Türkçemizin Çiçeği Çocuklar İçin Şiir: Ayşe Altın, Edebiyat, Ayşegül SÖZEN DAĞ

Türkçemizin Çiçeği Çocuklar İçin Şiir: Ayşe Altıntaş yazısını ve Ayşegül SÖZEN DAĞ yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden

Türkçemizin Çiçeği Çocuklar İçin Şiir: Ayşe Altıntaş

24.05.2024 09:00 - Ayşegül SÖZEN DAĞ
Türkçemizin Çiçeği Çocuklar İçin Şiir: Ayşe Altıntaş

Tarih boyunca şairler şiirleriyle bir duruş sergilemişlerdir ve şiir söylerken/yazarken bir amaçları vardır. Sevgili Ayşe Altıntaş, çocuklara yönelik şiir söylemeniz/yazmanızdaki amaç ve temel duygu nedir? Çocuklar için şiir yazmaya ne zaman başladınız? Niçin çocuklara şiirler yazıyorsunuz?

Merhaba. Öncelikle "Çocuklar için şiir soruşturmasında" bana da yer verdiğiniz için teşekkür ederim. Çocuk ve sevgi birbirini tamamlayan bir bütündür. Bir çocuk gördüğümüzde içimizde sevgi kıpırtıları oluşur. Çocuk hayatın şiiridir, şiirli tarafıdır. Yaratılmışların en saf, en duru, en aydınlık olanıdır. Hz. Muhammed (sav) çocuklar için "Çocuk kokusu, cennet kokularındandır." buyuruyor. Çocuk sevgisini yüreğimizde bulduğumuz an, bu sevgiyi nasıl göstereceğimizi bilemeyiz. Kimimiz sevip okşayarak, kimimiz güzel sözlerle bu duyguyu ifade ederiz. Bu pırıl pırıl varlıklar, gerçekten cennete has tarafsız güzellikleri hatırlatır, düşündürürler.

Çocuklar için şiir yazmaya çokça üzüldüğüm bir olayla başladım. Galiba üç yıl önceydi. Bu olaydan önce çocuklar için şiir yazmayı hiç düşünmemiştim. Birkaç defa masal yazma girişimim olmuştu fakat şiir aklımdan bile geçmemişti. Evimin önünde çok sevdiğim, manzarasıyla salonumu süsleyen bir çam ağacı vardı. Bir sabah onu kesilmiş olarak buldum ve dünya başıma yıkıldı sanki. Bir yakınımı kaybetmişçesine üzüldüm. İlk dizeler o zaman geldi: "Kesmesin ağaçları baltalı amcalar / masallar anlatacağım onlara" bundan sonraki bir iki ay sürekli çocuk şiirleri yazdım. Bir süre ara verip sonra yine devam ettim. İki yıl geçtiğinde çocuk şiirleri dosyam hazırdı. Çocuk şiirleri yazdığım dönemlerin 'içimdeki çocukla' buluşma isteğimin arttığı vakitler olduğunu fark ettim. Çocukluk denen cenneti geri getirme isteğidir belki de bu şiirleri yazma sebebim.

Çocukların doğduğu andan itibaren ninniler aracılığıyla şiirsel metinlerle tanıştığı hepimizin malumu. Ninniler sizce bireyi şiirle tanıştıran ilk metinler olarak doğru seçimler mi?

Türk milleti her zaman şiire ve sanata önem vermiştir. Türk kültür tarihine bakıldığında, doğumdan ölüme, insan hayatının hemen her aşamasında şiirin yer aldığı görülür. Dünyaya yeni gelen bir çocuk ninnilerle büyür, tekerlemelerle oynar; türkülerle, şiirlerle, marşlarla gençliğini yaşar ve gün gelir ağıtlarla ebediyete gönderilir. Bu bağlamda hayatın henüz başlangıcı olan doğumla birlikte, anne veya diğer büyükler tarafından çocuğun kulağına ilk fısıldanan nağmeler ninnilerdir.

Anonim halk şiiri içerisinde yer alan ve hece ölçüsüyle söylenen ninnilerde daha çok annenin çocuğuna karşı hissettiği duygular (sevgi, öğüt, dilek, temenni, dua vs.) ifade edilir. Anne ile çocuk arasında, sevgi ve ilgiye bağlı psikolojik bir bağın kurulduğu ninniler, çocuğun ruhsal gelişiminde, sağlıklı büyümesinde ve huzurlu olmasında da oldukça önemlidir.

