Yazmak, Okuyan Herkesle Konuşmaktır, Edebiyat, Necla DURSUN

Yazmak, Okuyan Herkesle Konuşmaktır yazısını ve Necla DURSUN yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Yazmak, Okuyan Herkesle Konuşmaktır

04.12.2023 09:00 - Necla DURSUN
Yazmak, Okuyan Herkesle Konuşmaktır

Onu tanıdığımda yıl 2009'du. Yeşilçam yıldızlarına benzeyen yüz hatları, uzun boyu, dik duruşu ve tane tane konuşmasıyla özel biriydi. Yiğit, cesur, pehlivan anlamına gelen adıyla müsemma biriydi Neriman Hanım. Kısa zaman içinde aramızda kurulan ünsiyetle kızı ve torunu ile tanışma olanağı buldum. Daha sonra da damadıyla. Neriman Güray'dan bahsetmek istiyorum bu yazımda ve onun Yaşadıkça adlı kitabından.

1994 yılı baskısını okuduğum kitap adıma imzalı. Baskının oldukça eski olması ve imzalı olması kitabı benim içi özel kılan üç unsurdan ikisi. Üçüncüsü ise yazarı tabii. Okuyucunun kendinden izler bulacağı bir kitap Yaşadıkça. Yarım asırlık zaman dilimi içinde kendinden önce ve kendinden sonraki kuşakları kapsayacak şekilde değişen dünyamızı anlatmak isteyen Neriman Güray, bunu otobiyografik nitelikteki cümleleriyle mümkün kılmış. Kendinden öncesini tasvir etmek için aile büyüklerinin, içinde bulunduğu zaman diliminiyse kendi yaşantısıyla yazıya dökmüş. Geleceği ise; çok sevdiği iki evladı ve bir tanecik torunu vasıtasıyla.

Kitap yer yer anı/günce, yer yer deneme özellikleri barındırıyorsa da ben otobiyografik özelliklerini baskın buldum. Bunun yanında yazarın anılarının bulunduğu bölümlerde tercih ettiği dönemin dilini ilgiyle okudum. Dönemin dilinden kastım sadece konuşmak ve kurulan cümlelerin yapısıyla kelimeleri olarak anlaşılmamalı. Bu dil; gidilen moda mekânlar, giyim kuşam, tatil anlayışı, eğitim/öğretim yaşantısı, gelişen ulaşım imkânları, tiyatro ve konserlerdir… Zaten yazar eserinin sunuş bölümünde bu hususa şöyle değinmiş: Bu, benim veya çoğumuzun duygularının kitabıdır diye düşünüyorum. Biraz nostalji, biraz bugün, belki biraz gelecek hepsini yaşamın içinden sizlere sunuyorum.

Yaşadıkça'da Yaşananlar

Kitaptan söz etmeye başlamadan önce şunu belirtmek isterim. Neriman Güray, kitabında yer isimlerine ve kişi isimlerine yer vermemiş. Çocukluğunun ilk yıllarının geçtiği şehir olarak Erzurum'dan ve hayatını sürdürdüğü İstanbul'dan bahsetmişse de evlendikten sonra bir süre yaşadığı şehrin sadece baş harfini yazmış: "Ç….". Ben bunu Çorlu olarak anlarken bir başkası Çankırı olarak anlayabilir. Buna karşın kahve içmeye gittikleri bir günden bahsederken Beyoğlu'ndaki Lebon Pastanesi, sağlık kontrolleri için Şişli'deki Pakize Tarzi Kliniği, hayatının son yıllarında yaz aylarını geçirdiği Büyük Ada bahsettiği az sayıdaki yerlerden birkaçı. Ailesinden kimsenin adından söz etmemiştir örneğin. Defaatle çok sevdiğini belirttiği torununun adını bile öğrenemez okur. Sadece son sayfada erkek kardeşinin adının Halit olduğunu yazmış. Ben de yazarın bu tercihine saygı duyarak tanıdığım aile fertlerinin isimlerinin burada zikretmeyeceğim. Sadece birer cümleyle şunları söyleyebilirim; sanat eleştirmeni ve danışmanı olan kızı yaşantısını İstanbul ve Bodrum arasında sürdürmeye devam ederken, en son Leyla'nın Evi tiyatro oyununun başrollerinden birinde izlediğim başarılı tiyatro oyuncusu damadı üç yıl evvel ebediyete taşındı. Çok sevdiği torunu ise astroloji alanında ilerledi, bu konuda basın yayın kanallarında ve yazdığı kitabıyla danışanlarına ulaşıyor. Şimdi Neriman Güray'dan bahsederek devam edelim.

Eşinin görevi sebebiyle Şam, Beyrut, Mekke ve Medine'de bulunmuş olan Güray'ın büyükannesi, eşinin vefatıyla üç kızıyla dul kaldığında daha otuz yaşında bile yokmuş. İstiklal Savaşı yıllarında eşinden kalan maaş ve bir miktar toprak parçasının icara verilmesinden gelenlerle geçinmiş aile. Yazarımızın annesi babasıyla uzaktan akraba olurlarmış ve birbirlerinin görmeden nişanlanmışlar. Babası teğmenmiş ve Cumhuriyetin ilk yıllarında Üsküdar'da yaşamışlar.

