Yerli Fantastik Roman: CABULKA, Edebiyat, A. Erkan AKAY

Yerli Fantastik Roman: CABULKA yazısını ve A. Erkan AKAY yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Yerli Fantastik Roman: CABULKA

30.10.2023 09:00 - A. Erkan AKAY
Yerli Fantastik Roman: CABULKA

Yeni bir yerli fantastik roman dizisi denemesiyle karşı karşıyayız. Birinci kitabı 2023 Temmuz'unda okuruyla buluşan Cabulka, fantasya severleri hayal kırıklığına uğratan kitaplardan değil. Birkaç gerçeküstü öğeyle soslandırılmış sıradan hikâyelerden olmayacağını da gerçeküstülüğe öykünürken kontrolden çıkan bir saçmalıklar silsilesine dönüşmeyeceğini de şimdiden hissettiriyor. 309 sayfalık ilk kitap, Cabulka evrenini keşfetmemizi, geniş karakter ağını zihnimizde oturtmamızı ve bir yolculuğa göz kırpan hikâyenin yapısını anlamamızı sağlıyor. "Yokluk Göğünün Kuşları" alt başlığıyla başlayışından ve "Yokluk göğünün kuşlarında kanat olmaz!" cümlesiyle bitişinden de anlaşılacağı üzere Cabulka bir kuşlar evreni. Bu evren, kitaba başlamadan önce fazlasıyla soyut olacağından korktuğum ama aksine; anlaşılır ve kusursuza yakın bir dille kuruluyor. Kitabın başında ve sonunda "Yüzüklerin Efendisi" dizisinde benzerlerine rastladığımız yardımcı haritalar verilmiş. Ayrıca az sayıda siyah-beyaz grafik tasarımla bazı karakter, mekân ve doğa tasvirleri de yapılmış.

Hikâyeye başlarken Ornitüy Akademi'den mezun olan genç veliahtlarla tanışıyoruz. Şahin hanedanı prensi Naka, kartal hanedanı prensesi Quenca, bülbül hanedanından Banuti, pelikanlardan Pelin, Hüthüt hanedanından Holut, papağanlardan Papila ve aynı zamanda akademinin bilge hocası Agâh'ın torunu da olan baykuş hanedanından Blewn... Her biri farklı mizaçlara sahip, farklı türlerden ve kral-kraliçe ebeveynlerinin niyetleriyle çevrelenmiş yedi genç kuş.

Ardından fazla kafa karıştırmadan ilerleyen iki sarmal olay örgüsüne giriş yapıyoruz. Bunlardan ilkinde baba martı Silari, hasta ve öksüz yavrusu Sullivan'ı, kendilerine yardım eden dişi saksağan Anja ile birlikte Ornitüy Akademi'ye yetiştirmeye çalışıyor. Anja'nın patronu akbaba Qara Salwar da onları destekliyor çünkü birden bire ortaya çıkan bu garip hastalığın çaresine sahip olma ihtimali onun ticarî güdülerini harekete geçirmiş durumda. İkinci izlek, şahin hanedanı kralı Gola ile kraliçesi Kandela'nın, Cabulka'yı felakete sürükleyecek bu yeni hastalığa karşı Başmeclis'i toplama çabalarını anlatıyor. Onlar samimiyetle çözüm peşindeyken Karga Kral Galas ve başdanışmanı Xala olaylarda art niyet aramakta, Karanlık Diyar'la Bilinen Diyar'ı savaştırmakta kararlı görünüyorlar. Kral Gola'nın Başmeclis'i toplama çağrısı maslahatgüzârlar yoluyla tüm hanedanlara iletilirken, Gola'nın başyaveri Sungur sorumluluğundaki karga maslahatgüzârının öldürülmesi ve dolayısıyla kargalar kralı Galas'ın meclisten haberdar edilememiş olması kargalar için savaşın bahanesi oluyor.

Bu sırada, amansız bir hastalığa tutulan Cabulka diyarının derdine çare aramak üzere Başmeclis yedi hanedanın yedi genç veliahtını görevlendiriyor ve bu tecrübesiz yedi genç, Agâh'ın çizdiği rotada, kimi aradıklarını ve ondan ne alacaklarını bilmeden, kendilerine bağlı aşiretlerden otuz kuşla birlikte yola çıkıyorlar. Akıllarından çıkarmamaları gereken otuz kuşun otuzunun bir kuş olduğu telkinine rağmen henüz yolun başında vazgeçişler başlıyor.

İlk kitabın sonunda, karga maslahatgüzârının gizemli şekilde öldürüldüğü, hasta yavru martı Sullivan'ın yanındakilerle birlikte sığındığı, düğümlerin merkezi olacak gibi görünen Kakuna'nın hanında genç veliahtların Qara Salwar ile karşılaşması, hikâyenin gidişatına ve Qara Salwar'ın henüz pek açık edilmemiş olan niyetine dair merakımızı dürtüyor. Diğer yandan hem karga hanedanının hem de şahin hanedanının geliştirmeye çalıştığı yeni gizli silahlar, Cabulka'daki Araf Diyarı'nın nelere gebe olabileceği, liderliğe gönülsüz gibi görünen Naka'nın nasıl sınanacağı, papağanların neden kargalara yakın durduğu gibi sorular da dizinin takip eden kitaplarında karşılaşacaklarımıza uç veriyor. Hikâyenin bir geleceği olduğu gibi, yeri geldikçe açılacak eski defterlerinin de olduğunu seziyoruz.

