Edebiyat Raporu 5 : Son Çıkan Edebiyat Eserleri (Nisan, 20, Yeni Çıkanlar, Kitaphaber

Edebiyat Raporu 5 : Son Çıkan Edebiyat Eserleri (Nisan, 2022) yazısını ve Kitaphaber yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirs

Edebiyat Raporu 5 : Son Çıkan Edebiyat Eserleri (Nisan, 2022)

03.05.2022 09:00 - Kitaphaber

Aylık olarak yayınladığımız Edebiyat Raporu isimli kitap seçkimizin bu sayısında Türk ve Dünya edebiyatından 17 eser yer alıyor. Bu raporumuzdaki eserler babil.com sitesi kullanılarak ve bize ulaşan tanıtım yazıları harmanlanarak hazırlanmıştır. Okumaya buyrun.

edebiyat-raporu-yatay

TÜRK EDEBİYATI

Sahipsiz Güzel / Ahmet Edip Başaran / Muhit Kitap

sahipsiz-guzel Tasavvuf hayattan bir kaçış değil bizatihi hayata bir müdahale, çıplak sinir uçlarıyla hayatın kalbine dokunmaktır. Bir gönül dostunun ifadesiyle "hakikate doğmadan" hayata doğamayız. Ölebilmek için de bu doğuma muhtacız. Tasavvuf asırlardır bu topraklarda insanı işte bu manevî doğuşlara hazırlayan bir mektep işlevi gördü. Başta şiirimiz olmak üzere edebî geleneğimizin kılcallarına indiğimizde tasavvufun muhkem arayışlarla taçlanmış izlerini görürüz. Kitaptaki denemeler o izlerin peşi sıra yapılan bir yolculuğun notlarından oluşmaktadır.

Manşetteki Cinayet / Osman Aysu / Dark İstanbul

mansetteki-cinayet Duyduklarımın etkisinde kalmıştım. Suikast girişimi, babamı tekerlekli sandalyede yaşamak zorunda bırakmıştı. "Size ateş̧ açanlar yakalandı mı?" diye sordum. Babamın suratı asılırken cevap nedense annemden geldi: "Hayır kızım. Polis olayı aydınlatmak için çok çalıştı ama hiçbir sonuç̧ elde edilemedi. Faili meçhul bir dosya olarak kaldı." "Biraz tuhaf değil mi? Bu denli ünlü bir adamı öldürmeye kalkışanlar nasıl olur da yakalanmaz ve dosya kaldırılır?" diye söylendim. Annem cevap vermedi, sadece babama kısa bir bakış̧ attı. Bu defa anneme sordum: "Peki Fazıl Bey babamla ilgilendi mi?"

Elimde olmadan içimi kıskançlık hissi kapladı. Genç̧, yakışıklı ve zengin bir adamdı. Kim bilir hayatına kaç̧ kadın girmişti. Bunu kabullenmek zorundaydım. Yine de içimde kök salan kıskançlık duygusunu kolay yenemedim. Benim için o ilkti. Onun son sevgilisi olacaksam, bunun en az onun ilkim olması kadar kıymetli olacağına karar verdim. Batu'nun geçmişine değil ikimizin geleceğine odaklanmalıydım.

Bakarsın Yağmur Yağar / Nurettin Durman / Muhit Kitap

bakarsin-yagmur-yagar Sizin baktığınız yerde gözyaşı eksik olmuyor
Çocuklar büyümüyor; soluk benizleriyle
Doğursa bir annenin sevincini öldürüp
Yarına kalmasın
Günyüzü görmesin
Umutları kırılsın
Kötürüm olsun istiyorsunuz

Zamanın kahrı mutlaka çıkacak ortaya
Gösterecek yüzünü yüzünüze doğru
Ölümleri bahçenizde görünce
Anlamış olacaksınız hayat nasıl da
Bırakmıyor kimseyi öcünü almadan

Dağın Rüyası / Ali Volkan Erdemir / Doğan Kitap

dagin-ruyasi Bana bir roman ver dedi Dağ… Sevgilisiyle bir sahil şehrinde mutlu mesut yaşama hayalleri kurarken kendini bir İç Anadolu kentinin ıssız yalnızlığında hapsolmuş bulur Barış. Ona teselli verecek hiçbir şey yoktur. Her sokağın sonunda karşısına tüm heybetiyle dikilen Dağ dışında! Üniversitede öğrencilerine bir başka dağın gölgesinde yeşermiş Japon edebiyatının yalnızlarını, haiku'ları, masalları anlatırken yavaş yavaş bir başka kentte yaşayan sevgilisinin de elinden kayıp gittiğini hissetmektedir.

