Şairler Geçidi: Yusuf Bal ile Konuştuk, Söyleşi, Ethem ERDOĞAN

Şairler Geçidi: Yusuf Bal ile Konuştuk yazısını ve Ethem ERDOĞAN yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Şairler Geçidi: Yusuf Bal ile Konuştuk

25.10.2022 09:00 - Ethem ERDOĞAN
Şairler Geçidi: Yusuf Bal ile Konuştuk

Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Ortadoğu Teknik Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliği bölümünü bitirdikten sonra İngilizce Öğretmeni olarak atandım. Birkaç yıl İngilizce Öğretmeni olarak çalıştıktan sonra bir kamu kurumunda uzun yıllar bilişim alanında görev yaptım. Şimdilerde ise Biyoloji dersine giriyorum. Poyraz Edebiyat Dergisinin editörlüğünü yaptım, çeşitli dergilerin yayın kurulunda bulundum. Şiir dışında resim yapmayı da severim. Edebiyat alanı ile ilgili olarak kendimi şiiri arayan birisi olarak tanımlarım. Zaten dergilerde yayınlanmış iki yüz elli eserimin iki yüzü deneysel görsel şiir. Ayrıca Ücra İşlem (Ötüken Neşriyat), Gözkuşağı (ŞiirVakti Yayınları) ve Da (Ferfir Yayınları) kitaplarım da büyük ölçüde deneysel-görsel şiirlerimden oluşuyor.

Şiir yazma biçiminizi anlatır mısınız? Şiirin mutfağı sizde nasıldır?

Şiir yazarken işin edebiyat kısmı değil de, matematik kısmı ilgimi daha çok çekiyor. Sağlı-sollu, yukarılı aşağılı her şekilde okunabilen şiirleri yazarken kendimi bir sonraki hamleleri düşünen satranç oyuncusu gibi hissederim. Şiirleri kendimle kalabileceğim ortamlarda yazarım. Yalnızlık içinde yalnızken veya kalabalık içinde yalnızken.

Günümüz şiirlerinin sorunları nelerdir? Çözüm ne olabilir? Şiirimizin bugünkü durumu hakkında neler dersiniz?

Türkiye'de yaşıyorsanız, sanatın genel olarak en büyük sorunu sizin mahalle bizim mahalle kavgalarıdır. Bizde şairin politik görüşüne bakmaktan şairin şiirine bakılmaz. Çok basit bir örnek vereceğim. Bir yazarımız dergilerde deneysel-görsel şiir konusunda yazı yazmış. 12 yıldır aynı dergilerde yazdığımızda olmuş. Onun yazısı beşinci sayfada ise benim şiir yedinci sayfada. Deneysel şiirden bahsederken ömründe sadece bir tane deneysel şiir yazan birisinin adını anmış da dergilerde 200 tane deneysel-görsel şiir yayınlayan Yusuf Bal'ın adını anmamış. Çünkü sosyal medya da siyasi görüşüm net değil. Düşünün bir belediye yeni bir kültür merkezi açacağı zaman Necip Fazıl veya Nazım Hikmet adını neye göre seçiyor? A şairinin eserleri daha güzel diye mi? Benim işim sanat. Benim işim taşı yontmak.

Sanatın genel sorunundan şiirin özeline gelirsek iki temel sorun var. Kimlik yaşı önemli değil ama tecrübeli şairlerimizin sorunu sürekli olarak kendilerini tekrar ediyor olmaları. Bazen kendilerini değil başkalarını bile tekrar edebiliyorlar. Yani başka şairlerin eserlerinin benzerini yazmak gibi. Gençlerin şiirleri ise akılda kalmıyor, ahenk yok, duygu yok. Bir yazımda somut şiirin İngilizcesine (Concrete Poetry) gönderme yaparak somut şiirin demiri eksik demiştim.

Dergi takip ediyor musunuz? Hangi dergilerde yazdınız/yazıyorsunuz? Dergilerdeki şiirler üzerine neler söylersiniz?

2009-2012 yılları arasında yayınlanan Poyraz Edebiyatın Editörlüğünü yapmıştım. 2020-2022 yılları arasında yayın yapan Gündönümü Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisinin yayın kurulunda görev aldım. Şiir ve yazılarım 40'ın üzerinde dergide yer aldı. Bir dönem aylık 10 edebiyat dergisi evime geliyordu. Son bir buçuk yıldır şiirden edebiyattan ciddi anlamda koptum. Biraz dinlenme adına resimle ilgilendim ve bir yıl içinde kırk civarı tablo yaptım. Halen resme devam ediyorum. 2021'den sonra yeni şiir yazamasam da şiir zulam oldukça dolu idi. Birkaç yıl önce yazdığım bazı şiirler Edebiyat Dergilerinde yeni yayınlanıyor. Zaten şiirin yazıldıktan sonra bir süre dinlenip öyle yayınlanması daha sağlıklı.

Bugüne kadar yazdığım dergileri değil de, son bir yılda eserlerimin yayınlandığı dergileri söyleyeyim. Hece (3 eser), Cüneyne (3 eser), Hayal Bilgisi (1 eser), Telmih (1 eser), Kuytu (1 eser), Yitik Bavul (1 eser), Gündönümü (1 eser).

