Türkçemizin Çiçeği Çocuklar İçin Şiir Soruşturmas�, Söyleşi, Ayşegül SÖZEN DAĞ

Türkçemizin Çiçeği Çocuklar İçin Şiir Soruşturması: Çiğdem Sezer yazısını ve Ayşegül SÖZEN DAĞ yazarına ait tüm yazıları Kitaphaber.com.

Türkçemizin Çiçeği Çocuklar İçin Şiir Soruşturması: Çiğdem Sezer

16.02.2024 09:00 - Ayşegül SÖZEN DAĞ
Türkçemizin Çiçeği Çocuklar İçin Şiir Soruşturması: Çiğdem Sezer

Tarih boyunca şairler şiirleriyle bir duruş sergilemişlerdir ve şiir söylerken/yazarken bir amaçları vardır. Sizin çocuklara yönelik şiir söylemeniz/yazmanızdaki amaç ve temel duygu nedir? Çocuklar için şiir yazmaya ne zaman başladınız? Niçin çocuklara şiirler yazıyorsunuz?

Şiir hep hayatımdaydı ama çocuklar için yazmayı hiç düşünmemiştim. Ta ki on yıl öncesine kadar. Sanırım gördüğüm vasat çocuk şiirleri de etkili oldu yazmamda. Ama asıl neden, şiirin çocuk yaşta içselleştirilebileğini düşünmemdi. Yetişkin olana dek çocuklar ders kitaplarındakiler dışında neredeyse hiç şiirle karşılaşmıyor. Ebeveynler, eğitimciler şiir okumuyor çünkü. İstisnaları dışarda bırakarak söylüyorum bunu. İstisnalar da durumu etkileyemiyor elbette. İyi bir okur olabilir insan ama bu, iyi şiir okuru olduğu anlamına gelmiyor. İyi bir şiir okuru, ancak şiir okuyarak olunabiliyor. Bunun da erken yaşta başlaması gerek. Soyut düşünebilirken, hayatı, dış dünyayı kavrarken bir yandan da şiirle haşır neşir olmak ve imgelerin süzgecinden, çağrışımlarından geçerek algılamak yaşamı. Sonsuz bir düşünce özgürlüğü bu. Bütün bunları dert edinince, çocuk şiirleri de kendiliğinden geldi.

Çocukların doğduğu andan itibaren ninniler aracılığıyla şiirsel metinlerle tanıştığı hepimizin malumu. Ninniler sizce bireyi şiirle tanıştıran ilk metinler olarak doğru seçimler mi?

Doğru ya da yanlış ama bu bir gerçeklik. Özellikle bizim gibi geleneksel bağı ağır basan coğrafyalarda… Doğduğu coğrafyanın kültürüyle beslenir çocuk ve ninniler de bunun ilk basamağı sayılır. Tekrarlar, ritim vb. çocuğu sakinleştiriyor. Şiirsel duyuşu sağlıyor. Ne var ki ninnilerimizin çoğu kadının (ninni söyleyen çoğunluk anne / nine olduğu için) içinde bulunduğu ruhsal yapıya uygun seçildiği hatta bazen sözleri değiştirerek kendi ruh durumuna uydurulduğu için, çocuğun bilinçaltına olumsuz izler bırakabilirler. Şiiri duymak açısından (ve başka pek çok olumlu amaç için de) ninniler yararlı ama seçimlerin çocuğa görelik ilkesine uygun olması koşuluyla.

Peki çocuklar için söylenen/yazılan şiirler nasıl olmalıdır? Dil işçiliğinden çocuk sesini yakalamaya kadar hangi hususlara dikkat edilmelidir? Çocuklar için yazılmış şiirlerin başat özellikleri neler olmalıdır?

Yetişkin şiiriyle pek farkı yok aslında: imge, çağrışım gücü, ritim… Fark, bağdaştırılan sözcüklerin seçiminde. Kelimelerin tek başına içerdikleri anlamdan, onları bağdaştırırken bulunan yola, oluşturulan imgenin çizeceği hayali resime kadar pek çok noktayı göz önünde tutmak gerek. Bir de şiirin içeriği ne olursa olsun, mutlak sahici bir umut ışığı bırakmak gerek çocuğa.

c22

Şiirin sesi yaşamın sesidir aynı zamanda. Çocukların yüreğine işlenen o dizelerin müziği her duyguyu barındırır. Çocuklar için yazılmış şiirlerde toplumsal durumların, acıların, göç ve savaşların işlenmesine nasıl bakıyorsunuz? Sizce güç konular şiirlerde yer almalı mı?

Bir önceki soruya verdiğim yanıttan sürdüreyim. Çünkü orada söylediklerimi gerçekleştirmeyen bir şiir, bu tür travmaları vermemeli. Sorun, şiirin içeriğinde değil, o içeriğin şiire giydirilmesinde. Seçeceğiniz sözcükler, onları bağdaştırma biçiminiz, şiirin yaratacağı duygu durumu gibi hassasiyetleri gözetirse şair, travmatik durumları da şiirleştirebilir elbette.

Şiir günümüz çocukları için biçilmiş kaftan. Hem kısa metinler oluşu ile hem de çocukların imgelem dünyasına hitap etmesi ile… Tüm bunlara rağmen çocuklar için kaleme alınan metinler genellikle kurmacadan ibaret. Esasında çocuk edebiyatının zirvesini şiir oluştururken şiirin çocuk okurlarla yeterince buluşmadığını gözlemliyoruz. Bunun sebepleri sizce neler olabilir?