Dağın Rüyası Murakami'den Mishima'ya, Kenzaburo Oe'ye çevirileriyle tanıdığımız Ali Volkan Erdemir'in ilk romanı. Dikkatli okurların Murakami'nin, Mishima'nın yalnız kahramanlarına gönderilen selamı keşfetmekte gecikmeyecekleri Zen bir aşk romanı…

Rölyefteki Aslan / Handan Acar Yıldız / Ketebe Yayınları

rolyefteki-aslan Dünyanın en iri ve güzel gözlerine sahip Enheduanna'nın gözlerini hatırlamayanlar, yazdıklarını da hatırlamaz. Halbuki o kadar güzeldir ki, Enheduanna'ya bakanlar onun kaderini merak eder. Ancak bu nasıl ölümsüzlüktür ki Enheduanna'nın adı hiçbir kitapta yoktur.

Handan Acar Yıldız, Rölyefteki Aslan ile, üzerinde yaşadığımız topraklarda sonsuza dek yaşayacak kadınlarla, onların karanlık ve görkemli yazgılarıyla yüz yüze getirir bizi. İnsanlık tarihindeki ilk yazar kadının, hem prenses hem rahibe olan Enheduanna'nın hikâyesi birbirinden farklı kadınlarla düğümlenirken geçmiş şimdiyle, Enheduanna da Doğu'nun diğer kadınlarıyla karşılaşır. Kitabelerin yıkıldığı çağlardan kâğıtların buruşturulduğu zamana, çivi yazısındaki balıkların ilkel zıpkınlar tarafından bir bir avlandığı ana değin anlatmayı sürdürür hikâyesini.

Kediler ve Kitaplar / Ülkü Tamer / Ketebe Yayınları

kediler-ve-kitaplar Kendi ifadesiyle "kitapsever yazarın teki" olan Ülkü Tamer'in, gazetelerde uzun yıllar yazdığı yazılar ya sevdiği kitaplar üzerinedir, ya da hikâyeleriyle kendisine sarmalanmış kediler. Kediler ve Kitaplar ise bütün yazılarının üçüncü cildini oluşturuyor ve kitaplarla kedilerin merkezde olduğu yazıları Ülkü Tamer okurlarıyla buluşturuyor.

Vüsat O. Bener'in Kapan'ından yeni çıkan şiir kitapları hakkındaki görüşlerine, kırk yıllık dostum dediği Doğan Hızlan'ın Türk edebiyatı için önem arzeden Söyleşiler kitabından Kızılderili kadın öykülerine, Mehmet H. Doğan'ın hazırladığı şiir yıllıklarından psikoloji kitaplarına, yalnızca aydınların değil, futbolcuların ya da dizgicilerin de bulunduğu Aydınlar Sözlüğü'nden ödüllü karikatür ve yemek kitaplarına değin pek çok kitaptan heyecan, ilgi ve sağduyuyla bahsediyor Ülkü Tamer, Kediler ve Kitaplar'da.

Kediler ve Kitaplar'ı okumak, Ülkü Tamer'in evine konuk olmakla eş değer; büyük kütüphanesinden bir kitap alıp onu size anlatırken, bir yandan da kedisi Bico'yla konuştuklarına da şahit oluyorsunuz. Burası sıcak bir yuva çünkü Ülkü Tamer yalnızca sevdiği insanlardan, kitaplardan, kedilerden bahsediyor; zaman zaman anılara dalıyor ya da güncel olayları kendine özgü bakış açısıyla yorumluyor. Böylece okurlar, Kediler ve Kitaplar'da bir bütün olarak Ülkü Tamer'in dünyasında yer bulan kitaplar ve kediler hakkında neler düşündüğünü berrakça görme imkanı buluyor.

