Sözün Rengi: David Ouimet Röportajı, Edebiyat, Şevval BAŞTAN

Sözün Rengi: David Ouimet Röportajı yazısını ve Şevval BAŞTAN yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Sözün Rengi: David Ouimet Röportajı

12.02.2024 09:01 - Şevval BAŞTAN
Sözün Rengi: David Ouimet Röportajı

Söyleşen: Şevval Baştan

Söyleşinin İngilizce özgün halini okumak için tıklayınız.

Kitaplarının hem metinlerini yazan hem de illüstrasyonlarını yapan ayrıcalıklı sanatçılardansınız. Başka yazarlarla işbirliği halinde olduğunuz kitap projelerinde muhatabınızın hayal gücü ile kendi hayal gücünüz arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Bu tür projelerde nelere dikkat edersiniz?

Birlikte çalıştığım yazarlarla doğrudan iletişim kurabildiğim için şanslıyım. Günümüz yayıncılık dünyasında bu nadir bir deneyim. Çoğu zaman, özellikle de editörlerin rahatı için ortaklar arasındaki mesafeli duruş bir kural olarak kabul ediliyor. Fakat dirençli bir yazar ya da çizerin rolleri hiçe sayıldığında işler çirkinleşebilir. Bu konuda şimdiye kadar fevkalade ortaklarla çalıştığım için şanslıyım.

Kendi illüstrasyon yaklaşımımı tek kelimeyle özetleyebilirim: Aydınlatmak! Bir illüstratörün görevinin kelimelere ışık tutmak olduğuna inanıyorum. Bu ışık neslere bir gölge sunabilir ancak asla bir ayna olmamalıdır. Bu işe yeni başlayan pek çok illustrator metni daha anlaşılır kılmak ya da bazı durumlarda okuyucuyu daha derin düşünmeye sevk etmek yerine yazılanları olduğu gibi resmetme hatasına düşüyor.

Okur kitlenizin çoğunluğunu yetişkinler oluşturuyor ancak kitaplarınızdan Gümbür Gümbür ve Suspus çocuk kategorisine dahiller. Bu durumda çocukların da bağ kurabileceği bir karakter tasarlarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Resimli kitaplar çocuklara olduğu kadar yetişkinlere de hitap ediyor ve artık yavaş yavaş her yaşa uygun bağımsız bir edebiyat türü olarak kabul görmeye başladı. Çocuk kitapları için hedeflenen "yaş aralığı" kavramı bir pazarlama bileşeni olsa da çocukların gerçekten bağ kurabileceği karakterler tasarlamak çok önemlidir.

Bana göre birçok yazar genç okur kitlesinin duygusal derinliğini hafife alma eğiliminde. Çocukların duyguları tam anlamıyla kavrayamasalar bile hakikati ve içtenliği tanıdıklarına inanıyorum. Bu yüzden bir karakter yaratırken onun duygusal karmaşaları ile merhameti arasındaki dengeyi doğru sağlamakla özel olarak ilgileniyorum. Sonuçta karakter zor anlarda bile doğruluk sergilemelidir. Böylece onu gören çocuk; sevginin ne olduğunu, acının ne olduğunu ve dünyada her ikisinin de var olduğunu anlayacaktır. Bir yazarın da bu gerçekliği göz önünde bulundurmasının okurlarına karşı sorumluluğunun bir parçası olduğuna inanıyorum.

Dijital ortamlarda illüstrasyon yapan sanatçıların bir müddet sonra kalem kağıt gibi geleneksel materyallerle bağlarını kopardıklarını görüyorum. Sizin geleneksel tarz ve araçlara olan yaklaşımınız nasıldır?

İllüstrasyonunu yaptığım ilk beş kitap herhangi bir dijital yöntem kullanmadan sadece geleneksel yöntemlere dayanırken yakın zamandaki projelerimde Procreate adlı bir çizim programı kullanmaya başladım. Bu geçiş benim için inanılmaz rahatlatıcı oldu ve stüdyo sınırlarımın dışında da çalışabilmemi sağladı.

