Sedat Umran ve Şiirine Dair 7, Edebiyat, Tuğba D. CAN

Sedat Umran ve Şiirine Dair 7 yazısını ve Tuğba D. CAN yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Sedat Umran ve Şiirine Dair 7

29.11.2023 09:00 - Tuğba D. CAN
Sedat Umran ve Şiirine Dair 7

Tuğba D. CAN yazdı...

Sedat Umran, bir çok eşya üzerine şiirler yazmış ve bu eşyaları içselleştirerek onların insan ile olan ilişkisine dair açıklamalarda bulunmuştur. Umran'ın eşyaya dair şiirleri, eşyaya dair bakış açısının genişlemesine, onlarla bir ünsiyet kurmamıza yardımcı olmaktadır. Eşya, kelime anlamı olarak: "cansız varlıkların tümü, nesneler, şeyler" (Çağbayır, Büyük Türkçe Sözlük, 2016, s. 1891) anlamına geldiği gibi "değişik amaçlarla kullanılan, taşınabilir, insan yapısı nesneler" (Çağbayır, Büyük Türkçe Sözlük, 2016) anlamına da gelmektedir.

Eşya ile olan ilişkimiz, ilk üretim biçimiyle ilişkilendirilebilir. İnsanoğlunun dünyevileşme serüveninde kendine yaşanabilir mekânlar üretmeye geçmesi eşya ile olan ilişkisiyle olmuştur. Eşyayı yerinde ve belli bir amaç için önce icat etmiş ardından kullanmıştır. Bu bakımdan eşyanın serüveni aslında ihtiyaç temelli bir seyir izlemiştir. Bu serüven içerisinde kültürün oluşması ile insan-eşya münasebeti özel bir değere sahiptir. Narlı'nın belirttiği üzere, evren hakkındaki bütün tasarım, ideal ve sosyal ilişki ve örüntülerden hayatın gündelik pratiklerine değin her şeyin eşyayı tanımada ve kullanmada belirleyici olduğunu, insanın eşya ile olan ilişkisi kendisinin ve dünya tasavvurundaki ihtiyaç hedeflerine ve başkalarını anlamlandırmada etkili olduğunu ifade etmektedir (Narlı, 2002). Medeniyet tarihçilerinin bazılarının kültürün oluşmasında çevre ve insan ilişkilerini öne çıkarır, bu yaklaşıma göre medeniyetin aynı düzlemde hayatiyet kazanmaları tesadüfî bir olay değil, bu olay ve olguların oluşabilmesi yani insanın dünyevileşme serüveni olan medeniyet kazanımının şekillenmesi, insan ile eşya arasındaki anlamı belirler (Narlı, 2002). İnsanın eşya ile kurduğu bağ, işlevsel bir biçimde kendini geliştirmiş ve göstermiştir. Narlı, eşyanın farklı dillerdeki farklı imgelerden oluşturduğunu belirterek "eşyanın kültürler arasındaki transferinin artması, bu imgesel alanı benzeştirmekte ise de yeni gelen eşyanın dil içinde (bilinçte) bir karşılığı olmadığı için, imgenin toptan nakli de mümkün olmamaktadır" (Narlı, 2002) ifadesini kullanmakta, bu bakımdan eşya, kültür oluşumuna büyük katkılar sunmuş, kültürler arasındaki transferi hızlandırmıştır. Eşya – insan ilişkisi çok yönlü olarak incelenmeye uygun ve gerekli bir alan olarak kendini göstermektedir.

