Yaşadığımız Çağda Güzeli Kurtarmak, Düşünce, Mustafa BUĞAZ

Yaşadığımız Çağda Güzeli Kurtarmak yazısını ve Mustafa BUĞAZ yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Yaşadığımız Çağda Güzeli Kurtarmak

15.12.2021 09:00 - Mustafa BUĞAZ
Yaşadığımız Çağda Güzeli Kurtarmak

''Güzel sadece örtüsünün altında kendi olarak kalabilir.

Güzel olmaklık esas itibariyle örtülü olmaklıktır.''

Byung Chul HAN

Giriş

Dünyanın çivisinin çıktığı, bütün manevi değerlerin metalaştırılarak tüketime sunulduğu bir dijital dünyada yaşıyoruz. Neoliberalizmin getirdiği tüketim kültürü ve onu besleyen medya ağları, değerler adına ne varsa her şeyin içini boşaltıyor, onları birer haz ve beğeni objesi haline getiriyor. Tabii doğal olarak güzel ve güzellik de bu çürümeden nasibini alıyor. Günümüzde güzel ve güzellik, dijital dünyanın pornografi ve cinsel ifşa furyasının içinde maddi bir haz objesine dönüştürülmüştür. Güzelin ve güzelliğin pornografi ve dijitalin aracılığıyla kötü yola düşürüldüğü çağımızda güzeli kurtarmak mümkün mü acaba? Güzeli ve güzelliği, dijital dünyanın cinsel ifşa furyasının girdabından çekip alamaz mıyız? Byung Chul Han, ''Güzeli Kurtarmak'' isimli eserinde bu soruları soruyor ve bizlere ufuk açıcı çözümlemeler yapıyor. Belki kesin çözümler sunmuyor ama yaptığı irdelemeler estetiğin ve sosyolojinin güncel sorunları hakkında farklı perspektifler geliştirmemizi sağlıyor.

Pürüzsüzlük Çağı

Byung Chul Han ''Güzeli Kurtarmak'' isimli kitabına şu cümleyle başlar: ''Pürüzsüzlük çağımızın alametidir.'' (sf-3) Akıllı telefonlarımızdan tutun da insan bedenine kadar her şey pürüzsüz olmalıdır. Hatta iletişim bile! Peki, bugün pürüzsüzü neden güzel buluyoruz? Yazara göre estetik etkisinin dışında bütün negatifliklerinden arındırılmış pozitif bir toplumun sonucudur bu. Yaralamayan, direnç göstermeyen, negatifliklerinden arınmış, pürüzsüz ve derinlikten yoksun bir nesne haline gelen güzel, insanlardan sadece like (beğen) bekler. Yazar, ünlü heykeltıraş Jefff Koons'u günümüzde pürüzsüz sanatın en önemli temsilcisi sayar. Jeff Koons'un sanatı pürüzsüz yüzeylere ve onun dolayımsız etkilerine dönüktür. Onun sanatında ima edilecek, deşifre edilecek veya düşünülecek hiçbir şey yoktur. Likein sanatıdır. (sf-4) Eserlerini inceleyenler sadece basit bir ''Wow'' ile yetineceklerdir.

Jeff Koons'un heykellerine hâkim olan bu pozitifliğin pürüzsüzlüğü, insanda dokunma hissiyatını tetiklemektedir. Çünkü onun sanatı uzaklığı gerektiren negatiflikten uzaktır. Düşünsel bir uzaklıktan ve anlamdan yoksun olan bu eserler izleyiciyi dokunmaya davet eder. Dokunsal mecburiyet veya yalama arzusu sadece anlamdan boşaltılmış pürüzsüzün sanatında mümkündür. (Sf-5) Yazar, Hegel ve Barthes'in düşüncelerinden faydalanarak dokunmak ve görmek duyuları arasındaki ontolojik farkı açıklamaya çalışır. Ona göre, Hegel, sanat eserinin ''hissiliğini'' görmek ve duymak duyularıyla sınırlamıştı. Sanat eserinin anlamına ancak bunlar erişebilir. Koku, tat ve dokunma duyuları sanatın güzelliğiyle ilgili olmayan daha çok zevk almaya yarayan duyulardır:

''Roland Barthes için dokunma hissi "en büyülü olan görme hissinin aksine hislerin en gizem bozucu olanıdır." Görme hissi mesafeyi muhafaza ederken dokunma hissi bunu iptal eder. Mesafe olmadan gizem olmaz. Gizemin bozulması her şeyi eğlenilebilir ve tüketilebilir kılar. Dokunma hissi ötekinin negatifliğine zarar verir. Dokunduğu şeyi sekülerleştirir. Görme hissinin aksine, dokunma şaşırtmaya muktedir değildir. İşte bu yüzden pürüzsüz dokunmatik ekran gizemin bozulmasının ve tüm tüketimin mekânıdır. Neyi beğendiysen onu ortaya çıkarır.'' (sf-7)