Son birkaç kitapta ise hem geleneksel hem de dijital yöntemleri birleştiren hibrit bir teknik kullandım. Süreci, kağıt ve kalem kullanarak konsept çalışmasıyla başlatıyorum. Daha sonra çizimleri tarayıp İPad'ime aktarıyorum ve renk paletini dijital ortamda hazırlıyorum. Bir sonraki adımda bu dijital tasarımları büyük suluboya kağıtlarına basıyorum. Son aşamaya geldiğimde boya ve renkli kalemlerle vurguları ekleyip eseri tamamlıyorum.

Bu en verimli yöntem olmasa da hem "Suspus" hem de "Gümbür Gümbür"de başarılı olduğunu kanıtladı.

"Suspus" isimli kitabınız karanlık ve gizem doluyken, "Gümbür Gümbür" göç gibi zor bir konuyu ele almasına ragmen daha umutlu bir tona sahip. Bir çocuk kitabı yazarı olarak çocuklara analtılması zor duygusal ikilemler hakkında yazmak sizin için nasıl bir süreçti?

"Suspus"u hazırlamak uzun ve zorlu bir yolculuktu. Özellikle de okuyucuyu korkutmadan yalnızlığı anlatmanın en iyi yolunu bulmak konusunda. Hikaye merkezindeki küçük kızın endişelerini yansıtmak için görselleri nasıl kullanabileceğimi fark etmek bu konuda benim için bir dönüm noktası oldu. Buna karşın "Gümbür Gümbür"ü yazmak çok daha kolaydı. Çünkü ilk kitaptaki karakterin içsel mücadeleleri, ikinci kitapta üstesinden gelmesi gereken dış mücadelelere güç veren bir temel oluşturdu.

Sizin kitaplarınızı "uyku öncesi" kitaplarından farklı kılan nedir?

Ben en iyi uyku öncesi hikayelerinin okuyucuları hikayenin rahatlığıyla sarıp sarmalayacağına ve böylece sakin ve güvenli limanlar sunacağına inanıyorum. Fakat bunun yanında bir kitabın çocuğu hayattaki rahatsız edici gerçeklerle güvenli bir şekilde karşılaşacağı yerler olması gerektiğine dair güçlü bir inancım var. Özellikle son çalışmalarım kesinlikle bu ikinci tür kitapların alanına giriyor. Bir tartışma başlatmak ve düşünmeyi teşvik etmek istiyorum. Bu yüzden okurlarımdan istediğim zihin uyanıklığı tatlı bir gece uykusu öncesiyle bağdaşmıyor.

Covid-19 salgını sırasında birçok sanatçı ve yazar zorluklara rağmen ilham buldu. O dönem sizi ve çalışmalarınızı nasıl etkiledi?

Pandemi boyunca yazma ve resimleme faaliyetlerime odaklandığım için bu durum çalışmalarımı çok az etkiledi. Üretken olmak için başkalarıyla aynı ortamda bulunmaya gerek duymadığım için kendimi şanslı görüyorum. Fakat pandeminin en kötü dönemleri özellikle pek çok sanatçı ve film yapımcısı için çok yıkıcıydı. Sosyal etkileşimden mahrum kalan çocuklar ve öğrencilerden bahsetmiyorum bile…

O dönem benim için en büyük zorluk, 2021 yılında yayınlanan "Gümbür Gümbür" kitabımın tanıtımlarıydı. Okul ziyaretleri ve birkaç kitapçı etkinliği için Birleşik Krallık'ta pek çok engelle karşılaştığım bir tur gerçekleştirdim. Her 48 saatte bir covid testlerinden geçmem gerekti ve salgınlar nedeniyle okullarda düzenlenen etkinliklerim iptal edildi. Her şeye rağmen pandemi başlangıcından beri bu okulların pek çoğunu ziyaret eden ilk yazar olmak bu deneyimi benim için unutulmaz kıldı.

