Sosyolojinin Acil Koduyla Yaptığı Çağrı, Düşünce, Bilal CAN

Sosyolojinin Acil Koduyla Yaptığı Çağrı yazısını ve Bilal CAN yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Sosyolojinin Acil Koduyla Yaptığı Çağrı

30.01.2023 09:00 - Bilal CAN
Sosyolojinin Acil Koduyla Yaptığı Çağrı

Toplumların değişim ve dönüşümünü odak noktası olarak alan sosyoloji, nesnelerden ziyade insanlık adına ve insan grupları ekseninde açıklamalar ortaya koymaktadır. Sosyoloji, içerisinde bir amaçsallık da barındırması bakımından kimi zaman topluma çevrilmiş bir silah, kimi zaman insanlığın gündelik hayatını anlamasına yardımcı bir unsur, kimi zaman işlerini kolaylaştırması adına karşılaştırmalar, kimi zaman suçun niteliği ve niceliği hakkında fikirler sunarak suç oranlarını düşürmede fikirler, kimi zaman inanç guruplarını irdeleyerek toplumun inanç ve inançsızlık bağlamında durumunun analizini ortaya koyar.

Sosyoloji suçla mücadele edebildiği gibi suça teşvik edici kapılar da açabilecek yetkinlikte bir anahtardır. Günümüzde İtalyan mafyalarının toplumu yönlendirmek adına toplumbilimci istihdam etmesi, suçun niteliği ve niceliği konusunda algıları değiştirmeye çalışmaları, sosyolojinin günümüzde gündelik hayatta neye tekabül ettiğinin bir örneği olarak okunabilir. Benzer şekilde silah şirketlerinin silah hakkındaki düşünceleri değiştirme çalışmalarının da benzer çalışmaları gözlemek mümkün. Yine sağlık sektöründe, bir ilacın, bir aşının mutlak kullanımının lanse ettirilmesi, toplumsal olarak bir mühendislik çalışmasını ortaya koymaktadır. Günümüzde buna algı yönetimi denilse de bu algıyı sosyal, psikolojik, dinsel, kültürel, etnometodolojik bir biçimde ortaya koymak için sosyolojiye ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü sosyoloji hem saha hem de teoriyi bir arada barındıran ve onun bilgisine sahip olduğunu söyleyenin hem sahayı hem de teoriyi bildiği ön kabulünü birlikte getirir.

Gündelik Sosyoloji ve Anlam

Günümüzde sosyolojinin bir imaj kurgucusu olduğunu belirtmekte fayda var. Sahada yansıyan ile teorik bazda ortaya konulanın farklı olduğu gerçekliği, birbirine uymaması hatta tutarsızlığı teori ile sahanın uzlaşamamasından kaynaklanıyor. Sahayı iyi bilerek hareket edilen teorik çabalar, toplumsal meseleyi anlamada kilit role sahiptir. Bu bakımdan sosyoloji, toplumun imaj kurgucusu, düzelticisi olacak verileri elinde tutar. Sosyoloji, toplumu yükseltmek adına ve refahı, uyumu, huzuru arttırmak için uyumsuzlukları, huzursuzlukları, karmaşayı, kimi zaman kaosu, kimi zaman korkuyu, acıyı ve ağrıyı konu edinebilir. Amerikan Sosyolojisinin 20. Yüzyıldaki en önemli temsilcilerinden Goffman, "sosyolojik etkileşimcilik" şeklinde isimlendirilen çalışma alanında sahayı irdelemek için tımarhaneler, kumarhaneler, hastaneler, çok çeşitli statü guruplarının olduğu ortamlara girerek, oralarda yaşayarak çalışmalarını ortaya koymuştur. Wacquant, Bourdieu gibi sosyologlar da sosyolojinin alan üzerine çalışmalarına farklı açılardan büyük katkılar sunarak sosyolojinin alanını genişletmişlerdir.

