Ney’in Sırrına Dairdir, Edebiyat, Misafir Köşesi

Ney’in Sırrına Dairdir yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Ney’in Sırrına Dairdir

24.06.2024 09:00 - Misafir Köşesi
Ney’in Sırrına Dairdir

Ali KARA yazdı...

Ben ney'im.''Sırrım feryadımdan uzak değildir.

Lakin her gözde onu görecek nur, her kulakta onu işitecek kudret yoktur. (Mesnevi, 7. Beyit)

Feryadıma kaynak olan sırra dair, çok hikâye söylenir. Kimi der ki;

Kral Midas Tanrı Apollon tarafından cezalandırılıp, kulakları eşekkulağına çevrildikten sonra, berberi bunu görür. Bu sır kendisine ağır gelir ve bir çukur kazarak sırrını ''Midas'ın kulakları eşekkulakları diyerek bu çukura fısıldar.

Benzer bir hikâye padişah ve çok güvendiği, sırdaşı veziri için de söylenir. Padişah vezirine bir gün bir sırrını verir. Vezir de içinde ateş topuna dönüşen bu sırrı kimseye açamayıp hastalanır ve başvurduğu hekimin tavsiyesi üzerine bir göl kenarına gider ve sırrını haykırır.

Aynı hikâye, Hz. Muhammed ve Hz. Ali için de anlatılır. Miraç'ta ilahi güzelliğe ulaşıp bu sırrı damadı Hz. Ali'nin Peygamberimizin yükünü hafifletmek üzere dinlemesi üzerine, bu sır Ali'nin içini de aynı aşk ateşi ile yakmaya başlar ve sonunda dayanamaz hale gelir ve sırrını bir kör kuyuya anlatır.

Bu efsanelerin ortak sonlarında ise bu sırra kuyunun veya gölün etrafındaki biten otlar ve kamışlar da nail olur ve her rüzgâr esişi ya da her nefes bu kamışın yani benim nail olduğum o sırrın ateşini haykırmaktadır.

Gördüğünüz üzere ben hep vardım. Frigyalılarda, Sümerlerde, Mısırlılarda, belki daha da öncesinde…

Ancak bana sorarsanız, mütekâmili yetimi İslam ve tasavvuf anlayışıyla birlikte kazandım.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın dediği gibi bu yönüyle benim hikâyem; Mevlana, Mesnevi'nin ilk on sekiz beyitini yazıp dostlarına göstermek üzere sarığının arasına soktuğu zaman başlamış ve zevkimizin en halis tarafı olan Mevlevi musikisinin Itri, Dede Efendi ve III. Selim gibi bütün büyük isimleriyle Şeyh Galib'e kadar gelen şairler kafilesi de doğmuştur.

Mevlana'nın Mesnevi'si

Bişnev in ney çün hikâyet mîküned
Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned

Dinle, bu ney neler hikâye eder
Ayrılıklardan nasıl şikâyet eder

Beyitiyle Bişnev (dinle) diyerek başlar.

Mutasavvıflara göre yetiştiğim kamışlıktan kesilip ayrılışım, içimin boşaltılıp göğsüme ateşle delikler açılması, yetiştiğim yerdeki nemden mahrum kalmama dolayısıyla hasret acısı çekmeme bu hasretle kurumama ve sararıp solmama neden olmuştur.. İçim tamamen boştur. Ancak neyzenimin nefesiyle dolarım ve sırrımı ona söylerim.

Kendi başıma kalınca ne sesim çıkar, ne sedam. Bu yönümle Alem-i İlahi'deki mevkiinden kader yoluyla dünyaya getirilmiş beşeriyet kaydına bağlanmış olan insan-ı kamil'i temsil ederim. Mütekamiliyetini kazanmış insan da Allah'ın kudret ve düzeni hangi perdeden zuhur ederse, o nağmeyi icra eder. Ayrılık acısının gelen feryadımın sırrı, Elestü birabbiküm sözünü unutmayan, O'na döneceği günü özlemle yad eden İnsan-ı Kamil'in sırrından gelir.

Ben ney'im. Mevlana bişnev diyerek Mesnevi'sini kaleme aldığı günden beri türlü türlü meşk halkalarıyla sırrım ustadan çırağa aktarılmıştır. Mevlana'nın neyzeni Kutbünnayi Hamza Dede'den başlayan bu silsile Itri, İsmail Dede Efendi, Şeyh Galip,III. Selim gibi sayısız sanatkarları da içine alıp Aziz Dede, Neyzen Emin Dede, Halil Dikmen ve talebelerine de uzanarak günümüze kader gelmiştir.

Yahya Kemal de bu durumu;

Şeb-i lahutda manzume-i ecram gibi
Lafz-ı bişnevle doğan debdebe-i manayız

''Kutsal bir gecede, semada, şiirin muazzam manzumesine benzer bir intizamla bir araya gelen yıldızlar gibi ''Dinle'' lafzıyla doğan mananın ihtişamıyız. Beyitiyle özetlerken aslında bir borcu ödüyordu.

Kimine göre de benim sırrım uzun zaman boyunca Mevlevihanelerde çilesini doldurmaya çalışan Mevlevilerin sabrı ve hocalarının dizlerinin dibinden ayrılmadan, sözünden çıkmadan bu sanatı en doğru şekilde icra etmeye çalışmasından, aynı şekilde hocalarının da büyük bir tevazu ile hiçbir menfaat gözetmeksizin, samimiyet, kabiliyet ve öğrenme aşkı dışında bir beklentisi olmaksızın, en mükemmel şekilde bu sanatı aktarmaya çalışmasından gelir.

Senin de şahit olduğun gibi benim sırrım aslında asırlardır nice sanatkârların tevazuuyla bana hürmet ve iltifatından gelir.

Kim bilir, belki de Beşir Ayvazoğlu bu sırrı bütün bu meşk halkasına ve silsileye, ney'e ve yandaşı olan tüm sanatlara ve bunları icra eden sanatkârlara hürmeten kayıt altına almıştır.

Ney'in Sırrı
Beşir Ayvazoğlu
Kapı Yayınları
Haziran 2007
146 Sayfa


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 24.06.2024 09:00 - Güncelleme Tarihi: 05.06.2024 16:18
296

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 1049 yazı bulunmaktadır.