Yazarımız Edebiyat Fakültesi Güzel Sanatlar Akademisinde Türkoloji okumuş. Öğrencilik yıllarına dair aktardığı anekdotlar arasında Burhan Felek'in Fıkra nasıl anlatılır?, Selim Sırrı Tarcan'ın Görgü Kuralları konferanslarından, derslerine misafir olarak katılan Orhan Veli Kanık ve Sait Faik Abasıyanık'tan, onların nasıl konuştuklarından ve nasıl göründüklerinden bahsetmesi oldukça kayda değer. Hatta enstitünün kapısında yanlışlıkla Yahya Kemal Beyatlı ile çarpışmaları da… Farsça, Osmanlıca, Fransızca, Türk Dili derslerinden bahseden Güray'ın güzelliği ona bir sinema filminde başrol teklifini getirmiş. Kabul edilmeyen teklif şöyle dursun Neriman Güray, Madam Curie'nin hayatını okuduktan sonra onu kendisine rol model alarak böyle yüce bir hayata gıpta ettim, önümdeki yıllarımı ben de acaba insanların ruhlarını keşfetmek, onlara yararlı olmak için harcayabilecek miyim diye düşüncelere dalmış.

Bodler'den yaptığı şiir tercümelerinin bulunduğu Elem Çiçekleri adlı bir kitabı bulunan Güray'ın kendisini yazı hayatına girmiş hissini veren bir diğer gelişme de Hareket Mecmuası'nda Yaşamak İstiyorum ve Akşam Bulutları adlı şiirlerinin yayınlanması olmuş. Üniversitelilerin çıkardığı Gençlik Gazetesinde tiyatro eleştirileri yazmış. Tıpkı yıllar sonra dünyaya gözlerini açacak ve sanat okuyarak bu işi meslek edinecek kızı gibi. Fransız Kız Lisesi'ni okuyan kızı daha sonra İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü ile İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesini bitirecektir.

Eşinin vefatıyla öğretmenlik yapmaya başlayan yazarımızın gençlik hayalleri arasında büyük bir yazar veya gazeteci olmak varmış. Aslında öğretmen olmayı da düşünmüş fakat bu düşüncesi diğerleri kadar uzun soluklu olmamış. Ancak hayat onu ortaokul öğrencilerinin öğretmeni yapmış hem de okulun en sevilen öğretmeni… Öğrencileri onu öyle çok sevmiş ki serbest konu seçilerek kompozisyon yazılacak bir genel sınavda birçok öğrenci kompozisyon konusu olarak onu seçmiş.

İspanya, Mısır, Almanya, İtalya, Yunanistan, Fransa ve İsviçre gibi yurtdışı seyahatlerinden edindiği izlenimleri, Patrick Garland'ın Virginia Woolf'un Kendine Ait Bir Oda kitabından uyarlanan oyun gibi izlediği daha birçok tiyatro oyununu anlatmış. Şopen'den eserle dinlediği konserleri, dünyaca ünlü soprano Leyla Gencer ve Amerikan Caz'ın en iyi icracılarının konserlerini de. Kitabın son sayfaları sanat dolu. Özellikle bu bölümleri okumaya doyamadığımı belirtmek isterim ki ben kitabı 2010 yılında okumuştum. Bu yazıyı kalem almak için gözden geçirmek istediğimde güya kitaba şöyle bir göz atacaktım. Bu pek mümkün olmadı tabi. Oturdum yeni baştan, noktasına virgülüne bir daha okudum. Son sayfalarını ise daha bir dikkatle.

Sonuç

Yazmak, okuyan herkesle konuşmaktır diyen Neriman Güray, yaşamlarında güvenmeyi ve karşılıklı sevgiyi yeğlemiş insanlar arasında yetişmek. Bizim mutluluğumuz buydu diyerek hayatındaki mutluluğun formülünü deşifre etmiş. Ailesinin ona tanıttığı bu mutluluğu çocuklarına nakletmiş. Onları sevgiyle yoğurmuş. Ardından öğretmenlik yaptığı yıllarda öğrencilerini çocukları gibi sevmiş. Annesiz babasız olanlaraysa biraz daha çok sevmiş. Onun sevdikçe genişleyen kalbi kitabın tüm sayfalarına sirayet etmiş.

Küçüklüğünden beri kuşları özgürlüğün sembolü olarak gören, her Mayıs ayında yılın kalanına nazaran daha az yalnızlık duygusu yaşayan, Edmondo De Amicis'in Çocuk Kalbi kitabının hayatında ayrı bir yeri olan Neriman Güray'ın hayatı sevgi üzerine ve çocuklarıyla torunu üzerine kurulu geçmiş. Öğretmenlik anılarını yazdığı Sevgiye Çağrı kitabının ismi hayatının özeti gibi.

Sözlerimi Neriman Güray'ın bir nasihati ile sonlandırmak istiyorum: Yaşamımızdaki en değerli şey olan zamanı yakalamayı bilmek ve her anını değerlendirmek gerek.

Yaşadıkça

Neriman Güray

İstanbul 1994

Afa Matbaacılık - 255 sayfa


Yazar: Necla DURSUN - Yayın Tarihi: 04.12.2023 09:00 - Güncelleme Tarihi: 29.11.2023 11:26
411

Necla DURSUN Hakkında

Necla DURSUN

1976 Sakarya doğumludur. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Yerel Yönetimler Anabilim Dalı Küresel Şehirler ve İstanbul Araştırmaları Bilim Dalı’nda Yüksek Lisansını “Kuzguncuk Semt Tarihini İnsandan Okumak; Bir Seçki ile Şahsiyetler” konulu yüksek lisans teziyle tamamlamıştır. Finans sektöründe çalışmakta ve İstanbul’da yaşamaktadır.

Necla DURSUN ismine kayıtlı 92 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 1 kitap bulunmaktadır.