Siyasette Kemal Tahir Gözü: Yol Ayrımı, Edebiyat, Vildan KINALI

Siyasette Kemal Tahir Gözü: Yol Ayrımı yazısını ve Vildan KINALI yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Siyasette Kemal Tahir Gözü: Yol Ayrımı

28.07.2023 09:00 - Vildan KINALI
Siyasette Kemal Tahir Gözü: Yol Ayrımı

Esasen Esir Şehir Üçlemesi'nin üçüncü kitabı Yol Ayrımı kronolojik olarak Kurt Kanunu'ndan sonra yazılmıştır. Üçlemede yer alan bazı karakterler Kurt Kanunu'nda da yer alır. Kurgusal bakımdan farklı olduğundan seriden ayrıdır. Fakat işaret ettikleri dönem itibariyle birbirlerini tamamlayan kitaplar olduklarını söyleyebiliriz.

Kemal Tahir'in romanlarını anlayabilmek için düşünce dünyasındaki temayülleri iyi bilmek gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizde var olan yazar ve aydınları bir kesime atfetme alışkanlığından mütevellit kimi yazarları okumakta ve anlamakta zorlanıyoruz. Kemal Tahir bu isimlerin başında geliyor. Zira bazı meselelere çatlayasıya kafa yoran, sorgulayan ve bunun sonucu olarak da sürekli değişim halinde olan bir yazarı tek bir kalıba sığdırmaya çalışmaktan daha yanlış bir şey olamaz. Ülkemizde sosyalist-marksist çizgide anılan Kemal Tahir esasen bu kesimler tarafından bile dışlanmış bir isimdir. Cemil Meriç onun durumunu şöyle ifade eder:

"Kemal yaşayan adamdı. Yaşamak tekâmül etmektir. Çocuklukta dinlenen masalları ölünceye kadar ciddiye almazdı(…) Putları kırılanlar ona öfkelendiler. Kemal'in romanları hiçbir klişenin sözcülüğünü yapmaz. Herhangi bir tarikatın değil hakikatin emrindedirler. Zaten Kemal'i de herhangi bir siyasi doktrine hapsetmek yanlış. "

İşte tam bu yüzden romanlarında sürekli olarak fikirleri, karakterlerini konuşturarak veren Kemal Tahir zaman zaman okuyucunun kafasını karıştırmaktadır. Kendisi beşerî hiçbir hareketin, ideolojinin, yüzde yüz yanlış ya da yüzde yüz doğru olamayacağının farkındadır. Bu yüzden de bazen bir cenahı savunur gibi görünürken bazen de onun zıddını savunduğu izlenimi uyandırabilir.

Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kuruluşunu anlatan Yol Ayrımı, üçlemenin ilk iki kitabında yer alan karakterlerle devam eder. Esir Şehrin Mahpusu'nda yaşı çok küçük olan Murat, Yol Ayrımı'nda gazeteci Murat olarak karşımıza çıkar. Kemal Tahir dönemin gazeteciliğini Murat ve Selim Nuri üzerinden verir. Gazetelerin bazı çevrelerce nasıl yönlendirildiğini anlatır. Yol Ayrımı'nda, emekli öğretmen, Kuvayı Milliyeci Ramiz Efendi'nin ağzından şöyle der:

"Yazıyorsun! Okuyorum! Ne yazıyorsun? Gördüğünü yazıyorsun. Neyi Görürüz? Gördüğümüzü nasıl anlarız? Herif ne demiş? 'Aklınla bulamazsan, gördüğünden de hiçbir şey anlamazsın.' Demiş. Doğru söylemiş… Görünürdeki olaylar, birbirini tutmaz parça parça maskaralıklar… Bunları birbirine bağlamak için akıl ister… Yoğurup yeni anlamlar çıkaracaksın! Günün en dolaşık düğümlerini çözecek… Geleceğe de yol gösterecek… "

Ramiz Efendi'nin gazeteci Murat'la yaptığı bu sohbet, Kemal Tahir'in gerçeği arama çabasını yansıtır. O gerçeğin peşinde parçaları birleştirir, yoğurup yeni anlamlar çıkarır, düğümleri çözer ve geleceğe yol gösterir.

Kitapta Doktor Münir karakteri, Kemal Tahir'in fikirlerini seslendiren isimlerden biridir. Serinin ilk iki kitabına kıyasla Kâmil Bey Yol Ayrımı'nda daha geri plândadır. Ramiz Efendi ise Kuvayı Milliyeci'leri temsil eder. Tarih boyunca kazanılan zaferlerde, elde edilen başarılarda belli isimler öne çıkmış, perde arkasında asıl yükü, çileyi çeken isimsiz kahramanlar olmuştur. Ramiz Efendi onlardan biridir. Millî Mücadele yıllarından sonra içine düşülen çekişme ortamı, o ve onun gibileri çok şaşırtmaktadır. Kazanılmış bir mücadelenin birlik ve beraberlik ruhunu pekiştireceği beklenirken, tam tersi olmuş yaşanan çekişmeler ve çıkarcı kişilerin çokluğu, toplumu umulmadık noktalara getirmiştir. Cephede kelle koltukta çarpışan pek çok fedakâr vatan evladı unutulmuş, hak etmedikleri sıkıntılara mahkûm edilmiştir.

