Toparlanmadan Gidiyoruz, Edebiyat, Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ

Toparlanmadan Gidiyoruz yazısını ve Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Toparlanmadan Gidiyoruz

27.05.2024 09:00 - Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ
Toparlanmadan Gidiyoruz

Hayat paldır küldür üzerimize geliyorken biz de onun içinden pek kibar geçip gitmiyoruz artık. Palas Pandıras yaşıyoruz hayatı, gücendirerek bazen güldürerek ama en çok yorularak galiba. Koşup koşup menzile varamayarak, acelesi olduğu halde yolda gördüğü herkesle konuşarak; gerçi kalmadı artık bunlar da… Tanıdıklar göz kaçırıyor, kafasını telefonuna gömüyor, görüp de görmezden geldiklerimizle, bizi görüp görmeyenlerin arasına sıkışmış bir halde varlık sebebimizi anlamanın peşinde, şanslıysak elimizde bir mercekle, ya da bilmem kaç numara miyop gözlerimizle anlamlandırmanın peşindeyiz bir şeyleri. Bu cihetten şanslı ve huzursuz sayılmalıyız bence. Huzursuzluğu kronik olanların artık bunu bir uzuv gibi bedeninde taşımaya alıştığını söylemeye de pek gerek yok sanki…

Palas Pandıras, Hande Aydın'ın ilk kitabı, 2019 yılında Şule Yayınları'ndan çıkmış. İçerisinde yirmi kısa öykü var. Kitabın ilk öyküsü olan Annem Sustuğunda çarpıcı bir girişle başlıyor. Bizler annemi sustuğunda duymaya başladık (Aydın,2019:9). Bir şeyin sesine kulaklarınız aşina olmuşsa ancak ses kesildiğinde fark edersiniz onu. Bu öyküdeki anne de çocukları için öyle. Ömrünün son demlerini yaşayan ve yaşı doksanlara dayanan bu anne, çocuklarının yanında ve Alzheimer hastası. Bu nedenle evi kapatılmış, eline örgü şişleri verilmiş ara ara fotoğraflarla eskiden hiç susmadan anlattığı hatıraları anımsatılmaya çalışılıyor ona. Ne garip, çocukken anne babalarımızın anlattığı şeyler o kadar da ilgimizi çekmezken, yaş aldıkça onların kabuklarına bürünüyor, hastalıklarında çocukken bıktığımız seslerini bir harf fazladan duyabilmek için peşlerinde koşturuyoruz. Değeri zamanında bilmekle ilgili destansı bilgiye sahip olan modern insan günümüzde eylemsizliğinin zirvesini yaşamakta.

Bölünmüş Ülke Hatırası isimli ikinci öyküde, kalemini çocuksuz bir kadına çeviriyor yazar. Öyle ki kadın günlerinin en korkulu rüyasıdır çocuklu misafirler, çocuğunun peşinde gezmeyip onu ortalığa bırakan anneler! Takdir edersiniz ki bu çocuksuz bir ev için iki katı zordur. Kendi halinde yaşayan Fikriye Hanım, yirmi beş yıl çocuk sahibi olmanın peşinde koştuktan sonra durumunu kabullenip, başka meraklara yönelmişti. En büyük merakı ise koleksiyon yapmaktı yazarın deyimiyle. Porselenlere ilgi duyan Fikriye Hanım'ın bir gün epeyce pahalı bir porselen tabak takımı almasıyla başlayan öyküsü, evine gelen çocuklu misafirlerin ekseninde dönen bir hikâyedir. Toplum çocuksuz kadını rahat bırakmaz, bu öyküde yazar bu rahatsızlıkları ironik bir dille kaleme alır.

Ufak Bir Merasim isimli öyküsünde okurunu Hafız Nuri Efendi'nin hayatına konuk eder Hande Aydın. Fantastik dokunuşların olduğu bu öyküde Hafız Nuri Efendi'nin ölmüş yakınları geceleri kabirlerinden kalkıp onu ziyarete gelirler. İbadet ehli olan öykü kahramanımız bu durumu kendisine verilmiş bir ceza olarak algılar ve kurtulmak için türlü çeşit nafile ibadetlere başlar. Bahçedeki kuyudan üstüne üstüne gelen bu hortlak akrabalar, Nuri Efendi'nin titiz karısının hiç hoşuna gitmeyecektir. Bölünmüş Ülke Haritası'ndaki Fikriye Hanım'la Nuri Efendi'nin ortak yönü çocuklarının olmayışıydı. Bu cihetten yazarın konuyla ilgili bilinç dışı aktarımını söylemek burada uygun görünebilir. Öykü hakkında daha fazla ayrıntı vermeden kitapta en sevdiklerimden biri olduğunu söylemeliyim.

