“Dağlar Kükrediğinde” Hata Kimdedir?, Çocuk, A. Erkan AKAY

 “Dağlar Kükrediğinde” Hata Kimdedir? yazısını ve A. Erkan AKAY yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

 “Dağlar Kükrediğinde” Hata Kimdedir?

05.12.2022 09:00 - A. Erkan AKAY
 “Dağlar Kükrediğinde” Hata Kimdedir?

Genç okurlarla kitaplar üzerine söyleşilerimizde en sık karşılaştığımız sorulardan biri "bu hikâye gerçek mi?" sorusudur. Belli ki eğer kitabın hikâyesi gerçekse bunun okur açısından daha büyük bir anlamı olacaktır. Belki de gerçekle-kurgu arasındaki ayrım onun yazara olan güvenini şekillendirecektir. Her halükârda bu zor bir sorudur çünkü her gerçek bir kurgudur ve her kurgu da birçok gerçeği barındırır. "Dağlar Kükrediğinde" adlı eserine başlarken bunun Jess Butter Worth'un hayatından bir hikâye olduğunu anlıyoruz. Babası da bir doğa yürüyüşü lideri olan yazar kitabını 60'larda köpeği ve kangurusuyla Avustralya'dan Hindistan'a seyahat eden babaannesine ithaf etmiş. Hikâyesinin ne kadarının bu seyahatle örtüştüğünü, ona ne kadar hayal kattığını kitabı tamamlayınca anlayacaksınız. Ama anlamamız gereken asıl mesaj yaban hayatının değeri ve onu korumanın önemi ile ilgili. Yazar genç bir doğa tutkunu ve yaşantısıyla desteklediği bu mesajı vermek için oluşturduğu kurgusunu aile ilişkilerindeki güven, dürüstlük ve cesaret kavramlarına göndermelerle donatmış. Metnin üçüncü bir boyutu daha var ama ona hikâyeye kısaca değindikten sonra girelim.

Avustralya'da yaşayan ana karakterimiz Ruby'nin macerası apar topar bir kaçışla başlıyor. Babası, büyükannesi ve köpekleri Polly ile birlikte, eşyalarını bile doğru düzgün toplayamadan yola düşüyor, peşlerindeki tefecilere yakalanmadan kendilerini Hindistan'a giden bir gemiye atıyorlar. Ama onlara son anda katılan ve bu yolculuğu çok zorlaştıracak olan beklenmedik bir misafirleri daha var. Karanlık orman yolundan kaçışları sırasında, ölmek üzere olan annesinin kesesinde buldukları yavru bir kanguru; Joey.

Hikâyenin Hindistan ayağı, Ruby ve ailesinin Himalaya Dağları'nın kuş uçmaz kervan geçmez bir tepesindeki terk edilmiş bir oteli ayağa kaldırma çabalarıyla başlıyor. Aynı anda yeni bir coğrafyadaki vahşi doğaya ayak uydurmaya da çalışıyorlar elbette. Burada Ruby'nin en büyük yardımcısı, oteli onlara kiralayan emlakçının oğlu Praveen oluyor. Bu yeni arkadaşla birlikte, bir trafik kazasında kaybettiği annesinden kalan iyi-kötü hatıraları da Ruby'nin hikâyesinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Ne yapacağını bilemediği anlarda artık yaşamayan annesinin yol göstericiliğine sığınma becerisini geliştirmiş bir kız Ruby. O Parveen ile birlikte bölgeyi keşfederken otelin sahipleriyle babasının birlikte çevirdiği gizemli işler günden güne daha can sıkıcı bir hâl alıyor. Silahlar, otele gelmek üzere olan ünlü bir Bollywood yıldızı, kutular içine saklanmış hayvan tırnakları derken bu kadar gizem Ruby ve Parveen için biraz tedirgin edici boyutlara ulaşıyor ve bu işi çözmeyi kafaya koyan ikili patronları takip etmeye başlıyor. Bu takip kitabın girişinde çok kısa bir ön gösterimi verilmiş olan sahneye bağlanıyor ve kitabın yarısından fazlasını geride bırakmışken nihayet o beklediğimiz leoplarla karşılaşıyoruz. Hikâye bu aşamadan sonra ana mesajına odaklanıyor ve kaçak leopar avcılarıyla Ruby'nin mücadelesine tanık oluyoruz.

Alt metinlerimiz baba-kız ilişkisinde saklı. Ruby'nin şeffaflık talebiyle kendini gösteriyor. Daha önceleri sorunlarından kaçarak kurtulma yolunu seçen Ruby'nin babası, Ruby'nin yol göstermesiyle ve cesaretiyle bu defa sorunun üzerine gitmeyi deniyor. Büyükanne, bu tür hikâyelerde alışık olduğumuz gibi yine bir denge unsuru ve zor zamanların kurtarıcısı rolünde. Anne özlemi eserin diğer bir dayanak noktası. Çocuk kitaplarının hep ideal aileler üzerinden kurgulandığını, aksi durumlarda yaşayan çocukların da kitap okuduğunu ve bu ideal aile kitaplarında kendilerini bulamadıklarını söyleyen ebeveyn ve öğretmenler bu eseri seveceklerdir. Annesiz olduğu hâlde babasını da içinde bulunduğu duygusal çöküntüden çekip çıkaran bir çocuk kahraman oldukça özgüven tazeleyici bir rolde okurun karşısına çıkıyor. Gelelim hikâyenin üçüncü boyutuna.

