Yabancıların Dünyası ve Yabancı Algısı, Düşünce, Bilal CAN

Yabancıların Dünyası ve Yabancı Algısı yazısını ve Bilal CAN yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Yabancıların Dünyası ve Yabancı Algısı

29.12.2021 16:01 - Bilal CAN
Yabancıların Dünyası ve Yabancı Algısı

Kendini iflah olmaz bir şehir aşığı olarak vasıflandıran Lofland'ın şehirden kastı aslında "kenttir". Modern bir yapılaşmayla kurgulanan bir yerleşim yeri olan "kentler", şehirlerin geleneksel yapısından hem mimari hem de işlev olarak ayrılmaktadır. Yabancıların Dünyası adlında eserinde, şehirde yaşamanın nasıl bir şey olduğunu gözler önüne sermeye çalışan bir kitap. Kırsal bir bölgede doğup büyüyen Lofland, taşrayı sabit, durağan, değişime kapalı bir yer olarak sınıflandırırken, kenti bunun tam zıddı, dinamik, değişip dönüşen, hareketli bir yer olarak tasvir etmektedir.

Lofland'a göre kentte yaşamak, birçok insanla çevrilmiş bir yaşantı biçimi sergilemektir. Birçok farklı statü ve kimlikteki insanların etrafımızda olması, onlar arasındaki ilişkimiz, kentlileşme fikrinin ortaya çıkmasını sağlamakla birlikte, "yabancı-mekân sahibi/mukim" dikotomisi üzerinden bir gerginlik alanının da olduğunu ifade eder. Yabancılarla çevrili olmak, sosyal psikoloji açısından rahatsız edici bir durum olarak yansıtılmaktadır. Ama kentte, yabancılarla çevrili olmak, ortak bir yaşam biçimi sergilemek ve makro anlamda bir mekân olan kenti paylaşmak, kentlileşme bilincinin yansıması olarak yer edinmektedir. Ona göre "Şehirde yaşamak, anomalik" duruma yol açar. Şehrin yabancılar dünyası olduğunu yansıtan kısım "kamusal alandır" (Lofland, 2020, s. 13).

Eser, genel olarak iki bölüme ayrılsa da toplamda dokuz bölümle ortaya koyduğu tezini temellendirmeye çalışmaktadır. İki ana eksende açılan dokuz bölümlük başlıkta şehrin tarihçesine değinen Lofland, sanayi öncesi şehirden başlattığı serüveni modern şehir ile tamamlar. İkinci bölümde ise şehir sakinleri üzerine yoğunlaşarak "İnsanların şehirde yaşamaları nasıl mümkün olabilir?" sorusu ekseninde aranan cevaplara yönelerek "insanlar şehirdeki sınıflandırmalar bağlamında nasıl yaşar?" sorusuyla şehir yaşamı, kamusal alan, anomilik, yabancı algısı, yabancıya yaklaşım ve biz-öteki ayrımında şehir sakinlerinin durumlarını irdelemiştir. Eser, belirli bir şehir ekseninde değil, "şehir düşüncesi" eksenindeki yazılardan oluşmaktadır. Bu bakımdan genelleyici bir bakış söz konusu olmuştur.

Yabancılık Bağlamında İnsan ve Mekân

Yabancılık algısı, toplumların farklı toplumlarla etkileşiminin kısır ve yetersiz olduğu durumlarda daha yoğun bir biçimde kendini göstermektedir. Lofland'ın aktardığı üzere, beyaz adamın Cava adasındaki kabile üyeleri tarafından beyaz maymun olarak görülmesi ve onu insan olarak görmeyip zihinsel etiketleriyle maymuna benzetmeleri yabancı algısına bir örnek olarak sunulmaktadır. Yine Aborjinlerin bilinmeyen bir kabileden gelen kişinin elçi olmadığı takdirde mızraklanarak öldürülmesi yabancı tahammülsüzlüğüne bir örnektir.

Yabancılara yaklaşım her toplumda aynı şekilde yansımamaktadır. Lofland'ın Amerika özelinde Güney Carolina'daki çiftlik sahiplerinin seyyahları ağırlamak için yol kenarlarına işçilerini gönderdiğini ifade eder. Bu durum Anadolu'nun hemen hemen tüm taşra yerleşim yerlerinde gözlemlenen bir durumdur. Misafirpervelik olarak adlandırılan bu durum, yabancıya karşı bir merak, gelen kişiyle Hızır kültünün birleşmesi, belirli bir armağan olarak görülmesi, iyiliğin dini bir vecibe olması gerçekliği, yolcuya ve yabancıya karşı merhamet ve hoşgörü içerisinde yaklaşılmasına neden olmuştur. Toplumsal kodların ve kültürel mirasın ortaya çıkardığı bu durum o toplumun medeniyet havzasında nelerden etkilendiğinin de bir tür sonucu olarak okunabilmektedir.

Şehrin kamusal düzeninin iki prensibe göre düzenlendiğini ifade eden Lofland, bunları "dış görünüş prensibi" ve "mekân prensibi" olarak (Lofland, 2020, s. 47) sınıflandırmaktadır. Bu sınıflandırmayı yaptıktan sonra "sanayileşme öncesi şehirde, en doğru kimlik teşhisleri yabancıların dış görünüşlerine bakılarak yapılırdı" (Lofland, 2020, s. 51) ifadesini kullanan Lofland, merkez ve çevre ayrımı da yaparak taşrayı kötümser bir biçimde yansıtır, şehri ise yaşantının en iyi sergilendiği yer olarak anlamlandırır.

