Kur'an ve Hadislere Göre Şeytan
Varlık alemine imtihan olmaya geldiği günden itibaren insanoğlunu bir an yalnız bırakmayarak ona yoldaşlık yapan bazı ruhani varlıklar mevcuttur. Bunlardan bir kısmım meydana getiren melekler, insanın iyiyi, doğruyu, güzeli bulmada yardımcısı iken, ruhani varlıkların diğer bir bölümünü oluşturan şeytanlar, insanoğluna kötüyü, yanlışı, çirkini telkin etmekte, sonuç itibariyle onun kuyusunu kazma gayesini gütmektedirler.
Daha önce gönderilen semavi din ve kitaplarda olduğu gibi, Kur'an ve Hadislerde de, müminler şeytanın hile ve tuzaklarına karşı uyarılmış, ona tâbi olmamaları istenilmiştir. Haram kılman her davranışta, şirk ve küfürde onun rolü söz konusudur. Şeytanın, insanın üzerine en fazla düştüğü, vesvese ve telkinlerini en fazla yoğunlaştırdığı zamanlar ise ibâdet anlarıdır. Dünyaya imtihan olmak üzere gelmemizin bir gereği olarak, her insanın melekten ve şeytandan bir arkadaşı, bir çeşit danışmam vardır.
Kur'an ve Hadislerden anlaşıldığına göre, hem cin hem de insan cinsinden şeytanlar vardır. Kısaca ifade etmek gerekirse, bir takım insanlar adeta şeytanlaşabilir, her türlü hayrın, doğrunun düşmanı olabilirler.
Dünya ve ahiret hayatımızın şekillenmesinde son derece etkili olan ruhani varlıklardan birisi de şeytandır. O, hiçbir zaman yanımızdan ayrılmak istemeyen, azdırıp saptırmak için boş bir anımızı, gafil bir vaktimizi kollayan, açığımızı yakalamaya çalışan, felâketimizi hazırlayan kötü bir danışman, fena bir arkadaş, uçuruma sürüklediklerini yüzüstü bırakan vefasız bir dosttur.
Yarattıklarına son derece merhametli olan Allah, gönderdiği Peygamberleri aracılığıyla bu ezeli düşmanına karşı insanoğlunu uyarmış, bu sinsi hasmın vesvese ve telkinlerine kapılarak hüsrana düşmemesi için kullarım ikaz etmiştir.
Düşmanı yenmenin temel şartı, onu tanımaktır. Bu sebeple biz, insanoğlunu felâkete sürükleyen bu azılı düşmanın özelliklerini Kur'an ve hadislerden faydalanarak okuyucuya sunan bir çalışma. Şeytan isimli sinsi varlık gerçekten bizim düşmanımızdır ve hasmını avlayıp parçalamak için her an fırsat kollamaktadır. Bu amansız saptırıcının şerrinden kurtulmak için ise, insanın elinde Kur'an ve hadislerde tavsiye edilen güçlü silahlardan başka bir korunma aracı yoktur. Bunların en önemlisi de onun şerrinden yüce Allah'a sığınmaktır.
Böyle bir araştırmanın konuya kaynaklık etme özelliği taşıyan İslami eserlere dayanılarak yapılması açık bir husustur. Ancak İslam'ın semavi dinlerin sonuncusu olduğu, Yahudi, Hıristiyan, İran ve Cahiliye dönemi kültürlerinin karşılıklı tesirlerinin görüldüğü bir bölgede doğup geliştiği göz önüne alınarak, değerlendirmelerin sağlam bir temele oturtulabilmesi için kısa da olsa İslam öncesi din ve kültürlerde Şeytan konusuna yer verilmiştir.
Kur'an ve hadislere göre şeytan
Ali Osman Ateş
Beyan yayınları
Yazar: Ferhat ÖZBADEM - Yayın Tarihi: 14.03.2013 11:48 - Güncelleme Tarihi: 19.11.2021 17:27