Sabahattin Ali’nin Yansıması Kuyucaklı Yusuf
Merve Yurtsever yazdı...
Sabahattin Ali, toplumsal gerçekçi bir yazar olarak, yaşamındaki deneyimleri okura yansıması, onun edebi tarzı olarak bilinir. Kuyucaklı Yusuf kitabı da Sabahattin Ali'nin hayatından oldukça fazla izler taşımaktadır. Babasına hayran bir çocuk oluşunu, yazarın kitaptaki baba figürü olan Salahattin Bey üzerinden okuyabiliyoruz. On dört yaşında evlenmiş annesine olan öfkesini ise anne rolündeki Şahinde Hanım ile tasvir ediyor. Kendi hayatında annesi ruhsal sorunlar yaşamış ve defalarca intihar teşebbüsünde bulunmuş. Bundan dolayı hastanede yattığı sürede, babası küçük kız kardeşinin bakımını üstlenmiş ve aynı dönem kalp hastalığıyla mücadele etmiş. Annesinin taburcu olacağı zaman ise hayatını kaybetmiş. Ve Sebahattin Ali babasının ölümünden annesini sorumlu tutmuş. Ayrıca çocukluk yıllarında annesi diğer erkek kardeşiyle daha çok ilgilenmiş, Sabahattin Ali'yi ihmal etmiş. Bu durum onun başarılı bir öğrenci olmasına rağmen, zayıf ilişkilerle dolu çocukluk yaşamasına neden olmuş. Arkadaşlarıyla oyun oynamaz, hep geri planda kalırmış. Tıpkı romanda ki Yusuf gibi.
Romanın başkahramanı Yusuf'tur. Diğer bütün karakterler Yusuf'la ilişkileri doğrultusunda romanda yer alır. 1937 de yazılmış olan eser 1093 dünyasını anlatarak başlar ve bugün hala topluma hitap edebilmektedir. Osmanlının çöküş dönemlerine denk gelen hikâye zamanı, kitapta yer yer hissettirilir. O yılların normali niteliğinde kendinden on beş yaş küçük Şahinde Hanımla evli olan Salahattin Beyin uyumsuz evliliği, sürekli söylenen memnuniyetsiz bir kadın ve huzursuzluktan kaçmak için eve geç giden, içkide teselli arayan bir erkeğin yaşamları üzerinden, dönemin evlilik problemini ortaya koymuştur Sabahattin Ali.
Kuyucaklı Yusuf'un, kaymakamın ailesine dâhil olmasıyla önceleri Şahinde Hanımın daha çok artan söylemlerinin, zamanla onun işine yaradığını fark edip, kabullenişe dönüşmesinin olay örgüsünü de görüyoruz. Bu da yazarın zaman zaman vurguladığı insanların çıkarsız hiçbir şey yapmadıkları görüşünü destekler nitelikte.
Hikâyenin başında ailesinin katliamına şahit olan Yusuf'un metaneti ve soğukkanlılığı kahramanın karakterini ilk satırlarda belli ediyor. Okurken başlangıçta yaşanan bu olay nedeniyle çeşitli travmalara şahit olacağımı düşünmüştüm ancak ilerleyen bölümlerde yazarın, karakterin genel hatlarını en başında sunmuş olduğunu gördüm.
Yusuf insanlardan uzak duran, insani duyguları yaşamayı hep erteleyen, gözünde önemsizleştirerek hislerini içinde öldürmeye çalışan, etrafında donuk olarak gözüken bir karakter izleniminde sunuluyor. Karşı koyamadığı tek his, yüzünde gülümsemeye sebep olan, evin küçük kızı Muazzez'e olan ilgi ve yakınlığı. Şahinde'nin uzun gezmeleri sırasında onunla ilgilenen ve huysuz anlarında sakinleştirebilen tek kişi. Abi kardeş manzarasıyla başlayan bu ilişki, Muazzez'in on beş yaşlarına geldiği dönemde evliliğe götüren duygularla resmediliyor.
Şayet Kuyucaklı Yusuf bir seri roman olabilseydi eğer ikinci sayısının Yusuf'un gerçek hislerinin idrakiyle gelişeceğini tahmin ediyorum. Romanın bütününün bende uyandırdığı his Yusuf'un aşk duygusunu hissettiği kişinin Kübra olduğu yönünde. Muazzeze olan durumu tamamen koruma içgüdüsüyle gelişen bir bağlanma ve karşı koyamama diye düşünüyorum. Çünkü Yusuf duygularını yaşayamamış bir insan olarak, bunun ayrımını yapabilecek durumda değildi. Romanda Kübra'ya karşı adlandıramadığı hallerinin nedeni buydu bence. Ucu açık kalan bir Kübra karakteri var ve Sabahattin Ali'nin seriye dönüştürme hayaliyle bu şekilde kurguladığının ipuçlarını görüyorum.
"Kübra Yusuf'a döndü: "bizi bir daha göremeyeceksin Yusuf " dedi. Yusuf çok iyi bildiği bir şeyi söylüyormuş kadar katiyetle ve karanlık bir takım hislerin sevkiyle cevap verdi: " belli olmaz… Görüşürüz…"
Ayrıca devamının gelebileceği fikrini uyandıran bir başka neden Yusuf'un karanlıkta ateş edişiyle kimlerin gerçekten öldüğünün muallakını beraberinde getiriyor olması. Belki de "kötülere bir şey olmaz" düşüncesi etrafında Şakir ölmemiştir. İntikam arzusuyla daha çok bilenerek karşımıza çıkmak için bekletilmiştir. Kim bilir?
Keşke Sabahattin Ali daha uzun yıllar yaşayabilseydi de devamını akıcı ve yalın kelime ahenkleriyle okuyabilseydik demekten kendimi alıkoyamıyorum. 41 yaş böylesine güçlü bir sanatçı için çok erken bir ölümdü.
Kuyucaklı Yusuf
Sabahattin Ali
Yapı Kredi Yayınları
222 Sayfa
Yazar: Merve YURTSEVER - Yayın Tarihi: 09.11.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 14.01.2023 14:50