Mozart’ın Nasırlı Elleri Eserine Dair Bir Değini, Edebiyat, Misafir Köşesi

Mozart’ın Nasırlı Elleri Eserine Dair Bir Değini yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsini

Mozart’ın Nasırlı Elleri Eserine Dair Bir Değini

15.12.2023 09:00 - Misafir Köşesi
Mozart’ın Nasırlı Elleri Eserine Dair Bir Değini

Büşra Güleç yazdı...

İnsanın aradığı kendisi midir? Yoksa en çok kendinden mi kaçar insan? Aradığına ulaşamadığında kaçmak ister belki de… Ama mümkünü yoktur o kaçışın. Hep orada olmak zorundasındır, hep 'yaşamak'.

Yaşamak nedir peki? Bir fiilden öte beceridir kanımca. Başarabilen ne az insan var! Ezberden değil, boşa değil hakkını vere vere, dolu dolu yaşamak.

Nasırlı eller ile hayata tutunmaya çalışmak nasıl oluyormuş haydi birlikte bakalım.

"Mozart'ın Nasırlı Elleri" Ayşe Hicret Aydoğan'ın ilk kitabı. İsmini içerisinde yer verilmiş bir öyküden alıyor. Herkesin bir öyküsü vardır değil mi? Ya da sahip olmak istediği bir öykü. Kitabın içerisindeki öykülere baktığımızda ise temelde derin bir yalnızlığın zorlaştırdığı yaşamaya çalışmak eylemini görüyoruz. Yalnızlık zordur elbet. Fakat türlerine göre zorluk seviyeleri değişir sanki. Mesela seçilmiş yalnızlık zaman zaman can sıkıcıdır. Ama terk edildiğimiz yalnızlık dur durak bilmeden acıtır canımızı. Öykülerde hissedilen tam da bu ikincisi. Bazen çığlık çığlığa yalnızlık, bazen öylesine suskun. Ama çok derin. Öyle derin ki çocukluktan geliyor. Yokmuşsun gibi yaşanması, sevgiyi hissedememek henüz hayat yolculuğunun çok başında olan bir çocuğa yüklenmiş ağır bir yüktür. Bilerek ya da bilmeyerek bu şekilde davranan ebeveynler yavrularının sırtlarına yaşam sanatını beceremeyen, daima acı halinde olan ve birilerine acı çektirme potansiyeli çok yüksek olan bir kişilik yüklediklerinin farkında olsalardı dur derler miydi kendilerine acaba?

Öykülerde genel manada hissedilen var olma sancısı okura her öykünün en azından bir yerinde kendini bulabilme imkânı sunuyor. Betimlemeler ise oldukça iyi. Her şeye rağmen gözün değdiği, kulağın verildiği çiçekler, okurken size göz kırpıyor. Hayatın içindeki o sıkışmışlığı ve yaşamın ağırlığını net bir şekilde hissediyorsunuz. İfadelerde seçilen kelimeler çoğu zaman hoş. Fakat söylemeden geçemeyeceğim ki Müslüman bir okur olarak yer verilen bazı olaylar ise hiç de hoş değildi. Bununla beraber kitabı bir yolculuk niyetiyle okumak mantıklı olabilir. Yalnızlığa yolculuk, farklı insanlara yolculuk. Hepimizin özendiği ya da asla yerinde olmak istemediği insanlar ve yaşadığı hayatlar vardır. En benzemediğimiz insanla bile buluştuğumuz ortak paydalar vardır. Duygular mesela… Hissedebilen canlılarız. Mutluluk, hüzün, nicesi… Fakat duyguların esiri olmak kolaya kaçmak değil midir? O duygularla kaliteli bir hayatı inşa etme yolunu seçmeye değmez mi? Bazen o duygulara rağmen. Çünkü hayatın bir anlamı olmalıdır. Yoksa yaşamak suç olur kalır elimizde. Geçmişten getirdiklerimiz ya da sonrasında olacak olumsuz şeyler bahane olamaz ki. Her şeye rağmen iyi olmak, iyiyi seçmek mümkün. İyi insan olmak, iyi yaşamak, iyi kalmak ve iyi ölmek. İşte geride güzel bir 'öykü' bırakmak buna niyet etmek ile başlıyor.

Kitap boyunca okuduğum satırlarda, değişen öykülerde benim aklımdan geçen hakikat hep aynıydı. Zâriyat Sûresinin 56. Âyet-i Kerîmesi olan o hakîkât: " Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım."

Ben bu yüce gayenin ve hakikatin farkında olmanın hayatı yaşanabilir kılacağına tüm kalbimle inanıyorum. Hayat zordur ama zorluklarla başa çıkabilenler daima derdim var deyip eli-kolu bağlayanlar değil o derdin hakkını veren insanlardır. Vesselâm.

Mozart'ın Nasırlı Elleri

Ayşe Hicret Aydoğan

Hece Yayınları

56 Sayfa


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 15.12.2023 09:00 - Güncelleme Tarihi: 11.12.2023 14:51
470

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 1049 yazı bulunmaktadır.