Ninnilerin söyleyicileri genellikle okuma yazma bilmeyen, hatta yaşadığı bölgeden dışarıya dahi çıkmamış olan Anadolu kadınlarıdır. Ancak adı bilinmeyen bu gizli sanatçılar, kelimeleri öylesine özenle seçmişler, öylesine güzel bir araya getirmişlerdir ki az sözle derin anlam ifade eden mısralar peş peşe sıralanmıştır. İşte, bu mısraları sanat açısından incelediğimizde âşıkların, şairlerin hatta divan şairlerinin şiirlerinde kullandıkları edebî sanatların benzerlerinin yer aldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Elbette ki yavrusunu susturmaya veya uyutmaya çalışan bir anne, mecaz, tezat yahut teşbih sanatı yapma endişesi içerisine girmemiştir. Ama bilinçaltında var olan şiir söyleme geleneğinin etkisiyle, bazı edebi sanat türleri kendiliğinden ortaya çıkmıştır.

Sanat açısından da oldukça zengin olan bu ninniler, çocuğun ruhsal gelişimine olumlu yönde etki ederken bir yandan da çocuğu kelimelerin ritmi ve ahengiyle tanıştıran ilk ögelerdir. Bu açıdan doğru bir seçim olduğunu söylemek yerinde olacaktır.

Peki çocuklar için söylenen/yazılan şiirler nasıl olmalıdır? Dil işçiliğinden çocuk sesini yakalamaya kadar hangi hususlara dikkat edilmelidir? Çocuklar için yazılmış şiirlerin başat özellikleri neler olmalıdır?

Çocukların şiirle ilişkisi önce dinlemekle başlar. Sonraları kendileri okuyarak, ezberleyerek bu ilişkiyi sürdürürler. Şiirler zevkli tekerlemelerle başlayıp, ileri yaşlarda estetik duygusunun gelişmesine neden olur. Çocukların sevdikleri şiirler canlı, hareketli, melodik, vezin ve kafiyeli şiirlerdir. Bu yüzden onlara şiir seçerken, çocuğun düşünme ve olayları algılayış biçimini, duygularını ifade ediş biçimini, sözcük dağarcığını, dikkat süresi gibi özellikleri dikkate almalıdır. Seçilen şiir çocukta anlama ya da söylemede güçlük yaratacak olursa, çocuğun şiire karşı olumsuz tavır geliştirmesi söz konusu olabilir.

Şiirler çocukların anlayabileceği kadar basit ve ilgi çekiciyse hemen öğrenilip ezberlenebilir. İyi şiir ile karşılaşan çocuk; dilini daha iyi kullanır, okumayı sever, anlam dünyasını zengin bir birikimle kurma şansına erişir. Süslü sözcükler ve karmaşık kavramlarla örülü şiir ise çocuğa seslenemez. Ölçülü kullanılmış ses oyunları ezberlemeyi de kolaylaştırıcı ve eğlendirici unsurlardandır.

baik-ruyalari-tanirim

Şiirin sesi yaşamın sesidir aynı zamanda. Çocukların yüreğine işlenen o dizelerin müziği her duyguyu barındırır. Çocuklar için yazılmış şiirlerde toplumsal durumların, acıların, göç ve savaşların işlenmesine nasıl bakıyorsunuz? Sizce güç konular şiirlerde yer almalı mı?

Çocuk kitabı denince birçok insanın aklına rengarenk uçurtmaları, irili ufaklı çiçekleri ya da sevimli hayvanlarıyla çocukların büyülü dünyalarını sayfalara döken kitaplar gelir. Gerçekten de bir çocuk kitabının en önemli özelliği, çocuk okurları hayal kurmaya teşvik etmektir. Ancak, çocuklarımız kendilerine böyle renkli dünyalar yaratırken bir yandan da farkında olmadan yaşadığımız dünyanın kötülükleriyle mücadele ediyor. Bu noktada, çocuk kitaplarının gerçek hayatın savaş, göç ya da felaket gibi olumsuz yönlerini nasıl yansıtacağı da önemli. Çocukların hayallerindeki dünya ne kadar uçsuz bucaksız ve renkli olursa olsun, büyümeye devam ettikçe yaşadığımız hayatın birçok mantıksız yönüyle karşılaşıyor. Onlar düşündüğümüzden çok daha zekiler. Etraflarında olan bitenlerin fazlasıyla farkındalar. Biz de yazar ve şairler olarak bu bilinçle hareket etmeliyiz. Çocuklara, onların anlayacağı bir dil ve üslupla bu güç konuları elbette aktarmalıyız. Kanımca bu durum çocukların etrafında olan bitene duyarlılığını da arttıracaktır.