Türk Hikayeciliğinde Rasim Özdenören / Saliha Tunç / Çizgi Kitabevi Yayınları

turk-hikayeciliginde-rasim-ozdenoren Rasim Özdenören, Türk hikâyeciliğine sanatıyla yön veren aydınlar ve modern edebiyat temsilcileri arasında önemli bir konuma sahiptir. Modernist hikâye yazarlarından olan Rasim Özdenören, modern bireyin yalnızlığı, tutunamayışı, çaresizliği, bunalımı vb. izlekler ile kaleme aldığı hikâyelerinin yanı sıra mistik/metafizik eğilimle yazdığı pek çok hikâyesiyle de Türk edebiyatında yeni bir açılımı temsil eder. Hikâyelerinde bireyden yola çıkarak evrensel meseleleri yansıtan yazar, hem sanatı hem de düşünceleriyle Türk hikâyeciliğine katkılar sağlamıştır. Özdenören'in modern anlatım tekniklerini kullanma ve metni farklı yöntemlerle kurgulama eğilimi, anlatmak istediği özü en iyi şekilde yansıtabilme çabasının bir ifadesidir. Hikâyelerin türlerine göre sınıflandırılarak yapı ve kurgu açısından incelenmesi, yazarın ifade ve yansıtma araçlarını kullanım yöntemlerinin çeşitliliğini gösterme açısından önemlidir.

Rasim Özdenören'in hikâyelerinin en önemli ve temel kaynağı, yazarın insana bakış açısındadır. Sanatının gayesinin insanı "ruhen" ve "fikren" yüceltmek olduğunu vurgulayan yazarın hikâyelerinde şahıslar kadrosu, evrensel anlamda insan hakikatini temsil eden tüm boyutlarıyla yazarın amacına hizmet eder. Rasim Özdenören, yazılarında dile getirdiği düşüncelerinin hikâyelerinden ayrı bir açılıma sahip olmadığını bildirir. Çalışmada tema ve izlekler açısından incelenen hikâyeler, yazarın deneme türünde kaleme aldığı eserlerinde açıkladığı bazı düşüncelerinin hikâyelerine yansımaları bağlamında da değerlendirilmiştir.

DÜNYA EDEBİYATI

Başıboş Köpek / Claudio Caiolo, Wolfgang Schorlau / İletişim Yayınları

basibos-kopek Wolfgang Schorlau, bu defa İtalyan yazar Claudio Caiolo ile beraber yarattığı komiser Morello karakteriyle İtalya'nın toplumsal hayatına, siyasetine ve suç âlemine dalıyor. Arka planda, mutfak zevki, sohbeti muhabbeti, şen "mentalitesi" ile "İtalyan tarzı hayat" akıyor... Dekor: Tarihî binaları, San Marco Meydanı, kanalları, gondollarıyla dünyanın belli başlı kitle turizmi merkezlerinden Venedik.

Komiser Morello'nun uğraştığı vaka da, o kitle turizmi endüstrisinin şehri mahvetmesine karşı gelişen muhalefetle ve o muhalefetten rahatsız olan sermaye ve siyaset güçleriyle ilgili. Kendi "memleketinde," Sicilya'da mafyayla yaşadığı acı olaylardan ötürü siyasi yozlaşma meselesini iyi bilen Komiser Morello için yine de farklı bir meydan okuma. Üstelik şimdi, kibirli Venediklilerin Sicilyalılar ve "Güneyliler" hakkındaki önyargılarıyla da boğuşmak zorunda.

Ne Eğlenceli Çağ / Kiley Reid / April Yayıncılık

ne-eglenceli-cag Alix Chamberlain her istediğini elde eden bir kadın ve ilhamını özgüveninden alan markasıyla diğer kadınlara da aynısını vadediyor. Emira Tucker ise hâlâ dünyadaki yerini arıyor. Yaşıtları kariyer basamaklarını bir bir tırmanırken, onun elinde şimdilik yalnızca bebek bakıcılığı becerileri var.

