Ramis Çınar: Edebiyat, hayatın bir yansımasıdır., Söyleşi, Necla DURSUN

Ramis Çınar: Edebiyat, hayatın bir yansımasıdır. yazısını ve Necla DURSUN yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Ramis Çınar: Edebiyat, hayatın bir yansımasıdır.

14.03.2022 09:00 - Necla DURSUN
Ramis Çınar: Edebiyat, hayatın bir yansımasıdır.

Ramis Çınar kimdir? Bize biraz kendinizden söz eder misiniz?

1983 yılında Kuzeydoğu Bulgaristan'da bulunan Silistre iline bağlı Dulovo ilçesinde dünyaya geldim. Jivkov Rejiminin Türk azınlığa yönelik etnik arındırma politikası sonucunda gerçekleşen zorunlu göç esnasında ailemle birlikte Türkiye'ye göç ettim. İlkokulu Tekirdağ Merkez'de okudum. Ortaokul ve liseyi Çorlu'da bitirdim. Konya Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden mezun oldum. Özel sektörde halkla ilişkiler ve satın alma alanlarında çalıştım. Üç kamu kurumunda görev yaptım. Üniversitede birinci sınıf öğrencisi olduğum 2001 yılından bu yana roman yazıyorum.

2009 yılından bu yana beş romanım yayımlandı. Söz konusu beş romanım şunlardır:

Söylenmemiş Sözler (2009), Elveda Rumeli (2012) 12 baskı, Aşk Hayat ve Arayış (2014), Ömrümün Dört Mevsimi (2016) 4 baskı, Kanadı Kırık Kelebekler (2018) ilk baskı 10.000 adet.

21.yüzyılda yazar olmak sizce ne anlama geliyor? Sizin "edebiyat" ve "yazar" tanımınız nedir?

Benim için edebiyat, okuma, düşünme, yorumlama ve yazmayı içeren bir yaşam biçimidir. Yazarlığı kitap yayımlamış olmaktan öte okurlar ile kurulan bir bağ olarak nitelendiriyorum. Kanımca yazar, kitapları kitapseverler tarafından okunan, kitaplarıyla okurların düşünce dünyasına etki eden ve kalıcı olabilecek nitelikte eserler kaleme alan kişidir.

Her alanda kavram kargaşasının yaşandığı günümüzde "edebiyat" ve "yazarlık" kavramlarının da içinin boşaltıldığını görüyoruz. Popüler kültürün etkisini giderek daha fazla hissettirdiği bir ortamda en önemli kıstasın kalıcılık olduğunu düşünüyorum. Hangi yazarlar ve eserlerinin kalıcı olduğunu zaman gösterecek.

Yazmaya nasıl başladınız? Çocukluk hayalleriniz içinde kitap yazmak var mıydı?

Çocukluğumda geleceğe dair sayısız hayalim vardı. Ancak bunların arasında kitap yazmak yoktu. Her ne kadar yazar olmayı hayal etmemiş olsam da iyi bir okurdum. Lisenin son sınıfındayken ilk kez okumayı sevdiğim tarzda kitaplar yazma düşüncesi kafamda oluştu. Üniversiteye başladığımda ilk deneysel çalışmalarıma başladım. Yazmaya başladıktan sonra da hiç vazgeçmedim.

Eserlerinizden iki kitaplık bir seçki yapacak olursak; "Söylenmemiş Sözler" ve "Elveda Rumeli" adlı kitaplarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Söylenmemiş Sözler, lise yıllarında sevgili olup ayrılan, başkalarıyla evlenen ve yıllar sonra karşılaşan otuzlu yaşlarındaki bir adam ve kadının hikâyesini konu alıyor. Kitabı okuyanlar, kendilerinden bir şeyler bulduklarına dair değerlendirmeler yaptılar. 2005 yılında yazdığım bu kitap, aslında roman türünde kaleme aldığım ikinci eserim. Uzun uğraşlar sonucunda 2009'da yayımlatmayı başardım.

Yayımlanan ikinci kitabım olan Elveda Rumeli, roman türünde yazdığım üçüncü kitabım oldu. 31 Mart Vakası'ndan sonra başlayıp Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı'nı içine alan 1909 ve 1920 yılları arasında Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinde iki ailenin hikâyesini konu alan bu kitabı 2011 yılında azdım. Bu romanım da uzun uğraşlar sonucunda I. Balkan Savaşı'nın 100. yıl dönümü olan Ekim 2012'de yayımlandı. Geride bıraktığımız 10 yılda 12. baskıya ulaştı.

1192020m3qt4g

Bir kitabı yazma süreciniz nasıl başlıyor ve nasıl ilerliyor? Bir eseri yazma yolculuğunuzu bizimle paylaşır mısınız?

