Öykülerde Yazarın İzini Aramak, Edebiyat, Resul BULAMA

Öykülerde Yazarın İzini Aramak yazısını ve Resul BULAMA yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Öykülerde Yazarın İzini Aramak

17.10.2022 09:00 - Resul BULAMA
Öykülerde Yazarın İzini Aramak

Yazar kendinden bahseder mi öykü anlattığı zaman. Ya da başka bir ifadeyle, kaleme döktüğünde yazmış olduğu kendi hikâyesi midir? Yazılmış olan bir metin eğer biyografik özellikler taşımıyorsa içinde az veya çok kurgu barındıracaktır. Peki, ortaya koyulan eserde öykü kahramanı yazarın bizzat kendisi midir? Öyle değilse bile ne kadar uzağındadır anlattığı kahramanın?

Metin ve yazar arasındaki bağı sadece kurmacayla izah edebilir miyiz? Size bir sır vereyim mi? Yazar kendini açığa çıkarmak, rahatsız olduğu noktaları okurla paylaşmak, kendi gördüklerini anlatıp dünyanın yükünü oraya dökmek ister. Ama ne kadar çok şey anlatırsa anlatsın, saklanır orada. Ya da saklandığını sanır, ama biz onu görürüz. Anlatıcı bazen genç, bazen yaşlı, bazen kadın ya da erkek olarak şaşırtmaya çalışır okuru. Karakterler değiştikçe biz okur olarak hangisinin yazar olduğunu gözden kaçırırız. Bazen kahramanlardan biri ona benzer, bazen de olmak istemediği birine. Fakat satır aralarında görünür yine de. Konu seçiminden tercih ettiği dil ve anlatıma, olayın geçtiği mekândan diyaloglara kadar birçok ize rastlarız yazara dair. Gördüğümüz tam anlamıyla o mudur? Hayır. Fakat ondan izler taşır. Anlatılanlar hikâyedir ama yazarın da içinde olduğu bir hikâye. Neresinde? Bilmiyorum!

Yazar hiç bilmediği bir dünyayı ne kadar anlatabilir? Yazmaya çalışsa bile yapmacık gelmez mi bize. İnsan en doğal halini kendi olduğu zaman yansıtmaz mı? Öykü anlatıcısı kendi beslendiği kaynaktan aktarım yaptığında doğal ve kuvvetli metinler ortaya koyabilir. Anlatmış olduğu öykülerin içinde bir parça gerçeklik olsa bile yine de yazarın hayal gücünü yansıtır. Adım adım bir tuzağa çekmeye çalışıyorum sizi. Sofistlerin soru sora sora kendi gerçeğini kabul ettirme yöntemi gibi kasten yapıyorum bunu.

"Eğer insan dünyayı kendisine izah edebileceği bir alan açmazsa bu kez dünya ile arasında tuhaf bir boşluk kalır," der Cemal Şakar. (Şakar, 2006, s. 45) İnsan biraz da bu boşluğu doldurmak, hayata tutunmak ister. Biz de, Sesler, Yüzler ve Sokaklar kitabı üzerinden giderek öyküler ve yazarı arasında bir bağ kurmaya çalışacağız. Eserde yer alan öykülerde kurgu, karakterler ve anlatım dili olarak ortak özellikler bulabilirsek Neşe Cengiz'in öykü dünyasına dair bir şeyler yakalayabilir miyiz? Sokaklarda sesleri ve yüzleri arasak bize ne anlatır?

Derindeki izleri görebilecek kadar keskin değil gözlerimiz. Biz yüzeyde olanları takip edelim, yazar ne kadarını görmemizi istemişse. Neden farklı öykülerde okuldan kaçan öğrenciler var? Anlatıcı öğretmen olmasa da öğrenci geçiyor öykülerde, bu bize ne anlatır? Yazarın diliyle soralım biz de, "hiç anlamıyorum, neden?" (s.16)

Öykülerin arka planında hep bir aile ve baba figürü gözümüze çarpar. Babanın kötü alışkanlığı olsa, ölse, hatta evi terk etmiş bile olsa yine de hep özlenmesi. Kasten ölümden sonra yazdım terk etmeyi, bu kayıtlara geçsin. Özellikle babayla ilgili olan öykülerde duyguların sahiciliği, tarafsızlığı ve olgunluğu. Kolay yoldan haksızlık edene veryansın edilip arabeske bağlanabilecek yerlerde zor ve edebi olanın seçilmesi. Derinlik. Bağıra bağıra söylemiyor çıkışı bulamadığını. "Bari kaktüs olsaydım," dedirtiyor kahramanına. Bunu sevdim.

Bir adım ilerisine gidip 18 öyküde gezinelim biraz. Farklı anlatıcılarda yazarın aynı doğallığı koruyabilmesi dikkat çekicidir. Genç erkek, genç kız, yaşlı adam, hatta çocuk diliyle bile sırıtmadan kotarır hikâyeyi. Bu öykülerde yazar bize ne anlatır, kurguladığı metinlerde okuru ne kadar öykülerin içine çeker, onlara bakalım elimizden geldiğince. "Düşüncelere ulaşmak kolaydır. Zor olan, bu düşünceleri, inanılır bir düzen içinde sözcüklere aktarmak ve başkalarının da, geçici de olsa bu düşüncelere inanmalarını sağlamaktır." (H.E.Bates, 2013, s. 84)

Kitaba adını veren öyküde kuvvetli bir atmosfer göze çarpar. Anne ve müzik vurgusunun ön planda olduğu ve finaldeki duygu yoğunluğunun göze battığı bu öyküdeki belirsizlik güzel. Gerisi okura bırakılmış. Etkili bir girişle başlar öykü. Yeri gelmişken vurgulayalım, iyi bir giriş can damarıdır öykünün. Birçok kitabın ilk girişi değil midir akıllara kazınan. Girişiyle ümit vermeyen bir öyküyü hangi yazar kurtarabilir? H.E.Bates'in ifadesiyle, "Eğer başlangıç kötüyse, sondaki hile için ne kadar özenmiş olursanız olun malınız elinizde kalır." (H.E.Bates, 2013, s. 46) "Sesler Yüzler Sokaklar" öyküsü "Ölürken gülüyordum," dediği girişiyle boşlukta kalmaz, kitaba adını verir.

