Okumak Ve Edebiyat Varsa Sıradan Yaşamak Yoktur, Düşünce, Misafir Köşesi

Okumak Ve Edebiyat Varsa Sıradan Yaşamak Yoktur yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Okumak Ve Edebiyat Varsa Sıradan Yaşamak Yoktur

19.08.2022 09:00 - Misafir Köşesi
Okumak Ve Edebiyat Varsa Sıradan Yaşamak Yoktur

Hilal Günar Gündüz yazdı...

Kitabı ilk kez elime aldığım günü düşünüyorum. Satırlar arasında, paytak paytak gezinen gözlerimin çabucak yorulduğu zamanları. Bitip tükenmek bilmeyen okuma ödevinin, günlerce süren sızısının karnıma taş gibi oturduğu anları anımsıyorum. Hepsi bir yana okuma bayramında terlediğim dakikaların, anı defterimde bıraktığı gün dökümlerini düşlüyorum. Sonra lise yıllarında, kendim fark edemesem de dışarıdan da sessizleştiğimin söylendiği günler geliyor aklıma. Suskunluğumun çevremin de dikkatini çektiği günler. Edebiyat öğretmenimin sessizliğime bir ses olabileceğini düşündüğü için tavsiye ettiği kitaplar. Hikâyenin başında beni terletip yoran ama sonra ıssızlığıma, sancılarıma, iç içe geçmiş kırılmalarıma kitapların deva olduğu yıllara dönüyorum yüzümü. Kitaplığımda günden güne büyüyen her biri bir yapbozun parçası olmaya aday düşlerimin, umutlarımın, hayallerimin, dillendiremediğim hislerimin, isim veremediğim duygularımın sesi olan kitaplarıma dönüyorum. Çünkü eğer onlara hak ettikleri değeri vermesem gerçek bir nankör olabilirdim. İtiraf etmeliyim ki hayatımda o yazarlar ve kitapları olmasaydı asla şu anki ben olamazdım. Tıpkı Mine Özgüzel'in kıymetli eseri Edebiyat Terapi'de bahsettiği türden bir varoluş sorunsalı girdabında kaybolabilirdim. Edebiyat Terapi adlı eseri okumaya başlayıp, birkaç sayfa ilerlediğimde aklımdan geçen cümleler bunlardı. Beni buradan alıp, kitapla karşılaştığım ilk günün heyecanına götüren yine bir kitap olmuştu. Şaşırmış mıydım? Tabi ki hayır. Yıllar boyu çocukluğumun engebeli yollarında düşsem de yorulsam da yıkılsam da kalkmanın yolunu hep o satırlar sayesinde bulmuştum. Mine Özgüzel'in de dediği gibi "Çocuklara, çocukluğa ulaşmak istedim, belki de kendi çocukluğuma." Çünkü kendini okumanın en keskin, en zorlu, en acımasız yolu çocukluğa giden yola çıkmaktı. İşte yazarın yapmak istediği şey de tam olarak buydu. İnsanların çocukluklarına, derinlerine, yıllar yılı biriken tortulaşan travmalarının temeline iç monologlarla yol almalarını sağlamaktı.

Edebiyat Terapi adlı eseri kapağından inceleyip okumaya hazırlanan herkes gibi ben de başta, yazarların anlatıldığı bir kitap tahayyül etmiştim. Yanıldığımı ise birkaç satır okuduktan sonra anlayacaktım. Çünkü yazarların biyografilerinin anlatımından ziyade kurgu dışı bir hikâye bekliyordu beni. Bir okurun satır satır hayatını var eden, kendinde iz bırakan yazarların yoksunluklarını kendi hikâyesinde eriterek bir bütün olarak işlediği ve varoluşu temsil eden nicel ve nitel verileri bir potada erittiği hikâyelerdi bunlar. Nitekim Mine Özgüzel okuyup etkilendiği her yazarın hayatına katkılarını, hayatında açtığı ufukları anlattığı denemeler kaleme almıştı.

Çocukluğun anne baba çocuk üçgeninin ilişkisel bağı üzerine temellendiği, cinsel kimlik oluşumunda ödipal kompleksin önemi, benliği tanımlamada yaşanabilecek travmatik olaylar ve çözüm önerileri, toplumun ekonomik ve sosyal normlarının insan ilişkilerindeki yabancılaşmayı körüklediği ve kişisel yıkımları arttırdığının örneklenmesi, yabancılaşmanın insan psikolojisindeki yeri, insanın yalnız yaşayarak değil toplumda var olarak sağlıklı ilişkiler kurabileceği gerçeği, yoksunlukların yaratıcılıkları nasıl desteklediği gibi daha bir çok ayrıntıya bu kitaptan ulaşabilirsiniz. Peki hangi yazarlar var bu kitapta: Virginia Woolf, D.H.Lawrence, Jean-Paul Sartre, Kafka, Stefan Zweig, Dostoyevski, Albert Camus, Andre Gide, Simone de Beavur.

Yazar, insanın derinlerini anlamada Dostoyevski'yi, Zweig'in eserleriyle insanın iç dünyasının dış dünyadan ne denli önemli olduğunu, Woolf 'le bize yaratıcılığa ulaşmak ve var olabilmek için kendine ait bir odanın gerekli olduğunu, Sartre'nin her geçen gün daha çok konuşulan kendini gerçekleştirme kavramı üzerine düşünüp eserler ürettiğini örneklerle açıklamıştır. Kafka özellikle Babaya Mektupla bize bütünüyle gerçek ve psikolojik bir eser sunarak "sen busun, bense buyum" denmenin önemini bilinç düzeyinde göstermiştir.

Edebiyatın iyileştirici gücü adına kitapları sevelim.

Edebiyat Terapi

Mine Özgüzel

Doğan Kitap

184 Sayfa

Nisan 2019

Hazırlayan: Hilal Günar Gündüz

1990 yılının sarı sıcak bir perşembesinde Mersin' de doğdu. Dergiler ile başlayan yazı hayatına Cezve Çocuk Yayınlarından çıkan Hayalyiyen Ülkesi isimli kitabı ile devam etti. 2.ci kitabı çizim aşamasında olup yayımlanacağı günü heyecanla bekliyor. Yozgat'ın Sorgun ilçesinde öğretmenlik yapıyor.


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 19.08.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 15.08.2022 01:14
690

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 1007 yazı bulunmaktadır.