Bir gece Alix, aniden isi çıkınca, Emira'dan yardım istiyor. Emira'nın Chamberlain'lerin oğluna bakması gerek. Bir de markete uğraması. Lüks mağazanın güvenlik görevlisi, dışarıda geç bir saatte beyaz bir çocukla siyah bir kadını beraber görünce Emira'yı iki yasındaki Briar'ı kaçırmakla suçluyor. Neler oluyor derken kalabalık toplanıyor. Hararetli tartışmalar alevleniyor. O esnada birisi her şeyi filme alıyor. Emira öfkeli, ömründe böylesine aşağılanmamıştı, yine de olayı büyütmemek en iyisi. Alix ise kararlı. Mutlaka bir çözüm bulacak ve her şeyi yoluna koyacak.

Ne Eğlenceli Çağ empati ve sosyal konular üzerine yaptığı keskin yorumlarla karşılıklı ilişkilerin bulaşıcılığını, aileden olmanın ne anlama geldiğini, yetişkin olmanın karmaşık gerçekliğini en sert ve en matrak haliyle anlatıyor.

Başka Zaman Kütüphaneleri / Zoran Zivkovic / Ketebe Yayınları

baska-zaman-kutuphaneleri Ünlü Sırp yazar Zoran Zivkoviç, 2003 Dünya Fantezi ödüllü mozaik romanı Başka Zaman Kütüphaneleri'nde okurlarını kitaplar ve kütüphaneler üzerine eğlenceli bir maceraya çağırıyor.

Bir yazar, bir internet kütüphanesinde henüz yazmadığı kitapların da listelendiğini görse ne yapar? Ya da posta kutusunda kendiliğinden beliren dev ciltlerle evine bir Dünya Edebiyatı Kütüphanesi kurmak zorunda kalan biri? Peki ya siz, dünyaya gelmiş bütün insanların biyografilerinin bulunduğu bir kütüphaneye rastlasanız ne yapardınız? Bütün kitapları içinde barındıran tek bir kitabınız olsa veya bir arkadaşınız size yok edilmesi imkânsız, peşinizi de asla bırakmayan bir kitap armağan etse?

Doğanın Kudreti / Jane Harper / İthaki Yayınları

doganin-kudreti Beş iş arkadaşı çalıştıkları şirketin düzenlediği doğa yürüyüşüne gitmek zorunda kalır, çantalarını gönülsüzce sırtlarına geçirip çamurlu patikada ormanın içlerine doğru yola çıkarlar. Fakat bu beş kadından birisi geri dönmeyecek, kalan dörtlü ise yaşananlara dair birbirinden farklı hikâyeler anlatacaktır. Federal Ajan Aaron Falk ise Avustralya yabanının herkesten uzak derinliklerine kadar girmek zorunda kalacağı bu soruşturmada dağların sakladığı sırları keşfedecek ve rekabetin, dostluğun, şüphenin, ihanetin birbirine girdiği bir düğümü ortaya çıkaracaktır.

Sinemaya da uyarlanan Kurak'ın her romanıyla çoksatanlar listelerine giren ödüllü yazarı Jane Harper, ince ince işlediği gizemiyle Doğanın Kudreti'nde o meşum soruyu yöneltiyor okura: Beraber çalıştığınız insanları aslında ne kadar iyi tanıyorsunuz?

Annem / Jorge Fernandez Diaz / Bilgi Yayınevi

annem Annem, dünyanın süregelen acılarına karşı modern kadının mücadelesi olarak da okunabilecek, kurtuluş umudu gibi görülen yolun acımasız bir sürgüne dönüştüğü gerçek bir hayat hikâyesi. Arjantin'de Péron'un iktidarda olduğu yıllarda, bir İspanyol köylüsü, on beş yaşındaki kızını sefaletten kurtarmak amacıyla Arjantin'e gönderir ve kısa bir süre sonra ailenin geri kalanının da arkasından geleceğine söz verir. Ama işler yolunda gitmez, genç kız tutsak ve yalnız kaldığı hasım ülkede büyür, evlenir, kaderine karşı mücadele eder ve en acımasız sürgünü yaşar. Ardından oğullarıyla torunları, ekonomik krizden kurtulmak için İspanya'ya taşınmak istediklerini söylerler ve her şey baştan başlar.

