Pandeminin Gölgesinde Yetişen Öyküler, Edebiyat, Mustafa ATALAY

Pandeminin Gölgesinde Yetişen Öyküler yazısını ve Mustafa ATALAY yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Pandeminin Gölgesinde Yetişen Öyküler

05.01.2022 09:00 - Mustafa ATALAY
Pandeminin Gölgesinde Yetişen Öyküler

2019 yılının Aralık ayında Çin'de ortaya çıkan bir virüsün, bir anda dünya geneline yayılmasıyla toplulukları bir endişe ve belirsizlik furyası esir almaktaydı. Hükümetleri hazırlıksız yakalayan, ayrıntıları belli olmayan ve tedavisi hakkında kimsenin bir fikir ileri süremediği bu virüs, pandemi oluşturarak tüm dünyada kol gezen bir yankesici rolüne bürünmüştü.

Birkaç ay içinde Covid-19 pandemisini, Koronavirüs ailesinin bir üyesi olan SARS-coV-2 adlandırılmasıyla toplum tanımaya başladı. Mart ayı içerisinde ise Dünya Sağlık Örgütü bu korona virüsün artık bir pandemi olduğunu ilan ederek, küresel çapta bir mücadelenin içinde olduklarını belirtip, insandan insana kolayca bulaşan bu virüsten herkesin korunması gerektiğini ifade ediyordu.

Covid-19 Pandemisinin acil eylem planı içinde yer alan öncü müdahale ekibi sağlıkçılardı. Sağlık sisteminde yara açmadan, pandemi ile mücadele koşulları masaya yatırılmış, hastaneler ekipmanlar hususunda eksikliklerini gidermeye çalışıyordu. Bu iklimde bilinmeyen bir virüs ile mücadele ederken, sağlık görevlileri insanüstü gayret gösteriyor, bu durum birçok hikâyenin zamanla ortaya çıkmasına zemin hazırlıyordu.

Covid-19 Öyküleri

Acil Tıp Uzmanları Derneği, yaşanan covid-19'un insanların yüreğinde bıraktığı etkileri öyküleştirmeleri ve yaşananları ölümsüzleştirmeleri için bir yarışma tertip ederler. Son başvuru tarihinin Ağustos 2020 olduğu yarışmaya 195 öykü gönderilir. Bunlardan otuz dört tanesi derlenerek bir eser haline getirilir.

Eserde her öykü kendi içinde özel ve farklı bir duyguyu barındırırken, kimi zaman bu öykülerin içindeki kahramanın çok tanıdık geldiğini, hatta yanı başınızda olduğunu, aynı öyküyü birebir yaşadıklarını fark edeceksiniz.

İlk üçe giren öykülerin ikişer adet olduğu ve bunların en başa konumlandırıldığı, sonrasında -bir usul var mı bilmediğimiz bir şekilde- diğer öykülerin de sıralandığını göreceksiniz. Bu öykülerin bazılarında gülecek, bazılarında hüzünlenecek, bazılarında derin bir düşünceye dalacak, bazılarıyla geçmişi günümüze taşıyacaksınız.

Eserde öykülerin kendi içinde bir tasnife ayrılmadan sunulduğu görülmektedir. En önemli eksikliğinin de bu olduğunu belirtmeliyiz. Sağlıkçılar için yazılan, karantina ile ilgili olanlar, hüzün taşıyanlar, umut/mutluluk barındıranlar, doğa ile ilgili olanlar kendi içinde ayrı tasniflenebilirdi.

Öyküler ve Kurguları

Eser bir tema etrafında kurgulanmış ve şekillendirilmiştir: "Covid-19". Bu durum yazılanların salgınla bir şekilde irtibatlı olmasını ve "ana olay" olmasını da beraberinde getirmektedir. Salgın öykülerinde romanlardan farklı olarak bir kısıtlanma ve üst kurmacaya imkân sağlamayan bir anlatım görülmektedir. Bu durum salgın hakkında ayrıntılı bilgi vermek yerine, salgın içinde ön plana çıkan bir olay/durum üzerinden tek kurguyu öyküye aktarmayı zorunlu kılmaktadır.

Eserin genelinde yaşananlardan esinlenerek kurgulanan "olay öykülerinin" varlığını direk hissedebiliyorsunuz. Bunun yanında tamamen kurgusal öyküleri görebilmek de mümkündür. Her ne kadar salgın esas alınsa da, bazı öykülerde salgının ikinci planda kaldığını ifade etmeliyiz. Bu durumu yeni bir kurgunun mecburi istikameti olarak gördüğümüzden dolayı esere farklı bir pencere açtığını düşünüyoruz. Kült salgın eserleri olarak tabir ettiğimiz eserlerde yer alan öykülerin kurgularıyla aynı kurguyu seçen yazarları bulabildiğiniz gibi, tamamen özgün kurguları da bulabiliyorsunuz. Yine bireysel tecrübelerden yola çıkarak oluşturulan salgın öykülerinin toplumsal etkileri göz önüne alanlardan daha fazla olduğunu belirtmeliyiz. Özetle öykülerin dramatik olaylardan ve umut içerikli temalardan beslendiğini ve bireysel tecrübelerin anlık fotoğraflama şeklinde aktarımlarıyla şekillendiğini söyleyebiliriz. Bu seçki direk hedeflenmese de salgın edebiyatını zenginleştirme ve geliştirme hususuna da olumlu bir katkı sağlamaktadır.