Cabulka'nın birinci kitabıyla, uzun bir serüvenin başlangıcında olduğumuzu anlıyoruz. Cabulka evreni zihnimizde şekillenmeye başlıyor. Ferîdüddin Attâr'ın "Kuşların Sohbeti" (Mantıku't-Tayr) isimli eserinden kaynak alan Cabulka'nın Ali Bektaş zihniyle nasıl bir şerhe dönüşeceği benim açımdan büyük merak konusu. Çünkü Ali Bektaş, geniş kitlelerce pek bilinmese de tanıyanı korkutan derinlikte bir zihne sahip, dünyaya düşüncenin kamçısını vurmaktan çekinmeyen, tasavvufla beslenmiş, Mevlana'nın eserlerine hakim olabilmek için Farsça'ya ve divan edebiyatı ile şiirini de kapsayacak şekilde Türkçe'ye hakimiyetini geliştirmiş, sayısız eseri ve hatırayı hafızasına almış, birçok dizi ve film projesinin danışmanlığını yapmış, TRT'nin seviyeli ramazan ve kültür programlarından yüzüne aşina olduğumuz bir sunum ve anlatı ustası. Kitabın diğer yazarı Cafer Sadık Şahin ise animasyon ve 3D modelleme gibi görsel alanlarda da çalışmalar yürüten, 20 yıla yakın süredir hizmet veren bir reklam ajansının sanat yönetmeni ve ortağı. Kitabın editörü Mehmet Koçak'ın da aynı şirketin ortaklarından olduğunu ve bu ekibin uzun yıllardır yenilikçi çalışmalara kafa yorduklarını biliyorum. Dolayısıyla bir fantastik romanla sınırlı kalmayacaklarını, uzun vadeli bir çalışmaya temel attıklarını, kitap dizisi tamamlandıktan sonra filme doğru bir gidişatı öngördüklerini sanıyorum.

Şimdilik elimizde olanla yetinecek ve kitapla ilgili söyleyeceklerimizi toparlayacak olursak; kanımca dilinin çok temiz, seyrinin de gayet anlaşılır olması kitabın her yaştan okura ulaşmasını sağlayacaktır. Kitabın hacmine bakıldığında ihmal edilebilecek kadar az sayıda olan düzelti hatası da ikinci baskıda tamamen ortadan kalkacak ve metin kusursuzluğa kavuşacaktır. Kuşların zayıflıklarıyla, arzu ve istekleriyle, alışkanlıklarıyla mücadelelerini ve iradenin hakikatini günümüz insanı, genci, çocuğu için, gerçeküstülüğü kullanarak somutlaştıracağını düşündüğüm ikinci kitabı sabırsızlıkla bekliyorum.

Cabulka

Ali Bektaş & Cafer Sadık Şahin

101 Fikir Sanat

328 sayfa


Yazar: A. Erkan AKAY - Yayın Tarihi: 30.10.2023 09:00 - Güncelleme Tarihi: 30.10.2023 09:30
380

A. Erkan AKAY Hakkında

A. Erkan AKAY

1981 İstanbul doğumludur. İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. 2008 yılından bu yana Konya'da yaşamaktadır. İki evlat babası, iki evlat amcası, ikisinin de eniştesidir.

Spora, edebiyata ve küçükleri eğlemeye ilgisi çocukluğundan beri devam etmektedir. 2012-2020 yılları arasında Bilgin Atıcılık Spor Kulübü Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, 2015-2020 yılları arasında Türkiye Atıcılık Federasyonu Teknik Kurul Başkanlığı, 2017-2020 yılları arasında Türkiye Olimpiyatlara Hazırlık Merkezleri Atıcılık Komisyonu Üyeliği ve İl Branş Sorumluluğu görevlerini yürüterek ulusal ve uluslararası düzeyde başarıya ulaşmış birçok sporcunun yetişmesine katkıda bulunmuştur. Destek AFAD gönüllüsüdür.

2017 yılında, kardeşinin bir hayali olan “Hayallerin Karın Doyursun” isimli kitaba katkılarından sonra, hep arzuladığı çocuk kitapları yazımının önü açılmıştır. Yayımlanmış sekiz çocuk kitabı bulunmaktadır. “Edebistan”, “Eğitim Her Yerde”, “Dilhane” gibi çeşitli sanal dergilerde deneme, makale ve şiirleri yayımlanmıştır.

Farkındadır ki her yazılan okunmaz ama okunanlar da ancak yazılanlardır. Yaşadıkça anlamını kaybeden sonsuz sözler arasından zarurî olanlara tutunuyor.

Dualarınızı bekler.

A. Erkan AKAY ismine kayıtlı 140 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 9 kitap bulunmaktadır.