Yaşadığı ülkedeki sıkıntılardan kurtulmak amacıyla sınırlar ötesine gitmeyi düşünürken "gitmek mi zor kalmak mı" ikilemini yaşayan tüm insanların kendini bulacağı bu duygu yüklü ve büyüleyici hikâye, Arjantinli yazar Jorge Fernández Díaz'ın, annesinin yaşadıklarının peşine düşüp öğrenmesiyle kitaba dönüştü.

Tokyo Ueno İstasyonu / Miri Yu / İthaki Yayınları

tokyo-ueno-istasyonu Akutagava ödüllü Miri Yu, Güney Kore vatandaşı olmasına rağmen Japonca yazan, gençlik yıllarındaki bunalımlarına Edgar Allan Poe ve Truman Capote gibi ustaların eserleri sayesinde direnen, kitaplarında hem psikolojik hem de sosyolojik arayışların peşine düşen bir yazar. Çağdaş Japonya tarihinin her önemli dönemeci 1933'te doğan Kazu'nun hayatına bir şekilde etki etmiştir ama o artık bir ölüdür. Kazu'nun yaşam öyküsüne kara talih damga vurmuştur ve şimdi ölümde bile huzura eremez.

O parka 1964'te Tokyo Olimpiyatları'nın hazırlığında çalışmak için gelen ve son nefesini de parkın civarındaki evsizlerin arasında veren Kazu'nun gözlerinden Tokyo'daki gündelik hayatı görürüz bu romanda. Böylece onun şahsi öyküsüne dair mahrem ayrıntılar da gün yüzüne çıkar. Tıpkı toplumdaki eşitsizliklerin onun hayatına nasıl yön verdiğinin gün yüzüne çıkması gibi. Tokyo Ueno İstasyonu, Tokyo'nun en işlek mekânlarından birine musallat olan evsiz bir hayaletin hikâyesini anlatıyor.

Dünyanın Sonu, Sevgilim / Alla Gorbunova / Çeviribilim

dunyanin-sonu-sevgilim İkibinli yılların Rusya'sı belki de ilk kez Alla Gorbunova'nın kitabında tam bir açıklıkla anlatılıyor. Onun öykülerinin kahramanı olan kadınlar, çocuklar, öğrenciler, yoksullar, genç şairler acımasız bir hayatı yoğun bir şekilde yaşıyor, kederle coşku, zirveyle dip arasında gidip geliyor, aile tartışmalarından sokak çetelerine geçiyorlar. Rusya'da genç ve kadın olmanın, Rusya taşrasının, gettosunun ve Petersburg gençlik hayatının dramatik bir tablosu var bu kitapta. Gorbunova bu öykülerde günlük hayatın sert ve tehlikeli yüzüne kararlılıkla bakıyor, kahramanları değiştiren acımasız ve fantastik deneyimleri görüyor. Savaşlardan ve sokaktaki şiddetten acı çeken bir gençliğin hikayesini anlatıyor.

Dünyanın Sonu, Sevgilim Rusya'nın o kadar da yabancı bir ülke olmadığını anlamamızı sağlıyor. Gogol'den Tolstoy'dan farklı, David Foster Wallace sertliğinde bir ses mi arıyorsunuz, öyleyse Rock müziğin sesini açıp kendinizi Alla'nın dünyasına bırakın. Rusya yan sokağınızda, ama acı çeken Rusya.

Gölün Sırrı / Jenny Erpenbeck / Can Yayınları

golun-sirri Brandenburg'da bir göl kıyısında genç bir mimar hayallerinin evini inşa eder. Ne var ki ev bireysel felaketler, siyasal çalkantılar ve ideolojik dönüşümlerle gölgelenen şiddet dolu, karanlık bir tarihe sahne olur: Yahudi komşular birer birer ortadan kaybolurken elden çıkarılır, ardından Kızıl Ordu el koyar, genç bir adam özgür Batı'ya yüzerek buradan kaçar.

Jenny Erpenbeck, Gölün Sırrı'nda savaşın trajedisinden toplama kamplarının dehşetine, dikta rejimlerinin yol açtığı sürgünlere uzanan 20. yüzyıl tarihini bir ev kurgusu üzerinden öykülüyor. Tarihin hayaletlerini bıraktığı ve vatan, toprak, aidiyet gibi kurucu kavramların musallat olduğu bir ev bu: Sakinleri için yuva olmaktan çıkan, zorla alınan, terk edilmeye mahkûm bir ev. Bir 20. yüzyıl inşası.

