Şairlerle Şiir Soruşturması: Muhammet Durmuş, Söyleşi, M. Hüseyin ÖZER

Şairlerle Şiir Soruşturması: Muhammet Durmuş yazısını ve M. Hüseyin ÖZER yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Şairlerle Şiir Soruşturması: Muhammet Durmuş

03.08.2023 09:00 - M. Hüseyin ÖZER
Şairlerle Şiir Soruşturması: Muhammet Durmuş

Bize Muhammet Durmuş'tan bahseder misiniz?

92'de doğdum. Öğrenmeyi, bağlam kurmayı ve anlatmayı severim. Kilo almaya yatkınım. Yedi sene önce saçlarımı İstanbul'da bırakıp memleketime, Trabzon'a döndüm. Misafir gelmek isteyen varsa ağırlarım.

Şiir ile ünsiyetiniz nasıl gelişti?

İlk etkileşimim ablamın şiir kasetleri sayesinde oldu. Sonrasında ise lisede bir arkadaşımın ezberden okuduğu birkaç şiirle. Ve lise bitmeden ben de yazmaya başladım. Çok yeni bir ifade biçimiydi benim için. Bir sanat değildi.

Şiir ile yaşadığınız hayat arasındaki ilişkiden biraz bahseder misiniz? Hayatınızdan şiiri çektiğinizde geriye ne kalır?

Yıllar önce, yazmayan bir insan nasıl yaşayabilir diye soruyordum kendime ve mana veremiyordum. Şimdi ise yazan bir insan nasıl yaşayabilir sorusu zihnimi kurcalıyor. Hayatımdan şiiri çektiğimde kiracısı evden çıkan bir mal sahibi gibi gülümsemeyi ümit ediyorum. Henüz öyle bir noktada değilim. Şiirle ilişkimi edilgenden etkene çevirme gayretindeyim.

Şiir yazım hayatınızda bir ustanız var mıdır? Var ise kimdir ve katkıları nelerdir?

Yıllarca, şiire dair neredeyse hiçbir şey okumadan yazdım. Duyduklarımla yazdım. Belki on şair bile sayamazdım o dönemlerde. Bir usta-çırak ilişkisine inanmıyorum. İlhami Atmaca ağabeyim, "zihninde bir düşünce tasarlarken oldukça cesur davranabilirsin" dediğinden beri ustaya inanmıyorum. Cesaret, şahsa aittir. İlhamın ve çalışmanın bir eski kalıptan mülhem ortaya çıkışı ilk başta sorun oluşturmaz. Sonrasında kendi üslubuna ulaşan kimse için daha faydacı bir katkı imkânı mevcuttur. Ve usta işi her şiir faydalıdır. Senden daha iyi yahut karşılaşmadığın biçimde kurulan bir inşa keyif verir, ilham verir, kamçılar. Olan budur. Hasılı, birlikte çalışmaktan keyif aldığım isimlerden bahsedebilirim sadece. Bir şiir yazınca ilk paylaşmak istediğim isimlerden. Serdar Aydın ve M.Tuğrul Çolak'tan.

Şiir, şuur ve şiar üçlemesine bakış açınızı anlatır mısınız?

Daha iyi yaşama gayretindeyim. Bakış açım nasıl? Şu an bilmiyorum.

Taşra, kasaba, köy ya da metropollerin mekânsal açıdan şiire katkıları nelerdir? Şiirinizde hangi mekâna sığınırsınız?

Sığındığım bir mekân yok fakat rahatlıkla söyleyebilirim ki İstanbul'dan uzak olmak tek başına besleyici bir unsurdur. Yıllarca orada yaşadıktan sonra ayrılmak bir tür azat edilmişlik getirdi bana. Münhasır hayatlar ve hatalar popülizmin merkezinden uzaklaşmakla mümkün.

Günümüz şiirine olan ilgi ve iştiyakı yeterli buluyor musunuz? Bulmuyorsanız bu durumun sebepleri sizce nelerdir?

