Woolf ve Feminizm Üzerine, Edebiyat, Misafir Köşesi

Woolf ve Feminizm Üzerine yazısını ve Misafir Köşesi yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.tr sitemizden okuyabilirsiniz.

Woolf ve Feminizm Üzerine

26.10.2022 09:00 - Misafir Köşesi
Woolf ve Feminizm Üzerine

Sümeyra Özat yazdı...

Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf'tan okuduğum ilk eser. Bu kitapla başlamamın temel sebebi yazarı tanımaktı. Bir yazarı -diğer türlere kıyasla- düşünce türünde kaleme aldığı eserleriyle daha iyi tanıyabileceğimize inanırım. Feminist bir yazar olan Woolf, kitabında temel olarak "Kurmaca ve Kadın" konusunu ele almıştır. Bir yandan, "Edebiyat sahnesinde erkek yazarlara nazaran kadın yazarlar neden geri planda?" sorusunu yanıtlarken öte yandan; edebiyatta kadın konumunun tarihsel gelişimi, bu gelişimi ketleyen sebepler ve ileriye taşıyan sağlayıcılar, bu süreçte zaruret haddine varmış feragâtlar, ataerkil sistemin tahakkümündeki kadınlara biçilen roller ve bu rollerin olumsuz sonuçları gibi bazı alt konulara da mercek tutuyor. Aynı zamanda tüm bu konulardaki açıklamalarını, yazın dünyasından somut örneklerle temellendirmiştir.

Kitapta bana farklı bakış açıları kazandıran önemli bulduğum birkaç spesifik noktaya değinmek, sonrasında feminizm kavramı üzerinde biraz durmak istiyorum. Woolf kitapta, bedenen kadın/erkek şeklinde iki cinsiyete ayrıldığımız gibi zihnen de bunun mümkün olabileceği savını ileri sürüyor. Yani zihnimizin de kadın ve erkek olmak üzere iki cinsiyetli olabileceğini söylüyor ki bunda da haksız sayılmaz. Bize öğretilen cinsiyet rolleri, zamanla bilişsel yetilerimizin de bu düstur üzere şekillenmesini getiriyor beraberinde. Ve Woolf en nihayetinde, kolektif düşünsel çıktılar sağlayan evrensel bir düşünme yetisine, zihinsel platformdaki bu iki cinsiyeti harmanlayarak bir bütün haline getirdiğimiz takdirde ulaşabileceğimiz sonucuna varıyor. Yazarların, yazma eylemini gerçekleştirirken kendi cinsiyetlerinden sıyrılarak kolektif bir düşünce biçimine bürünmelerinin gerekliliğini savunuyor. Bu düşüncesini kitapta şu sözlerle açıklıyor,

"İnsanın zihninde kadınla erkek arasında bir işbirliği oluşmalıdır ki yaratıcılık tamamlanabilsin."

Bu düşüncelerini destekleyen bir diğer ifadesi de şu şekilde,

"Katıksız ve basit bir erkek ya da kadın olmak tehlikelidir; kadınsı-erkek ya da erkeksi-kadın olmalıyız."

Kimi okur, bu savın lezbiyenliğe veya biseksüelliğe bir vurgu taşıdığını ifade etse de ben -yazarın cinsel yönelimlerini bir yana bırakırsak- burada daha ziyade "androjen kimlik" vurgusu olduğuna inanıyorum. Peki, nedir androjen kimlik? Sosyal bilimler perspektifinden açıklayacak olursak androjen kimlik, bireylerin yerine göre uygun tutumlar geliştirebilmeleri adına biyolojik cinsiyetleri sebebiyle toplumca kendilerine biçilen kalıp cinsiyet rollerini aşarak daha kolektif roller barındırmalarını önceleyen sosyal bir kimliktir. Daha pratik bir ifadeyle gerektiği takdirde erkeklerin kadınsı, kadınların da erkeksi (toplum ölçütlerince belirlenmiş erkeksilik ve kadınsılık) tutumlar sergileyebilmesidir. Tanımın somutlaşabilmesi için, erkeklerin yeri geldiğinde ağlayabilmesi yahut da kadınların gerektiğinde ekonomik gereksinimlerini sağlayabilmesi gibi sembolik örnekler verilebilir. Kültürel etmenler sebebiyle bazı toplumsal normlar bunu ketliyor olsa da androjen kimlik, kendini gerçekleştirme yolunda ilerleyen her sağlıklı bireyin ulaşmayı hedeflediği bir noktadır aslında.