maxresdefaultToplumu irdelemek, toplumu ele almak çeşitli açılardan riskli bir durumdur. İçinde bulunduğumuz toplumda duygularımızla var olduğumuz için ona çok da nesnel bir biçimde yaklaşamayız. Yine içinde yaşadığımız topluma fildişi kulesinden de bakmak, elitist bir yaklaşım olarak durmakta, peşin hükümlü olmaya yol açmakta, geneli görme konusunda eksik ve hatalı bir bakış olacaktır. Sosyolog, toplum içerisinde yaşarken, topluma nükseden ağrıyı, acıyı, sevinci, hüznü, mutluluğu, eğlenceyi aynı oranda görebilmeyi başarabilmelidir. Toplumun farklı sokaklarında farklı eylem biçimlerini görmeli, bu sokaklardaki kokuları, sesleri, hareketleri anlamaya çalışmalıdır.

Avusturya kökenli Amerikan sosyolog Peter L. Berger, sosyolojinin bir uygulama biliminden ziyade bir anlama teşebbüsü olduğunu belirtir. Toplumu anlamak için iyi soruların sorulup en iyi cevapların bulunması lazım. Örneğin;

  • Bizi meşgul eden şey nedir?
  • Bizi şuan burada tutan nedir?
  • Biz bu yazıyı neden okuyoruz?
  • Neden okuyoruz?
  • Saati neden sağ kolumuza takıyoruz?
  • Kapıyı neden 3 defa tıklatırız?
  • Yemeği neden sağ elimizle yeriz?

Bütün bu sorular bir şekilde sosyolojinin ilgi alanına girebilmektedir. Toplumsal kodlarımız kültürel kodlarla, onlar da ilişki biçimleriyle değişip dönüşmüş, dolayısıyla ortaya çıkan eylem bambaşka bir hale bürünmüştür. Bu yeni hale bürünen meseleyi anlamanın peşine düşmek bir nevi kültürle, ilişki biçimleriyle, etkileşimlerle, karşılaşmalarla dövüşmeyi gerektirir. Bourdieu'nun da ifade ettiği üzere; "sosyoloji bir dövüş sporudur" neyle nasıl dövüşeceğini bilmek, onu anlamakla ve dövüşeceğiniz unsuru bilmekle olur. Önümüzde duran, gördüğümüz, izlediğimiz, yaşadığımız, hissettiğimiz olay ve olguların bir şekilde irdelenmesi, günümüzdeki anlam krizine de bir çözüm sunacaktır. Bauman'ın ifade ettiği üzere; "sosyolojinin bahsettiği her şey zaten hayatımızda olmuş şeylerdir" dolayısıyla sosyoloji olmamış bir şeyi insana sunmaz.

Çağı Anlamaya Dair Bir Çağrı

Peter L. Berger'in "Invitation to Sociology A Humanistic Perspective" adıyla yayınlanmış eseri Türkçe'ye "Sosyolojiye Çağrı Hümanistik Bir Perspektif" başlığıyla A. Erkan Koca tarafından çevirilmiş. Eser, önsöz ve sekiz bölümde sosyolojinin, dolayısıyla sosyologların uğraşı alanlarını irdelerken bir yandan da sosyolojinin neliği üzerinde durmaktadır. Çağı anlama ve anlamlandırmada kilit bir role sahip olan sosyoloji, modern toplumların ilişki, rol, yaşam, kültür, din gibi olgular ekseninde sergiledikleri toplumsallıkları ilgi alanı olarak seçmiştir.

Sosyolojiye Çağrı adlı eser, hem alan olarak sosyolojiye hem de onu anlamak için ayrıntılar içermektedir. Berger, eserin girişinde eserin niyetini belirtirken bu eserdeki amacının ders kitabı yahut teorik bir sistem inşa etmek olmadığını belirtir. Bununla birlikte Berger, bu eseriyle sosyolojiyi bilmenin, okumanın gerekliliğine vurgu yaparak sosyolojiyi okurlara gösterme amacının olduğunu vurgular. Ana hatlarıyla sosyolojiye dair soruları olan okurlara cevabî bir nitelik taşır eser.