Gezegenimizden Bir Yaşam: Tanıklık Ettiklerim ve Geleceğe Dair Bir Vizyon / David Attenborough / Kronik Kitap

gezegenimizden-bir-yasam Bir zamanlar aşmanın günler alacağı ılıman ormanlar, yanından geçmesi dört saat süren bizon sürüleri, gökyüzünü karartacak kadar yoğun kuş sürüleri olduğunu unuttuk. Tüm bunlar yalnızca birkaç kuşak önce sıradan şeylerdi. Artık öyle değiller. Zenginliğini yitirmiş bir dünyayı yadırgamayacak hâle geldik. Çağımızın asıl trajedisi bu: Gezegenimizdeki biyoçeşitliliğin giderek hızlanan çöküşü.

Yediğimiz tavukları besleyecek soyayı yetiştirmek için yok ettiğimiz ormanların hesabı verilmedi. Alıp çöpe attığımız pet şişenin deniz ekosisteminde yol açtığı zararın hesabı verilmedi. Bahçemize yaptığımız eklentinin briketlerindeki çimentoyu üretirken açığa çıkan sera gazlarının hesabı verilmedi.

Ancak gidişatı durdurmak için hâlâ zamanımız var. Mutlu hayatlarımızı yaşamaya devam edebilir, çocuklarımızı büyütebilir, inşa ettiğimiz modern toplumun uğraşlarıyla samimi bir şekilde kendimizi oyalayabilir, bunu yaparken de kapıdaki felaketi görmezden gelmeyi seçebiliriz. Ya da değişebiliriz.

Salamina Askerleri / Javier Cercas / Everest Yayınları

salamina-askerleri Javier Cercas, adının tüm dünyada duyulmasını sağlayan ve Mario Vargas Llosa, J. M. Coetzee, Doris Lessing gibi yazarların büyük beğenisini kazanan Salamina Askerleri romanında İspanya tarihinin çok belirleyici bir dönemine farklı bir açıdan yaklaşıyor. İspanya İç Savaşı'nın son aylarında, Cumhuriyetçi birlikler bir grup Franco taraftarını kurşuna dizer. Fakat içlerinden biri, Falanj'ın kurucusu Rafael Sánchez Mazas, Cumhuriyetçi bir asker sayesinde hayatta kalır. Bu olaydan 60 yıl sonra, bir gazeteci bilinmezliklerle dolu bu tuhaf hikâyenin aslını keşfetmek için uzun bir maceraya atılır. Javier Cercas'ın "yazdığım en iyi roman" olarak nitelediği Salamina Askerleri, hikâye içinde hikâyelerle gerçekle kurmaca arasındaki ince çizgide seyreden, hatırlamak ve unutmak üzerine bir başyapıt.

"Javier Cercas, karşı konulamaz bir dolaysızlık ve incelikle, günlük yaşamlarımızda tarihle uzlaşma olasılığına doğru, hızlı, zekice ve şefkatli bir arayışa giriyor... Muhteşem bir roman yazmış." - Susan Sontag

"Muhteşem bir kitap… Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biri!" - Mario Vargas Llosa


Yazar: Kitaphaber - Yayın Tarihi: 03.05.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 01.05.2022 23:59
237

Kitaphaber Hakkında

Kitaphaber

Kitaphaber adına bazen yeni çıkan bir kitabı tanıtırken bazen bizden bir şeyler paylaşırken ve bazen de alıntı ve yeni çıkanlar kullanıcı isimleriyle paylaşmayı tercih etmediğimiz veya hangi profil altında paylaşmanın uygun olduğunu bilemediğimiz içerikleri bu kullanıcı profiliyle paylaşıyoruz. Bir dönem kitaphaber adına yaptığımız söyleşileri de bu isimle paylaştığımız olmuştur.

Kitaphaber ismine kayıtlı 127 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 4 kitap bulunmaktadır.

Yorumlar
  • Sabri Ünal 2022.05.04 16:29

    Javier Cercas'ın Salamina Askerleri, Jaguar Kitap tarafından 2017'de zaten dilimize çevrilmiş. Fark etmeşim.