Asgari geçim şartları ne kadar rahat karşılanırsa sanat alanına ilgi o kadar çabuk oluşmaya başlayacaktır. Sanatçı için zaman zaman hayati olsa da düşük gelirli insan için mesele edilmeye değmez bir şeydir şiir yahut herhangi bir sanat eseri. Çünkü keyfi bir ilgi alanı gibi gelir. Kaldı ki tüketicileri için öyledir denebilir. İlgi şu an gayet makul. Dediğim gibi, ekonomik durumu iyileşen bir Türk halkı bir nesil sonra sanata daha çok ilgi duyacaktır.

Gelenek mi, modern mi? Lirik mi, epik mi? Hece mi, serbest mi? İlham mı, deney mi? Ya da?

Evander Holyfield mı Riddick Bowe mu? Boks. Daha çekişmeli, daha estetik maçlar.

Günümüz Türk şiiri poetik ve teknik açıdan yeterli ölçüde eleştiriliyor mu? Eleştiri kültürümüze bir eleştiriniz var mıdır?

Eleştirinin olmadığına inanıyorum. Belli bir nüfuza ulaşan isimler için ortaya metin koyulabilir tabii bu daha normal duruyor fakat eser değil de ismin kitlesi odağa alınıyor sanıyorum. Şu şiir gündem oldu gibi bir durum hatırlamıyorum desem yeridir. Oysa imkânlar yirmi sene öncesine göre bambaşka bir seviyede. Ha, eleştiri yok diyoruz da eleştiriye tahammül var mı, bunu da sormak gerekiyor. Bir şairin ilk eleştirmeninin en yakınındaki diğer şair olması gerektiğine inanıyorum.

Bir okuyucu ve yazar olarak dergilerle ilişkiniz nasıldır? Dergilerin şiir dünyamıza katkısı açısından neler düşünüyorsunuz?

Dergilerin hâlâ daha ciddiyetini koruyan ortamlar olduğuna ve yayın hayatına devam etmeleri gerektiğine inanıyorum. Sosyal medyadaki eski paylaşımlar beni çok ırgalamaz lakin kitaplığımdaki eski sayılara döner döner bakarım. Aynı zamanda iyi bir şairle iyi bir editörün buluşma alanı da dergilerdir. Okul olma özelliğini ancak şiire dair bolca etkileşimle kazanabilir. Muhatapların arasında kalan, kamu malı olmayan bu etkileşimle.

Sadece üç şairi okuma hakkınız olsa bu şairler kimler olurdu? Sadece üç şiir okuma hakkınız olsa bu şiirler hangileri olurdu?

Enis Batur, İsmet Özel ve Edip Cansever; Teknenin Ölümü (M.Cevdet Anday), Şair'e (Puşkin), De Gülüm (Küçük İskender). Fakat bunlar bugünün açıklamaları, yarın yahut daha sonra vereceğim cevap değişebilir.


Yazar: M. Hüseyin ÖZER - Yayın Tarihi: 03.08.2023 09:00 - Güncelleme Tarihi: 27.07.2023 17:08
618

M. Hüseyin ÖZER Hakkında

M. Hüseyin ÖZER

1996 yılında Ağrı’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Mersin’de, lisans eğitimini Mersin Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği ve Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümlerinde, yüksek lisans eğitimini ise Mersin Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Eğitimi alanlarında tamamlamıştır.

Birçok edebî ve akademik dergide şiir ve makaleleri yayımlanmıştır. “Telmih Kültür Sanat Tarih ve Edebiyat Dergisi” ve “Telmih Kitap” editörüdür. “Fel” şiir kitabının yazarıdır. Yazı ve şiirleri; Telmih, Söğüt, Olağan Şiir, Dâvâ, Miftah, Çare ve Maki dergilerinde yayımlanmıştır.

Millî Eğitim Bakanlığında görev yapan Özer, İstanbul’da yaşamaktadır.

M. Hüseyin ÖZER ismine kayıtlı 28 yazı bulunmaktadır.

Twitter Instagram