Knut Hamsunʼun Açlık Kitabından Yazarlığa Dair Çıkar, Düşünce, Misafir Köşesi

Knut Hamsunʼun Açlık Kitabından Yazarlığa Dair Çıkarımlar yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden ok

Knut Hamsunʼun Açlık Kitabından Yazarlığa Dair Çıkarımlar

09.11.2015 10:00 - Misafir Köşesi
Knut Hamsunʼun Açlık Kitabından Yazarlığa Dair Çıkarımlar

Birsen Çay, Kitaphaber için notlarını paylaştı...

1-Gözleri her zaman kendine dönüktür.

"Gözlerimi açınca, eski alışkanlık, bugün için bir ümit var mı diye düşünmeye başladım." S.11

2-Görünenden görünmeye gidebilmeli.
" Attığım her adımda taban tahtaları esneyen bu boş oda, ıslak ve korkulu bir tabuttu sanki." S. 11

3-Efkârını kitapla dağıtır.
"…efkâr basınca okumaya bir kitabım bile yok." S.12

4-Kalemiyle rabıta halindedir. Kalem yazarın sırrıdır.
"…bir insan yavrusu gibidir benim için." S.20

5-Gözü kendine dönük olan ruhu görebilir.
"Kendimi istediğim gibi çekip çeviremeyecek kadar bitkindim adeta. Ufak ve zararlı bir sürü hayvan içime dolmuş, beni oyup boşaltmıştı." S.22

6- Sancıları, içsel söyleşi yaptırır. İçselliği mana âlemine kapı aralar.
"Tanrı'ya gittikçe hırslanıyordum. Istırap çektirmekle engel üstüne engel çıkarmakla beni kendisine yakınlaştıracağını, yola getireceğini sanıyorsa aldanıyordu; bunu ona temin edebilirdim."s.22

7-Nesnelerde ruha var yol bulur.
"Kendi benliğimden bu ayakkabılara bir şeyler geçmişti; bu ayakkabılar bende benliğime üflenen bir soluk etkisi yaratıyorlardı." S.24

8-Yazar, yazmaya istekli olmalı.

9-Dikkatli olmalı, dikkatinden kaçmamalı hiçbir şey. Hızına yetişemediğimiz dünyada rol modeli kaplumbağa olmalı.

10- İlla sabır. Yazmak ve okumak arasında yırtılma adayı kâğıda ve onu yırtana sabır elzemdir.

11- Yazı önce zihin dünyasında taslağı hazırlanmalı.

12-Taslağı hazırlanan bölüm yazıya geçmeli.

13-Konuya sadık kalınmalı. Olaylar bir konu etrafında düzenlenmeli.

14-Yazmak diriltmeli ve kalemi coşturmalı.
"Yataktan fırlayıp karyolanın arkasındaki masada duran kâğıda kaleme sarıldım. İçimde bir damar kopmuştu sanki: Sözcük sözcüğü izliyor, sözler mantıklı bir düzene giriyor, durumlar beliriyor, sahneler birikiyor, zihnimden hareketler, konuşmalar serpiliyor, gönlüm harikulade bir huzurla sarılıyordu. Büyülenmiş gibi habire yazıyor, bir an olsun aralık vermeden sayfanın birini doldurup ötekine geçiyordum. Düşünceler öyle birden bire geliyor, öyle gürül gürül akıyordu ki, var gücümle çalıştığım halde yeteri kadar hızlı yazamadığım için ayrıntıların çoğunu kaçırıyordum. İlhamın arı arkası kesilmiyor, konuyla dolu yazdığım her sözcük, kendiliğinden geliyordu." S.32

15-Sancıyla başlayan yazma sıtması, sonu geldiğinde yazar; birçok dünyayı kendinde seyreder.

16-Yazar gözden kaybolup gidenleri gözlere teslim eder yeniden. Herkesin kaçırdığını o yakalar.

17- Peki kelime bulamak… Sancı işte tam da buradadır. Yeni bir kelime bulmak doğum yapmak gibidir.
"Yeni sözcük beni durmadan rahatsız ediyor, dönüp dönüp geliyor, düşüncelerime hükmediyor, beni ürkütüyordu. Hangi anlamlara gelmeyeceği hakkında bende bir kanı uyanmış, ama hangi anlama geleceğine dair kesin yargı belirmemişti. Bu ikinci planda! Dedim yüksek sesle; kolumu tuttum ve tekrarladım: Bu ikinci planda! Allaha şükür, sözcük bulunmuştu, buydu asıl sorun! Fakat beni boyuna azaba sokuyor, uykuma engel oluyordu. Bu gayet nadir söz için her şeyi az buluyordum." S.58

18-Kendi iç dünyasında ulaşamayan bir yazarın yazdıkları ruha dokunamaz. İnsan ulaşmak kendine ulaşmaktan geçiyor. Kendine yabancı olan yazara okuyucu da yabancı kalır.


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 09.11.2015 10:00 - Güncelleme Tarihi: 06.03.2023 23:08
4096
Yorumlar
  • Mehmet Demir 2016.06.10 10:24

    Harika hazırlamışsınız büyük emekle ve duyguyla hazırlanmış paylaşımlarınız için çok teşekkürler...

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 1037 yazı bulunmaktadır.