Hikâye / öykü türü günümüzün popüler edebiyat türleri arasında. Şiire ilginin az olduğunu düşünüyor musunuz? Evet ise neden?

profiljpg[1]

Sosyal medya ortamının, telefonun, oyunların (özellikle gençler için), trafiğin kargaşanın gürültünün çaldığı vakitlerden dolayı sadece aforizma okuyabilen insanlar var. Yine de şiire ilgi bence çok da azalmadı. Her şeye rağmen eskiye nazaran daha iyi şiirler yazılıyor. Dijital yayıncılık sayesinde edebiyatın tekel odakları kırıldı.

Şiir sadece bireysel bir düşünüşün eseri mi yoksa toplumsal olay ve olgular da aynı oranda etkili midir?

Bireysel bakış açısı olmadan zaten şiir yazılmaz. Şairler kimi zaman şiirlerinde toplumsal koşullara bakışını da işler.

Şiiri ortaya çıkartan koşullara ek olarak neler söyleyebilirsiniz?

Şiir söz âleminde matematiğin saltanatıdır derim.

Şiir ve şuur arasında birbirini etkileyen ya da tetikleyen bir ilgiden söz edebilir miyiz? Toplumun akıbeti açısından şiiri değerlendirmek mümkün müdür?

Şairin şuursuz olması düşünülemez tabi ki. Farklı düşünemeyen, düşüncesine önem verip heyecan duymayan şair de olamaz. Tolumun akıbeti tabi ki şiiri etkiliyor. Bunu söylemeye çekinmeyeceğim, son altı ayda 12 bin TL trafik cezası ödedim. Cüneyne dergisinde yayınlanan Hormosta isimli şiirimde rakam geçmedi ama Trafik cezası geçti. Ah Yozgat'ın sorgun çıkışı. Bu aralar çok yazamıyorum ama seni anlatacağım daha.

Şiirin metropol ya da taşra ile bağı nedir? "Büyük şiir büyük şehirlerde mi yazılır"?

Çok eskiden, Edebiyat Dergilerine erişim zorken metrapolde yaşamak edebiyat anlamında büyük avantajdı. Ancak 1995'li yıllardan itibaren internetin kullanılmaya başlaması ile taşra bu farkı kapattı.

Şiirde kuşak kavramı üzerine değerlendirme yapmak ister misiniz? Bu konuda neler söylersiniz?

Bu konuyu akademisyenlere bırakıyorum. Akademisyenlerden tek ricam "Şairin sözünün bitmesini (ölmesini)" beklemeyin artık.

Şiir eleştirisi var mı günümüzde? Bir şiir eleştirisi nasıl olmalıdır? Bu alanda dikkatinizi çeken isimler kimler?

Şiir eleştirisi yok tam tersine içi boş şiirlerin göklere çıkarılması veya taklitçi şairlerin yüceltilmesi gibi garip durumlar var.

Şiir, kurucu bir unsur olarak geçmişten günümüze birçok toplumun duygu ve düşünce bütünlüğü içerisinde hareket etmesini sağlayan bir etkiye sahip tür. Bu bakımdan şiirin kurucu rolü üzerinden kültür ve medeniyet okumaları nasıl yapılabilir.

y-bal1111

Özellikle 1920-2000 yılları arasında şiirin kuruculuğunu inkâr edemeyiz. Sonrasında bu durumu çok net göremiyorum.

Şiirde usta-çırak ilişkisi bağlamında bu ilişkinin eğitim-etki/gölge riski üzerine neler düşünürsünüz?

Çırak çok okuyacak ki yapılmış işleri görsün, kendisi yapılmamış olanı yapsın. Yoksa ilk defa kendi yaptı zanneder. Şiirini para verip noterde tastikleten kişiler gördüm. Kişinin aldığı eğitim şiire yansımıyorsa ortada sorun vardır zaten.

Folklor şiire düşman mıydı hala öyle midir?

Değildir, folklor şiirin ruhudur.

Roman, hikâye/öykü yazarların birbirleriyle çekişmeleri pek gözlemlenen bir durum değilken şairlerin çekişmeleri, Türk edebiyatında en sık rastlanan bir durum olarak görülmektedir. Şiirin ve şairlerin çekişmeleri hakkında neler söylersiniz?

Eseri ile ön plana çıkamayan şairler reklamı sevdiği için çekişiyor olabilir. Gerçek şair öyle işlerle uğraşmaz. Birleri başlattı ise de cevap verir tabi, sessiz de kalmaz.


Yazar: Ethem ERDOĞAN - Yayın Tarihi: 25.10.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 25.10.2022 10:33
645

Ethem ERDOĞAN Hakkında

Ethem ERDOĞAN

Kütahya doğumlu. 1995 yılında Alkım edebiyat dergisini bir grup arkadaşıyla beraber çıkardı. Yazı ve şiirlerini Alkım, Kırağı, İpek Dili, Edebiyat Ortamı, Hece ve Yediiklim edebiyat dergilerinde yayınladı.

Ethem ERDOĞAN ismine kayıtlı 178 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 5 kitap bulunmaktadır.

Twitter Kitapyurdu.com