Fakat Kemal Tahir'in açısından kahramanlık da öyle basit bir karikatür değildir. Bu görüşlerini Yol Ayrımı karakterlerinden Doktor Münir'e şöyle söyletir:

"Kuvayı Milliye'ye en önce başlayanlardan biri Çerkes Ethem'dir. Kurtuluş tarihimizde adı "vatan haini" diye geçiyor. O kadar kıskandığınız Halide Edip, önceleri Amerikan mandasını savunmuştu. Şimdi de sınır dışında yaşıyor muhalif olarak… Öteki insanların kaderi de pek başka türlü değil. Böyle karışıklıklarda kahraman ölçüsü pek doğru kullanılmıyor. Bir saat sonra ateş başından silahla kaçmaya karar vermiş bir adam, baskına uğradığı için yiğitçe dövüşüp şehit defterine yazılmış olabilir. Doğru bir işin sürüklediği insanların hepsi, yürekli, kararlı, gerçekten yiğit olamazlar elbet… Bakarsanız, böylesi, o büyük işlerin büyük sayılması için lazım da biraz… Bence Kurtuluş Savaşı'mızın bir tek gerçek kahramanı var: Kurtuluş Savaşı'nın kendisi…"

Bu cümleler, her biri başka yazıların konusu olabilecek nitelikte aslında. Sosyoloji, tarih, siyaset gibi pek çok disipline de kılavuzluk eden sözler. Gerçekliğin dümdüz değil karmaşık bir yapıda olduğunu çözen Kemal Tahir yanlı bir gözle kitabı eline alan okuyucuya prim vermiyor. Onu ya fikirleriyle alt üst ediyor, ya da en başından kovuyor. Yol Ayrımı her ne kadar Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki dönemi konu alsa da bakış açısı olarak güncelliğini yitirmemiş bir eser. Hele bir de genel seçimler öncesi okunursa…

Kemal Tahir, romanlarını, gerçek olayları baz alarak kurguladığı için eleştirilmiş bir yazar. Hatta romanlarındaki bazı karakterler de gerçek. Keza Yol Ayrımı'nda Ahmet Ağaoğlu, Yunus Nadi gibi karakterlere rastlıyoruz. Fakat bunu yadırgamıyoruz. Düşünce özgürlüğünün sınırlı olduğu bir ülkede, düşünce suçundan hapse girmiş bir yazarın fikirlerini doğrudan değil de kurguya yedirerek vermesinden daha normal ne olabilir ki?

Gene Yol Ayrımı romanında yer alan şu satırlar, üzerinde konuşulmaya, düşünülmeye değerdir:

"Hürriyet gelecek Abdülhamit'i despotluğuyla beraber sürüp atacak! Sonra her şey birden düzelecek! 'Nasıl' diye sormayı hiç kimse aklına getirmiyor! İmparatorluğun gerçekleri nedir? Hiçbir fikrimiz yok!..

Bu satırlarda bahsedilen sorun aslında günümüzde yaşadığımız coğrafyanın sorunu desek yanlış olmaz. Darbelerle sürekli sınanan ülkemizde de ciddi bir problem. 1960 darbesinden sonra kendisine "Öldük, bittik, ne yapacağız?" gibi sorular soranlara Kemal Tahir "Rejim yıkılırsa yeniden kurarız, siz boş verin. Sizin rejim kuracak bir fikriniz var mı onu söyleyin" mealinde cevap veriyor. Yanlış olan bir şeyin yerine ne koyacağız? Bu ülkemiz ve diğer üçüncü dünya ülkeleri için hali hazırda geçerli bir soruna işaret ediyor: Fikirsizlik!

Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı "Kemal Tahir Türkiye'dir." Diyor. Bu isabetli tespiti doğrulamaya Yol Ayrımı yeter diye düşünüyorum.

Yol Ayrımı

Kemal Tahir

İthaki Yayınları 2005

Yeni Baskı: Ketebe Yayınları

493 sayfa


Yazar: Vildan KINALI - Yayın Tarihi: 28.07.2023 09:00 - Güncelleme Tarihi: 17.07.2023 00:01
539

Vildan KINALI Hakkında

Vildan KINALI

1982 Kütahya doğumlu. Kütahya İmam Hatip Lisesi’nden 1999’da mezun oldu. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalıştı. Uluslararası ilişkiler okudu. Bazı yazarlardan yazmak üzerine eğitimler aldı. Edebiyat ve Uluslararası İlişkiler alanları arasında seçim yapamadığı için birini diğerine uyarlamaya çalışıyor.

2023’te “Kasım Bunlar Çok mu Lazım?” isimli çocuk kitabı yayınlandı. Evli, üç çocuk annesi. Konya’da yaşıyor.

Vildan KINALI ismine kayıtlı 18 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 1 kitap bulunmaktadır.