Batılla Mücadeleye Dair Vurgular

Hikâyenin ikinci bölümünde, kaçak leopar avına zemin hazırlamak için bölge halkını dağlardan uzak tutmak isteyen kötü karakterlerin ürettiği hurafeleri fark ediyoruz. Efsaneleşen batıl inançların arkasına saklanan bir kazanç düzenini keşfediyoruz. Eser, selim akıl ve nesnel bakışla bunların üstesinden gelinebileceğini öğütlüyor. Diğer yandan aile bağlarının önemine dair vurguları önemli buldum. Birçok metinde, dünyayı gözden çıkarmış, her şeyden vazgeçmiş guruların övüldüğüne rastlarız. Oysa bu hikâyede Ruby her şeyden vazgeçen bir 'üstad' karşısında bile ailesinden vaz geçmeyeceğini özgüvenle dile getiren bir karakter olarak yerini belirliyor. Zaman zaman ailesiyle, özellikle babasıyla çatışsa da onları doğruya kavuşturmaya çalışan bir çocuk Ruby. Yazarın jessbutterworth.com adresli kişisel sitesinde yer alan röportajlarını incelediğimizde tüm kitaplarında aileye liderlik eden kız çocuk vurgusunun yer aldığını anlıyoruz. Üstelik en sevdiği kitap da Roald Dahl'ın "Matilda"sıymış.

Metin Sorunları

Eserin Türkçe sürümü ile ilgili değerlendirmeme ufak bir sorunla başlamak zorundayım. Metindeki yazım hatalarının az olacağını tahmin ederek bir sonraki baskıya katkıda bulunmak için ilk fark ettiklerimi not almaya başlamıştım. Ancak ilerledikçe bunların tek tek belirtemeyeceğim sayıya ulaştığını gördüm. 104, 121, 123, 124, 133, 205, 242, 249, 253, 279. sayfalar harf eksikleri, gereksiz virgüller ve birkaç hatalı cümle barındırıyor. Bunların okuma keyfini kaçıracak düzeyde olduğunu söyleyemem ancak TİMAŞ'tan beklemediğim bir ihmal olduğunu belirtmeliyim. Dolayısıyla yeni baskı için düzeltinin tekrarlanması beklentimi dile getirmiş olayım. Kapakta orijinal sürümüne sadık kalınmış. Kapaktaki ve bölüm geçişlerindeki leopar deseni ve kucağındaki yavru leoparla Ruby çizimi kitabı oldukça iyi temsil ediyor. Leopar çekiciliği büyük küçük, kadın erkek herkes için geçerli olsa gerek. Kitap kırk bir bölümden oluşuyor ve bölümler kısa sayılabilecek hacimde. Dolayısıyla ağırdan alan 10+ yaş okurlarımız dahi hergün birkaç bölüm okuyarak ilerleyebilir. Bu kitabı seven ve yazarla kafası uyuşan okurlar için Jess Butterwoth'un beş kitabından biri daha Türkçe'ye çevrilmiş. Meraklılarını "Vahşi Doğanın Kalbinde" isimli bu eserden de haberdar etmiş olalım ve istifadeli okumalar dileyelim.

Jess Butterworth

Dağlar Kükrediğinde

Çev.: Barış Purut

Timaş Genç

2022 Mayıs

288 Sayfa

Kaynakça;
- www.jessbutterworth.com


Yazar: A. Erkan AKAY - Yayın Tarihi: 05.12.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 27.11.2022 22:43
622

A. Erkan AKAY Hakkında

A. Erkan AKAY

1981 İstanbul doğumludur. İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. 2008 yılından bu yana Konya'da yaşamaktadır. İki evlat babası, iki evlat amcası, ikisinin de eniştesidir.

Spora, edebiyata ve küçükleri eğlemeye ilgisi çocukluğundan beri devam etmektedir. 2012-2020 yılları arasında Bilgin Atıcılık Spor Kulübü Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, 2015-2020 yılları arasında Türkiye Atıcılık Federasyonu Teknik Kurul Başkanlığı, 2017-2020 yılları arasında Türkiye Olimpiyatlara Hazırlık Merkezleri Atıcılık Komisyonu Üyeliği ve İl Branş Sorumluluğu görevlerini yürüterek ulusal ve uluslararası düzeyde başarıya ulaşmış birçok sporcunun yetişmesine katkıda bulunmuştur. Destek AFAD gönüllüsüdür.

2017 yılında, kardeşinin bir hayali olan “Hayallerin Karın Doyursun” isimli kitaba katkılarından sonra, hep arzuladığı çocuk kitapları yazımının önü açılmıştır. Yayımlanmış sekiz çocuk kitabı bulunmaktadır. “Edebistan”, “Eğitim Her Yerde”, “Dilhane” gibi çeşitli sanal dergilerde deneme, makale ve şiirleri yayımlanmıştır.

Farkındadır ki her yazılan okunmaz ama okunanlar da ancak yazılanlardır. Yaşadıkça anlamını kaybeden sonsuz sözler arasından zarurî olanlara tutunuyor.

Dualarınızı bekler.

A. Erkan AKAY ismine kayıtlı 145 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 9 kitap bulunmaktadır.