Berger, sosyoloji bir tür "anlama teşebbüsü" olarak anlamlandırır. Sosyal, kültürel ve farklı ilişki biçimleriyle örülmüş reel dünyada olup bitenleri, insanı ve insanî olan meseleleri gündemine alarak açıklamaya çalışır. Amerikan sosyoloji ekolüne sahip olan Berger, sosyoloji ele alırken metodolojinin önemine vurguda bulunur. Ona göre; "sosyologlar, bilimsel kanıtlarını ortaya çıkaran kuralları geliştirmeye çalıştıkça yöntemsel problemler üzerinde düşünmek zorunda olduklarını da görürler. Metodolojinin, sosyolojik çabaların vazgeçilmez ve geçerli bir kısmını oluşturmasının sebebi budur" (Berger, 2018, s. 25). Berger anlamacı sosyolojik yaklaşımı eserin geneline yayarken sosyoloğun toplumu anlama çalışırken belirli bir disiplin ekseninde bunu yapması gerekliliğini belirtir. Sosyolog ayrıca ona göre "objektif olmaya, kişisel tercihlerini ve ön yargılarını kontrol etmeye, normatif değerlendirmeler yapmak yerine bütün bunlardan arınmış bir biçimde algılamaya çalışmalıdır" (Berger, 2018, s. 29). Ona göre sosyolog ilk önce anlamaya, anlamanın kendisine yönelmelidir. İnsanların dünyasına, kurum ve kuruluşlarına, tarihlerine, ilgi alanlarına, çalışma durumlarına, inançlarına yönelerek anlamı farklı ilgilere göre açıklamaya çalışır.

Sosyolojiye Çağrı, sosyolojiyi bir bilinç türü olarak ortaya koyarken onu, ortaya koyduğu donelerle birlikte geçmiş, şimdi ve gelecek arasında sürekli izleyen ve kendine anlamlar toplayan, sürekli biçimde gelişen ve zenginleşen bir bilim olarak ortaya koyar. Toplum ve insanı ele alırken insanın topluluklar oluşturduğunu, dolayısıyla toplumun da insanlardan oluştuğunu belirtirken tersten bir bakışın gerekliliğini de ortaya koyar. Esere alt başlık olan sekizinci bölümde ise Berger, Hümanist Bir Disiplin Olarak Sosyoloji başlığında tartışılacak bir yaklaşımı ortaya koymaktadır. Bu bölümde Berger'in sosyoloji iyimser bir havaya bürümesi, sosyoloğu ise "sosyal algının kumandanı" olarak etiketlemesi diğer sosyologların sosyolojiye dair yaklaşımlarıyla tezatlık içermektedir.

Berger, P. L. (2018). Sosyolojiye Çağrı (2 b.). (A. E. Koca, Çev.) İstanbul: İletişim Yayınları.


Yazar: Bilal CAN - Yayın Tarihi: 30.01.2023 09:00 - Güncelleme Tarihi: 27.01.2023 22:22
625

Bilal CAN Hakkında

Bilal CAN

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı.

Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor. Evli ve 2 çocuk sahibidir. 

Yayınlanmış Kitapları

Diriler Evinden Notlar, Ahenk Kitap, 2024.

Bir Kuşu Taşlarla Bu Çöle Bağladılar, Hece Yayınları, 2023.

Zaman İçinde Mekân, Hece Yayınları, 2021. (TYB 2021 Şehir Kitabı Ödülü)

İnsanlığın Ağlama Tarihine Bir Giriş, Hece Yayınları, 2021.

Kebikeç, İzdiham Yayınları, 2019.

Kentle Kavga: Mustafa Kutlu Öykücülüğünde Mekân, İzdiham Yayınları, 2017.

Bilal CAN ismine kayıtlı 344 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 6 kitap bulunmaktadır.

Twitter Kitap Satış Sitesi Kitapyurdu.com