Günümüzde insanların kendilerini dağıtmadan sabit bir alana mı odaklanmaları yoksa farklı disiplinlerden beslenerek kendilerini geliştirmeleri gerektiği konusunda zıt görüşler var. "Suspus" kitabınızda müzik geçmişinizden esinle müzikal çağrışımlardan yararlanıyorsunuz. Baştaki sorumuza dönecek olursak, sizce bu farklı alanlar arasında nasıl bir denge kurulabilir? Ayrıca çeşitli sanat dalları arasında gidip gelmenin avantajları ile dezavantajları sizce nelerdir?

Farklı disiplinleri keşfetmek her sanatçı için çok önemlidir ancak her birinde ustalaşmak derin bir adanmışlık gerektirir. Sadece bir çukur kazıp bir tohum ekmenin kişiyi bahçivan yapmayacağının farkında olmak çok önemlidir.

Sanat, yazı ve müzik arasında kırk yıl boyunca bocaladıktan sonra nihayet yeterli bir bahçivan olduğumu iddia etmeme izin veren bir denge buldum. Bu disiplinler zaman içinde büyüyüp gelişmeleri ölçüsünde yaratıcı bir alanda birbirlerini besleyip zenginleştirebilir. Bu işin zorlu yanı ise genellikle bu alanların kendilerine has gerekliliklerini yönetmektir.

Bir sanatçı olarak bu alanların birbirlerinin yerine kullanılabileceğine inanıyorum. Bir piyano tuşuna yapılan hafif dokunuş bir boya fırçasının tuval üstündeki nazik darbeleriyle aynı duyguyu ifade edebilir.

Sıradaki sorum "hoodie-birds"ler hakkında. Bu gizemli yaratıklar nasıl ortaya çıktı? Hikayesini bizimle paylaşır mısınız?

Açıkçası okuyucularım için olduğu kadar benim için de gizemli olmaya devam ediyorlar. Restoranlarda yemek yerken peçetelere çizim yapma alışkanlığım var ve genelde iki yaratıktan birini çiziyorum: hoodie-birds ve haydut görünümlü tavşanlar. Özellikle hoodie-birds, sokak sanatım için mükemmel bir konu oldu; boyanması hızlı, fark etmesi kolay ve özgün.

Okuyucularımdan sık gelen sorulardan biri, "hoodie-birds"lerin ardındaki sembolizmle alakalı. Onları bu gizemi kendilerinin keşfetmesinden mahrum bırakmamak için bu soruya cevap veremiyorum. Görsel sanatlarda pek çok şey gereksiz tanımlara boğulduğundan bu tür gizemli ya da açıklanması zor olan şeyleri derleyip toplayıp küçücük bir kutuya koymak bilinçli olarak kaçındığım bir şey.

İllüstrasyonlarınızda sinematografik bir yaklaşım seziyorum ve bu bana sinemayla yakın olduğunuzu düşündürüyor. Sanatınıza ilham veren üç yönetmeni sayabilir misiniz?

Sinema benim için her zaman büyük bir ilgi alanı oldu. Bu da beni film yapımı alanında lisans eğitimi almaya ve New York Film Endüstrisi'nde uzun yıllar çalışmaya yöneltti.

Resimli kitaplarım üzerinde en çok etkisi olan üç yönetmen; Jacques Tati, görsel dünyasının müzikalitesi ve her karenin kapsamlı kareografisi için; Andrei Tarkovsky, alışılmışın dışında kompoziyon kullanımı ve mimarinin dilinden anlaması nedeniyle. Ve son olarak Hayao Miyazaki. Onun hikaye anlatımı ve resim sanatını uyumlu bir bütün halinde bir araya getirme noktasındaki yeteneğine hayranım. Hem kelimeler hem de görüntüler vasıtasıyla anlatımlar inşa etme konusundaki kendi tarzıma ilham veriyor.

Yayıncılar ve dağıtımcılarla ilişkiniz nasıl?

Yayıncılar ve dağıtımcılarla ilişkim ülkeden ülkeye değişiyor. Birleşik Krallık'taki ana yayıncım Canongate Books ile yakın bir ilişkim var. Bazı yayıncılarla hiç doğrudan görüşme yapmadım, bazılarıyla ise daha yakın çalıştım.

