Laik ama Seküler, Müslüman ama Modern: Elhamdülillah Lai, Düşünce, Bilal CAN

Laik ama Seküler, Müslüman ama Modern: Elhamdülillah Laikiz yazısını ve Bilal CAN yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsi

Laik ama Seküler, Müslüman ama Modern: Elhamdülillah Laikiz

21.06.2022 11:05 - Bilal CAN
Laik ama Seküler, Müslüman ama Modern: Elhamdülillah Laikiz

Bazı eserler, içerikten ziyade isimleriyle kendine çağırır. İçeriği hakkında hiçbir malumat sahibi olmadan, belki kısa bir göz atma neticesinde yanınıza aldığınız bu eser, okuduğunuzda birçok ilginçlikleriyle sizi kendine çekebilir. İyi ki almışım deyip okumaya devam ederseniz. Kimi zaman ise tam tersi bir süreç işler. Fakat genel olarak iyi bir okur, asla sadece kitap ismine bakarak bir eseri almaz. Sadece ismine bakarak edindiğimiz kitaplardan biridir: Elhamdülillah Laikiz adlı eser. Nancy Lindisfarne'nın cinsiyet, İslâm ve Türk Cumhuriyetçiliği alt başlığı ile sunulan eser, trajikomik, dramatik ve iyi bir saha araştırmasının izlerini okurların ilgisine sunuyor. Eser, Lindisfarne'nın Richard Tapper ile birlikte Isparta'nın Eğridir kasabasında yaptıkları saha araştırmasının bir sonucu olarak ortaya konulmuştur. Eser, her ne kadar bir saha araştırma kitabı olarak dursa da içerik olarak saha araştırmasında karşılaşılan birçok unsuru, saha araştırması yapacak olanların önüne sunmaktadır.

Lindisfarne, din, siyaset ve cinsiyet ekseninde birçok çalışmaya imza atmakla birlikte Türkiye özelinde ortaya koyduğu ilk eseridir. Eserin proje olarak ilk sürecini açıklarken; çalışmanın 1979'da başladığını, aralıklı olarak 1984'te toplamda on beş aylık bir çalışmanın ürünü olduğunu ifade etmektedir. Lindisfarne, eserin esin kaynağını da;

"Kitabın başlığı merkez sol eğilimli ulusal bir Türk gazetesi olan Cumhuriyet'te 1984 yılında yayımlanmış bir karikatürden alınmadır. Karikatür o zamanki Cumhurbaşkanı Kenan Evren'i Müslüman tarzda selam verip, 'Elhamdülillah laikiz' derken göstermekte. Bu espride 'laik' devletin İslâm'la ilişkisi alaya alınır" (Lindisfarne, 2002, s. 13)

şeklinde aktarmaktadır. Eser, ortaya koyduğu saha incelemesi ile Türkiye'nin güneybatısında bulunan Isparta'nın Eğirdir kasabasının bir çeşit haritasını sunmaktadır. Cinsiyet, İslam algısı, hal ve devlet arasındaki ilişkilerin boyutlarını irdeleyerek 1980'lerdeki taşranın genel bir durumunu gözler önüne sermektedir. Eser, her ne kadar saha çalışması olsa da milliyetçilik ve laiklik algısı üzerinden etnografik bir çalışma olarak durmaktadır.

Eğirdir özelinde; kasabanın ekonomisini, üretim sürecini, buradaki halkın geçim kaynaklarını detaylı bir biçimde irdeleyerek, buradaki hasat döneminde artan nüfusun, gelen iş göçüyle birlikte işçi-işveren konumları arasındaki dikey ve yatay hareketliliği de incelemektedir. Elma yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı Eğirdir'de köylünün sosyo ekonomik durumunun irdelenmesi (Lindisfarne, 2002, s. 16), bir nevi Türkiye'ni taşrasındaki durumunun genel bir özeti niteliğindedir.

Politik Durum ve Toplumsal Refleksler

Türkiye'nin yaşamış olduğu siyasi merhaleler, nevi şahsına münhasır bir seyir izlemiş, bu kendine özgülük durumu da incelemeye değer veriler sunmuştur. 1970'lerin sonu ile 1980'lerin başındaki politik hava, devlet baskısının yoğun olarak hissedildiği ve bu merkez taşraya değin devletin sert yanının tüm halk üzerinde etkisinin hissedildiği dönemlerde, özellikle Kemalist ideolojin toplumun yaşam biçimini kökten değiştirici etkisi bu eserle irdelenmiştir (Lindisfarne, 2002, s. 26).

Eser, "geleneksel" ve "modern" toplum örnekliğini kıyaslayarak ortaya koyarken Kemalizm tartışmalarına da değinerek, Kemalist cumhuriyetçi ideolojinin bir tür "simgesel şiddet" ile geleneksel karşıtlığı yaptığını, bu düşüncenin kökeninin de yakın Avrupa tarihinde yatan milliyetçilikle birlikte endüstriyel ve ticari kapitalizmin yattığını ifade eder Lindisfarne (2002, s.39). Seküler bir dünya görüşünün yansıması olarak laiklik tartışmalarını resmi bir ideoloji haline getiren Kemalizm, toplumun bu durumda geliştirmiş olduğu toplumsal refleksleri de yönlendirerek, toplumsal hareket alanını daraltmıştır. Fakat toplum, bu durumda dahi kendine yeni alanlar açarak, öngörülmeyen bir hareket biçimselliği elde etmiştir.