Tüm zıtlıkları bünyesinde barındıran yaşamın her insanda farklı bir yüzünün nasıl tecelli ettiğini aynı kurguya sahip öyküler üzerinden okuyabilmekteyiz. Aynı duyguları farklı bir dille farklı kalplerde bıraktığı etkilerden gözlemleyebilmekteyiz. Bu anlamda eser zıtlıkları bünyesinde barındıran yaşam gibidir. Haberlere konu olan birçok yaşanmış olayın, belki de sadece öyküleştirilenlerini gördüğümüz ve gözden kaçırdıklarımızı da hatırlatan eserin kendi alanında önemli bir eksiği kapattığını da ifade etmeliyiz.

Sonuç

Her eser kendi içinde yazarının ruhunu ve anlık duygularını da yansıtır. Sait Faik özellikle hasta olduktan sonra hastalık ile ilgili daha çok eser kaleme almıştır. Susan Sontag hastalandıktan sonra hastalıkların metaforlaşan yönüne odaklanmıştır. Virginia Wolf psikolojik sıkıntılarda iken hasta olmaya dair bir eser yazmıştır. Dostoyevski saralı olması nedeniyle saralı hastaları romanlarında baş kahraman yapmıştır. Yine Peyami Safa'da hastalıklarla erken yaşta tanışmasının yansımalarını eserlerine serpiştirmekte bir beis görmemiştir.

Hekimlerin düzenlediği bir organizasyon için yazılan öyküler, içinde bulunulan zamanı gösteren olaylardan elbette bağımsız değildir. Herkeste derin bir iz bırakan covid-19 pandemisinin öykülerde ele alınma durumlarına bakarak, farklılıkların zenginlik olduğunu insanlık üzerinden okumaya tabi tutabiliriz. Görevi ve toplumsal etiketi ne olursa olsun herkesin bir insan olduğunu ve insan kalabilmek için mücadele verdiğini bir kez daha hatırlamalıyız. Yıllar geçip gittiğinde, geriye her baktığımızda insanlığın bu tecrübesini kalıcı bir iz olarak hissedecek ve belki de buradaki mücadeleden cesaret alacağız. Yaşanan çaresizlik, belirsizlik ve korku ile çıkmaza giren toplumun genlerine işleyen çözüm bulma arayışları gelecek nesillere de bir ışık tutacaktır.

Bu eserin oluşmasında emek sağlayan sağlıkçılarımıza her zaman minnettar olduğumuzu belirtirken, eseri hazırlayan Prof. Dr Başar Cander ve Prof. Dr. Cengiz Yakıncı ve ekiplerine şükranlarımızı sunuyoruz…

Covid-19 Öyküleri

Hazırlayan: Başar Cander ve Cengiz Yakıncı

İnönü Üniversitesi Yayınları

247 Sayfa


Yazar: Mustafa ATALAY - Yayın Tarihi: 05.01.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 11.01.2022 03:13
168

Mustafa ATALAY Hakkında

Mustafa ATALAY

Bir gölün kıyısında 88 yılının Temmuz sıcağında hayata gözlerini açtı. Eğitiminin büyük bölümünü burada geçirdi. Bir denizin kıyısında 2007-2012 yılları arası Üniversite eğitimiyle birlikte hayat eğitimi de aldı.

Bir gölün kıyısına döndüğü yaşamını, 2012 Ağustos'undan bu yana 'Lale'lerle bezeli düşüncelerle 'Eczane'sinde devam ettiriyor.

Okuyor, yazıyor, çalışıyor ve başka alanlarda eğitimine devam ediyor.

Daha önce Üniversite bünyesinde çıkarılan Sentez Dergisi'nin editörlük ve yazı işleri sorumluluğu görevlerini üstlendi. Kardelen Derneği Bülteni'nin editörlüğünü yaptı. Dernek ve Vakıf bültenlerinde ara ara göründü, Alıntılar Mektebi'nde talebe oldu, Yolcu Dergisi'nde nefeslendi, on5yirmi5.com'da uzun bir serencamı oldu. Kitaphaber.com.tr'yi ise evi gibi görüyor...

Facebook: mvatalay
Twitter: @atalaymstfa
Blog: http://aynsinkaf.blogspot.com.tr

Mustafa ATALAY ismine kayıtlı 101 yazı bulunmaktadır.