Lübnanlı yazar Fatima Sharafeddine ile yapılan bir söyleşide: "Fransızcaya çevrilen ve Lübnan savaşını anlatan bir kitabımı, gittiğim okullarda okuyordum. Büyük bir şaşkınlıkla 'Sen yaşlı biri değilsin. Nasıl savaşları bu kadar iyi biliyorsun?' demişlerdi. Çünkü, yaşanan en son savaşın 2. Dünya Savaşı olduğunu sanıyorlardı. Ben de onlara, 'Sizin gibi okula gidemeyen hatta su bile bulamayan, savaşın ortasında yaşayan çocuklar var.' dediğimde inanamamışlardı. Orta Doğu'da neler yaşandığının başka ülkelerdeki çocukların öğrenmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım." demiştir.

Bugün çocuklara anlatmanın yollarını aradığımız savaşların, açlık ve felaketlerin gelecekte son bulması dileğiyle...

Şiir günümüz çocukları için biçilmiş kaftan. Hem kısa metinler oluşu ile hem de çocukların imgelem dünyasına hitap etmesi ile… Tüm bunlara rağmen çocuklar için kaleme alınan metinler genellikle kurmacadan ibaret. Esasında çocuk edebiyatının zirvesini şiir oluştururken şiirin çocuk okurlarla yeterince buluşmadığını gözlemliyoruz. Bunun sebepleri sizce neler olabilir?

Çocuk ile şiir arasında doğal bir ilişki vardır. Çocuk konuşmaya başlarken şiirlerde uygulanan tümce yapısına benzer bir tutum gösterir. Uyaklı ve ses özelliği bakımından birbirine benzer sözcükleri kullanır. Sözcüklere başka bir anlam, başka bir hava katar. Kendi iç dünyasını ve düşünme biçimini yetişkinlere göre değişik benzetme ve mecazlarla anlatır. O da şair gibi, duygularını ve düşüncelerini söylemeye çalışırken kişisel özgünlüğünü ve hayal gücünü ortaya koyar. Ayrıca şiir; uyağı, durağı, iç ahengiyle her normal çocukta var olan ritim duygusunu besler; onun bir bakıma müzik gereksinimini de karşılar.

Şiir, sözcüklerin ve dizelerin oluşturduğu ses örüntüsü ve anlamsal dokusuyla çocukları dilin anlam ve duygulandırma gücüyle buluşturur. Bu buluşma, çocuklarda şiir diline karşı hoşlanma duygusu uyandırırsa, şiir-çocuk etkileşiminde süreklilik sağlanabilir. O nedenle, şiir çalışmaları için seçilecek örnekler gereken özellikleri taşımalı; çalışmalarda çocukları etkinliğin bir parçası durumuna getirecek eğitsel önlemler de alınmalıdır. Burada en önemli görev öğretmenlere düşüyor diye düşünüyorum.

Çocuklara şiir ezberletip okutmakla iyi bir anadili ve sanat eğitimi verilebilir. Düş gücü ve bellek eğitimi için de bu çalışmaların çok yararı vardır. Şiir okutup ezberletmenin toplumsal eğitimde önemli bir yeri olduğu bilinir. Çocuk topluluk karşısında şiir okuyarak kendine olan güvenini geliştirir.

Bu çalışmaların başka bir yararı da çocuklara şiir aracılığıyla ulusal ve evrensel değerler tanıtılıp duyumsatılabilir. Bu tanıtımın okul öncesi dönemde başlaması daha etkili olacaktır. Ancak okul öncesi dönemindeki çocuklara seslenen şiirlerin kısa olması, sözcüklerin yarattığı ses örüntüsünün kulağa hoş gelmesi, okuyanı duygulandırabilmesi gereklidir. Ayrıca şiirdeki duygu ve düşüncelerin çocuğun dünyasına özgü bir hare içinde dile getirilmiş olmasına dikkat edilmelidir. Şiir konuları da çocuğun yakın çevresinden alınmalıdır. Anne, baba, dede, öğretmen, arkadaş gibi çocuğun yaşamında yer alan kişiler; ağaç, kuş, kedi, köpek gibi her zaman karşılaşabileceği varlıklar; doğa olayları, yiyecekler, içecekler şiirlere konu olabilir. Çocuklara okutulacak şiirler çocuksu ürünler değil, çocuğa uygun ürünler olmalıdır. Aksi takdirde çocuklarda şiire karşı bir isteksizlik ortaya çıkar. Doğru örnekler seçilerek etkili bir okuma ile yapılacak çalışmalar, çocukların eğitiminde şiirden en üst düzeyde yararlanmayı sağlayacaktır. Tabii bu bilinci çocuklara ulaştırmak için öncelikle öğretmenlerin şiiri sevmesi gereklidir.