Gelgelelim ezici bir çoğunluğun eksik yahut da yanlış bildiği "feminizm" kavramına. Feminizm, çoğunluğun yanıldığı üzere kadınların el üstünde tutulması gerekliliğini savunan, kadınlara odaklanıp erkekleri dışlayan bir yaklaşım olmadığı gibi kadının istediği saatte dışarı çıkabilme yahut da istediği gibi giyinebilme minvalindeki sığ serbestliklerden ibaret de değildir. Modern feminizm, cinsiyet ayrımına karşı çıkarak cinsler arası siyasal, toplumsal ve ekonomik eşitliği savunan radikal bir yaklaşımdır. Evet, radikaldir çünkü kültürel değişimi hedefleyen sosyal bir eylemdir. Bireylerle sınırlı kalmayan, genelden özele bir yol izler. Nitekim sosyal değişimin, bireysel değişimi beraberinde getireceği varsayımına dayanır. Kadınları temel alarak onların indirgendikleri sosyo-politik statünün kısıtlamalarını eleştiriyor olsa da aslında sadece kadınlara yönelik değil, her türlü sosyal baskılamaya karşı çıkar. Kadınları ve erkekleri kendi temel potansiyellerini gerçekleştirmekten alıkoyan rollerden kurtarmayı amaçlar.

Feminist veya daha da genişletirsek bir -ist olabilmek için onun önündeki yaklaşımın tüm ilkelerini benimsemiş dahası yaşantı haline getirmiş olmak gerekir. Esasen basit bir gözlemle pek çok sözde feministin, feminen yaklaşımın felsefi özünden ve gerçek kapsamından bîhaber olduğunu görebiliriz. Zira günümüzde "feminizm" kavramının kendisi, sloganik bir işleve bürünmesi sebebiyle, içerdiği fikirleri gölgede bırakmakta ve bu yönüyle de yaklaşıma zarar vermektedir. Bundandır ki henüz köklü bir tarihsel geçmişi olmadığı halde hızla demodeleşmektedir. Tekrar dirilip canlılığını kazanabilmesi için yeni Woolflara ihtiyaç vardır.

İncelememi daha fazla uzatmadan son olarak yazarın, kitabın sonlarına doğru kadınlara ithafen söylediği birkaç cümleyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Kadınların tarih boyunca maruz kaldıkları haksızlıkları ve edebiyatta geri planda kalmalarının sebeplerini irdeleyen yazar, diğer yandan tam bir feminist duruş sergileyerek hemcinslerinin tembelliğine bir eleştiride bulunmayı da ihmal etmiyor. Şöyle sesleniyor Woolf hemcinslerine,

"...benim nazarımda sizler utanç verecek derecede cahilsiniz. Önemli sayılacak hiçbir keşifte bulunmadınız. Hiçbir imparatorluğu sarsmadınız ya da bir ordunun başında savaşa gitmediniz. Shakespeare'in oyunlarını siz yazmadınız, bir barbar kavimi asla uygarlıkla tanıştırmadınız. Mazeretiniz ne?"

Halefi yahut muhalifi olduğumuz yaklaşımları doğru bir şekilde kavramsallaştırabilmek temennisi ile...

Kendine Ait Bir Oda

Virginia Woolf

Çev. Suğra Öncü

İletişim Yayınları

127 sayfa

Haziran 2021, Türkiye


Yazar: Misafir Köşesi - Yayın Tarihi: 26.10.2022 09:00 - Güncelleme Tarihi: 17.10.2022 22:53
586

Misafir Köşesi Hakkında

Misafir Köşesi

Kitaphaber ailesine misafir olmuş konuk yazarların yazılarını bu profilde bulabilirsiniz.

Misafir Köşesi ismine kayıtlı 1037 yazı bulunmaktadır.