"Bayram" öyküsü, vurucu ve akılda kalıcı, iz bırakan türden bir öykü. Sait Faik veya Sebahattin Ali metinleri gibi doğal ve akıcı. Çingene dili gibi zor bir yoldan gerçekçi bir diyalog yakalanmış. Sonunda biraz melodrama yaklaşmış gibi geldi bana. Sebahattin Ali de bazen yaklaşıyor bu çizgiye. Bayram da onun öyküleri gibi iz bırakan ve yakıcı bir öykü.

"Ponçik" güzel örneklerden biri. İronik dil, zeki ve iyi kurgulanmış bir örgü. Boşluğa yapılan güzel vurgular. Duygu, atmosfer ve doğallık yine iyi. Dönüşler ve hatırlatmalar yerinde. Bu kez finali de güzel. Kızın zekâsıyla da, diliyle de baş edemez baba. En iyisi kaçmak. Herkes en iyi bildiği şeyi yapmalı!

Kitapta yer alan öyküler içinde, yoğunluk ve derinlik yönüyle "Kör Makas" ve "Senden Sonra Sesler"in daha dikkat çekici olduğunu söyleyebiliriz. Bunların ilkinde anne figürü ve kısa bir saç üzerinden sahici bir anlatımla dokunuyor okura. Ponçik öyküsünde olduğu gibi yine aniden giden bir baba. Kör bir makas gibi etki bırakıyor geride. Sessizce kesiyor saçlarını, sessiz ve kısa. Okumaya değer bir öykü bu. İyi, çok iyi. İkincisinde, bir başka öyküde de karşımıza çıkacak olan bir cinayet var. Karısını öldüren bir ihtiyar. Öyküde aradığımız "tek etki" için güzel bir örnek. "İçinde yıllarca gizlediği sesleri kime bırakıp gider insan?"(S.74) Dozun finale doğru adım adım yükselişi, fazlalıklar atılmış. Aradığımız bu değil mi?

Hani demiştik ya, yazar saklanır mı, yoksa kendini mi anlatır diye. Bunun peşine düşmemeli aslında. Yazar kendi dünyasında yapmalı bunun muhasebesini. Biz çıkan esere bakmalıyız. Okumaya değer mi, bizde iz bırakır mı diye. "Sesler, Yüzler ve Sokaklar"ı okuduğunuzda hayatın içinden birçok farklı resmi sahici ve doğal bir anlatımla izleme imkânı bulacaksınız. Anlatıcı bazen kadın, bazen erkek, bazen yaşlı, bazen genç olarak karşımıza çıkar. Farklı anlatıcılarda aynı doğallığı koruyabilmesi dikkat çekicidir. Çocuk diliyle bile anlatsa sırıtmadan kotarır hikâyeyi. Akıcı ve doğal dediysek okuduklarımız güzel vakit geçirmek için değil!

Neşe Cengiz yüzeyden anlatıp suya sabuna dokunmadan geçmez. Anlatmış olduğu öyküler yazarın bakış açısı ve rahatsızlıklarına dair birçok toplumsal yaraya dokunur:

"Hekim Mustafa" öyküsüyle töre, toplum baskısına,

"Kalanlar" öyküsüyle affetmeme, aile ve çocukluğa,

"Yeşil Koku" öyküsüyle kadına şiddet yarasına,

"Senden Sonra Sesler" öyküsüyle vicdan azabına,

"Bayat Ekmek" öyküsüyle kuşak farkına,

"Hücre Çekirdeği" öyküsüyle baba baskısı ve meslek seçimine vurgu yapıyorsa yazar, bir derdi olduğu için değil mi. Hem rahatı yerinde olan neden yazsın ki! Öykülerde yer alan melodi ve müzik seçimleri bile bunun işareti değil midir?

Yazara dair bir parça iz bulabildiysek öyküler arasında, bu kez biz soralım eseri okuyacak olanlara; "Ah bu şarkıların gözü kör olsun!" diye neden biter bir öykü hiç düşündünüz mü?

Kaynakça

Cengiz, N. (2022). Sesler Yüzler Sokaklar (s. 144). Parya Kitap.

H.E.Bates. (2013). Kısa Öykü (s. 176). Bilge Kültür Sanat.

Şakar, C. (2006). Yazı Bilinci (s. 168). Ankara: Hece Yayınları.


Sesler, Yüzler, Sokaklar

Neşe Cengiz

Parya Kitap

Haziran 2022

144 Sf.

kitabın görseli: https://parsomenfanzin.com/ adresinden alınmıştır.


Yazar: Resul BULAMA - Yayın Tarihi: 17.10.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 04.10.2022 23:26
795

Resul BULAMA Hakkında

Resul BULAMA

1974 yılında Sakarya’da dünyaya geldi. Marmara Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetiminde yüksek lisans yaptı. Kamu sektöründen emekli. Öykü ve kitap incelemesi ile meşgul.

Her okurun kitaptan alacağı ve aktaracağı mesajın bir zenginlik olduğuna ve bu yorumun kağıda döküldüğünde okumanın tamamlandığına inanıyor. 

Resul BULAMA ismine kayıtlı 24 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 1 kitap bulunmaktadır.

Twitter Instagram Kişisel Kitapyurdu.com