Elhamdülillah Laikiz, esere isim olacak bir ironiyi barındırsa da, toplumun geliştirmiş olduğu reflektif hareketin bir tür yansıması olarak okunmaktadır. Eser, toplumsala sirayet eden Kemalist devlet otoritesinin toplumsal bazda sirayet ettiği birçok unsuru yerinde incelerken, toplumsalın gelmiş olduğu sürecin de bir tür tahlilini yapmaktadır. Laikliğin devlet eliyle, baskıyla empoze edildiği toplumun, buna çeşitli biçimlerde reddiyeler geliştirerek itiraz ettiği görülmekle birlikte, buna uygun hareket biçimleri de geliştirdiği gözlemlenmiştir. Bunu Lindisfarne'nın kadın erkek ilişkilerinde ve toplanma biçimlerine dair ortaya koyduğu incelemelerde izlemek mümkündür.

Elhamdülillah Laikiz adlı eser, her ne kadar 70'lerin sonu, 80'lerin başındaki bir taşra kasabasının profilini irdelese de mesele, Türk Siyasi Tarihinde toplumsalın yaşadığı değişim ve dönüşümün farklı izleklerde neye tekabül ettiğinin portresini sunmaktadır. Dolayısıyla bu da Türk Siyasi Tarihinde hâkim görüşlerin toplumsalın nezdinde farklı dönemlerle kıyaslanmasına da imkân sağlamaktadır. Hem dindar, hem modern/laik olarak kendini tanımlayan bir taşra kasabasının hâkim ideolojik baskıdan dolayı yaşamış olduğu trajikomik durum, sosyolojik açıdan değerli olup incelenmiş olsa da yaşanan sürecin acı tecrübelerinin yankıları devam etmektedir.

Merkez ve Taşra Ayrımı

"Merkez" ve "taşra" ayrımı birçok açıdan sosyal bilimlerin ilgisiyle karşılaşmış, birbirinin kıyas biçimi olarak yansıtılmış, birbirini tamamlayan iki kesim olarak ele alınmıştır. Taşra, sahip olduğu konum itibariyle merkezi besleyen, merkezin formel kararları için bir uygulama alanı olmuş, sosyal, siyasal, kültürel, dini, ekonomik açılardan kendine özgü yaşam alanları icat etmiştir. Taşra, hâkim ideolojik örüntüler içerisinde dahi, kendi uygulamaları kendisi icat etmiş, farklı toplumsal refleksler geliştirmiştir. Taşrada belirli bir ideolojiye yahut belirli bir etnisiteye sahip olmak, merkezdeki gibi sert çizgilerle belirlenmemiş, toplumsalın ilişki biçimleriyle esnek bir ilişki biçimiyle kendini sürdürmüştür.

Günümüz dünyasında artan teknoloji ile birlikte, taşra, merkezîleşerek, daha çok konuşulur olmuş, taşra, artık bir tür nostaljik unsur olarak anılagelmiştir. Bir şeyin yitimi, onun hakkında konuşmayı gerektirir düsturunca taşra, artık modernleşme evresindeki merkezin kendisiyle birlikte değişim ve dönüşme uğradığı bir alan olagelmiştir. Bununla birlikte Lindisfarne'nın irdelediği cinsiyet, İslam, Türk Cumhuriyetçiliği bağlamı taşra özelindeki değerlerle sönümlenmiş, taşra, bir tür merkezî otoritenin ortaya koyduğu görüşlere biat etmiştir. Bu gün her ne kadar farklı uygulama alanları ile kendi varlığını sürdürse de artık taşra, hâkim görüşlerden yoğun biçimde etkilenmekte, bu da kendisiyle birlikte değişim ve dönüşüm hızını etkilemektedir.

Elhamdülillah Laikiz

Cinsiyet, İslâm ve Türk Milliyetçiliği

Nancy Lindisfarne

Çev. Selda Somuncuoğlu

İletişim Yayınları

2002 İstanbul

316 sayfa


Yazar: Bilal CAN - Yayın Tarihi: 21.06.2022 11:05 - Güncelleme Tarihi: 21.06.2022 11:07
216

Bilal CAN Hakkında

Bilal CAN

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamladı. Sosyolojik çalışmaları mekân, kent, şehir ve edebiyat sosyolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Şiirleri, denemeleri, kitap değerlendirmeleri ve eleştirileri bir çok dergide yer aldı.

Kitaphaber.com.tr sitesinin kurucuları arasında yer alıyor ve 2015'ten itibaren genel yayın yönetmenliğini yapıyor.

Yayınlanmış Kitapları

Zaman İçinde Mekan, Hece Yayınları, 2021. (TYB 2021 Şehir Kitabı Ödülü)
İnsanlığın Ağlama Tarihine Bir Giriş, Hece Yayınları, 2021.
Kebikeç, İzdiham Yayınları, 2019.
Kentle Kavga: Mustafa Kutlu Öykücülüğünde Mekan, İzdiham Yayınları, 2017.

twitter: @bilalcan1

Bilal CAN ismine kayıtlı 299 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 4 kitap bulunmaktadır.