İlk sorunuza yanıt verirken değinmiştim; çocuk şiir okuru olmayan toplumların, yetişkin şiir okuru da olmaz. Hal böyle olunca da ebeveynler, eğitimciler de şiirden uzak olur. Müfredata değinmiyorum bile. Neden böyle olduğunu başkaları yanıtlamalı; eğitim politikalarını oluşturanlar mesela… Benim söyleyebileceğim, böyle olmasının yanlış olduğu. Okuma yazma öğrenmeden önce şiiri öğrenmeli çocuk. Ana sınıfında, dramalarla… Bunun yolları çok. Yeter ki siz yapmak isteyin. Şiiri hâlâ şömine başı romantik ortam malzemesi olarak görüyorsa bir toplum, sonuç bu oluyor. Popüler kültürün bir parçası değil, analitik düşünebilen bireyler yetiştirmenin anahtarıdır şiir. O imgelerle, çağrışımlarla yapar ilk analizlerini çocuk. Hayata, sorunlara böyle bakmayı öğrenir. Bu da her anlamda üretken bir toplum olmanın ilk koşuludur. Diploma almakla öğrenmiş olmuyoruz; bilgiyi kullanmayı bilmek de bir bilgidir ve en önemlisidir bilgilerin. Şiir, analitik düşünce yapısını geliştirerek bunu öğretir çocuğa. Ama elemeye dayalı bir eğitim sisteminde kimselerin şiire ayıracak zamanı yok maalesef!

Şiir çocuğa ne katar? Çocuklar neden şiir okumalı?

c1

Bir önceki soruda yanıtladım. Keşke asıl yanıt bu olmasaydı. Keşke şiirden her tür faydayı sağlayabiliyor olsaydık da ben de en sevdiğim yanıtı seçebilseydim sizin için. Bir söyleşide çocuklardan biri de sormuştu bu soruyu. "Elde Var Bulut" adlı şiirimi okumuş. "O şiiri okuyunca avcunda bir bulut tutuyor gibi oldun mu?" diye sordum. Yanı başından bir şey alıp uzattı ekrana doğru. Musmutlu bir bulut maketi yapmış, onu gösteriyor bana. "Evet, elimde gerçek bir bulut tutmuş gibi oldum." dedi. "İşte," dedim, "sırf elinde bulut tuttuğun duygusunu yaşamak için okunabilir şiir." En çok onun için okunmalı. Bunun dışında empati yapma, güzel okuma, konuşma, analitik düşünme, düşünce ve duygu dünyasını genişletip zenginleştirme ve daha pek çok şey…

Son olarak sizden bir şiir dizesi istesek... Sizi yormayacak ise birkaç dize de kabulümüzdür.

"Dünyanın çatısında yürüsün güvercinler" deyip bırakayım. Çocuklar bilir o güvercinlerin hangi kanatlarla uçup, nerelere konacaklarını. Bize düşen, o güvercinleri kana boyayıp düşürecek savaşlara dur demek… Dünyanın bütün çocukları adına…


Yazar: Ayşegül SÖZEN DAĞ - Yayın Tarihi: 16.02.2024 09:00 - Güncelleme Tarihi: 02.02.2024 15:58
915
Yorumlar
  • Çiğdem Sezee 2024.02.16 12:28

    Burada yeniden okuyunca bir kez daga inandım şiire ve çocuklara. Emek verenlerin hep var olması umuduyla...

Ayşegül SÖZEN DAĞ Hakkında

Ayşegül SÖZEN DAĞ

Yazar. Şair. Editör. MEB kadrolu öğretmeni. MEB özel eğitim genel müdürlüğünün çıkarmış olduğu Özel Eğitim Çocuk dergisi yayın kurulunda. Ankara'da yaşıyor. Gökyüzüne kurduğu çiçekli merdiveninden çocuklar için masallar, hikâyeler ve şiirler topluyor. Çocuk edebiyatı alanında kitaplar yazıyor. Nitelikli çocuk edebiyatı bağlamında çocuğa görelik ilkesini savunuyor. Kelimelerin dünyasında çocuklara, yetişkinlere yazarlık atölyeleri düzenliyor. Yazarlığının yanı sıra çocuk ve ilk gençlik kitapları editörlüğüne devam ediyor. Çocuk Vakfının Çocuk Edebiyatı Okulu Danışma Kurulu üyesi.

MinikaGo, MEB Özel Eğitim Çocuk, Kardelen Çocuk, Beyazbulut, Hece, Çeto, Diyanet Çocuk, Konya Çocuk, Berdücesi, Yitiksöz dergilerinde yazdı/yazıyor.

Yayımlanmış kitapları: 

Engelsiz Masallar (Cezve Çocuk Yayınları)

Ejderha Evecen ve Üfleme Dersleri (Tulu Kitap)

Kuşlara Ayarladım Saatimi ( Tulu Kitap)

Sekiz Dakika (Tulu Kitap)

Sultan Alparslan ( Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)

Menekşe Bayramı (Kayalıpark Yayınları)

Afilli Piknikte, Afilli Parkta, Afilli Kütüphanede ( Erkam Yayınları)

Ömer'le Bir Kutu Macera : Birûnî, Cezerî, İbn-i Batuta, İbn-i Baytar, İbn-i Heysem ( Kaşif Çocuk Yayınları)

Ayşegül SÖZEN DAĞ ismine kayıtlı 24 yazı bulunmaktadır.

Yazarımıza ait 12 kitap bulunmaktadır.

Twitter Instagram YouTube Kitapyurdu.com