Şiir çocuğa ne katar? Çocuklar neden şiir okumalı?

Şiirler hayal gücü, duygusallık, uyum ve ölçü gibi kendine özgü anlatım biçimi olan bir edebiyat türüdür. Çocuğa güzellik, insanlık duyguları kazandırır. Şiirler ritim ve ahenk sağladığından çocuklar tarafından sevilir. Kafiyeler, kelime oyunları, çocuklardaki ritim ihtiyacını besler. Olayların, insanların, cansız varlıkların duygulu, renkli ve etkili bir biçimde işlendiği şiirler çocukların da duygusal ihtiyaçlarına cevap verir ve onlara duygusal zenginlik sağlar. Şiir aynı zamanda çocuğa düşünce zenginliği ve esnekliği de kazandırır.

Son olarak sizden bir şiir dizesi istesek... Sizi yormayacak ise birkaç dize de kabulümüzdür.

1.

Pencereye kondu

Minicik bir serçe

Parmağımdan bile küçüktü

Kalbimden büyük

2.

Çınarın gölgesinde

Islanmış bir kedi

Evde mahsur kalmış

Kuş sesleri

3.

Bir çift kanat

İsteyecektim Allah'tan

Gitmek için Kudüs'e

Çok yıldızlı bir bayrak

Onların da gökkuşağı var

Yağmuru duası

Neşe saçan

Kuşları var elbette

Seni çok severler Allah'ım


Yazar: Ayşegül SÖZEN DAĞ - Yayın Tarihi: 24.05.2024 09:00 - Güncelleme Tarihi: 06.03.2024 11:43
192

Ayşegül SÖZEN DAĞ Hakkında

Ayşegül SÖZEN DAĞ

Yazar. Şair. Editör. MEB kadrolu öğretmeni. MEB özel eğitim genel müdürlüğünün çıkarmış olduğu Özel Eğitim Çocuk dergisi yayın kurulunda. Ankara'da yaşıyor. Gökyüzüne kurduğu çiçekli merdiveninden çocuklar için masallar, hikâyeler ve şiirler topluyor. Çocuk edebiyatı alanında kitaplar yazıyor. Nitelikli çocuk edebiyatı bağlamında çocuğa görelik ilkesini savunuyor. Kelimelerin dünyasında çocuklara, yetişkinlere yazarlık atölyeleri düzenliyor. Yazarlığının yanı sıra çocuk ve ilk gençlik kitapları editörlüğüne devam ediyor. Çocuk Vakfının Çocuk Edebiyatı Okulu Danışma Kurulu üyesi.

MinikaGo, MEB Özel Eğitim Çocuk, Kardelen Çocuk, Beyazbulut, Hece, Çeto, Diyanet Çocuk, Konya Çocuk, Berdücesi, Yitiksöz dergilerinde yazdı/yazıyor.

Yayımlanmış kitapları: 

Engelsiz Masallar (Cezve Çocuk Yayınları)

Ejderha Evecen ve Üfleme Dersleri (Tulu Kitap)

Kuşlara Ayarladım Saatimi ( Tulu Kitap)

Sekiz Dakika (Tulu Kitap)

Sultan Alparslan ( Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)

Menekşe Bayramı (Kayalıpark Yayınları)

Afilli Piknikte, Afilli Parkta, Afilli Kütüphanede ( Erkam Yayınları)

Ömer'le Bir Kutu Macera : Birûnî, Cezerî, İbn-i Batuta, İbn-i Baytar, İbn-i Heysem ( Kaşif Çocuk Yayınları)

Ayşegül SÖZEN DAĞ ismine kayıtlı 24 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 12 kitap bulunmaktadır.

Twitter Instagram YouTube Kitapyurdu.com