Byul Chul Han, yalnızca modern zamanların estetiğinin ''güzel''i ve ''yüce''yi birbirinden ayırdığı saptamasını yaptıktan sonra, ''güzelin içinden her negatifliğin, her tür sarsılmanın ve yaranın alınmasının sonucu olarak güzelin pürüzsüzleştirilmesini' (pozitifleştirlmesini) eleştirir. Hâlbuki Gadamer'e göre negatiflik sanat için elzemdir. Negatiflik sanatın yarasıdır. Pürüzsüzün pozitifliğine karşı koyar. ''Orada beni sarsan, beni altüst eden, meydan okuyan bir şeyler vardır; bana hayatını değiştirmelisin çağrısı yapar…'' (sf-8) Bu yüzden sanat eseri şok edici olmalıdır. Sadece bir beğenme (like) insanın hayatını altüst edemez.

Dijital Güzel

Yazar, günümüzde filmlerin yakın çekim yoluyla yüzü ve bedeni pürüzsüzleştirerek pornografik bir görünüme yol açtığını söyler. Yakın çekim bedeni dilden soyarak salt bir yüzeye indirger. Yüzey ne derinliğe ne de sığlığa sahiptir. Sadece pürüzsüzdür. İçsellikten yoksundur. Yakın çekimde bedenin uzuvları, cinsel uzuvlar gibi görünmektedir. Bir yüzün yakın çekimi tıpkı yakından bakılan cinsel uzuv gibi müstehcendir.

gettyimages-539914796-96544917673b494cab67c1d25b684b4d

Kitaba göre, beden sadece pornografik uzuvlara ayrılmamıştır, aynı zamanda dijital data kümelerine de bölünmüştür. Bu, bütün hayatın ölçülebileceği ve sayısallaştırılabileceği inancının sonucu olarak böyle olmuştur.'' Sayısallaştırılmış Kendilik'' bedeni bir kontrol ve gözetim ekranına dönüştürmektedir. ''Toplanan datalar bir ağa iletilir ve orada değiş tokuş edilir. Datacılık bedeni dataya böler, data uyumlu hale getirir.'' (sf-15) Dijital ağ bedeni ağlaştırır. Şeffaflaştırır. Şeffaf beden artık muhayyilenin anlatıcı bir sahnesi değildir. Daha ziyade dataların ve kısmi objelerin eklentisidir.

Dijitalin güzeli pornografiktir, doğanın güzelinden farklıdır, der Byul Chul Han. Dijital güzelde ötekinin negatifliği tamamen ortadan kaldırılır. Bu yüzden tamamıyla pürüzsüzdür. Dijital güzel hiçbir çatlağı, aralığı içermemelidir. Alameti negatiflikten arındırılmış hazdır, yani ''beni beğen''dir. Dijital güzel içinde hiçbir yabancılığa, başkalığa izin vermeyen aynının pürüzsüz alanını oluşturur. Herhangi bir dışsal gerçekliğe göndermede bulunmaz. Varlığın bütünüyle dijitalleşmesi sayesinde insanın sadece kendisiyle karşılaşabileceği bütün bir insancıllaştırmaya, mutlak öznelleştirmeye erişilmiştir:

''Doğal güzelin zamansallığı henüz olmamışlıktır. Gelecek olanın ütopik ufkundan belirir. Dijital güzelin zamansallığı ise bunun aksine geleceksiz ve hatta tarihsiz, dolayımsız bir şimdidir. Sadece orada mevcuttur. Doğanın güzeli bir uzaklıkta var olur. "Kendisini en yakın yakınlığın anında gizler. Auralı uzaklığı onu her çeşit tüketimden alıkoyar" (sf-27)

Örtmenin Estetiği

Byun Chul Han, pornografi ile güzeli (erotik) ayırarak onları karşıt figürler olarak görür. Çünkü pornografi örtüsüz ve gizemsizdir. Hiçbir şeyi saklamaz, geciktirmez, oyalamaz. Gizlemek, geciktirmek, oyalamak güzelin mekân-zamansal stratejileridir. (sf-30) Güzel, görünmekten tereddüt eder, oyalar, doğrudan temas etmez. Bu erotizm için elzemdir. Pornografide oyalama yoktur. Dolambaçtan kaçınır. Erotik, dolaylı ve dolambaçlı olması ile pornografiden ayrılır. Erotik, sahnesel mesafeyi sever. Şeyleri doğrudan göstermek yerine ima etmekle yetinir. "Erotik üstü kapalıdır ve affektif değildir":