Eşya, nesne ya da üretim alanındaki ismiyle "meta", Marksist düşünceye göre kapitalist toplumların ayırt edici bir özelliği olduğunu ve toplumların "meta birikimi" adıyla bu oluşuma dahil olduklarını belirtir. Edebiyatın bir çok alanında kullanılan eşyalar, özellikle roman türünde ağırlıklı olarak işlevsel bir biçimde kullanılmış, Roland Barthes nesnelerin temel olarak roman türünün hammaddesi olduğunu ve kullanım amaçlarının ise gerçekliği etkisini arttırma ile açıklanabileceğini ifade etmiştir. İnsan eşyalar ile bu dünyayı tanır ve dünyasını yine bu eşyalarla yaşanır kılar. "İnsan bir boyutuyla kendisini var kılan dünyayı eşyası ile tanır, kavramlar ve terimler üretir. Diğer bir boyutuyla da kendi var oluş algısını kattığı eşyayla dünyaya uyum sağlar" ((Koçyiğit, 2013, s. 173). Eşya kullanım amacına göre bir değer, bir anlam kazanabilir. "Toplumsal açıdan eşya, kullanıldığı alanla sınırlı olarak günlük tanımlara sahip olduğu gibi siyasî, sosyolojik ve dini mesajlara da sahiptir" (Koçyiğit, 2013, s. 174). Her eşya, insanın gündelik bir işini kolaylıkla yerine getirebilmesini sağlarken ayrıca bir de bağ kurulmasına neden olmaktadır. Hatta bazı durumlarda eşyanın insanı esir aldığı da gözlemlenebilir. Özellikle bilişim çağında bir eşya olarak akıllı telefonların durumu bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

İnsanoğlunun dünya serüveni mekânlar içerisinde anlam kazanmıştır. Yaşanılabilir alanlar üreten insan, bu alanları da kendi yaşam biçimine, düşüncesine, zevkine göre tasarlayıp düzenlemiştir. Yaşadığımız mekânlar bu bakımdan bizi, duygu ve düşünce biçimimizi yansıtır. İçimizdeki aidiyet hissimizi bu mekânlar dâhilinde açıklama gereği duyarız. Bu mekânları da çeşitli eşyalarla, nesnelerle doldururuz. Hayatımızda önemli bir yeri olur bu eşyaların, kimisiyle duygusal bir bağ, kimisiyle sorunlu bir ilişkimiz vardır. Fakat tüm bu eşyaların bizler için var olduğu gerçeğini unutmayız.

Sedat Umran da şiirlerinde eşyaya ağırlık vererek hayatımızdaki eşyaların önemini hissederek, onlarla olan bağımızı sorgulayarak edebiyatımıza bu alanda katkılar sunmaktadır. Onun eşyaya olan ilgisini hemen hemen bütün şiirlerinde görmek mümkündür. Biz bu çalışmamızda Umran'ın tüm şiirlerini ele alarak kullandığı eşyaları ortaya koymaya çalışırken ayrıca eşyaya dair düşüncelerini de şiirlerden yola çıkarak yorumlamaya çalışacağız.

Kaynakça

Çağbayır, Y. (2016). Büyük Türkçe Sözlük (Cilt 3). İstanbul: Ötüken Neşriyat.

Koçyiğit, D. (2013). Safahat'ta İnsanın Zaman, Mekân ve Eşya ile İlişkisi. İstanbul: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı.

Narlı, M. (2002). Araba Sevdaları. Türkbilig Türkoloji Araştırmaları Dergisi, 19-28.


Yazar: Tuğba D. CAN - Yayın Tarihi: 29.11.2023 09:00 - Güncelleme Tarihi: 22.11.2023 09:12
341

Tuğba D. CAN Hakkında

Tuğba D. CAN

Lisans Öğrenimi Uşak Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamlayıp yüksek lisansı Dumlupınar Üniversitesi'nde Yeni Türk Edebiyatı alanında tamamladı. Bir dönem öğretmenlik yaptı. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik dahil bir çok kademede görev aldı. Avrupa Birliği projeleri dolayısıyla birçok ülkeyi gezip görme fırsatı yakaladı. Okumayı, yeni yerler keşfetmeyi, kedileri ve şiiri sevdi. Evli ve 2 çocuk sahibidir. 

Tuğba D. CAN ismine kayıtlı 16 yazı bulunmaktadır.