve İstanbul'un deniz canlılarına dikkat çekiyor…

Haberin Ortaya Çıkışı: Dünyanın Haberleşme Süreci / Andrew Pettegree / Kültür Sanat

haberin-ortaya Haber alma ve bilgi edinme içgüdüsü, insanlık tarihinde oldukça eskiye; hatta bırakın süreli yayını, matbaanın icadından çok daha önceye dayanmaktadır. Sanayi öncesi Avrupa'nın haber dünyası, on sekizinci yüzyılın sonuna kadar tam olarak çok ortamlı bir bilgi alışverişine sahipti: sohbetler, dedikodu, sivil törenler, kutlamalar, vaazlar, resmî bildiriler ve daha sonra baskı çağında broşürler, fermanlar, baladlar, dergiler ve ilk haber sayfaları. 1800'e kadar dört yüzyıl boyunca Avrupa ve dünya çapındaki haber topluluğu, ayrıcalıklı Orta Çağ pazarlarının çok ötesine geçti. Ancak haber dağıtımının temel ilkeleri büyük ölçüde aynı kaldı:

Haber, güncel ve güvenilir olmalıdır.

"Bazı insanlar, gazetelerin ölümü hakkında tahminlerde bulunuyor ve zannımca bu tahminler yanlış. Andrew Pettegree ise bu çığır açan çalışmasında gazetelerin doğumunu araştırıyor. Usta tarihçi, on ülkedeki basının ilk yüzyılları hakkında merak uyandıran kapsamlı bir çalışma kaleme aldı. Gazeteciler ve bu meslekle ilgilenen herkes tarafından okunmayı hak ediyor."

Ergenlik: Erkek Çocukların Gençliğe İlk Adım Rehberi / Scott Todnem / Peta Kitap

ergenlik Duygular ve Düşünceler • Vücut Değişimleri • Hormonlar • Aile ve Arkadaşlar • Uyku • Spor • Sağlık • Beslenme • Sosyal Medya • Ve Çok Daha Fazlası!

Bir çocuk olarak hayatını sürdürürken ergenlik sürpriz bir şekilde karşına çıkıverir! Yavaş yavaş gençliğe geçiş yaparken vücudunda neler olup bittiğini merak ediyorsan hiç endişelenme, bu kitapta sana yol gösterecek ve aklındaki soruları yanıtlayacak her şey var.

Ergenlik: Erkek Çocukların Gençliğe İlk Adım Rehberi, bedenine ve değişimlerine saygı göstererek ergenlik dönemini güvenle atlatmana yardımcı olacak harika bir arkadaş. Fiziksel ve zihinsel değişimlerle nasıl başa çıkacağını anlatan bu kitap, daima senin arkanı kollayacak, bu sayede sen de önündeki güzel günlere odaklanabileceksin.

İttihad-ı İslam ve Avrupa / Azmzade Refik Bey / DBY Yayınları

islam-ve-avrupa II. Abdülhamid ve II. Meşrutiyet döneminin önemli siyasetçi ve fikir adamlarından olan Azmzâde Refik Bey'in Arapça olarak kaleme aldığı, İttihâd-ı İslâm ve Avrupa adlı eser 1907'de Kahire'de basılmış ve İbrahim Halil tarafından Osmanlı Türkçesine çevrilerek 1909'da İstanbul'da yayımlanmıştır.

II. Meşrutiyet'in ilanından bir sene kadar önce yayımlanan İttihâd-ı İslâm ve Avrupa başlıklı eserin, o dönemlerde tartışılan siyasal sisteme karşı eleştiriler, Avrupa ile Doğu arasındaki ilişkiler ve ittihâd-ı İslâm tartışmalarını anlamada önemli bir yere sahip olduğu açıktır. Eserin tümüne göz atıldığında; Refik Bey'in Batı'nın hasta adam olarak gördüğü Osmanlı Devleti hakkındaki mütecaviz emellerine karşı, Devlet'in siyasi birlik ve beraberliğini yeniden yapılandıracak bir reçete sunma gayretinde olduğu görülmektedir.

Yazar, öncelikle Avrupa gazetelerinde İslam birliği hakkında yapılan yanlış değerlendirmeler ve aleyhte oluşturulan kamuoyuna karşı doğruları dile getirmek için bu çalışmayı yaptığını açıklamaktadır. Sonrasında İslam tarihinde geçmişte yapılan doğru ve yanlışları örneklendirerek anlatmış, şimdiki zamanda yapılanları ve gelecekte yapılması gerekenleri ifade ettikten sonra hem Müslümanlara hem yerli gayrimüslimlere hem de Avrupalılara tavsiyelerde bulunmuştur. En son olarak meşrutî bir yönetimin sağlanabilmesi adına, Avrupalı siyasilerden destek arayışına girişmekten de çekinmemiştir.