''Güzel saklıdır. Gizleme güzellik için aslidir. Şeffaflık, güzellik ile anlaşamaz. Şeffaf güzellik bir oksimorondur, zıtların birleşimidir. Güzellik zorunlu olarak bir görünümdür [Schein]. İçinde opaklık barındırır. Opak gölgeli demektir. Örtüyü kaldırma ise büyüyü bozar ve onu tahrip eder. Bu yüzden güzel, doğası gereği örtüsü açılamayandır.'' (Sf-29)

Bu anlamda güzel olmak örtülü olmaktır. Çünkü Tanrısal olan da örtülüdür. Sanat eseri de örtülüdür. Örtme güzellik için aslidir, onun özündendir, gizlenmesindeki nesnedir. Güzel sadece örtüsünün altında kendi olarak kalabilir. "Güzel olmaklık" esas itibariyle örtülü olmaklıktır. (sf-31) Byung Chul Han, örtme metni de erotize eder diyerek Augustine'den şu harika alıntıyı yapar:

''Augustine'e göre Tanrı, Kutsal Kitabını, metni bir arzu nesnesine dönüştürmek için kasten metaforlar ve "simgesel manto" ile örtmüştür.'' (sf-31)

Metaforların güzel elbisesi yazıları da erotize eder. Dolayısıyla elbise, metin ve hatta güzel için asli bir unsurdur. Örtme tekniği, erotik olanın hermenötiğini yapar. Metne arzuyu azami seviyeye çıkarır ve okumayı bir sevgi edimi haline getirir. Gerçek bir sanat eseri, kendisini kaçınılmaz şekilde bir sır olarak temsil etmesinden başka bir şey olarak hiçbir zaman kavranamaz.

Sonuç: Umut Var Mı?

Günümüzde güzelin krizi, güzelin kendi mevcudiyetine, kullanım ve tüketim değerine indirgenmesinden kaynaklanmaktadır. Güzellik artık pürüzsüz dolayısıyla pornografik hale gelmiştir. Bütün estetik, ahlaki ve aşkınlık değerlerini yitirmiş, ahlaksız bir teşhirciliğe, tüketime ve endüstriye dönüşmüştür:

''Bedenin cinselleşmesi tek taraflı bir biçimde özgürleşme mantığını takip etmemektedir, bedenin ticarileşmesi ile birlikte gitmektedir. Güzellik endüstrisi, güzelliği cinselleştirerek ve tüketilebilir hale getirerek bundan faydalanmaktadır. Tüketim ve seksilik birbirini koşullamaktadır. Cinsel arzuya dayanan kendilik, tüketim kapitalizminin bir ürünüdür. Tüketim kültürü güzelliği giderek artan şekilde uyarıcılığa ve eğlenceye tabi kılmaktadır. Dolayısıyla güzelin her bir artı değeri yok olmaktadır. Güzel, pürüzsüz hale gelmekte ve tüketime tabi olmaktadır. ''(sf-51)

Peki, bundan kurtulmak mümkün mü? Yazar, sorunun çözümü üzerine tam olarak kafa yormamakla beraber, panzehir olarak güzelin tekrar ''yüce'' duygusuyla birlikte düşünülmesi gerektiğini savlar gibidir. Çünkü yücelik sanatın negatifliğidir. Bu negatiflik ancak özneyi sarsabilir, altüst edebilir. Negatiflikten arındırılmış güzel, saf pozitifliğe izole edilir. Salt bir beğenmenin (like) nesnesi haline gelir. Bu yüzden:

''Güzel ve yüce aynı kaynaktandır. Yüceyi güzelin karşısına koymak yerine; güzeli, içselleşirilemeyen ve öznelliğin yitirildiği yüceliğe irca ettirmeliyiz. Böylece güzel ve yüce ayrımı son bulur.'' (sf-23)

Güzeli Kurtarmak

Byung Chul Han

Çeviren: Kadir Filiz

İnsansanat Yayınları

İstanbul 2020


Yazar: Mustafa BUĞAZ - Yayın Tarihi: 15.12.2021 09:00 - Güncelleme Tarihi: 19.12.2021 03:09
326

Mustafa BUĞAZ Hakkında

Mustafa BUĞAZ

Hakikatin peşinde koşan, münzevi, mütecessis bir fikir işçisiyim.

Mustafa BUĞAZ ismine kayıtlı 10 yazı bulunmaktadır.