Yazma süreci yazardan yazara değişkenlik gösterir. Ben bir konu belirledikten sonra üzerinde uzun uzun düşünüp araştırma yapıyorum. Roman için bir isim bulup, kurgusunu kafamda şekillendirdikten sonra kitabı yazmaşa başlıyorum. Ortalama bir buçuk-iki yılı bulan yazma süreci oldukça yorucu geçiyor. Anlattığım hikayeden kopmamak adına her gün düzenli olarak yazmaya gayret ediyorum. Bu sürecin en güzel yanı bir romanı tamamlamış olmanın getirdiği mutluluk.

Eserlerinizde ele alacağınız konuları ve kahramanların karakter özelliklerini nasıl oluşturuyorsunuz? Bu noktada hayatınızdan, yaşanmışlıklarınızdan ve tecrübelerinizden faydalanıyor musunuz?

Edebiyat, hayatın bir yansımasıdır. Doğal olarak tanıdığım, hikayelerini dinlediğim ve gözlemlediğim insanlardan ilhamla karakter özelliklerini oluşturuyorum. Karakterler ne kadar gerçekçi olursa, anlatılan hikaye de o ölçüde inandırıcı olur.

Aşk, savaş, göç, kadına şiddet, istismar, bağımlılık, adalet arayışı gibi konuları işlediğiniz kitaplarınız mevcut. Yazmayı planladığınız başka konular var mı? Devam eden ve gelecekteki planlarınızdan ip uçlarını bizimle paylaşmanız mümkün mü?

Yazdığım her bir eserde farklı anlatım teknikleri kullanıyorum. Aynı şekilde farklı konu ve kategorilerde romanlar yazıyorum. Önümüzdeki süreçte de anlatım dilimi ve kurgu tekniklerimi zenginleştirerek farklı kategorilerde romanlar yazmayı hedefliyorum.

Yazarken size eşlik eden bir uğurunuz, ritüeliniz, şarkınız, vb. var mı?

Okurken ve yazarken çay-kahve içmeyi ve enstrümental müzikler dinlemeyi seviyorum.

Ne tür kitaplar okursunuz? Örnek aldığınız, eserlerini ilgiyle okuduğunuz yazar(lar) var mı? En son hangi kitabı okudunuz?

Ağırlıklı olarak roman, öykü ve tarih kitapları okuyorum. Dünya klasikleri, modern klasikler ve güncel eserleri tercih ediyorum genellikle. En son Sergey Dovlatov'un Puşkin Tepeleri adlı romanını okudum.

Okuduğunuzda "Keşke ben yazsaydım." dediğiniz bir eser oldu mu?

Böyle bir hissiyatım hiç olmadı.

Hayatınızda yer etmiş veya bir defadan fazla okuduğunuz bir kitap var mı?

Montaigne'in Denemeler, Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşler-Suç ve Ceza, Stendhal'ın Kırmızı ve Siyah, Ernest Hemingway'in Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Orhan Pamuk'un Cevdet Bey ve Oğulları-Sessiz Ev-Kara Kitap-Yeni Hayat, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur, Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf- İçimizdeki Şeytan-Kürk Mantolu Madonna kitaplarını bir defadan fazla okudum.

Hayatınız bir film olsa soundtrack'inde hangi şarkı olurdu?

Müzik ile aram iyidir. Dünya müziğinden pek çok şarkıya aşinalığım vardır. Sanırım Moğollar'ın Devlerin Aşkı şarkısı iyi bir soundtrack olabilirdi.

Küresel salgın dönemini nasıl geçirdiniz? Bizlere evde zaman geçirme konusunda önerileriniz olur mu?

Salgın döneminde evde daha fazla zaman geçirme imkanı buldum. Dışarı çıkma yasağının olduğu günlerde bolca okudum, internet üzerinden dizi-film izledim. Bununla beraber yürüyüş yaptığım, bisiklet turlarına çıktığım zamanlar oldu. Ailemle ve evcil köpeğimiz ile daha fazla vakit geçirdim. Salgın ile geçirdiğimiz süre, zaman kavramının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Herkese daha fazla kitap okumalarını, mutlak suretle en az bir hobi edinmelerini, sanata ilgileri veya yatkınlıkları varsa bunu ortaya çıkartıp geliştirmelerini öneriyorum.

Sorularımıza içtenlikle cevap veren Sn. Ramis Çınar'a "kitaphaber ailesi" adına teşekkür ediyorum.


Yazar: Necla DURSUN - Yayın Tarihi: 14.03.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 14.03.2022 11:11
527

Necla DURSUN Hakkında

Necla DURSUN

1976 Sakarya doğumludur. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Yerel Yönetimler Anabilim Dalı Küresel Şehirler ve İstanbul Araştırmaları Bilim Dalı’nda Yüksek Lisansını “Kuzguncuk Semt Tarihini İnsandan Okumak; Bir Seçki ile Şahsiyetler” konulu yüksek lisans teziyle tamamlamıştır. Finans sektöründe çalışmakta ve İstanbul’da yaşamaktadır.

Necla DURSUN ismine kayıtlı 58 yazı bulunmaktadır.