Oblomovlaştıramadıklarımızdan mısınız?

Oblomovlaştıramadıklarımızdan mısınız?

Oblomovlaştıramadıklarımızdan mısınız?

10.04.2015 - Ersin Kendir
Oblomovlaştıramadıklarımızdan mısınız?

Yazarın “yıllarca kafamda taşıdım ve 1 ayda kâğıda geçirdim” dediği eser. Başkarakter Oblomov; 1850’li yılların Rusya’sında soylu babasından kalma Oblomovka köyünün efendisi. Efendiliğe olağanüstülük katmış, ne çorabını ne ceketini kendi giyebiliyor. Hayatta her şeyden vazgeçmiş bir efendi timsali.

Eser, zamana meydan okumuş adeta. İlk yayınlanma tarihinin 1859 olduğunu öğrenince şaşırdım, 1,5 asırdır okunabildiğine. Okurken başkaraktere bazen acıdım, bazen sevdim, bazen de kızdım. Ama benzemekten de Allah’a sığındım.

Oblomov, hayatta her şeyden vazgeçmiş, kendinden bile. Ama çalışmaktan hiç vazgeçmiyor. Çünkü o aklını çalıştırarak çalışmayı seçmiş. Birçok insanın zamana ayak uydurup bedensel olarak bir şeyler üretmesini umursamayıp aklında fırtınalar yaşatan sorularla mücadele ediyor. Buraya kadar bahsetmeye çalıştığım Oblomov’du. Bir de Oblomovluk diye bir şey var, bunu keşfeden ise en yakını, çocukluk arkadaşı, insanlar arasında tek güvendiği kişi olan “Stoltz” adında çalışkan ve başarılı bir dost.

Yazar, tembelliğin timsali Oblomov karakteri ile tembelliğin kitabını yazmış sanki. Okurken kendimizden ve çevremizdekilerden bir şeyler bulabileceğimiz bir eser. Bedenen Oblomov’a benzeyen insanlar çok az vardır belki ama fikren yüzlerce plan proje tasarlayıp neredeyse hiçbirini gerçekleştirememekte benzeşen yüzlerce kişi olarak birer Oblomov sayılırız. Yarın yaparım, ben olmasam da hayat devam ediyor gibi boş vermişliklerimizin somut hali, çok kez gaza gelip hiç bir şey yapamama halimiz ortak paydamız. Oblomov o kadar çok çalışıyordu ki, kendi gibi olan uşağı Zahar bile ona yataktan çıkmadığı için kızarken o, tembellikten hiçbirini gerçekleştiremediği aklındaki onlarca plan ve projeyi belirterek çok yorulduğunu söylüyordu.

Tembellikte Oblomov’un bir suçu olmadığını yazar bize ipucu olarak belirtmiş satırlarda. Günümüz de de çocuk sağlığı ve psikolojisi ile ilgilenen kişi ve kurumların vurguladığı gibi çocuğun yemesi, içmesi, giyinmesi, düştüğünde kendi kalkmasına kadar bir sürü örnek var. Oblomov, annesi ve babası tarafından küçük efendi olarak büyütüldüğü için tüm bunları yapan bir uşak ve dadılar mevcutmuş. Bütün ömrü boyunca da cesaretsiz ve beceriksiz bir efendi olarak kalmak düşmüş bahtına. Bu tembelliği gidermenin bir çaresi olmalı diye düşünen Stoltz, dostu Oblomov’un geçici de olsa bu halden kurtarmak için denediği onlarca çarenin sonuncusu “Olga” aşkını keşfetmektedir. Burada tembel derken yanlış anlaşılmasın, onun tembelliği hayattan bir anlam bulamayışı, yalnızlığı ve kaygılarındandır belkide. Bu yüzden bazen satırların sokak aralarında sisli bir gecede, sönük bir sokak lambasının ışığı altına geçip, sigara dumanının kavisli tütüşünü seyrederken Oblomov’un Oblomovluğuna dertleniriz işte. Aşk demiştim, bazen hayata yeniden kavuştum diyenlerin ilacı olabiliyor. Ama aşk da Oblomov’u kendisi olmaktan, değişmekten vazgeçiremiyor. Çünkü o, şehirleşmedeki sorgusuz kabullenişe, tek düze hayata, memur ol kurtul mantığına, gösteriş meraklısı insanlığa kısacası modern dünyadaki tüm hormonlu toplum mühendislik projelerine karşı tembeldir, hiç kimsenin olmadığı kadar düşünceli ve zekidir.

Yazar, herkesin bir parça kendini bulabileceği bir karakteristik özellik ile mesajını vermeyi başarmış, fakat aşk da Oblomovluk’dan nasibini almaktan kurtulamamış. Hiç evinden, yatağından ayrılmak istemeyen, seyahat etmek gerektiğinde binlerce ayrıntıyı düşünerek zahmet ve meşakkatleri bahane eden Oblomov dostlarının dostane tavsiyelerini dinlemeyip yatağa mahkum olarak sevmediği hayata veda eder.

Oblomov
İvan Gonçarov
Türkiye İş Bankası-Kültür Yayınlar
13.Baskı 621 Sayfa
Çeviri: Erol Güney-Sebahattin Eyüboğlu

Ersin Kendir - 10.04.2015

,

3147

Ersin Kendir Hakkında

Ersin Kendir

Ordu'da doğdu, İstanbul'da yaşıyor.

Sosyal Medya'da Bizi Takip Edin