Bir Tutam Beyaz Yele öyküsünde modern ebeveynliği eleştirir yazar. Çocuğuna hediye edilen oyuncakları ona vermeyen, bu hediyelerin çoğunu beğenmeyen, çocuğunun seksen iki puan aldığı sınavı başarısız bulan ve ders çalışma konusunda sürekli baskıda bulunan bir anne babaya sahip olan kahramanımız, ailesinin iletişimsizliği de üstüne eklenince hayalinde kendisine yaren bir oyuncak tasarlar, bu şüphesiz onun hayatta kalması için tutunacağı bir dal hükmündedir. Bu öykünün sonunda gözleri doluyor insanın, küçücük çocuklarının sınav sınav gezdirildiği, yarıştırıldığı düzenin dibine kibrit çakıp yakmak istiyor. Anca böyle gelmiş böyle gider düşüncesi dörtnala gelip elimizdeki kibriti alıyor!

Baş Üstüne Albayım isimli öyküsünde ise, emekli bir askeri eksenine alıyor yazar. Üniformalı mesleklerin kronikleşmiş hastalığı olan, her yerde ve herkesten saygı görme isteğiyle iç çatışmayı kuruyor öyküde. Apartman görevlisine emir eriymişçesine muamele eden emekli Albayımız ve aksi gibi bunu kabul edip baş üstüne modunda cevaplar veren apartman görevlisi de bu üniformalı mesleklere toplumun bakış açısını gösteriyor. Akademisyenlerin her yerde hoca olma hastalığı ile askerlerin her yerde emrederseniz komutanım modelinde insanlar bekleme hastalığı kıyasıya yarışıyor burada!

Hande Aydın Palas Pandıras da hayatın içindeki insanları vizörün karşısına geçirip izletiyor okuruna. Yer yer takıntılı ve huzursuz tiplerle karşılaşıyoruz sayfaların arasında. Arı duru bir Türkçeyle okuyoruz öyküleri. Kitaptaki öykülerin en ortak yanı muallak sonları, keskin sonları seven bir okur olarak sadece bazı öykülerdeki o tamamlanmamışlık hissi rahatsız etti biraz beni. Onun dışında okurken keyif veren öyküler, toplumsal tespitler yerli yerindeydi. Yazarın ne bir öğüt verme, ne de ders çıkarma telaşı vardı öykülerinde. Dingin, rahat, yatağında akan bir ırmağın kenarında su içmek gibiydi Palas Pandıras'ı okumak.

Palas Pandıras
Hande Aydın
Şule Yayınları
135 Sayfa
Ekim 2019
İstanbul


Yazar: Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ - Yayın Tarihi: 27.05.2024 09:00 - Güncelleme Tarihi: 24.05.2024 22:42
243

Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ Hakkında

Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ

1987 yılının Aralık ayında Yozgat’ta dünyaya geldi.  Doğduğu bu şehirde yaşamaya devam ediyor. 2008 Yılında Yozgat Bozok Üniversitesinde Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama Bölümünü, 2016 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünü, 2020 yılında da yine Bozok Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. 2011 yılından beri Kitaphaberde kitap değerlendirme yazıları yazıyor.

Yazı çalışmaları; Bir, Şehrengiz, Serencam, Kün Edebiyat, Yedi İklim, Ayraç, Berhava, Mâi, Hayal Bilgisi, Mahur Beste, Yolcu, Siyah Sanat gibi süreli yayımlarda yer aldı.

2016 Eylül ayından beri evli. Şimdilerde bir oğula anne, okumaya âşık bir dünyazede!

Gülnaz ELİAÇIK YILDIZ ismine kayıtlı 70 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 1 kitap bulunmaktadır.

Twitter Facebook Instagram Kişisel Kitap Satış Sitesi Kitapyurdu.com