Lofland, Yabancıların Dünyası adlı eserinde Avrupa'nın şehir yaşantısı ve kirliliği, insanlara olan tutum ve davranışların kökenine inerek bir tür kazı çalışması yapar, şehirlerin geçmişlerine doğru bir anlatım biçimiyle sanayi öncesi bu yerleşim yerlerinin durumlarını değerlendirir. Sanayi öncesi şehirlerin; olabildiğince pis, kötü koktuğunu, mahremiyet yoksunluğunun olduğunu, cezalandırmaların da alenen yapıldığını, idam için kurulan darağaçların haftalarca meydanlarda durduğundan, cezalandırılan suçluların bedenlerinin uzun zaman bu darağaçlarında sallandığını ifade ederek bu durumun günümüz insanı için ne kadar kötü ve korkunç bir görüntü olacağını gözler önüne sermektedir.

Şehrin Öncesi ve Sonrası

Lofland'ın şehir diye tabir ettiği fakat kent olarak anlam bulan makro yerleşim yerlerindeki insanlar kılık kıyafetle, damgalarla, dövmelerle kategorize edilmiştir. Lofland bu kategorizasyon süreçlerini Gideon Sjoberg'ten yoğun alıntılarla destekleyerek şehir ahalisi hakkında çıkarımlarda bulunmaktadır.

Sanayi süreci yerleşim yerlerinin bir sonucu mudur, nedeni midir bağlamında ele alındığında hem sonuç hem de neden olarak durmakta fakat ekseriyetle sanayinin kent oluşumlarını etkilediği, değiştirip dönüştürdüğü bir gerçektedir. Lofland bu değişimi aktarırken aktarımını "yabancılar" üzerinden yapar. Dönüşümün yabancıların dış görünüşüne dayalı bir sınıflandırmadan mekânsal bir boyuta doğru kaydığını, kimliklerin en güvenilir biçimde mekân yoluyla dışa yansıtıldığını ifade eder (Lofland, 2020, s. 87). Bu yansıtmanın yapıldığı mekânları modern şehir ve sanayi şehri ayrımına koyarak ele alır. Ona göre sanayileşme öncesi şehir de tıpkı modern şehir gibi fikirsel bir kurgudur.

Modern kentin özelliklerini ele alan Lofland, iki ana eksen üzerinde yoğun biçimde durmaktadır. Bunlardan ilki; kamusal alanın kullanımı ile ilgili durum iken, ikincisi; nüfusun heterojen yapısıyla ilgili durumdur. İdeal bir modern şehir tıpkı düzenli bir ev gibi, her şeyin yerli yerinde olduğu bir mekândır.

Mekânlar farklı statü ve kimlik gruplarına göre bir kategorizasyona neden olur. Zenginlerin malikâneleri, orta sınıfın apartman daireleri, fakirlerin barakaları gibi. Yine farklı durumlarda olanlar için de mekânsal üretim belirli bir kategoriye göre yapılmaktadır: delilerin tımarhaneye, hastaların hastaneye, çocukların parklara ve okullara doğru yönlendirilmesi insan ve mekân arasında büyük bir ilişki ve çekim gücünün göstergesi olarak okunabilmektedir. Bu bakımdan insanları yaşadıkları veya bulundukları mekâna göre değerlendirmek, insanlar adına önemli verilerin elde edilmesine imkân sağlayacaktır.

Sonuç Olarak

Lofland'ın ortaya koyduğu Yabancıların Dünyası adlı eser, insan davranışları ekseninde mekânsal bir analizle karşımıza çıkmaktadır. İnsan mekân ilişkiselliğini sosyal psikoloji alanında irdeleyerek dünya macerasında insanın neyi nasıl yaptığına dair ayrıntılar sunmaktadır. Yabancılık bağlamındaki tedirginlik ve yabancılar ile mekânda duranlar arasındaki çekişmeyi gözler önüne sererken; insanların yabancılara bakışı ile yabancıların durumları ve kente katılma ritüelleri hakkında açıklamalarda bulunmaktadır. Lofland, sosyal psikolojiden yararlanarak ele aldığı yabancıların dünyası, belirli bir tez bağlamında irdelenerek geniş bir bakış açısıyla masaya yatırdığı bu eseri mekân çalışmaları yönünden ele aldığı konu dolayısıyla özgün bir yaklaşım biçimi örneği olmuş.

Başvurular

Lofland, L. H. (2020). Yabancıların Dünyası, Modern Şehir Yaşamı Nasıl Mümkün Oldu? İstanbul: Ketebe Yayınları.


Yazar: Bilal CAN - Yayın Tarihi: 29.12.2021 16:01 - Güncelleme Tarihi: 29.12.2021 16:03
418

Bilal CAN Hakkında

Bilal CAN

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı.

Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor.

Yayınlanmış Kitapları

Zaman İçinde Mekan, Hece Yayınları, 2021. (TYB 2021 Şehir Kitabı Ödülü)
İnsanlığın Ağlama Tarihine Bir Giriş, Hece Yayınları, 2021.
Kebikeç, İzdiham Yayınları, 2019.
Kentle Kavga: Mustafa Kutlu Öykücülüğünde Mekan, İzdiham Yayınları, 2017.

twitter: @bilalcan1

Bilal CAN ismine kayıtlı 297 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 4 kitap bulunmaktadır.