Kişisel olarak; çevirilerdeki nüanslar, format ve hatta pazarlama hakkındaki görüşmelerin anlamlı sohbetlere dönüşebileceği, işbirliğine dayalı ilişkiler kurmaktan büyük keyif alıyorum.

Farklı okuyucu tipleriyle karşılaşıyorsunuzdur. En çok hangilerini heyecan verici buluyorsunuz? Okuyucularınızdan beklentileriniz nelerdir?

Açıkçası okuyucularıma sınırlı bir beklentiyle yaklaşıyorum. Bunun sebebi geniş bir okur kitlesi için kitap yazmamam ve ebeveynler ile öğretmenler dahil olmak üzere tüm eşik bekçilerinin alışılmışın dışındaki konulara -örneği akıl hastalıkları, depresyon ve yalnızlık gibi temalar- mesafeli yaklaştığının farkındayım. Bu konuda gerçekçi bir bakış açısına sahibim. Ancak kitaplarımın etkisi beklentilerimi çok aştı. Özellikle "Suspus"un yayınlanmasının ardından hayatımdaki dönüşümü tarif edemem. Başlangıçta Birleşik Krallık'ta ancak küçük bir okuyucu kitlesine sahip olacağını beklediğim kitabım dünya çapında yayınlandı. Bu durum benim için hayal dahi edemeyeceğim bir mutluluğa, sevgiye, minnettarlığa sebep oldu. Bu sürecin kesinlikle gerçeküstü ve kişisel düzeyde son derece tatmin edici olduğunu söyleyebilirim.

Son olarak, günümüz yazarlarının kalıcı eserler bırakabileceklerini düşünüyor musunuz? Çağdaşlarınız arasında bundan yüz yıl sonra (100 çok oldu haydi 50 diyelim) kimlerin hala okunacağını düşünüyorsunuz?

Çocukluğumda el üstünde tuttuğum "The Giving Tree" (Cömert Ağaç) ve "Where the Wild Things Are" (Vahşi Şeyler Ülkesinde) gibi bazı resimli kitaplar hala kalıcı bir büyüye sahip. Bundan altmış yıl önce yayınlanan bu zamansız eserler, etkisini kaybetme belirtisi göstermiyor ve bundan bir yüz yıl sonra da okunacaklarını düşünüyorum.

Peter Sis ve Shaun Tan gibi çağdaş kitap yazarlarının da çocuk edebiyatına kalıcı katkıları bulunuyor. Shaun Tan'in Kuzey Amerika'da tanınması yavaş ilerleyen bir süreçti ancak şu anda en önde gelen çağdaş resimli kitap yaratıcılarından biri olarak tanınıyor.

Henüz gün yüzüne çıkmamış çok sayıda yazar ve kitap olduğuna inanıyorum. Ressam ve şair Namrita Bachchan'ın "A Full Circle" adlı kitabı bunun en iyi örneği. Bir masal, anneliğe övgü ve zor zamanlarda hatırlanacak bir motto olarak tasarlanmış çok yönlü bir eser. Sanatçı resim ve şiir arasında mükemmel bir denge kurmuş. Henüz okur kitlesini bulamamış olsa da bir kez keşfedildiğinde uzun yıllar okunacağına eminim.


Gümbür Gümbür kitabı üzerine yazılmış 'Yurdundan Göçüp Gelen Tüm Çocuklara' değerlendirmesini okumak için tıklayınız.


Yazar: Şevval BAŞTAN - Yayın Tarihi: 12.02.2024 09:01 - Güncelleme Tarihi: 14.02.2024 01:47
811

Şevval BAŞTAN Hakkında

Şevval BAŞTAN

2002 yılında Bursa'da doğdu. Ortaokul ve liseyi İmam Hatip'te bitirerek hayatına kıdemli bir İmam Hatipli olarak devam etmektedir. Şu an için Kocaeli Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümünde öğrenci olup amatör olarak çizerlik yapmaktadır.

Şevval BAŞTAN ismine kayıtlı 18 yazı bulunmaktadır.

Instagram LinkedIn YouTube Kişisel