İzzet Arayışı: 28 Şubat Sonrasında İslamcılık / Ali Haydar Beşer / Pınar Yayınları

izzet-arayisi Türkiye'de İslamcılık düşüncesi ve hareketi bazı özellikleri dolayısıyla dünyadaki diğer İslamcılık hareketlerinin bir alt kümesi olarak görülebilirse de onlardan önemli ölçüde farklılaşır. Bu farklılıkların en önemlisi ise İslamcıların devlete bakışında ve devletle ilişkilerinde ortaya çıkmaktadır.

Ali Haydar Beşer, İzzet Arayışı 28 Şubat Sonrasında İslamcılık kitabında Türkiye'de İslamcılık tarihini, özellikle devlete bakış ve tarihî süreçte farklılaşması açısından dört döneme ayırıyor. Buna göre İslamcılık, 19. yüzyılın ortalarından itibaren devleti kurtarma, devlete uzaklaşma, devlet kurma evrelerinden geçmiş, içinde bulunduğumuz zamanda devleti dönüştürme fikri baskın hâle gelmiştir.

Canlı ve zengin tartışmalara ışık tutan bu çalışmada, genellikle güçlü̈ bir belirleyicilik atfedilen 28 Şubat 1997 Darbesi sonrası dönem İslamcılığın dördüncü ve devleti dönüştürme dönemi olarak tanımlanarak mercek altına alınıyor. İslamcılığın öldüğü, devlete eklemlendiği, otoriterleştiği, muhafazakârlaştığı veya derece yükselterek yoluna devam ettiği gibi yaklaşımların bazı argümanlarını da kullanılarak yeni bir teorik bakış teklif ediliyor.

İzzet arayışı ve ıslah kavramları etrafında örgülenen yaklaşımıyla elinizdeki kitap hâlâ canlılığını koruyan "AK Parti döneminde İslâmcılığa ne oldu?"sorusuna da bir cevap niteliği taşıyor. Çokça konuşulmuş bir meseleyi farklı bir zaviyeden ele alarak müstakbel çalışmalara da davet ediyor.

Hak Sarhoşları: Tasavvuf Düşüncesine Giriş / Jaakko Hameen-Anttila / Fidan Yayınları

hak-sarhoslari Hak Sarhoşları, hâlen Edinburg Üniversitesi İslam Çalışmaları bölümünde hoca olan Jaakko Hameen-Anttila'nın yıllarca İslam tasavvufu üzerine yaptığı araştırmaların bir hasılası. Kitabın temel maksadı özellikle üniversitelerde tasavvuf dersleri alan öğrenci ve araştırmacılara tasavvufun yüzyıllar içerisindeki geniş birikimini daha anlaşılır ve sistematik bir biçimde sunmak. Bu nedenle kitapta tasavvufun temel kavramları ve onların felsefi kökleri incelendiği gibi ilk sufiler ve onların görüşleri de ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir. Ardından tarikatların doğuşu ve bu tarikatlar aracılığıyla tasavvufun kurumsallaşması üzerinde durulmaktadır. Burada da tasavvufun ritüelleri, değişik tarikatlar arasında ortaya çıkan pratik farklılıklar incelenmektedir. Ardından tasavvuf tarihi içerisindeki üç ana yol ele alınmaktadır: Aşkın yolu, yani Mevlâna Celaleddin Rumî'nin açtığı tasavvuf çığırı; bilginin yolu, yani İbn Arabî'nin açtığı tasavvuf felsefesi diyebileceğimiz irfan çığırı ve son olarak da tasavvufun heteredoks çizgisini temsil eden Kalenderiler, Haydariler, Melamîler gibi oluşumlar. Kuşkusuz bu çizgiler bugüne kadar değişik biçimlerde yaşamaya veya en azından etkilerde bulunmaya devam etmektedir.

Hak Sarhoşları, uzun yıllar Marmara Üniversitesi'nde Farsça hocalığı yapan Esko Naskali'nin öğrencisi Mehmet Sümer'le birlikte Türkçeye kazandırdıkları tasavvufla ilgili derli toplu bir çalışma. Kitabın tasavvufu genel hatlarıyla ve sistemli bir biçimde anlamak isteyenlere büyük yarar sağlayacağı düşüncesindeyim.


Yazar: Yeni Çıkanlar - Yayın Tarihi: 07.03.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 05.12.2023 11:23
962

Yeni Çıkanlar Hakkında

Yeni Çıkanlar

Yeni Çıkan kitaplar hakkındaki kimi içerikleri bu profil altında yayımlıyoruz. Bu içerikler tanıtım bülteninden derlenmiş olabileceği gibi alıntı da olabilir. Nadiren kendi yazdığımız içerikler de olabilir.

Yeni çıkan kitaplarınızın tanıtım bültenlerini [email protected] adresine gönderebilirsiniz.

Yeni Çıkanlar ismine kayıtlı 206 yazı bulunmaktadır.